Anasayfa / Haberler / Üniversite ve Bölüm Belirlemekte Nelere Dikkat Etmeli?

Üniversite ve Bölüm Belirlemekte Nelere Dikkat Etmeli?




Üniversite sınav maratonu tamamlandı. Şimdi sıra en zorunda; hayatınızın seçimini yapıp, üniversite ve bölüm belirlemekte. Peki, nelere dikkat etmeli? Uzmanlardan ve üniversite yöneticilerinden tavsiyeler…

universite secimi

Bir üniversiteyi, bölümü tercih eden genç, aslında bir yaşam seçiyor.” Eğitim danışmanı Servet Gülsün Şirin’in bu cümlesi biraz ürkütücü geliyor kulağa, ama gerçek. Bu nedenle, tercih süreci, kritik öneme sahip. İyi düşünmek, daha önemlisi iyi araştırmak, uzmanlara başvurmak gerekiyor.

Yapılan araştırmalara göre, gençlerin sınav öncesindeki düşünceleri ile tercih dönemindeki düşünceleri arasında büyük farklılıklar var. Böyle olması doğal, zira sınavda alınan puan her şeyi bir anda değiştirecek güçte. Eğitim danışmanı Burak Kılanç, “Puan çok gerçek bir ölçüt. Sınav sonucu geldiğinde, cebinizdeki ‘para’nız da belli olur. Öncesinde ‘Benim için üniversitenin ismi değil, meslek önemli’ diyen, puanını öğrendikten sonra çok daha farklı düşünebiliyor” diyor.

Sağlıklı tercihte, iki bileşen var: Puan ve istek. Tercih yaparken bu bileşenleri doğru şekilde aynı potada eritmek gerekiyor. Bu noktada öğrencilerin en sık yaptığı hata, herkes için ‘doğru’ olan düşüncelerin veya ‘moda’ tercihlerin peşinden gidip hayatlarını etkileyebilecek kararlar vermeleri.

Klişelerden ve baskıdan uzak

Peki, tercih yaparken nelere dikkat edilmeli? Hangi kriterler ön planda tutulmalı? Uzmanların üzerinde hemfikir oldukları nokta şu: Üniversite mesleğe açılan bir kapı. Bu nedenle öğrenci tercih döneminde, “Hangi bölümü, neden tercih ediyorum? Hangi mesleği yapmayı gerçekten istiyorum?” diye sık sık kendine sormalı. Önemli olanın, bireysel tercihler ve eğilimler olduğu akıldan çıkarılmamalı. Seçecekleri okuldan önce, kesin ve net bir şekilde, hangi mesleği yapmak istediklerine karar vermeli.

Peki, gençler okumayı tasarladıkları bölümü nasıl araş-tırabilir? Uzmanlar, “Mümkünse, hocalarla, bölüm başkan-ları ile konuşmaları iyi olur. Bu, her zaman doğru kanaldan bilgi almayı sağlar. O mesleğe ait kişilerle de konuşmak işe yarar. Bir aile dostu, arkadaşlarının anne babası da olabilir, işi, çalışan kişiden duyması gerekir. Mümkünse iş yerlerini dahi gezebilirler. Böylece ‘Bıı işi yapmak istiyor muyum? Böyle bir ortamda çalışabilir miyim?’ sorularına yanıt bulurlar” diyorlar.

Burada ailenin düşünceleri ve yaklaşımları da gençlerin kararları kadar önemli. Tüm uzmanların ortak görüşü, tercihler sırasında ailenin belli bir yere kadar müdahalesinden yana. Ama elbette bir noktadan sonra geriye çekilip, gençlerin seçimlerine saygı duymaktan başka da bir şey yapmamalılar. Uzman psikolog Romina Kuyumcuoğlu, aileleri özellikle bu konuda uyarıyor ve öğrenciler, ebeveynlerinin baskısıyla seçtikleri bölümde mutsuz olurlarsa, ailelerin “Ben o bölümü istememiştim, sizin yönlendirmenizle bu bölümü seçtim” gibi suçlamalarla karşılaşabilecekleri söylüyor. Eğitim uzmanı ve yazar Sadık Gültekin’in’de bu konuyla ilgili ailelere mesajı var: “Çocuklarınız, sizin olamadıklarınız değildir. Eksiklerinizi onlar üzerinden tamamlamaya çalışmayın. Herkesin hayatı, kendi doğrulan ve yanlışları ile şekillenir .

Yerinde inceleyin

Üniversite tercihi yapmak gerçekten zor, çünkü bölüme karar vermekle de iş bitmiyor. Aksine her şey o zaman başlıyor. Bölümü seçtikten sonra, sıra o bölümü okuyacak en uygun üniversiteyi bulmaya geliyor. Bu noktada birçok kriterin göz önünde bulundurulması ve gerekirse her üniversitenin tek tek gezilmesi gerekiyor. Sadık Gültekin, bıı konuda üniversiteleri de uyarıyor: “Tanıtım günleri, reklam günlerine dön-memeli.” Şöyle devam ediyor: “Sunulan imkânlar ve öğrenim kalitesi konusunda doğru bilgi edinmek için; öğrenciler, akademisyenler, hatta bölüm başkanı ve dekanlarla da görüşülmeli.” Ona göre iyi üniversite yok, öğrenciye göre üniversite var. “Bu devirde ya ak ya kara durumu yok. Öğrenci kendisine uyan, ona en fazla katkı sağlayan üniversiteyi tercih etmeli. Önemli olan öğrencinin nereden geldiği değil, nasıl geldiği” diyor.

En çok tartışılan konu ise kampüs yaşamı. Kimi kampü-sün önemli olmadığını savunurken, kimi okuduğu lisenin standartlarından daha kötü bir üniversiteye gittiği zaman hayal kırıklığı yaşadığını anlatıyor. Eğitim danışmanı Burak Kılanç’a göre yapılan araştırmalar gösteriyor ki, öğrenci, üniversitenin vereceği diplomanın gücünden, eğitimin kalitesinden, üniversitenin kendine kazandırdıklarından tatmin olacağını fark ederse, dağ başında da olsa o üniversiteyi tercih ediyor.

Ölü tercih’ şehir efsanesi

Bu sene LYS (Lisans Yerleştirme Sınavı) sonuçlarının geçtiğimiz yıllara kıyasla daha erken açıklanması bekleniyor. Bu arada 2013 ÖSYS’nin geçen yıldan bir farkı var; AOBP (Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı) yerine OBP (Ortaöğretim Başarı Puanı) kullanımına geçilmiş olması.

Bu nedenle tercih döneminde puan bazında karşılaştırma yapmak doğru değil. Başarı sırasını baz alarak tercihleri yapmak gerekiyor. Yıllardır dolaşan ‘ölii tercih’ tabiri ise şehir efsanesinden ibaret. Uzmanlara göre, öğrenciler puan durumuna göre, en çok hangi üniversitenin hangi bölümünü istiyorlarsa, onu ilk sıralara yazmalılar.

Tek bir şansınız yok

Hatırlatalım: Fikir değiştirmek her zaman mümkün. Evet, öğrencilerin önünde zor ve karar vermesi güç, son derece önemli bir dönem var. Yüksek öğrenim, myfikirler.com çoğunlukla başlangıçta yapılan tercihler doğrultusunda devam ediyor. Ama her zaman ‘köprüden önce bir son çıkış’ var.

Zira seçilen bölümden memnun kalınmazsa, öğrencilerin önlerinde akademik öğrenimlerine yön vermek için uzun yıllar var. Kaldı ki, farklı bir mesleğe yönelmeye karar verirlerse, üniversitede ona yönelik çalışmalar yapmaları da mümkün. Bu noktada üniversitelerin sundukları öne çıkıyor, konuşma sırası üniversite yöneticilerine geliyor.

Ticaretin tam kalbinde
İSTANBUL TİCARET ÜNIVERSiTESi / PROF. DR. NAZIM EKREN, REKTÖR



Hedefleri, gerçek bir ticaret üniversitesi yaratmak. 2001 yılında İstanbul Ticaret Odası Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı tarafından kurulan üniversite, altı fakülte ve bir meslek yüksekokulu ile üç enstitü, 15 uygulama ve araştırma merkezine sahip. Tüm fakülteler, bölümler, dersler ve yeni açılan, açılması planlanan fakülteler de bu alanda şekilleniyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren’e göre, üniversitenin gücü de İstanbul Ticaret Odası’ndan geliyor. “Bu sene ilk defa Uygulamalı Bilimler Fakültesi kuruldu. Fakültede üç bölüm var: Uluslararası Lojistik, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği, Basım Yayın Üretim Teknolojileri” diye anlatıyor Prof. Dr. Ekren ve ekliyor, “Mühendislik ve Tasarım Fakiiltesi’ne bağlı Mücevherat Mühendisliği bölümünü de oluşturduk. Bu bölüme bağlı olarak Kuyumcukent’te uygulama birimi açıldı. Üstelik yalnız öğrencilerimize değil, dışarıdan talepte bulunanlara da uygulamalı ve teorik dersler veriliyor.” Üniversite – iş dünyası birlikteliğini sağlamada öncü olmak her alanı kapsıyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin yaptığı gibi sürekli çalışmayı, öğrencileri daha okul yıllarında, donanımlı bir şekilde iş hayatına hazırlamayı gerektiriyor.

Mutlu yaşam dersi almak ister misiniz?
OKAN ÜNİVERSİTESİ /İSTANBUL/ BEKİR OKAN, MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI

Tüm Ortadoğu ülkelerinin resmi Çince sınavları hangi merkezde yapılıyor? Peki Mevlana Akademisi nerede? ‘Mutlu yaşam’ dersini nerede alabilirsiniz? Hepsinin yanıtı aynı: Okan Üniversitesi.

Dünya üniversitesi olma iddiasını gerçekleştirmek, pek kolay değil. Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan, hem Türkiye’de hem bölgede ilkleri hayata geçirmelerinin, kültürler arası diyaloga önem vermelerinin bu nedenle çok önemli olduğunu söylüyor. Okan Üniversitesi, öğrencileri iş hayatına hazırlama konusunda da iddialı. Türkiye’de ilk ‘girişimcilik’ ve ‘kariyer-yaşam’ dersini veren üniversitelerden. “Öğrencilerimizi şirketlerle buluşturuyoruz; okurken çalışmaya başlıyorlar” diyor Bekir Okan ve bu yıl açacakları, ‘Happy-Life’ (Mutlu Yaşam) dersinin de öğrencileri sosyal hayata hazırlamaya yönelik olacağını belirtiyor. Entelektüel birikim kazandırmaya yönelik bu derste, öğrenciler, okul içerisindeki sosyal, kültürel ve sportif alandaki aktivitelere katılıp, aldıkları puanlarla bu dersten geçecekler.

12 bin öğrenciyi, önümüzdeki yıl 14 bine çıkarmayı hedefleyen Bekir Okan, vakıf üniversitesinin sağladığı maddi zorlukları da en az seviyede tutmak için öğrencilere, ÖSYM’nin verdiği burslar dışında, birçok burs imkânı sağladıklarını söylüyor. “’Vakıf Üniversitesi’ne zengin öğrenciler gider’ algısını kırmak istiyoruz. Bizim üniversitemizde 100 öğrenciden 90’ı burs alıyor. Engelli ve spor bursu dahi var” diyor. Sağlık Meslek Yüksekokulu ve Sağlık Bilimleri Fakültesi de olan Okan Üniversitesi, bu yıl tıp ve diş hekimliği branşlarında da iki yeni fakülte daha kuruyor ve bir sağlık merkezi oluşturmaya hazırlanıyor.

Uluslararası ağın parçası
BİLGİ ÜNİVERSİTESİ/ İSTANBUL/ RIFAT SARICAOGLU, MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI

1996 yılında “Okul için değil, yaşam için öğrenmeliyiz” felsefesi ile yola çıktılar, bu uğurda ulusal sınırları aştılar. Bilgi Üniversitesi’ni diğer üniversitelerden ayıran belki de en önemli özellik, Laure-ate International Universities ağının Türkiye’deki tek üyesi olması. Rıfat Sarıcaoğlu, programı şöyle anlatıyor: “Dünya çapında 65’i aşkın üniversitenin üye olduğu ve 750 binin üzerinde öğrencisi bulunan Laureate International Universities, 130’dan fazla kariyer odaklı program ile lisans, yüksek lisans ve doktora programı sunuyor. Bilgi öğrencileri, Kuzey Amerika, Latin Amerika, Avrupa, Kuzey Afrika, Asya ve Ortadoğu’dan 29 ülkeyi kapsayan uluslararası ve akademik bir topluluğun parçası olma ayrıcalığıyla eğitim görüyor.” Sonuçta akademik araştırma ve projelerde uluslararası katma değere sahip çalışmalar ortaya çıkıyor.

Olunca, en iyisi olmalı
SOLEYMAN ŞAH ÜNİVERSİTESİ/ İSTANBUL/ ALİ OUMANKAYA, MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI

Türkiye’nin en genç üniversitelerinden. Kurulalı henüz üç yıl oldu, iki fakülte ve sekiz bölümden oluşan üniversitede 750 öğrenci var. Ama gelecekte çok fazla bölüm açılmasını beklemeyin. Çünkü amaçlan farklı. Süleyman Şah Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ali Dumankaya, Amerika’da yaygın olan butik üniversite anlayışını Türkiye’ye taşıdıklarını anlatıyor ve hedeflerinin eğitim verdikleri alanlarda bir numara olmak olduğunu söylüyor. En önemli avantajları da, öğrencileriyle bire bir iletişim yürütmeleri. Üniversitede, sosyal alanda uzman yetiştirmeye yönelik dersler ağırlıkta. Ali Dumankaya. “Türkiye’de uzmana ve akademik desteğe ihtiyaç olan fakülteler kurmaya özen gösterdik. Bu yüzden araştırma bölümü ile lisansüstü öğrencilerimiz eşit sayıda olacak” diyor.

Hedef global iş ağı
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ /İSTANBUL/ LEVENT UYSAL. MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI

Burası bir dünya üniversitesi. Neden mi? “Öğrencilerimizi, yalnızca Türkiye değil global ölçekte de çalışabilmeleri için yetiştiriyoruz. Bu doğrultuda çoğunluğu uluslararası şirketler olmak üzere 250 partner şirket ile iş birliği içerisindeyiz” diyor, Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Levent Uysal. Bu yüzden onlar için yabancı dil, özellikle İngilizce çok önemli. Şöyle devam ediyor: “Her yıl yabancı öğrencilerle Türk öğrencileri uygun bir zeminde bir araya getiriyor, birlikte ders almalarını sağlıyoruz. Öğrencilerimizin global şirketlerde başarılı olmaları, ancak iyi bir İngilizce ile mümkün olabilir. Dile hem yazmada hem de konuşmada hâkim olmalılar. Ne kadar çok konuşma pratiği yaparlarsa o kadar faydalı olur.”

Tüm dünya üniversite
BAHÇEŞEHIR ÜNİVERSİTESİ / İSTANBUL/ ENVER YÜCEL. MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI

Kurulduğu 1998 yılından bu yana, en iddialı üniversitelerden. Aslında daha işin başında böyle olacağı belliydi. Çünkü “Biz Harvard olmak için 150 yıl bekleyemeyiz. Yılları aylara, ayları günlere, günleri saatlere sıkıştırmak zorundayız” diye yola çıkmışlardı. Sonuçta 15 yıla birçok şey sığdırdılar. Dokuz farklı fakültede eğitim programları devam ediyor. Her fakülte ve programı büyük bir titizlikle açıyor, dünyadaki örnekleri inceliyor ve öğrenci kabul ediyorlar. Ancak yeni fakülteler de hazır. “Bu yıl ilk defa öğrenci kabul edecek tıp fakültemiz için çok heyecanlıyız.

Harvard, Yale gibi dünya devi üniversitelerle iş birliği anlaşması imzaladık ve öğrencilerimize bu üniversitelerdeki laboratuvarlarımızda eğitim vereceğiz” diye anlatıyor Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Enver Yücel. Diğer bölümlerdeki birçok öğrenci de yabancı ortaklı eğitim fırsatları ile yurt dışına gidiyor. Gelecek planları arasında yine yurt dışına yönelik hazırlıklar var. “Öğrencilerimizin bir ülkeye bağlı kalmadan eğitimlerini tamamlamalarını sağlıyoruz. Örneğin yabancı dil hazırlık programını Amerika Birleşik Devletleri’nde ya da Toron-to’daki kampüslerimizde alan bir öğrencimiz, birinci sınıfı Berlin’de, ikinci sınıfı İstanbul’da, sonraki yıllarda yine kendi yurt dışı kampüslerimizde okuyabiliyor. Bu sürecin öğrencilerimize çok şey kattığını gördüğümüz için çalışmalarımızı daha da artıracağız” diyor.

Serli Kibar





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir