Şirket Haberleri

Teknolojide ‘ozmosis’ yaratmalıyız

Alanında çok tecrübeli bir isim. İki defa yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yaptığı yatırımın gelişmesini birebir izledi ve yönlendirdi. Netaş CEO’su Müjdat Altay, izlenebilecek stratejilerle ilgili önemli tespitler yapıyor.



“BU kriz önemli bir şey gösterdi; lojistik sektörü dünyada sınıfta kaldı. Dünya bir anda küçük bir köy haline geldi. Pandeminin başladığı dönemde insanlar birbirlerinden pek bir şey alamaz hale geldiler. Bu durum her ülkenin minimum düzeyde de olsa kendi yazılımını ve donanımını kendi yapması gerektiğini gösterdi. Her şeyiyle kendimizin tasarlamasına gerek yok. Üretim ve teknolojinin sahibi olmamız önemli. Global şirketlerin yatırım şartıyla buraya gelmesi lazım.” Netaş GEO’su Müjdat Altay böyle konuşuyor. Pandemi bazı değişimleri hızlandırdığı gibi bazı gerçekleri de ortaya çıkardı. Dünyadaki teknoloji savaşı görünür hale geldi. Ticaret savaşı diyoruz ama aslında bu bir teknoloji savaşı.

Geçtiğimiz günlerde Netaş CEO’su Müjdat Altay’a ÎTÜ Senatosu tarafından Türkiye’nin elektronik ve bilgi teknolojilerine yapmış olduğu katkıları dolayısıyla “fahri doktor” unvanı verildi. İTÜ Elektronik ve Haberleşme Bölümü mezunu olan Altay, gerek Netaş, gerekse kişisel olarak Türkiye’de teknoloji alt yapısının gelişmesinin liderliğini yapan isimlerden biri oldu. Yeni dönemi değerlendirdiğimiz Altay “Nortel bir yatırımla geldi ve teknolojisini bize emanet etti. 1981’de PBX’i, Nortel’in şemsiyesi altında Türk mühendisleri ile geliştirdik. Size biyolojiden hücre yapısından bir örnek vereceğim. ‘Ozmosis’, iki hücre arasındaki gıda transferinin hücre duvarına zarar vermeden yapümasıdır. Ben yatırım yapan şirketlerde o ‘ozmosis’ olduğuna inanıyorum; bunu yaşadım” diyor.

YENİ BİR NORTEL HİKAYESİ YAZMAK

Altay bugün Netaş’ın içinde yer aldığı Çinli ZTE ile yeni bir Nortel hikayesi yazabileceklerini söylüyor: “Nortel’in Mükemmeliyet Merkezi’ni buraya getirirken de 4G teknolojisini geliştirirken de böyle oldu. Bunu şu anda ZTE ile yaşıyorum. Onlar bize kucak açtı, teknoloji desteği veriyor; biz de onlara teknoloji sağlıyoruz. Henüz üçüncü yılımızdayız-ama ben ZTE ile yeni bir Nortel hikayesi yazacağımıza inanıyorum. Yeni ürünler geliştireceğiz, birçok ürünü yerlileştireceğiz, bunu yerlilikle yapacağız. İki grubun güzel bir sinerjisi var. Bu da ancak yatırımla oluyor. Bir yatırım yaptığınız zaman, şirketin hissedarı olduğunuzda teknolojinizi de güvenerek verebiliyorsunuz. Bugüne kadar yerlileştirme çalışmalarımızla ülkemize 4 milyar dolar tasarruf sağladık. Bu katkımızı ZTE’nin ürünlerini yerlileştirerek artıracağız.”

Yurtdışma yazılım ihraç edilmesinin Türkiye için inandığı bir proje olduğunu söyleyen Altay, “Artık arazi, arsa değerlenmesi bitti, bundan sonra teknoloji yatırımları artar. Artık herkes oturduğu ev ve ofisin büyüklüğünü tartışıyor. ABD’de sorgulanıyor. Neden Silikon Vadisi’nde pahalı evlerde oturan maliyeti yüksek insanlara yazılım yaptırıyoruz. Ülkenin daha orta kesimlerinde de bunu yapmak mümkün. Çünkü herkes evden çalışıyor. Bu bizim için de mümkün. Burada bir gencimiz sabah kalkar, yürüyüşünü yapar, kahvesini içer, öğlen 14.00’te oturur, gece 12.00’ye kadar New York’ta bir şirket için yazılım ihraç eder. Biz bugüne kadar 1 milyar dolarlık yazılım ihraç ettik. Bu yüzden 1 milyon yazılımcıya inanıyorum” diyor.

“YATIRIMA POZİTİF AYRIMCILIK ŞART”

Altay yorumlarına şöyle devam ediyor: “İki önemli konu, yapay zekâ ve sistem entegrasyonu. Maalesef yapay zekâ yapalım demekle olmuyor. Önce yurtdışmdan yatırım getireceksiniz. Genç mühendis kadrosunu toplayacaksınız ve sonra yol alacaksınız. Dünyada korumacı yaklaşım artacak. Her ülke kendi içinde teknolojiyi geliştirmek ve korumak istiyor. Dışarıdan teknoloji getirmek, yatırımcıyı çekmek zorlaşıyor. Yeni yatırımcı öncelikle Türkiye’ye daha önce yatırım için gelenlerin ne yaptığına bakar. Ben bunu Netaş’a iki kere yatırım çekerken gördüm. Bir önceki yatırımcı fayda sağlamış mı diye bakılıyor. ZTE, 101 milyon dolar yatırım yapmış. Hangi alanda yatırım bekleniliyorsa o alana pozitif ayrımcılık yapmak daha fazla yatırımcıyı çekmeyi beraberinde getirir.”

5G’ye nasıl geçmeliyiz?

“4.5G’nin önünde belirli bir yol var. Bu yol zaman içinde aşılacaktır ve biz de ülke olarak sağlıklı bir şekilde 5G’ye geçeceğiz. 5G çok önemli bir teknoloji ve o olmadan belirli bir seviyeyi atlayamıyorsunuz. 5G ile müthiş uygulamalar hayatımıza girecek. Bu uygulamaların gelişmiş yazılımlarla desteklenmeli. 5G’nin ülkemize müthiş bir açılım getireceğine inanıyorum. Altyapının hazır olması lazım, toprağın altına yatırım yapılmalı. Türkiye’de oldukça iyi bir altyapı var. Bunu pandemi döneminde çok net gördük, ancak daha da iyileşmesi gerekiyor”.

Volkan Akı



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu