Teknoloji İnovasyon

Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Projesi

HABERLEŞME teknolojilerinin milli takımı OSTIM Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK), Türkiye’nin dünya ile eş zamanlı olarak 5G teknolojisine sahip olması için hummalı bir çalışma sürdürüyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen, 16 (HTK) küme üyesi firma ve 3 operatör işbirliği ile devam eden Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G (UUYM5G) Projesi ile haberleşme teknolojilerinde Türkiye’yi dünyada söz sahibi yapacak stratejik adımlar atılıyor. HTK Yönetim Kurulu Başkanı Ilhan Bağören, yerli ve milli 5G teknolojisinin Türkiye’ye yaratacağı katma değeri “yıllık en az 1 milyar dolar ithal ikamesi ve 2028’de yıllık 5 milyar dolar düzeyinde ihracat” olarak ifade etti. 5G’nin ülke ekonomisine en büyük katkısının sağlık, tarım, otomobil, üretim ve oyun gibi dikey endüstrilere vereceği kaldıraç etkisiyle olacağını vurgulayan Bağören, bunun birçok endüstride büyük verimlilik artışı ve yeni iş modellerini mümkün kılacağını kaydetti.

KÜRESEL PAZAR HEDEFİ

Dünyada haberleşme altyapıları pazarının 80 milyar dolar olduğunu söyleyen HTK Yönetim Kurulu Başkanı Ilhan Bağören, Türkiye’de haberleşme altyapıları pazarı büyüklüğünün ise 2 milyar dolar olduğunu vurguladı. Türkiye pazarında yerlilik payının 2017’de yüzde l’in altında olduğuna dikkat çeken Bağören, bu payın HTK faaliyetleri ile bugün yüzde 20’ler seviyesine yükseldiğini kaydetti. HTK kurulumu ve yerlileşme hamlesinin küresel 4.5G pazarı doyuma ulaştıktan sonra başlatıldığı için, çabalarının önemli bir kısmını yeni açılacak 5G pazarını yakalamak için harcadıklarını söyleyen Bağören, öncelikle yerli pazarda yüzde 60’lara varan yerlilik yakalayarak senede 1 milyar dolar üzerinde ithal ikamesi sağlamayı umduklarını kaydetti.



ihracat kapasitesinin henüz düşük olduğunu ifade eden Bağören, ancak yerli işletmecilere yapılan satışların ihracat için önemli referanslar oluşturması ile kısa zamanda ihracatın artmasını beklediklerini, bu amaca yönelik olarak ürünlerin fiyat ve kalite olarak küresel üreticilerle rekabet edecek düzeyde olacağını dile getirdi. HTK firmaları arasında ihracatı hedefleyerek kurulan GTENT firmasının ve 4.5G baz istasyonları geliştirmek üzere kurulmuş ve 5G’de de ürünler geliştiren ULAK firmasının önemli ihracat hedefleri olduğuna değinen Bağören, 2028’de küresel pazarın yüzde 3-5’ini Türk firmalarınca alınmasını umduklarını ifade etti.

Bu arada 2025 yılına kadar küresel bağlantıların yüzde 20’sini 5G teknolojilerinin oluşturması öngörülüyor. Tüm dünyada mobil şebeke işletmecilerinin gelecek beş yıl içinde şebekelerine 1.1 trilyon dolardan fazla yatırım yapması ve bu yatırımın yaklaşık yüzde 80’inin 5G teknolojisine olması bekleniyor.

Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Projesi

“DÖNGÜ SÜRESİZ DEVAM EDECEK”

HTK tarafından yürütülen TÜBİTAK destekli 5G Projesi’nde birinci faz Mayıs sonunda tamamlandı. Türkiye’nin 5G’de üretici ülkeler arasında yer almasını sağlayacak proje kapsamında geliştirilen yerli ve milli 5G ürünlerin prototipleri tanıtıldı. Yerli ve milli 5G altyapısıyla ilk sesli görüşme Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından geçen ay yapıldı. UUYM5G Projesi’nde ikinci faza geçildi. Bakan Karaismailoğlu’nun ifadesiyle önümüzdeki 1-1.5 yılda ürünlerin ticarileştirilmesi büyük önem taşıyacak.

HTK Başkanı Bağören’in açıklamalarına göre UUYM5G Projesi’nin ilk aşaması Ar-Ge çalışmalarını içeriyordu. Bu aşamada 5G altyapısının temel elemanları ve bu elemanların iletişim için gerekli olan ürünler için prototip aşamasına gelindi. İkinci aşamada bu yılın son çeyreğinde başlaması beklenen Teknoloji Hamlesi Programı ile bu prototiplerin UUYM5G projesinde paydaşlardan olan üç mobil üreticinin önde laboratuarlarında, sonra test sahalarında testleri yapılacak. Diğer taraftan sürekli yenilenen 5G standartlarına uyum ve yeni şebeke elemanlarının geliştirilmesi için Ar-Ge faaliyetleri yapılacağını belirten Bağören, “Bu döngü süresiz devam edecek” ifadelerini kullandı.

ORTAYA ÇIKAN ÜRÜNLER

UUYM5G’nin ilk aşamasında baz istasyonları, erişim şebekesi, çekirdek şebeke gibi 5G şebekesinin temel elemanları ile bu elemanların iletişimini sağlayacak radyolink ürünleri ortaya çıktı.

Bağören’in verdiği bilgiye göre baz İstasyonlarında 5G’de çoklu antenli MIMO teknolojileri kullanılıyor. 8×8 ve 16×16 prototipleri hazır olup 32×32 ve 64×64 hedefleniyor. Erişim şebekesi, önceki sistemlerde baz istasyonunun içinde olan yazılımların sanallaştırılması ve veri merkezlerinde konumlandırılmasına olanak verecek şekilde geliştirildi.

Çekirdek şebeke ise şebekenin merkezi elemanı olup, bir taraftan mobil cihazların, diğer taraftan internetle dış dünyadaki kullanıcıların iletişiminde bir nevi trafik polisliği yapıyor. Genelde yerlilik oranları yüzde 60’ın üzerinde olup, bu oran çekirdek şebeke gibi yazılım temelli ürünlerde yüzde 100’e varıyor. Radyolink, sahadaki baz istasyonlarındaki veri trafiğini çekirdek şebekeye ulaştırmak için kullanılan bir iletişim ürünü. Bu projenin ilk fazında 7 ve 13 GHZ’de çalışan radyon-link ürünlerini geliştirildi. Bağören, “Bu ürünümüzü 23 Haziran’da Ulaştırma ve Altyapı Bakanımızın yaptığı ilk 5G sesli arama demo-sunda 25 kilometre mesafede erişim için kullandık, 40 kilometreye kadar menzili var. İkinci fazda da 40 ve 80 GHz radyolink ürünleri hedefleniyor. Radyolink ürünlerinde anten büyüdükçe menzil artıyor. Bizim ürünlerimizle 240 cm antenle 50 kilometreye kadar çıkacağız” dedi.

2023’TE PİYASAYA SUNULACAK

2019 yılından itibaren küresel olarak 5G’nin ilk sürümlerinin kullanılmaya başladığını vurgulayan Ilhan Bağören, ancak bu sürümlerin kapsamının 4.5G’nin biraz hızlandırılmış olmasından ibaret olduğunu söyledi. 5G standartlarının asıl önemli özellikleri olan Yoğun Makina Tipi İletişim (mMTC) ve Ultra Güvenilir Çok Düşük Gecikmeli İletişim (uRRLC) ile ilgili standartların 2021 sonunda yayımlanacağına dikkat çeken Bağören, “Bu standartlara uygun ürünler de 2023’de piyasaya sunulacak. Türkiye’de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ihale hazırlıklarında olduğunu biliyoruz, 2022’de ihale yapılmasını, 2023’de de kullanılmaya başlamasını bekliyoruz. Bu zamanlama ürünlerin piyasaya sürülmesi ile de uyumlu olacaktır” dedi.

“YEPYENİ İŞ FIRSATLARI OLACAK”

Yerli ve milli 5G hayatımızda çok şey değiştirecek. 5G’nin ülke ekonomisine en büyük katkısının sağlık, tarım, otomobil, üretim ve oyun gibi dikey endüstrilere vereceği kaldıraç etkisiyle olacağını vurgulayan Bağören, bunun birçok endüstride büyük verimlilik artışı ve yeni iş modellerini mümkün kılacağını kaydetti. Bağören, “Geçmişte bu yenilikleri ithal etmek durumunda kalırken, ürün sahipliği ve farkındalığı yakaladığımız 5G’de erken hazırlanmaya başlarsak bu değerleri kendimiz yaratabileceğiz” ifadelerini kullandı.




HTK’da 5G’nin dikey sektörlerde kullanılmasına yönelik çalışmalara başladıklarını söyleyen Bağören, “Bir tarafta dikey sektörlerde çalışan sanayiciler, bu sektörlere çalışan üreticiler, bir tarafta bu sektörleri yönlendiren kamu kuruluşları ve son olarak mobil işletmecileri bir araya getirerek geliştirilecek ürün ve uygulamalar için UUYM5G benzeri projeler hazırlığındayız” dedi.

Bağören, bunlara sürücüsüz arabalar, uzaktan sağlık takibi ve ameliyat, uzaktan tamirat, hologramlı oyun gibi uygulamaları örnek verdi. 5G ile hemen her sektörde yepyeni iş fırsatları olduğunu, yeni iş modelleri gelişeceğini vurgulayan Bağören, öncelikle 5G’nin getireceği yeniliklerle ilgili farkındalık kazanılması gerektiğini kaydetti.

Üç patenti bulunuyor

İlhan Bağören, 40 yılı aşkın süredir içinde yer aldığı bilişim sektöründe Teknim, Petaş, Netaş ve Alcatel gibi firmalarda başladığı çalışma hayatını, 1988 yılında iki Türk arkadaşı ile ABD’de başlattıkları NewNet adlı yazılım firmasının kurucu ortağı olarak sürdürdü. Haberleşme ağlarının işaretleşme sistemlerinde global lider olan firmanın 1997’de bir NASDAÇ firması tarafından satın alınması sonrası, yine ABD’de 2000’de kurucularından olduğu Telenity’nin Telsoft adlı Türk firmasını satın alarak faaliyetlerini İstanbul’a taşımasıyla Türkiye’ye döndü. Hali hazırda firmanın CEO’su olarak görev yapıyor. ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünden BS ve MS diploması olan İlhan Bağören’in, 3 patenti bulunuyor.

Yerlilik payı artırılacak

OSTİM tarafından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) desteğiyle 2017’de kurulan HTK’nın 150 civarında üyesi bulunuyor. 4.5G ihalesinde yüzde 30 ile başlayan ve üçüncü seneden sonra yüzde 45’e varan yerlilik şartı getirildiğini anımsatan İlhan Bağören, ilk sene sonunda bu oranın yüzde l’in altında kaldığını vurguladı. Bu oranı artırmak için kurulan HTK’nın hedeflerini Türkiye pazarında yerlilik payını artırmak, ihracatı yükselterek cari dengeye katkıda bulunmak olarak açıklayan Bağören, “Bu hedeflere ulaşmak için bir taraftan üyelerimizin teknolojik yetkinliğini artırmaya çalışırken, diğer taraftan eldeki oldukça rekabetçi seviyedeki teknolojinin ticarileşmesini sağlamak” dedi.

Kısıtlı imkanlara rağmen yerli ve milli 5G üretimine geçildi

Küresel rakipler milyar doları bulan bütçelerle 56 teknolojilerini geliştirirken, kısıtlı imkanlara rağmen Türkiye de yerli ve milli 5G üretimine geçti. Bağören’in verdiği bilgiye göre UUYM5G Projesi’ne, TÜBİTAK tarafından ayrılan bütçe 200 milyon TL. Bu bütçenin kullanımı, firmaların kendi kaynaklarından yatırım yapması ve bu yatırımın yüzde 60-75’inin TÜBİTAK tarafından ortalama bir sene sonra hibe şeklinde ödenmesi şeklindeydi. Bu projede yer alan çoğu KOBİ ölçeğindeki firmaların bu zamana kadar 170 milyon TL kaynak harcadıklarına dikkat çeken Bağören, bunun 80-90 milyon TL’sinin TÜBİTAK tarafından karşılanmasının beklendiğini kaydetti.

HÜLYA GENÇSERTKAYA


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu