Anasayfa / Teknoloji / İnsandan ayırt edilmesi çok zor geminoid’ler

İnsandan ayırt edilmesi çok zor geminoid’ler




Hangisi Prof. Ishiguro?

Profesör Ishiguro Hiroshi ilk geminoid’i için örnek olarak kendisini seçmiş ve 2007 yılında Geminoid HI-4 isimli geminoid’i geliştirmişti. Daha sonra kendisinin HI-2 ve HI-4 versiyonlarını geliştiren Hiroshi, dünyanın gündemine “kendisinin robotunu yapan bilimadamı” olarak gelmişti. Hiroshi, Geminoid HI-1’i, eğitim verdiği □saka Üniversitesi’nde derslere sokarak “neyin gerçek, neyin sahte olduğuna ilişkin” öğrencilerini bir sınavdan geçirmişti.

Robot teknolojisi Yıldız Savaşlarında eski elektrikli süpürgelere benzeyen tarzı çok çabuk geride bıraktı. Artık insandan ayırt edilmesi çok zor geminoid’ler çağında yaşıyoruz…

BU alanı takip eden birisi olarak itiraf etmek gerekir ki, robot dünyasının en popüler ve ilgi çekici grubu “insanımsı android’ler. Geminoid ise fiziksel olarak insanı model alan ve neredeyse tamamen andıran android’lere verilen isim. Geminoid denince akla gelen iki “kadın” var: Rose ve Erica. Her ikisi de şimdiye kadar geliştirilen en gerçekçi geminoid’ler.

ABD’li televizyon programcısı Charlie Rose ile yaptığı röportajdan tanıdığımız Rose, Han-son Robotics’in patronu ABD’li Dr. David Hanson tarafından yaratıldı. İki yıl önce 23 yaşında yaratılan Erica ise Japon robotist Prof. Hiroshi Ishiguro’nun eseri. Yarattığı android’ler kadar kendisi de son derece ilginç bir bilimadamı olan Ishiguro ile 2012 yılında görüşmüş ve “kendisine benzeyen bir robot yapmanın nasıl bir his olduğunu” konuşmuştuk. Android’lerini her seferinde daha “insanımsı” ve doğal hale getirerek bizi şaşırtmaya devam eden Ishiguro ile bu defa da “fütüristik dünyanın” geleceğini konuştuk…

İlk röportajımızdan bu yana beş yıl geçti. Siz o zamandan bu yana her seferinde daha gerçekçi bir android ile karşımıza çıkıyorsunuz. Yakın gelecekte bizi neler bekliyor?

Evet, doğru… Her geçen gün daha insansı robotlar üretmeye devam edeceğim. Giderek robotların hayatımıza daha çok dahil olduğunu göreceğiz. Daha otonom robotlar gündeme gelecek. Önümüzdeki yıllarda kamusal alanlarda çeşitli işleri yerine getirecek veya parklarda sosyal hayatımıza girecek robotlarla iletişim içinde olacağız.

Robotların hayatımızı ele geçireceği yönünde endişeler var…

Bu tamamen insanın doğasında olan bir duygu. Sanayi Devrimi’nden bu yana insanlar bu korkuyu yaşıyor. Tarihe baktığınızda insanın bazı gelişmelere karşı hep aynı tepkiyi verdiğini görürsünüz. Oysa, eğer daha kaliteli bir yaşamımız olacaksa, neden robotları dünyamıza dahil etmeyelim? Robotlar daha iyi bir şeyin yerini alacaksa, neden korkuyoruz? Ancak günümüz gençleri farklı. Onlar teknolojiyle daha iyi anlaşıyor. Böyle korkuları yok.



Robotik dünya gelir dağılımı farkını büyütmeyecek mi?

Sonuç olarak daha teknolojik, robotların hayatımıza daha çok dahil olduğu bir dünyada yaşayacağız. Japonya gibi gelir dağılımı açısından daha homojen olan bir ülkenin vatandaşları sosyal robotlar olarak bilinen “pepper” ve tekerlek üzerinde pratik işleri yerine getiren “limbo” gibi robot türlerini satın alabiliyor. Gelir dağılımı farkının fazla olduğu ülkelerdeyse, hükümetlerin bu robotik hizmetleri satın alıp vatandaşlarına sunacağını öngörüyorum. Bir şekilde bu sürece her ülke kendince uyum sağlanacak.

Yeni bir android projeniz var mı?

Bugünlerde android’lerimizden birinin bir Japon televizyon kanalında spiker olarak görev yapması için görüşmelerimiz sürüyor. Dünyada ilk kez bir android spiker olacak. Haberleri sunacak. Bu yıl içinde bu projenin hayata geçeceğini tahmin ediyorum.

Hedefiniz, son Geminoid projeniz olan Erica’dan daha otonom bir android yaratmak mı?

Ben ve laboratuvarım sürekli hedefler geliştiriyoruz. İnsan beynini inceleyerek bunu android’lere uyarlamaya çalışıyoruz. Böylece daha bağımsız bir şekilde iletişim kuran, konuşabilen ve empati kurabilen android’ler geliştirmeye çalışıyoruz.

Bu robotların duyguları olacağı anlamına mı geliyor?

Bir şekilde evet… Empati dediğimizde bir android’in otonom bir iletişim halinde nasıl bir tepki vereceğini tarif etmek şu an için mümkün değil. Bu üzerinde çalışılan bir konu. Nasıl sonuçlar alacağımızı birkaç yıl içinde göreceğiz…

Erica, 30 güzel kadının birleşimi

Profesör Ishiguro, 23 yaşında bir kadın geminoid olarak yarattığı Erica’nın herkesin beğenebileceği bir yüze sahip olabilmesi için 30 kadının yüzünden esinlenmiş. Görev yaptığı Osaka Üniversitesi’nin yanı sıra Kyoto Üniversitesi ve Japonya’daki Advanced Telecommunications Research Institute International (ATR – Uluslararası İleri İletişim Teknolojileri Araştırma Merkezi) tarafından ortaklaşa geliştirilen Erica’nın baş mimarı olan Ishiguro, O’nun şimdiye kadar geliştirilmiş en güzel ve akıllı geminoid olduğu iddiasını taşıyor. “Erica’nın burun, göz, çene ve elmacık kemiklerini bu 30 yüzün ortalamasından oluşturdum. Amacım, herkesin gözüne güzel görünmesiydi” diyor.

Erica, barındırdığı teknoloji sayesinde insanlarla iletişim kurmak üzere geliştirilmiş bir geminoid. Senkronize bir sese sahip olan Erica, konuştuğu kişinin sesini tanıyabildiği gibi, kişiyi gözleriyle fiziksel olarak takip edebiliyor ve doğal hareketlerle karşılık vermeye çalışıyor. Bazı yüz ifadeleriyle fiziksel hareketleri yerine getirebiliyor. Boyun, omuz ve belini 19 derece açıyla döndürebiliyor. Ishiguro hala üzerinde çalıştığı Erica’nın giderek daha doğal bir hal alacağını ve gelişmiş versiyonlarına ilham olacağını belirtiyor.

Dünyanın ilk robot geminoid film yıldızı

Japon robotist Ishiguro Hiroshi’nin yarattığı Geminoid F., Japonya’da 2011 yılındaki nükleer felaketten sonra çekilen Koji Fukada imzalı Sayonara isimli çevre felaketi konulu filmde rol almıştı. Başrolü Bryerly Long isimli oyuncu ile paylaşan Geminoid F. dünyanın ilk geminoid film yıldızı olmuştu.

ŞULE GÜNER





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir