Anasayfa / Ekonomi-Finans / Piyasa Beklentileri ve Yatırım Tavsiyeleri

Piyasa Beklentileri ve Yatırım Tavsiyeleri




Piyasalarda yaşanan oynaklık baş döndürücü bir hal aldı. Dolar/TL geçen hafta 4,00 direncini zorlayarak rekor kırdı. Gram altın tarihi seviyelerine çıktı.

Piyasa Yorumları

Gösterge faiz, 2009’dan bu yana gördüğü en yüksek seviyelere ulaştı. Piyasalardaki tansiyon bir türlü düşmüyor Merkez Bankası’nın hamleleri yetersiz bulunuyor.

Piyasalar, 14 Aralık’taki PPK toplantısında bir faiz artırımının gelip gelmeyeceğini tartışıyor. Yatırımcı, “Yükseliş sürecek mi? sorusuna yanıt arıyor. İşte böyle bir ortamda MB’nin olası hamleleriyle birlikte başta döviz olmak üzere yatırım araçlarındaki beklentileri araştırdık. Finanscı CEO’ların beklentilerini ve yatırımcılara tavsiyelerini aldık.

Piyasalarda yüksek volatilite ile görünüm ciddi şekilde bozulmuş durumda. İki yıllık gösterge tahvil faizi, 2009 yılından bu yana ilk kez yüzde 14,30’un üzerine çıkarak en yüksek seviyelerini gördü. Dolar/TL rekor üzerine rekor kırarak 3,97’leri gördü. Gram altın fiyatı da keza öyle. Borsa ise 114.000 seviyesini gördükten sonra düzeltme eğiliminde. Piyasalar Merkez Bankası’nın hamlelerini yetersiz buluyor ve yüksek enflasyon ile yüksek faiz oranlarına ve FED’in faiz artırım hamlelerine dikkat çekerek, faiz artırımı yapması gerektiği vurgusunu yapıyor. Bu anlamda gözler şimdiden 14 Aralık’taki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrilmiş durumda. Siyaset tarafında Merkez Bankası’na faiz ve enflasyon politikaları konusunda eleştiriler varken, Merkez’in nasıl bir yol izleyeceği ise merak konusu.

Tüm bu yaşananlardan hareketle, yatırımcının dalgalı piyasada yol haritasını, yatırım stratejisini belirlemeye çalıştık. Piyasanın önde gelen CEO’larından beklentilerini ve yatırım tavsiyelerini aldık. Bu dönemde özellikle öne çıkan Merkez Bankası politikalarını ve bunun kurlar ve faizlere etkilerini analiz ettik.

DALGALANMA NEDEN ARTTI?

Öncelikle piyasada yaşanan volati-liteyi iyi analiz etmek, anlamak gerekiyor. Türkiye özelinde yüksek seyretmeye devam eden enflasyon ve Merkez Bankası’nın faiz politikalan yakından izleniyor. Bu nedenle 14 Aralık’taki Merkez Bankası’nın faiz toplantısı kritik önemde. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Cemil Ertem, TCMB’nin araç setinin son derece zengin olduğuna vurgu yaparak, “Banka eğer hedeflerin şaşacağına inanıyorsa adım atar” dedi ve TCMB’nin ortalama fon-lama faizini yüzde 12,25’e çekme hamlesinin ardından 14 Aralık’taki PPK toplantısında faiz artırımı yapabileceğinin sinyalini verdi. Burada piyasada 100 baz puana kadar bir artırım olasılığı üzerinde durulmaya başlandı.

Türkiye tarafında yakından izlenen bir diğer konu da ABD’de İran ambargosunun delinmesiyle ilgili devam eden dava süreci. Burada Türk bankalarına kesilebilecek bir cezanın da gündemde olduğu ifade ediliyor. Kredi derecelendirme kuruluşları böyle bir cezanın banka notlarını etkileyeceğini kaydediyor.

Dışarıda ise ABD ve AB ile ilişkiler yakından izleniyor. Jeopolitik taraftaki gelişmelerin etkisi sınırlanmış olsa bile hala bir risk unsuru. Ayrıca, ABD tarafındaki vergi reformuna ilişkin beklentiler ile 2018 yılında vitrinin çok büyük ölçüde değişeceği FED’e ilişkin beklentiler de doların küresel para birimlerine karşı oynaklığı üzerindeki en önemli belirleyiciler olmaya devam ediyor. Ancak sonuçta gelişmekte olan piyasalar tarafında Türkiye kadar bir bozulmanın olmadığı görülüyor.



MB’NİN HAMLELERİ YETERSİZ

Bundan sonraki süreçte piyasa için kritik öneme sahip konu, yukarıda da ifade ettiğimiz üzere, Merkez Bankası’nın olası hamleleri. Çünkü hem kur hem de kısa vadeli tahvil faizlerindeki hareket, TCMB’nin şu ana kadar sunduğu çözümlerin yeterli olmadığını gösteriyor. 13 Aralık’ta toplanacak FED’in tavrının ve olası faiz artışından sonra ABD 10 yıllık faizlerinin seyrinin TCMB’nin alacağı aksiyonlar ve dolayısıyla kur üzerinde oldukça etkili olacağını söyleyen TEB Portföy Genel Müdürü Selim Yazıcı, “Bu dönemde TCMB’nin 14 Aralık tarihindeki toplantı ya da öncesinde nasıl adımlar atacağı dikkatle izlenecek” diyor. Yine eylül başından itibaren artış trendinde olan döviz hesaplarına da vurgu yapan Yazıcı, döviz tevdiat hesabı (DTH) sahiplerinin nasıl hareket edeceğinin de kritik önem taşıdığını anlatıyor. Yazıcı, bu durumda MB’nin hem güven tazeleyip hem de faiz silahına dokunmadan başarılı olmasının zor bir görev olacağına vurgu yapıyor.

Piyasalarda yaşanan dalgalı hareketlerle ilgili olarak ABD’de Türkiye aleyhine yürüyen dava sürecinin öncelikli etkilerine dikkat çeken HSBC Yatırım Genel Müdürü Tolga Koyuncu, yüksek enflasyon ve reel olarak düşük faize de vurgu yapıyor. Koyuncu, MB’nin faiz artırarak piyasanın nabzını düşürmesi gerektiğini söylüyor.

DTH’LAR ÖNEMLİ GÖSTERGE

Iş Yatırım’ın analizine göre, yatırımcının eylül ayı ortasına kadar döviz mevduatlarını 23,3 milyar dolar artırarak 162 milyar dolara taşıdığı görülüyor. Bu rakamın 96,7 milyar doları hane halkına ve 65,3 milyar doları şirketlere ait. Kurdaki artışla birlikte hane halkı döviz mevduatları son sekiz haftada 8,8 milyar dolar azaldı. Şirketler ise döviz borcu yükümlülükleri nedeniyle bir değişikliğe gitmedi. Hane halkı tarafında gerileme olsa da sekiz haftada kurdaki yükselişin önüne geçilemedi. 3-10 Kasım haftasında, hane halkının da döviz mevduatındaki düşüş hız kesti.

Yani normal dönemlerde yerleşikler kurlardaki yükselişi satış fırsatı olarak değerlendiriyor ve TL’deki değer kaybını da kısmen sınırlıyor. Ancak kurlardaki artışın devam edeceği beklentisi oluşursa, tam aksi yönde hareketle tekrar döviz alımı başlayabiliyor. İş Yatırım, buna 2013 son çeyrek ile 2015 ikinci çeyrekteki kur hareketlerini örnek gösteriyor. Kurum analistleri, “Son haftadaki hareketin böyle bir algının başlangıcı olup olmadığını anlamak adına önümüzdeki haftalarda yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatını yakından takip edeceğiz” diyor.

YIL SONUNDA 4,10 TL OLABİLİR

Doların TL karşısındaki yükselişi sert bir şekilde gerçekleşerek 3,95 sınırını geçti. Geçen hafta yaşanan bu hızlı yükselişin ardından piyasalarda tekrar doların 4 TL ve üzerine geleceği senaryoları konuşulmaya başlandı. Uzmanlara göre, enflasyonun yüksek ve çift hane altına gelmediği ayrica reel faizin düşük olduğu ortamda doların yükselişinin devamı gelebilir. Merkez Bankası’nın döviz risklerine karşılık getirdiği önlemler geçici bir düşüş sağlasa da trend yukarı yönlü olmaya devam ediyor.

TCMB’nin bir sonraki PPK toplan-Usı 14 Aralık’ta. Bu tarihe kadar 30 Ka-sım’da yayınlanacak olan Finansal İstikrar Raporu ve 5 Aralık tarihinde yayınlanacak olan 2018 Yılı Para ve Kur Politikası metninin basın toplantısıyla tanıtılacak olması sayesinde TCMB’nin en az iki defa da sözl.ü müdahale şansı olacak. Bu kapsamda verilecek mesajlar ve atılacak olası adımlar kur tarafındaki tansiyonu önemli ölçüde düşürebilir. Yıl sonu için tahminlerini aldığımız uzmanlar ise dolar/TL’nin 3,70-4,10 arası bir bantta hareket etmesini bekliyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir