Sağlık Haberleri

Salgınla Mücadelede Bağışıklık Sistemini Nasıl Güçlendiririm?

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmede Glutatyon Çok İlgi Görüyor

HEPİMİZ sağlığımızı korumak için takviye ürünlere ilgi gösteriyoruz. Vitaminler, doğal yiyecekler, sağlıklı besinler deyince karşımıza yüzlerce çeşit ürün çıkıyor. Hangi ürün ne işe yarar, bağışıklığımı nasıl güçlendirebilirim, hangi takviyeyi almalıyım gibi birçok soru aynı anda aklımıza geliveriyor. Birçoğumuzun belki de hiç duymadığı bir tedavi son zamanların yeni gözdesi. Doktorların bilinen en güçlü antioksidan diye bahsettiği ve pek çok hastalıkta destekleyici tedavi olarak kullanılan glutatyondan söz ediyoruz. Glutatyon vücudumuzda doğal olarak üretilen bir aminoasit. Ancak beslenme alışkanlıkları, şehir yaşamı, stres gibi etkenler vücutta glutatyon üretimini azaltıyor ve dışarıdan alınmasına ihtiyaç duyuluyor. Uzmanlar takviye olarak alınması gereken glutatyonun uzman kişiler tarafından ve damardan verilecek enjeksiyon ile alınması gerektiğini belirtiyor. Çünkü ağız yoluyla alınan glutatyon bir işe yaramıyor.

“BİLİNEN EN GÜÇLÜ ANTİOKSİDAN”

Sağlıklı olmak, hastalıkları önlemek, iyi yaşlanmak ve performansınızı artırmanın glutatyon seviyenizi yüksek tutmanıza bağlı olduğunu ifade eden Academic Hospital Başhekimi ve îç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türkan Özer, “Glutatyon, organ ve dokuları serbest radikallerin neden olduğu zararlı etkilerden koruyan vücudun en güçlü antioksidan aminoasitidir. Dünyayı etkisi altına alan salgın süresince virüslere karşı kendimizi koruyabilmek için destek tedavide glutatyon uygulamasının immün sisteminin güçlendirilmesine büyük katkı sağlıyor” diyor.



Çevresel koşullar, yaşam şartları, stres, sağlıksız beslenme gibi etkenlerin glutatyonun vücut için yeterli miktarda alınmasına engel olduğunu ifade eden Özer, “Yeterli miktarda alınamayan bu antioksidan, dışarında takviye olarak kişinin ihtiyacına uygun dozlarda uygulanabiliyor” açıklamasını yapıyor. Doğal yollardan yeterince alınamayan glutatyon doktorunuz uygun gördüğü doz aralığında damar yolu ile takviye edilebilir” diyor. Medikal bir tedavi olması nedeniyle doktor gözetiminde ve hemşire yardımı ile vücuda damardan enjekte edilerek uygulanması şart. Uygulama ortalama 10-20 dakika sürüyor. Özer, uygulamanın oral yol ile alınmasının etkisini kaybedeceği için önerilmediğini belirtiyor ve glutatyonun hamileler, emziren anneler, küçük çocuklar ve kemoterapi ilacı kullananlar hariç herkes için uygun bir tedavi olduğunu söylüyor.

Glutatyon

“SAĞLIK VE GENÇLİK İKSİRİ”

Glutatyonun, vücudumuzun sahip olduğu üç çok kıymetli antioksidan sisteminin anahtar bağlantısı olduğunu söyleyen Medipol Mega Üniversite Hastanesi Homeo-pati Uzmanı Doktor Yegane Koulıeva Özcan, “Glutatyonun sağlık ve gençlik iksiri olduğunu söyleyebiliriz. Gücünün sırrı, kükürt içeren grupların varlığında yatar. Kükürt çok yapışkan bir madde. Vücudumuzdaki tüm atıklar/çöpler, serbest radikaller, toksinler, ağır metaller kükürt moleküllerine yapışır” diyor. Glutatyonun, bağışıklık sisteminin güçlenmesinden sorumlu olduğunu söyle-‘•yen Özcan, “Doğduğumuzda, vücut aktif olarak glutatyon üretir.

Fakat zamanla glutatyon miktarımız azalır. Yapılan araştırmalar, 20 ve 30 yaşları arasında yüzde 12 olan glutatyon seviyesinin zamanla yüzde 8’e düştüğünü gösteriyor” açıklamasını yapıyor.

Glutatyon seviyesinin, kronik hastalıklardan sonra vücudun toparlanması ve iyileşmesi, ayrıca kötü hastalıklardan korunmada çok önemli rol oynadığını ifade eden Özcan, “Vücutta gerekli glutatyon seviyesinin azalması hızlı yaşlanmaya neden olur. Eksikliğinin neden olduğu 98 hastalık var” diyor. Glutatyonun vücutta yeterli olmadığı takdirde bağışıklık sisteminin çalışmasının bozulduğunu belirten Özcan, “Glutatyon içeren takviye edici gıdalar vücuttaki miktarını artır-maya yardımcı olmaz, çünkü sindirim sistemi tarafından çok kolay tahrip edilir. Glutatyon, sindirim sistemden geçerken kolay yok edilen hassas bir madde” şeklinde konuşuyor.

“LABAROTUVARDA HAZIRLANIYOR”

Laboratuvarda özel yöntemlerle hazırlanan bir biyoteknoloji ürünü olan Glutatyon, 30 yıldır takviye olarak uygulanıyor. Uygulamayı yapan merkezlerden bir tanesi ise The LifeCo. Firmanın yetkilileri, “Glutatyonun üretimi, kötü besleme, alkol, ilaçlar ve toksik maddelerden dolayı azalıyor. Bu nedenle destek amaçlı dışarıdan ek olarak alınmalı” diyor. Beyni ve vücut dokularını zararlardan korumasının yanı sıra yaşlanma karşıtı etkisinin de bulunduğunu belirten yetkililer, “Tüm vücutta yüksek detoksifikasyon etkisi var. Kanserojen ve toksik maddeleri etkisiz hale getirerek vücuttan atar. Herhangi bir yan etkisi yok; aksine vücuda destek sağlıyor” açıklamalarını yapıyor. Glutatyon takviyesinin enjeksiyon ile damardan uygulandığını söyleyen yetkililer, glutatyonun mutlaka damardan alınması gerektiğini ve ağızdan alındığında etkisinin midede kaybolduğunu belirtiyor. Uygulama hakkında ise, “İlk uygulamada altı seans haftada bir ya da iki kez, kişinin ihtiyacı paralelinde seanslar artırılarak veya azaltılarak uygulanıyor. Seansın etkisi ikinci veya altıncı uygulamadan sonra kendini gösterir. Tedavi bırakılsa dâhi vücuttaki etkisi 2 ila 4 aya kadar devam eder” bilgisi veriliyor. The LifeCo’da glutatyon tedavisinin tek seans fiyatı 60 euro.

“DOKTOR TARAFINDAN UYGULANMALI”

“Glutatyon son zamanlarda sıkça duyduğumuz, antioksidanlarm annesi olarak adlandırılan protein” açıklamasını yapan Dr. Ömer Fatih Şahin, “Antioksidan sisteminiz sağlamsa hücrelerimiz açısından işler yolunda gidiyor” diyor. Rafineri gıdalar ve karbonhidrat ağırlıklı beslenme, toksinler, ilaçlar, stres gibi etkenlerin glutatyon seviyesini düşürdüğünü belirten Şahin, “Seviyenin düşmesi kişiyi enfeksiyonlara karşı savunmasız hale getirir” açıklamasını yapıyor. Birçok kronik hastalıkta glutatyon depolarının tükendiğini ifade eden Şahin, bu durumda takviye edilmesi gerektiğini belirtiyor. Glutatyonun damardan serum içerisinde kişiye özel dozlarda uygulandığını belirten Şahin, “Glutatyonun vücuttaki yarı ömrü kısa olsa da, fonksiyonel kapasitesi hücrelerimiz için yeterli etkiyi gösterir” diyor, “işlemin hekim tarafından uygulanması en önemli nokta. Kullanılan ürünün onaylı, dozun ve protokolün kişiye özel olması gerekiyor” diyen Şahin sözlerini şöyle tamamlıyor:




“Kronik bir hastalığınız varsa, sık seyahat ediyorsanız ve uyku düzeniniz bozuksa, yoğun alkol tüketiyorsanız, kronik stres altındaysanız, kötü besleniyorsanız, egzersiz yapmıyorsanız, kronik hastalıklar açısından risk taşıyorsanız, kronik yorgunluğunuz varsa, bağışıklık sisteminiz zayıfsa, Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik hastalık riski taşıyorsanız glutatyon uygulaması yaptırabilirsiniz.”

Faydaları Neler?

  • Kalp ve damar hastalıklarıyla savaşır
  • Kanser hücreleriyle savaşır
  • Yaşlı bireylerde insülin direncini azaltır
  • Solunum hastalığı semptomlarını azaltır
  • Sedef hastalığının etkilerini azaltır
  • Parkinson hastalığının semptomlarını azaltır
  • Kontrolsüz diyabetin etkisini azaltır
  • Daha genç ve sağlıklı bir cilt sağlar
  • Yağlı karaciğer hastalığında hücre hasarını azaltır

Doğal Glutatyon Artırıcılar

İlerleyen yaş vücudun doğal glutatyon üretimini azaltıyor. Ayrıca alkol ve sigara tüketimi de glutatyonu azaltan etkenlerden. Sabah saatleri glutatyon üretimi daha az oluyor, yemeklerden sonra üretim artıyor. Elma, brokoli, kuşkonmaz, sarımsak, ıspanak, greyfurt, lahana, karnabahar, avokado, tarçın, zerdeçal, domates, bezelye, soğan gibi bazı sebze ve meyveler vücutta glutatyon üretimini destekliyor. Düzenli fiziksel aktivite glutatyon seviyesini artırıyor ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye, vücudun detoksifikasyonunu iyileştirmeye, vücudun kendi antioksidan savunmasını artırmaya yardımcı oluyor. Yarım saatlik aktif yürüyüş bile glutatyon üretimine yardımcı oluyor. C, E, B6 ve B12 vitaminleri ile folik asit, glutatyon üretiminde önemli rol oynuyor.

Yeşim Oksay



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu