Anasayfa / Makaleler / Erken Seçim Ekonomiye Zarar Verirmi?

Erken Seçim Ekonomiye Zarar Verirmi?




Ekonomi dünyası, cumhurbaşkanlığından çok genel seçimlerin erkene alınmasını tartışmaya başladı. Çünkü erken seçim, 2008 bütçesinin de kurtarılması anlamına gelebilir.

KÖŞK yolu tam bir bilinmeze döndü. Cumhurbaşkanlığı seçiminde bulmacanın cevabı, aday başvurularının son günü olan 25 Nisan’da Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından açıklanacak. Ancak cumhur yeni başkanına kavuştuktan sonra bu kez çok daha renkli bir döneme girilecek. O dönemin ne kadar renkli olacağına ilişkin ilk işaretler de gelmeye başladı. Şimdi Ankara, daha Cumhurbaşkanlığı seçimleri bitmeden genel seçimlerin erken yapılıp yapılmamasını tartışıyor. Peki bu, ekonomi için ne anlama geliyor?

BABACAN DİLLENDİRDİ
Bu sorunun yanıtını aramadan, altını çizmek gerekir ki, öneri ilk olarak Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’dan geldi. Babacan, erken seçimin ekonomiye olumlu etkisini şu sözlerle dile getirdi: “Cumhurbaşkanı seçimi mayısta bitiyor. Genel seçimler için aylarca beklemeye gerek yok. 1 Ekim’den itibaren yeni meclisin yasama faaliyetine başlamasını sağlayacak şekilde genel seçimleri öne almalıyız. Niye zaman kaybedelim? Meclis zaten 9 ay çalışır. Seçimi kasımda yaparsak, ek bütçe gerekecek. Yeni meclis şubat ayında çalışmaya başlayacak… Halbuki seçimleri iki ay öne alırsak, yeni meclise ve yeni hükümete dört ay kazandırmış oluruz.” Bu açıklama, aslında seçimlerin ağustos ya da eylül hatta temmuz sonu gibi yapılması hesaplarını da ortaya çıkarmış oldu. Bunun için Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen ardından köşke çıkmazsa Başbakan Erdoğan’ın, köşke çıkarsa yeni hükümetin muhtemel başbakanı Abdullah Gül’ün, genel seçim kararı alması gerekiyor.

Genel seçim kararıyla Yüksek Seçim Kurulu (YSK) çalışmaya başlıyor, İçişleri, Adalet ve Ulaştırma bakanlıklarına bağımsız isimler oturuyor. Bugüne kadar YSK, karardan itibaren iki ya da üç ay içerisinde hazırlıklarını tamamlayabilmiş. Siyasi olarak erken seçimin hükümetin işine geleceği tartışıladursun, Babacan’ın uyarısının ardından ekonomi dünyası da seçimlerin erkene alınmasını tartışmaya başladı.



KAZANÇ MI?
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde artık piyasaları etkileyecek tek unsur konunun Anayasa Mahkemesi’ne götürülerek sürecin çıkmaza girmesi olarak görülüyor. Onun dışında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ekonomiyi artık etkilemeyeceği, beklentilerin satın alındığı vurgulanıyor. Ancak genel seçimler için hala belirsizlikler var. Yabancı yatırımcılar da genel seçimlerin kararlarını daha çok etkileyecek unsur olduğunu her fırsatta dile getiriyorlar. Erken seçimle belirsizlik dönemi kısalabilir ve her ne kadar IMF engel olmaya çalışsa da uygulama örnekleri görülen seçim ekonomisi azalabilir. Bu da gelecek hükümete daha az hasarlı bir ekonomi bırakılmasını sağlayabilir.
Bu ortamda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Babacan’ın görüşlerine destek veriyor. Hisarcıklıoğlu. “Erken seçim olabilir. Temmuz gayet makul, kayıp olacak diye bir şey yok. Kazanç bile olabilir” diyor.

KAYIP MI?
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu ise genel seçimlerin erken yapılmasının ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini düşünüyor.
Saygılıoğlu, nedenlerini de şöyle sıralıyor: “1Hükümet bütçeden harcamalarını yürütür.2Üretim ve yatırım kararları ötelenir.
3Dövizle borcu olan açık pozisyondaki reel sektörü, ‘acaba seçim yapsalar ne olacak, döviz fiyatları ne olacak’ diye endişe kaplar.” Saygılıoğlu bu olumsuzlukları sayıyor ama işin olumlu yanını da “Seçimlerin erkene alınmasının tek faydası yılın tümünün kaybedilmemesi olur. Önümüzdeki yıl bütçe hiç olmazsa doğru yapılır. Bu hükümet de olsa başkası da olsa cari açık ve bütçe konularında mutlaka tedbirler olacaktır” diye ekliyor.
İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esfender Korkmaz da erken seçimin ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini düşünüyor. Korkmaz içinde bulunduğumuz durumu, “Dengeler bıçak sırtında. Türkiye’de 74 milyar dolar sıcak para var, kur hala 1.35, cari açık halen GSMH’nin yüzde 8’i. Özel sektörün pozisyon açığı artıyor. Yani bu şartlarda bıçak sırtında sürdürülemez. Mutlaka bir yere çarpacak bu” diye özetliyor ve ekliyor: “Seçimler yazın olursa AKP bunun maliyetinden kurtulmuş olacak. Bence sonbaharda olması lazım ki, ya düzeltsinler ekonomiyi, yahut da sistem çökecekse çöksün. Hiç olmazsa gelecek iktidarlar daha yeni bir plan program çerçevesinde Türkiye’nin makro dengelerinin daha düzenli olmasına imkan sağlayacak yol ve yöntemi bulsunlar.”

özlem doğaner – para dergi





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir