Anasayfa / Ekonomi-Finans / Alışverişin canlandığı sonbaharda piyasalar

Alışverişin canlandığı sonbaharda piyasalar




PİYASALARIN durgun geçtiği yaz mevsimini geride bıraktık. Alışverişin canlandığı sonbahara girdik. Bu hafta okulların açılmasıyla birlikte alışveriş merkezleri, çarşı ve pazarlar yeniden hareketlenecek.

Sonbahar aynı zamanda fiyat artışlarının görüldüğü dönem olarak bilinir. Ancak bu yıl farklı bir tablo var. Çünkü birçok sektörde öyle ciddi oranlarda fiyat artışı beklenmiyor. Hatta bu dönemde fiyat etiketleri değişmeyecek ürünlerin listesi bir hayli uzun. Buna rağmen fiyatı yükselen ürünler de var elbette. Yaptığımız araştırmaya göre bunun temel nedeni, bazı hammaddelere gelen zamlar.

OKUL ALIŞVERİŞİNE RAHAT ÇIKIN

Okulların açılacağı dolayısıyla bu ay satışların tavan yapacağı sektörlerin başında kuşkusuz kırtasiye geliyor. Ancak talebin yükselmesine rağmen kırtasiye ürünlerinde ciddi bir fiyat artışı beklentisi yok. Bunun en önemli nedeni ise birçok kırtasiye ürününde kullanılan kağıdın fiyatının artmaması.

Kırtasiye Dünyası Genel Müdür Yardımcısı Alper Kısa, kağıdın hammaddesi selüloza yıl içinde bir miktar zam geldi ğini, ancak daha sonra fiyatların eski seviyelere gerilediğini belirtiyor.

Sektörün bir diğer hammaddesi po-lipropileııde de yüzde 20 civarında artan fiyatlar bir süre sonra yüzde 10 gerilemiş. Ancak Alper Kısa, bazı ürün gruplarında küçük de olsa fiyat artışlarının görülebileceğini söylüyor.

Kırtasiyeciler açısından en önemli ürün gruplarından bir diğeri de ofis kırtasiye ürünleri. Alper Kısa, ciro içinde ciddi pay oluşturan bu grupta da önümüzdeki günlerde fiyat hareketliliği beklemiyor.

MOBİLYADA BEKLENTİ YÜZDE 3

Türkiye’de mobilya sektörünün yıllık hacmi 10 milyar TL civarında. 2 milyar dolarlık da ihracat var. Sektör özellikle yaz aylarını hareketli geçiriyor. Sonbaharda ise genç ve çocuk odası talebinde artış görülüyor. Sektörün önde gelen firmalarından Doğtaş’ın Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan’ın bu dönem için beklediği fiyat artışı oranı yüzde 3 civarında. Doğan, bu oranın oturma grupları ve yatak odası takımlarında bir miktar artabileceğini söylüyor. Çünkü sektörün önemli hammaddelerinden orman ürünlerine yüzde 3 ile 5 arasında zam olmuş.

GİYİMDE YENİ SEZON FARKI

İndirimler nedeniyle fiyat dalgalanmalarının en sık görüldüğü sektörlerin başında hazır giyim ve konfeksiyon geliyor. Ancak bunun biraz da işin doğası gereği olduğunu belirtelim. Çünkü sezon başındaki fiyatlar, sezon sonuna ge lindiğinde ciddi oranda geriliyor. Nite kim Ramsey İcra Kurulu Başkanı Hüse yin Doğan da fiyatların yeni bir sezona geçilirken arttığına dikkat çekiyor:

“Genel olarak sektörlerde bir fiyat artışı yoksa hazır giyimde de spesifik olarak fiyatlar artmaz. Sektörün modayla ve sezonla ilgili bir kurgusu var. Bir önceki sezonun başlangıcıyla so nu arasında indirimler nedeniyle fiyatlar düşer. Yeni sezonda da tekrar yukarıdan başlar.

Dolayısıyla bir sezonun bitimiyle sonraki sezonun başlangıcını karşılaştırdığımızda fiyatlar artmış gibi gözükür. Geçmiş dönemlerde fiyatları artıran iki önemli unsur vardı: İthalattan alınan vergiler ve kur artışı. Kurun etkisi azaldı. İthalata gelen verginin etkisi de daha önceki sezonda gerçekleşti. Dolayısıy- i la yeni sezonda fiyatları artıracak ilave bir etken yok. Her eylülde olduğu gibi bu eylülde de sezondan ” kaynaklanan fiyat artışı olacak.”

Çift Geyik Karaca Genel Müdürü Hüseyin Eğilmezgil de bu sezon yüzde 10 ile 25 arasında bir fiyat artışı olabileceğini, bunun hammadde fiyatlarındaki artışlardan kaynaklandığını söylüyor. Eğilmezgil, fiyat ayarlamalarının daha çok pamuklu ürünlerde olacağını düşünüyor.

PAMUKLUDAKİ ZAM DAHA FAZLA



Yaz mevsimini durgun geçiren hazır giyimciler, çevre ülkelerde yaşanan olaylardan da ciddi şekilde etkilenmiş durumda. Eğilmezgil, bu yüzden 2012’nin son çeyreğinin her zamankinden çok daha fazla önem taşıdığını ifade ediyor. Eğilmezgil’e göre gençlere yönelen firmalar bu sıkıntılı dönemi daha kolay atlatacak.

Süvari Giyim Genel Müdürü Fatih Coşkun da geçen yıl gümrük vergileri ve kur artışlarından dolayı maliyetlerin yüzde 8 civarında arttığını belirtiyor. Ancak firma bunu fiyatlarına yansıtamamış. Coşkun, diğer taraftan enerji maliyetlerinde de artış olması sebebiyle sonbahar kış sezonu ürünlerinde yüzde 3 ile arasında fiyat artışı olacağını söylüyor. 2012’nin genel olarak sıkıntılı geçtiğini belirten Coşkun, son çeyrekte az da olsa toparlanma bekliyor. Ayakkabı sektörü için de durum farklı değil. Sonbahar-kış koleksiyonlarını vitrine çıkaran ayakkabıcılar, yeni sezon ürünlerinde ortalama yüzde 15 fiyat artırdı. Cabani Ayakkabı Yönetim Kurulu Üyesi Cem Kubilay Kaban, bunun petrol, ham deri ve sektörde kullanılan kimyasallara gelen zamlardan kaynaklandığını söylüyor. Kış sezonunda ayakkabı satışları genel olarak artıyor. Ancak bu sezon iç piyasada durgunluk beklentisi var. Kaban, buna karşılık yurtdışı siparişlerde artış olduğunu belirtiyor.

Ayakkabı Dünyası Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Akbacakoğlu da ham deriye yüzde 10, yan sanayi ürünlerine ise yüzde 5 ile 10 arasında zam geldiğini, buna rağmen yeni sezonu aynı fiyatlarla açtıklarını söylüyor.

GÖRÜNÜRDE ÇELİĞE ZAM YOK

Türkiye yıllık 37 milyon ton demir çelik üretimiyle Avrupa İkincisi. Bu üretimin yüzde 70’i hurdadan, yüzde 30’u ise demir cevherinden elde ediliyor. Yıl içinde hurda fiyatları bir miktar arttı. Buna karşılık cevherin tonu 170 dolardan 80 dolara geriledi.

Ekonomideki soğuma nedeniyle demir-çelik ürünlerine talepte de ciddi bir artış yok.

Metal Sac Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çıkrıkçı-oğlu, bu yüzden demir-çelik fiyatlarında artış beklemiyor. Hatta Çıkrıkçıoğlu’na göre bir miktar gerileme bile olabilir:

“Görünürde fiyatları artıracak bir etken yok.

Ancak spekülasyondan uzak durmak lazım. Fiyatlar düşecek derken çıktığına çok rastladık. Normalde cevherdeki fiyat düşüşünün demir çelik ürünlerine de yansıması gerekirdi. Ancak böyle olmadı. Çin’de üretim artmış durumda. Dolayısıyla en azından yıl sonuna kadar fiyat artışı beklemiyorum.”

AKSESUARDA REKABET YOĞUN

Türkiye’de takı ve aksesuar piyasasının hacmi yaklaşık 500 milyon TL’yi bulmuş durumda. Üstelik pazarın büyüklüğü her yıl ortalama yüzde 20 civarında artıyor. Gerek yurtiçi gerekse yurtdışı pazarlarda Çin’le rekabet eden Türk takı ve aksesuar üreticileri bu sıralar markalaşmaya yönelik çalışmaları artırmış durumda.

Bijutericiler ve Aksesuarcılar Derneği (BİJUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Uğur, hammadde bakımından yurtdışına bağımlı olduklarını hatırlatıyor ve fiyat artışı konusunda şu değerlendirmeyi yapıyor: “Sektörde hammaddeye bağlı fiyat artışı olabilir. Ana hammaddemiz plastik ve metal sürekli zam gördü. Ancak bunu aynı oranda fiyatlarımıza yansıtamıyoruz. Çünkü yoğıın bir rekabet var.”

Türkiye zücaciye sektörünün büyüklüğü ise 2.5 milyar dolar civarında tahmin ediliyor. Bunun önemli bir kısmını mutfak araç gereçleri oluşturuyor. Firmalar daha çok düğünlerin art ğı yaz aylarını hareketli geçiri yor.

Mutfak eşyası üreticilerinin ana hammaddesi olan paslanmaz çelikte bir süredir fiyat artışı yok. Hisar Kurulu Başkanı İsmail Erdoğan, rın bu seviyelerde kalması durumunda zücaciye ürünlerinde zam beklemiyor. Erdoğan’a göre fiyat artışını önleyen bir başka faktör de sektördeki arz fazlalığı. Erdoğan, bunda Uzakdoğu’dan yapılan ithalatın önemli payı olduğunu düşünüyor.

KÜÇÜK EV ALETLERİ DE SAKİN

Son yıllarda pazar hacmi hızla büyüyen sektörlerden biri de küçük ev aletleri. Bu yıl iç piyasada 17.5 milyon elektrikli ev aletinin satılacağı tahmin ediliyor. Bu ürünlerin de başlıca hammaddesi plastik ve paslanmaz çelik. Özellikle plastikteki fiyat artışları küçük ev aletleri ürünlerine de yansıyor.

Sektörün yeni oyuncularından Homend’in Genel Müdürü Hakan Koçer, önümüzdeki günlerde özellikle ithalatın yoğun olduğu ütü ve elektrikli süpürgelerde yüzde 10 civarında fiyat artışı öngörüyor.

Özbey Men / Para Dergisi





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir