Teknoloji İnovasyon

Otonom Araç Teknolojisi Alanında Çalışmalar

Sürücüsüz Araç Teknolojisi

SEKSENLERİN popüler dizisi Kara Şimşek’te karşımıza çıkan ve o dönemde çocukların hayalini süsleyen robot otomobil KITT, önümüzdeki 15 sene içerisinde gerçek olabilir. Yapay zekâ ve iletişim teknolojisindeki gelişmelerle kendi kendine giden (otonom) araçlar otomotiv dünyasında devrim yaratacak. Otomotiv ve teknoloji devleri çalışmalarını hızlandırırken otonom araçları yollarda ne zaman göreceğimiz ise merak konusu. Radar, GPS, odometri, bilgisayar görüşü gibi çeşitli teknolojiler ve teknikler kullanarak çevresindeki nesneleri algılayabilen ve sürücüye ihtiyaç duymadan hareket edebilen otonom araçlar için yapılan hazırlıkların 2025 yılına kadar büyük oranda tamamlanması öngörülüyor. Örneğin Uber, 2030 yılında sürücüsüz bir filo yönetmeyi hedeflerken, Google ve Baidu gibi teknoloji devleri hedeflerini 2020’ye çekmiş durumda.


Otonom araçlarla ilgili gündemdeki en önemli konu ise güvenlik. Özellikle Uber‘in otonom aracının Mart ayında ABD’de ölümlü bir kazaya neden olması bu araçların ne kadar güvenli olduğu sorusunu gündeme taşıdı. Fakat kaza, otonom araç teknolojisine yönelik çalışmaları durdurmadı, sadece biraz öteledi. Testler aynı hızla devam ediyor ve yeni prosedürler daha ayrıntılı olarak tarif ediliyor. Bu arada Türkiye’de de otonom araç teknolojisine yönelik çalışmalar yapılıyor. Bu hafta bu çalışmalardan bazılarını derledik. (Şule Güner’in köşe yazısında otonom taksilerle ilgili ayrıntılı bir haber okuyabilirsiniz.)

İLK TEST 2020’DE

Otonom araç kontrol yazılımları geliştiren AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye, özellikle yazılım vc elektronik projeleri üzerinde yoğunlaşıyor. Firmanın Genel Müdürü Serkan Impram, “Otonom olan prototip aracın ilk saha testlerini İstanbul’da 2020’de yapmayı planlıyoruz” diyor. 2020’de otonom araç piyasasının 60 milyar euro seviyesinde olacağının tahmin edildiğini söyleyen İmpram, “Pazarda veri güvenliği, haritalama ve navigasyon, kontrol sistemleri yazılımları, sensör donanım teknolojileri, sen-sör yazılımları gibi birçok alan büyümeye devam edecek. En büyük büyüme ise yazılımda olacak” diyor.Trafik kazalarının yüzde 90’ının sürücü kaynaklı olduğunu belirten İmpram, “Tam otonom araç, asla yorulmayan, bir insana göre çok daha iyi görebilen, algılayabilen ve çok daha hızlı karar verip uygulayabilen bir sistem olacak” açıklamasını yapıyor. Sürücüsüz araçların trafikte nasıl karar alacağı konusunda ise şunları söylüyor: “Otonom araç tıpkı bir insan gibi çevresini algılamak zorunda. Otonom araçlarda araçlar arası haberleşme (V2V) ile bu durum çözülecek, birkaç aracı etkileyecek kararlar alınacağı zaman tüm araçların konsensüs içerisinde olduğu kararlar değerlendirilip uygulanacak. Tüm durumları değerlendiren ve en doğru kararı alabilen yazılımlar veya akıllı ajanlar geliştirmek işin en zor kısımlarından birisi.”

SÜRÜŞ GÜVENLİĞİ ARTIYOR

Otonom araç teknolojileri alanında çalışmalarını hızlandıran Ford Otosan ise platooning teknolojisi ile öne çıkıyor. Ağır ticari araçların sürücüsüz olarak konvoy halinde gidebilmesini sağlayan platooning teknolojisi, yakıt tüketimi ve karbon emisyonunun azaltılmasına ve sürüş güvenliğinin artmasına katkı sağlayacak. Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Burak Gökçelik, “Türk mühendisler tarafından geliştirilen projeyle en az iki tırm, aralarında kısa bir mesafe olacak şekilde, teknik sistemlerle otoyolda, araç trafiği içinde hareket edebilmesi sağlanacak.

En baştaki aracın hızı ve yönü belirlediği projeyle, arkadaki araçlar öndeki aracın yarattığı hava akımından yararlanarak yakıt tasarrufu sağlayacak ve karbon emisyonları ciddi oranda azalacak. Platooning teknolojisi, uluslararası taşımacılık faaliyetlerinde filolara verimlilik sağlayarak dünya ça pında rekabet gücümüzü artıracak.” diyor.

KISA MESAFELERDE KULLANILACAK

Bir cep telefonu uygulaması üzerinden çağırılacak vc yolcularını istediği yere taşıyacak olan Otomod adlı araç, Kodeco ve FEV Türkiye işbirliği ile geliştirildi. Tamamen yerli yazılımla geliştirilen araç, , üniversite, hastane ve havaalanı gibi kam-püslcrde yayaların kısa mesafe ulaşımlarını kolaylaştırma amacıyla tasarlandı.

Yaya ve araç trafiğine açık kampüslerde sürücüsüz olarak hareket edecek elektrikli Otomod araçlarında, direksiyon, gaz ve fren pedalları bulunmuyor. Kontrol merkezinden bütün araçların aktivite ve durumlarının sensör ve kameralarla gözleneceğini söyleyen Kodeco Genel Müdürü Kerem Odabaşı, “Ticarileştirilecek olan bu otonom kampüs araçları sadcce Türkiye değil, dünya pazarında da müşterilerle buluşarak Türkiye’nin ihracatına önemli katkı sağlayacak” diyor.

FEV Türkiye Genel Müdürü Dr. Taner Göçmez ise, “Projemiz dünya standartlarında bir mühendislik örneği olacak” açıklamasını yapıyor.

DEVLET DESTEĞİ ŞART

Otonom araçların yaygınlaşması için hukuksal ve fiziksel altyapının kurulmuş olması gerektiğini aktaran KPMG Türkiye Endüstriyel Üretim ve Otomotiv Sektör Lideri Hakan ölekli, “Dünya ulaştırma devriminin zirvesinde. Yaşam ve çalışma biçimlerimiz bu devrimden etkilenecek” açıklamalarını yapıyor. Büyük otomotiv şirketleri dâhil teknoloji devleri ve girişimcilerin otonom araç teknolojisi geliştirmek için son beş yıl içinde 50 milyar dolar yatırım yaptığını ifade eden Ölekli, ülkelerinin bu gelişmelerin gerisinde kalmaması için hükümetlerin desteğinin gerektiğini söylüyor. Hakan Ölekli, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Varış noktası, yolculuk süresi vc çevre gibi faktörlere göre şekillenecek olan ulaşımın, bireysel araç sahipliğine olan talebi zamanla azaltacağını öngörüyoruz. Otonom araç teknolojisini uygulamaya en hazır ülkelerden biri olan ABD’de bugün yılda satılan 5.4 milyon adet sedan araç sayısının 2030’a kadar 2.1 milyona düşmesi bekleniyor.”

GELECEĞE BAKIŞ KONSEPTİ

Otonom araçlarla ilgili hedefini 2021 olarak belirleyen Volvo Cars bu konuda yaptığı çalışmalarla dikkat çekiyor. Otonom araçların kademeli olarak hayatımıza gireceğini belirten firmanın Türkiye Genel Müdürü Sabri Sözen, “10 yıl önce, kendi kendine fren yapabilen ilk otomobili Volvo Cars satışa sunuldu. 2014’te ise yarı otonom olarak . adlandırdığımız sistemle sadece gazı ve freni kontrol etmekle kalmıyor aynı zamanda belli ön koşullar kapsamında direksiyonu da kontrol ediyor. Ancak hâlâ tam yetkili ve sorumlu sürücü” diyor. Yeni nesil teknolojilere yönelik bir platform geliştireceklerinin aktaran Sözen, “Bu amaçla Zenuity markasını oluşturduk. Bu marka ile otonom sürüşe sahip otomobiller için yeni nesil teknolojiler geliştireceğiz ve bu teknolojileri talep etmeleri halinde diğer markaların da kullanmasına olanak sağlayacağız” açıklamasını yapıyor.

Geleceğin dönüm noktalarından birinin otonom sürüş olacağım aktaran Sözen, 2025 yılında Volvo’nun sattığı otomobillerin yüzde 30’unun tam otonom sürüş sistemine sahip olacağı bilgisini veriyor. Otonom sürüş konusunda tüm cevaplara sahip olmadıklarını Sözen sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Çünkü trafik dediğimiz alan, çok fazla parametreye ve değişkene ve farklı özelliklerde kullanıcılara sahip. Ancak bu konuların tartışılmaya başlanması, bütün paydaları kapsayan kural ve tanımların hazırlanmaya başlaması gerektiğine inanıyoruz.”

İletişim olmadan olmaz

Otonom araçların birbirleriyle ve gerçek zamanlı olarak iletişim kurabilmesi için ciddi bir altyapı ve servis kalitesi gerekiyor. İşte bu noktada otonom araçların yaygınlaşmasında kilit rolü 5G teknolojisi oynuyor. Çok yüksek veri alışverişlerinin yapılacağı bu süreç ancak 5G veri ağları ile sağlanabilecek. 5G teknolojisi yollardaki araçların güvenli çalışması için hayati önem taşıyacak ve tam otonom araçların geleceğini ve akıllı yol altyapısını destekleyecek.

5 aşamada tam otonom taşıt

Otonom araç teknolojisinin beş seviyede tam bir hâle gelmesi öngörülüyor. 11 ve L2 seviye otonomluk sağlayan şerit takip asistanı ve adaptif hız sabitleme sistemleri uzun süredir kullanımda. Trafik sıkışıklığı asistanı gibi sürücünün arka planda güvenlik amaçlı bulunduğu L3 seviyesi fonksiyonları üst segment araçlarda yavaş yavaş kullanıma sunulmaya başlandı. Aracın kendi kendine park alanına gidip kullanıcının ihtiyacı olduğunda yanına geldi ‘vale park’ sistemi gibi L4 fonksiyonlar önümüzdeki yıllarda sunulmaya başlayacak. Tam otonom anlamına gelen L5 seviye araçlar içinse yapay zekâ, robot ve iletişim teknolojilerindeki bazı gelişmeler nedeniyle en azından beş yıl daha bekleyeceğiz gibi görünüyor.

Devletler yarışıyor

Danışmanlık firması KPMG’nin ilginç bir endeksi var. Endeksin adı “Otonom Araçlara Hazırlık Endeksi”. Endekste küresel ekonomiye yön veren ve otomotivde küresel markalar İlk çıkaran 20 ülkenin otonom araç dünyasına ne kadar hazır olduğu gösteriliyor. Politika ve mevzuat, altyapı, teknoloji ve inovasyon, tüketici kabulü kriterleri doğrultusunda hazırlanan listenin zirvesinde Hollanda yer alıyor. Onu Singapur, ABD ve İsveç izliyor.

Birleşik Kraliık beşinci, Almanya altıncı sırada. İlk 10’da Japonya yok ama Birleşik Arap Emirlikleri var. 20 ülkeyi kapsayan araştırmanın son sırasında ise Hindistan yer alıyor.

■ Hollanda, yüksek kaliteli kablosuz iletişim altyapısına sahip. Hükümetler otonom araçlar konusunda yasal düzenlemeler yapıyor. Ülkede yaygın olan elektrikli araç kullanımı, otonom sürüşe geçiş sürecine Hollanda halkını hazırlıyor.



■ Singapur, yasal düzenlemeler ve tüketici kabulü başlıklarında otonom araçlara en hazır ülkeler arasında. Ülke, 2017’de sürücüsüz araçların kamuya açık yollarda test edilmesini yasallaştırarak öncü oldu. Avantajları yüksek kalitedeki yoüarı ve kablosuz bağlantı ağı.

■ Bu alanda en çok çalışma yapan ülkelerin başında gelen ABD, otonom araç teknolojisi konusunda dünyada lider konumda. Ülkede bu alanda Ar-Ge çalışmaları yapan 163 merkez ve şirket var.

■ Otomotivde bir dünya markası çıkaran İsveç, otonom araç teknolojisinde önde gelen ülkeler arasında. Ülkede 2017’den beri denetimli otonom sürüş denemeleri yapılıyor. Hükümetin bu konudaki desteği oldukça fazla.

■ Birleşik Krallık, altyapı hariç diğer üç kriterde yüksek skorlara sahip. Otonom sürüşle ilgili yasal düzenlemeler Avrupa’nın en iyi örneklerinden. Ülkede otonom araçların kamuya açık yollarda test edilmesiyle ilgili herhangi bir yasal izne gerek yok.

■ Birleşik Arap Emirlikleri, 20 ülke arasında en iyi yol kalitesine sahip ülke. Bu özelliğiyle birçok Avrupa ülkesini geride bırakıyor. Teknoloji ve inovasyonda atak yaparsa üst sıralara yükselebilir.

■ Teknoloji devi Japonya ise, ‘gelenekçi’ yapısı nedeniyle endekste itk 10’a giremiyor. Sürücüler, otonom araçlara geçme konusunda pek istekli değil. Teknoloji ve inovasyon konusunda birçok Avrupa ülkesinin gerisinde kalan Japonya, altyapı konusunda ise iddialı.

■ Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin ise altyapı, teknoloji ve yasal süreçler konusunda oldukça geride.

Oğuz AKSOY / Avukat
Sorumluluk kime ait?

Dünya’nın gündemini sıkça meşgul eden sektörlerden biri olan otonom araç endüstrisinde en çok tartışılan konulardan biri otonom araçların herhangi bir kazaya karıştığında sorumlunun kimde olacağı hususudur. Otonom aracın karıştığı bir trafik kazasında taksirli bir eylem nedeniyle ölüm veya yaralanma gerçekleşirse, sorumluluk kime aittir? Aracı işletenin mi, sürücünün mü yoksa aracı üretenin mi? Bu sorunun cevabı özen yükümlülüğünün kime ait olduğuna göre değişecektir. Geçtiğimiz aylarda ABD’nin Arizona eyaletinde Uber şirketine ait, sürücünün de içinde bulunduğu bir otonom araç karşıdan karşıya geçmekte olan bir yayaya çarptı ve yaya hayatını kaybetti. Arizona eyaletindeki savcının görüşü, bu kazada Uber şirketinin cezai sorumluluğunun bulunmadığı yönünde oldu. Hukuki açıdan sorumluluk noktasında kimin sorumlu olacağının tespiti, kazanın oluş şekline göre değerlendirilecek ve kusur oranında sorumlular belirlenecektir. Aracın tamamen sürücü kontrolünde bulunması halinde kusur tespitinde genel hükümler aynen uygulanacaktır. Araç kontrolünün geçici bir süreliğine dahi olsa otomatik sisteme geçtiği durumlarda ise sürücünün kusurunun nasıl tespit edileceği sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu durumda kazalarda hukuki açıdan kimin sorumlu olacağının belirlenebilmesi için yasal regülasyonların düzenlenmesi gerekiyor.

Hangi şirket, ne yapıyor?

Apple: Teknoloji devi, 55 araçlık otonom araç filosu üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin araçlarının sokaklara ne zaman çıkacağı ise henüz belli değil.

Audi: Alman otomotiv firması 2015’te sürücüsüz bir Audi A7 ile 500 mil yol kat etti. Firma, 202Q’de tam otonom bir otomobil geliştirmeyi hedefliyor.

Baidu: Çin’in en büyük arama motoru Baidu, sürücüsüz araç testlerine Pekin ve Kaliforniya’da devam ediyor. Şirket 2021’de toplu üretime başlamak istiyor.

BMW: Alman otomotiv devi BMW ise 4. Seviye özelliklere sahip 40 araçlık otomobil filosu ile araştırmalarına Almanya’nın Münih kentinde ve ABD Kaliforniya’da devam ediyor. Şirketin hedefi 2021’de tamamen elektrikli otonom aracını yollara çıkarmak.

Ford: Halen halka açık atanlarda 4. Seviye araçlarının testlerini gerçekleştiriyor. Şirketin hedefi 2021’de 4. Seviye araçların üretimine başlamak.

General Motors: Halen 2. Seviye araçlar satan firma, 2019’da otonom araçlarını piyasaya sürmek istiyor. Ancak şirket kamuya açık alanlarda araç test etmek için gerekli güvenlik izinlerini henüz almış değil.

Hyundai: 2030’da tam otonom araçlarını yollara çıkarmak istiyor.

Mercedes: Çatı şirketi Daimler, tır ve kamyonlarını robotlara emanet ediyor. Hedefi ilk otonom tın 2020’de yola çıkarmak.

Tesla: Elektrikli araç üretiminde dünyanın öncülerinden olan markanın otonom araçlar için biraz daha çalışması gerekiyor.

Toyota: Sürücüsüz araç teknolojisini ilk kez Las Vegas’ta tanıttı. Firma otonom aracı 2020’nin başlarında ABD’nin farklı bölgelerinde test etmeyi planlıyor.

Uber: Ozel araç çağırma uygulaması olarak işe başlayan firma, Pittsburgh’da otonom sürüş testleri için özel şehir inşa etti, firmanın sürücüsüz araçlarını ne zaman trafikte göreceğimizle alakalı ise net bir tarih yok.

Volvo: Sürücü yardım teknolojisi ile testlerine devam ederken, zamanla daha gelişmiş sistemlere geçmeyi hedefliyor. Uber ile anlaşma yapan Volvo, 2020‘de tamamen sürücüsüz otomobillerini pazara sunmayı planlıyor.

Waymo: Google’ın kardeş şirketi Alphabet’in çatısı altında faaliyet gösteren Waymo, Arizona’da test sürüşlerine başladı. Kamuya açık alanda test çalışmaları yapan firmanın 2020 yılında otonom sürüş teknolojisini hazır hale getirmesi bekleniyor.

YEŞİM OKSAY


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu