Anasayfa / Makaleler / Uçaklara karbon vergisi

Uçaklara karbon vergisi




Karbon savaşı başladı

Avrupa Birliği, havaalanlarını kullanan uçaklara karbon vergisi getirdi. ABD, Çin, Rusya ve Hindistan buna karşı. Taraflar, tartışmaya şimdilik pek girmiyor. Asıl gürültü, paraların toplanacağı 2013’te çıkacak

ÇİN ve Avrupa ülkeleri arasında sessiz sedasız bir mücadele başladı. Avrupa Birliği, atmosfere karbon salmımım azaltmak ve küresel ısınmanın önüne geçebilmek için havaalanları m kullanan uçaklardan karbon vergisi adı altında çevre temizliğine katkı payı almak istiyor. Çin ise buna karşı çıkıyor.

ABD, Hindistan ve Rusya da Çin’le aynı politikayı benimsiyor.

Çin hükümeti geçen hafta, Avrupa Birliği’ne karbon emisyonları için herhangi bir ödeme yapmayacaklarını açıkladı. Bu açıklama, küresel olarak iklim değişikliğinin insanlığa bedeli üzerindeki tartışmaları yeniden körükledi. Uluslararası çevre kuruluşları, bunun ileride global bir ticaret anlaşmazlığına dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Avrupa Birliği tarafından henüz bir tepki gel medi. Ama asıl kavganın gelecek yıl kopması bekle niyor. Çünkü uygulama, bu yılın ocak ayında başlatıldı.

Yıllık ödemeler ve mahsup hesapları 2013’ün başında olacak. Çin’e, ödeme yapmadığı için yüksek bir ceza gelme ihtimali fazla. Tartışma, seferlerin karşılıklı olarak iptal edilmesine kadar varabilecek boyutta.

Avrupa’nın yeni uygulamasının bu yıl havayolu şirketlerine 900 milyon euro’ya (1.2 milyar dolara) mal olacağı, bu maliyetin 2020 yılında 2.8 milyar euro’ya (3.7 milyar dolara) çıkacağı hesaplanıyor.

YOLCU BAŞINA 1.9 EURO

Çin, küresel ısınmanın önüne geçilmesi konusunda çelişkili uygulamaları olan bir ülke. Dünyanın en çok karbon salınımı olan ülkeÇevre kirliliğini önleme çabaları çerçevesinde Kyoto’da imzalanan protokole katılmadılar. Tam tersi, gelişmekte olan ülkelere sağlanan karbon muafiyetinden yararlandılar.

Çin’de bütün fabrika sahipleri, tesislerini çevre dostu haline getirmek için Avrupa’nın fonlarından milyarlarca dolar para aldı. Buna rağmen karbon salınımının sınırlanması taleplerine direndiler.

Avrupa Birliği’nin Beijing elçisi Markus Ederer, Avrupa’nın bu girişimle “dünyanın yeşil lideri” olma çabası içinde bulunduğunu, hem AvrupalI hem de yabancı havayolu şirketlerine eşit yaklaşım içinde olduklarını söyledi. Çin’e, iddia edildiği gibi farklı davranmadıklarını hatırlatan elçi, “Bu konuda her ülkeyle görüşme masasına oturmaya hazırız. Bugünkü girişimimiz, gelecek kuşaklara daha temiz bir dünya bırakmak anlamına geliyor” diye konuştu. Beijing-Brüksel hattında herhangi bir uçuş, mevsimine göre değişiklik göstermekle birlikte ortalama 440-546 euro arası. Karbon vergisi bu rakamı sadece I.9 euro artıracak.

Avrupa’daki sistem, havayollarının kendi uçaklarında düzenlemeler yapmak için faizsiz kredi kullanmalarına imkan tanıyor. Belirli süre içinde bu düzenlemelerin yapılmaması halinde hem krediler yüksek faizli olarak verilecek hem de cezalar gelecek.

SADECE YÜZDE 3

Çevreciler elbette ki Avrupa’nın bu adımını destekliyor. Dünyada karbon emisyonunun sadece yüzde 3’ü uçaklardan kaynaklanıyor olmakla birlikte, havacılığın giderek gelişen bir sektör olması, şimdiden tedbir alınmasını gerektiriyor.

Amerikalı havayolu şirketleri, yasal yollara başvurarak, Avrupa Birliği’nde bu vergiye karşı dava açtılar. Ancak yüksek mahkeme başvuruyu haklı bulmadı.



Çin ulusal havayolu da dünya havacılığında oldukça güçlü bir konumda. Her yıl milyonlarca Çinli ve Asyalı turist, Avrupa’ya, Çin’in devlet tekelindeki lıavayoluyla uçuyor. Avrupa’ya da hatırı sayılır miktarda döviz bırakıyor. Bu durum, Avrupa’nın turizm çevrelerini de rahatsız ediyor. Borç krizi içinde olan ve yüksek işsizlikle mücadele eden Avrupa için hiç de iç açıcı bir durum değil.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği IATA ise, vergileri, havacılığın ticari dengesini bozmaya yönelik bir yük olarak niteledi ve Avrupa Birliği’ni görüşme masasına davet etti. IATA,

240 havayolu şirketini temsil ediyor. Bu şirketler, küresel hava trafiğinin yüzde 84’ünü oluşturuyor. Merkezi Kanada’nm Montreal kentinde olan kuruluşun, 150’den fazla ülkede temsilciliği var. Yolcuların ve kargoların güvenli bir şekilde nakledilmesinden bilet fiyatlarının belirlenmesine kadar bir dizi karar, IATA bünyesinde alınıyor.

HER YIL 27 MİLYAR TON

Gelelim karbon vergisine. Bu verginin, dünyanın daha az kirlenmesine faydası olacak mı?

Karbon vergisi, Pigou tarzı bir vergi. Bu, olumsuz sonuçlan olan etkinliklerden alınan bir vergi türü. İngiliz ekonomist Arthur Cecil Pigou tarafından bulunduğu için onun adıyla anılıyor.

Kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil kaynaklı her yakıtın yakılmasıyla ortaya çıkan karbondioksit, her geçen yıl dünyamızın atmosferini daha zor soluk aldığımız bir ortama dönüştürüyor. Sera gazı da denen bu atıklar küresel ısınmanın da başlıca sebebi.

Rüzgar, güneş, su ve nükleer gücün, fosil yakıtlara oranla enerjideki payı son derece düşük. Bu dengesizliği gidermek için bazı ülkeler, karbon vergisi uyguluyor. Bu vergi, kendi halkları için bir zorunluluk. Ancak havayolu taşımacılığı gibi uluslararası konularda yabancılara kabul ettirmek bir sorun.

Dünya çapında, insan etkinliklerinin ortaya çıkardığı karbondioksit miktarı 27 milyar ton. Bu miktar sadece 30 yıl önce 2 milyar tondu.

Verginin toplum üzerindeki etkisi de olumsuz. Hiç kimse bu vergiyi ödeyerek soluduğu havanın daha temiz olacağına inanmıyor. Halk, diğer vergi kalemlerinde olduğu gibi bu vergide de toplanan paraların nereye harcandığını bilmiyor. Üstelik pek çok fabrika ve sanayi kuruluşu, bu vergiden kaçınmak için yer değiştiriyor ya da personel sayısını azaltıyor. İşsizliğin yüksek oranlarda seyrettiği pek çok ülkede bu verginin, istihdamı baltaladığını söyleyenlerin sayısı az değil.

ABD DE “HAYIR”CI

ABD, karbon vergisine karşı ama bu ülkede şirket yöneticileri ikiye ayrılmış durumda. Eski başkan-lardan Demokrat Partili Bili Clinton’ın yardımcısı Al Gore, koyu bir karbon vergisi taraftarı. Kaleme aldığı “Dengedeki Dünya” adlı kitabında, gezegenimizin gelecekte yüz yüze kalacağı büyük tehlikeye dikkat çekmek istedi. Ne var ki kendisi Cumhuriyetçiler’in hışmına uğradı. 2000 yılında başkan adayıydı. Ama kendisini “seçtirmediler”.

ABD Merkez Bankası’nın eski başkanlarından Paul Volcker de 2007 yılında, başta petrol olmak üzere tüm fosil kaynaklı yakıtlara vergi konması gerektiğini bildirmişti. Ona da kulak asan olmadı. Günümüzde ABD’de kamuoyu, ilginç bir davayı merakla takip ediyor. Maryland eyaleti, bir yılda bir milyon tondan fazla karbondioksit salan tesislerin ton başına 5 dolar ödemesini öngören bir yasa çıkardı. Eyalette bu şarta uyan, bir tek enerji tesisi bulunuyordu. Üstelik tesisin sahibi Mirant Corp, bu vergi yükünü, satış fiyatına yansıtırı ayacaktı. Davanın yıllarca sürmesi bekleniyor.

Sonuçta bir vatandaş olarak bu vergiyi ödememek için, kendi otomobilinizi veya toplu taşım araçlarını kullanmayacak, bir şirkette maaşlı olarak çalışmayacak, evinizi güneş enerjisiyle ısıtacak, elektriğinizi de rüzgardan elde edeceksiniz.

Alev RiGEL





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir