Ekonomi Haberleri

2021’de borsanın yükseliş trendine devam etmesi bekleniyor

Borsa İstanbul 2021

2020’yi yüzde 30’a yakın değer kazanımı ile tamamlayan BIST-100 endeksi yeni yıla da iyimser bir başlangıç yaptı. Analistler teknik açıdan bakıldığında gerek TL, gerekse dolar bazındaki göstergelerin artık 1500 puan seviyesinin üzerindeki rakamlara işaret ettiğini belirtiyor. Uzmanların genel beklentisi borsanın yükseliş trendini devam ettireceği yönünde. Genel olarak endeksin 1.600-1.750 seviyelerini zorlayacağı tahmin ediliyor. 2.000’lere ulaşabileceğini söyleyenler de var. Yatırımcıların risk algısına göre hisse pozisyonu miktarını belirleyebileceğini ifade eden analistler 2021’de portföyün ortalama yüzde 50’sinin borsada değerlendirilmesini öneriliyor. Uzmanlar bu kapsamda 2021’de 50 hissenin ön plana çıkabileceğine dikkat çekiyor.



“Yükseliş trendi devam eder”

Borsa İstanbul’da TL bazında tarihi zirve değerlerde olmamıza karşın, dolar bazında halen tarihi işlem bantlarına göre orta noktanın çok altında ve ucuz sayılabilecek seviyelerde olduğumuzu belirten Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Müdürü Serhan Yenigün, Borsa İstanbul’un diğer gelişen ülke borsalarına göreceli olarak çok geride kaldığını, fakat ekonomi yönetiminden gelen olumlu adımlarla bu negatif ayrışmanın BIST lehine değiştiğini söylüyor. Yenigün, değerlemelerin halen BIST’te işlem gören öncü şirketler için cazip getiri potansiyellerine işaret etmesi, yabancı alımlannın hafif hafif kendini göstermeye başlaması, BIST lehine artan risk iştahı ve küresel çapta “ultra gevşek parasal koşulların” 2021’de de süreceği beklentisi nedeniyle BIST’in de 2021’de yükseliş trendine devam etmesini bekliyor.

Borsa İstanbul’da 2021’de trendi etkileyecek içsel gündem maddeleri arasında normalleşme adımlarının nasıl bir tempoda devam ettiği, büyüme dinamiklerindeki iyileşmenin sürüp sürmediği ve AB-ABD ilişkilerinin öne çıkacağını ifade eden Yenigün, küresel etkiler arasında ise pandeminin seyri, aşılamaların başarısı ve önde gelen merkez bankalarının hızla devreye aldıkları teşvikleri ne hızda geri çekme niyetinde olduklarının özellikle 2021’in ikinci yarısında piyasaları etki altına alacağını düşünüyor.

Teknoloji, demir çelik, petrol ürünleri, rafineriler, gıda, tekstil, mobilya, beyaz eşya, havacılık ve otomotiv sektörünün 2021’de ön plana çıkmasını bekleyen Yenigün, “Son yıllarda öne çıkan yazılım ve güvenlik hizmetleri ile karlılıklarında belirgin artış gözlenen teknoloji şirketlerinin gözde olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Çin ve ABD tarafında pandemi dolayısıyla yaşanan arz kısıtlamalarının artan çelik fiyatları ile ürün fiyatlarına olumlu yansımasını bekliyoruz. OPEC’in üretimi kısma planlarının artan taleple beraber petrol fiyatlarını yukarı çekeceği beklentisi, petrol ve ürünlerine yönelik hisseleri destekleyebilir. Perakende tarafta ise gıda, tekstil, mobilya ve beyaz eşya satışlarında 2021 ’de de artışın devam etmesini bekliyoruz. Aşı çalışmalarında ilerleme ile havacılık sektöründe rahatlama, üretimde tam kapasiteye geçilmesiyle de otomotiv pazarında hareketlenme öngörüyoruz” diyor.

Borsa İstanbul

“Kimliği belirsiz kaynaklara dikkat”

Çok zor bir yılı geride bırakmanın tecrübesiyle olabilecek en kötü durum senaryosu (pandemide 2. veya 3. dalga, büyüyememe, kur şoku, jeopolitik riskler vb.) dikkate alınsa dahi BIST’te 20 yıllık ana trend desteği olan 1000-1100 bandını en düşük seviyeler olarak gören Yenigün, değerlemelerin daha da güçlenmesi ve dolar bazında endeks hedeflerinin görülmesi ile 1650-1750 bandının test edilebilecek en yüksek seviyeler olduğunu düşünüyor.

Hisse senedi yatırımı yapmak isteyen yatırımcıların, kendi analizlerini yapabilecek finansal okuryazarlık ve altyapıya sahip olmasının zorunlu olmadığını ancak, bu durumdaki yatırımcıların üç kritik konuda hata yapmaktan kaçınmaları gerektiğini de belirten Yenigün, “Bunlardan ilki, doğru kanallardan profesyonel yatırım danışmanlığı hizmeti almaları. Bunun için yetkili kurumlarla ‘Yatırım Danışmanlığı Sözleşmesi’ imzalayabilir, danışmanlık, strateji ve araştırma raporlarından faydalanabilirler. Asla, sosyal medyada kimliği ve niyeti belli olmayan kaynakların önerilerine kulak asmamalılar. İkincisi, yatırımlarının değerinde ne derece düşüş olursa bundan ciddi boyutta rahatsızlık duyacaklarına baştan karar vermeleri ve istenmeyen bir durum olsa da böyle bir risk gerçekleştiğinde pozisyonları kapatarak stop-loss disiplinine kesin olarak riayet etmeleri. Üçüncüsü de yatırım hedeflerinin ve vade tercihlerinin doğru belirlenmesi. Yatırımcılar, aldıkları pozisyonlar hangi getiri ve vade beklentisi ile aldıklarını bilerek hareket etmeliler. Kısa vadeli alım-satım fırsatlarını değerlendirmek bir strateji olabileceği gibi, alınan pozisyonların aylar, hatta yıllarca sürdürülmesi de birikimlerin yönetilmesinde bir tercih olabilir. Bu temel yatırım kurallarına ek olarak, finansal analiz bilgisine güvenen yatırımcılar pandemiden çok etkilenmemiş, borçluluğu artmamış, nakit yaratma ve büyüme potansiyeli süren şirketlere odaklanabilir. Yabancı alımlarının yoğunlaştığı hisseleri takip etmek de verimli bir kısa vadeli alım-satım stratejisi sunabilir. Finansal analiz ve değerleme konularına hakim olmayan, haber ve veri akışına anlık olarak ulaşamayan ya da bunları takip edemeyen yatırımcılar ise yatırım danışmanlarının ve analistlerin önerilerini değerlendirebilirler” diyor.

Risk algısına göre hisse

Tüm varlık sınıflarına eşit mesafede ve risk algısında olan bir yatırımcının 2021’de portföyünün yüzde 40-60 arasındaki porsiyonu hisse senetlerinde değerlendirebileceğini ifade eden Yenigün, “Nitekim artan faiz oranlarına karşın, paylaştığımız hisse senetlerinin ortalama potansiyel getirilerinin alınacak riske değebilecek orandan daha yüksek getiri olasılığı sunduklarını” görüyoruz diyor. Görece daha düşük risk profilinde muhafazakar yatırımcıların yüzde 15-20, yüksek getiri için yüksek risk almaya razı risk profilindeki yatırımcıların ise yüzde 70-80 oranında hisse senedi taşıyabileceğini söylüyor. Yenigün, bu oranların piyasa hareketlerine göre dönemsel olarak gözden geçirilmesi ve BIST’te yaşanabilecek yükselişlerde kademeli olarak azaltılmasının da verimli bir strateji sunabileceğine dikkat çekiyor.

Yenigün, 2021’de Migros, Ülker Bisküvi, Şok Marketler, TAV Havalimanları, Koza Altın, Tüpraş, Çimsa, Alarko Holding, Anadolu Efes, Medical Park, Turkcell, Arçelik, Emlak GYO, Türk Telekom, Pegasus, Tekfen Holding, Anadolu Sigorta, Kardemir, BİM Mağazalar ve Coca-Cola İçecek hisselerinin ön plana çıkacağını ve geri çekilmelerde portföye dahil edilebileceğini düşünüyor.

“Ana gündem virüs”

întegral Yatırım Menkul Değerler Araştırma Müdür Yardımcısı Seda Yalçınkaya özer ise 2021 ilk çeyreğinin salgına yönelik izlerin devam ettiği bir süreç olmaya aday göründüğünü düşünüyor. Bu kapsamda 2021 için bir iyi bir de kötü senaryo çizmenin mümkün olduğunu belirten Yalçınkaya, “Aşıya yönelik umutların devam ettiği ortamda iyi senaryo devreye giriyor. Kısıtlamaların ekonomiler üzerindeki baskısının kalktığı ortamda yükseliş trendinin sürmesini bekleriz” diyor. Piyasa reaksiyonunun 2021 yılında daha iyi olacağını düşünüyor.

Kötü senaryoda ise mutasyonun ciddi bir risk faktöründen çıkıp yeni bir yöne evrilmesinden endişe ediyor. Bu durumda ise zaten ciddi hasar görmüş ekonomilerin yeniden toparlanma gücü oldukça düşeceğinden 2021’de düşüşlerin etkili olabileceğini söylüyor. Ancak aşıya ilişkin gelişmelere bakıldığında iyi senaryonun ön planda olacağını vurguluyor.

Borsada trendi belirleyecek ana gündemin elbette ki virüs olacağının altını çizen Yalçın-kaya, aşıya ulaşım ve bu yöndeki gelişmelere dikkat çekiyor. Oyun kurucu merkez bankaların ekonomileri düzlüğe çıkarabilmek için aldıkları para politikaları kararları ile hükümetlerin aldığı mali politika kararlarının da ön planda olacağını hatırlatan Yalçınkaya, içerde ise Merkez Bankası ve ekonomi politikalarının işleyişi ile enflasyondaki kararlılığın en önemli gündem maddesi olacağını ifade ederek “ABD ve AB ile olan ilişkiler ve yaptırım kararları gibi konuların yıl geneline hakimiyet sağlayabileceğini düşünüyorum” diyor.

“Borsa beklentimiz olumlu”

2021 için maksimum dolar bazlı direnç hedefi olan 1700 seviyesine ve minimum 1300 seviyesine dikkat çeken Yalçınkaya, yılın ilk aylarında defansif olmanın akılcı olacağını; ancak yılın geri kalanında güçlü bir endeks beklentisinin olduğunu belirtiyor. Uzun vadeli yatırımlarda ise portföyün yüzde 50’lik kısmının hisse senedinde tutulabileceğini söylüyor.

Salgının etkisini yoğun bir şekilde hissettiğimiz önemli sektörler olduğunu ve bu sektörlerde bulunan güçlü şirket hisselerinin oldukça ucuz kaldıklarını hatırlatan Yalçmkaya, “Bu sene virüs etkisinin değişimine paralel olarak ortaya çıkacak normalleşme, geride kalmış sektör hisselerini olumlu yönde etkileyecektir. Bu nedenle geride kalmış ucuz ancak güçlü şirketlere yönelmek doğru bir strateji olacaktır. Ayrıca nakdi güçlü, borcu az, sektöründe lider konumunda olan şirketleri belirlemek de önemli. Yine yüksek ihracatı olan şirket hisseleri de ön planda olacaktır. Ancak hikayesi olan ve en önemlisi büyümeye açık şirketleri anlamak için yatırımcılar mutlaka uzman görüşlerinden ve analizlerden faydalanmalı” diyor.

2021’de bankacılık, otomotiv, perakende, gıda, beyaz eşya, yazılım ve demir çelik sektör hisselerinin yıldızının parlayacağını da ifade eden Yalçmkaya, bu yıl Akbank, Garanti BBVA, Iş Bankası, Yapı Kredi, Tüpraş, TAV Havalimanları, Çelebi Hava Servisi, Pegasus, Koç Holding, Ereğli Demir Çelik, Petkim, Ar-çelik, Turkcell, Hektaş, Tekfen Holding, Mig-ros, Tofaş Otomobil Fabrikası, Türkiye Sigorta Anonim Şirketi, Doğan Holding, ARD Grup Bilişim Teknolojileri A.Ş. hisselerinin ön plana çıkacağını ve geri çekilmelerde portföye dahil edilebileceğini düşünüyor.

hisse

“TCMB politikaları önemli”

Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Hüseyin Emre Tavacı da küresel bazda artan risk iştahı ile bir süredir yaşadığımız yükseliş trendinin 2021’de devam etmesini bekliyor. Bu beklentisini ise salgın etkisiyle darbe yiyen ülke ekonomilerinin parasal ve mali teşvikler yoluyla uzun bir süre daha güçlü bir şekilde desteklenmeye devam edilecek olması, düşük faiz politikalarının 2021’de de sürecek olması, aşıların daha yaygın kullanımıyla birlikte salgın etkisinin kırılması ihtimalinin fiyatlanmaya başlamasına dair görünüme bağlıyor.

Borsada yeni yılla birlikte trendi belirleyecek ana etkeni başarı oranı yüksek olan koronavirüs aşılarının aşılama süreçleri ve bu süreç ile hala birçok ülkede uygulanan kısıtlamaların gevşetilmesi olacağını hatırlatan Tavacı, yakından izlenen bu gelişmeler ile eski normale dönüş hızının borsalarda yeni rallilere neden olabileceğini söylüyor. Ayrıca Avrupa Birliği ve özellikle yeni seçilen ABD başkanı Biden’in göreve başlaması sonrasında ABD ile olan ilişkilerimizin de borsadaki fiyatlamaları iki ülke arasındaki ilişkilerin gidişatına bağlı olarak olumlu ya da olumsuz etkileyebileceğini düşünüyor.

Tavacı, TCMB’nin izleyeceği politikaların da borsada özellikle bankacılık hisseleri özelinde trendi etkileyebileceğinin altını çiziyor.

“Ulaştırma, bankacılık, enerji”

Yeni yılda ulaştırma, bankacılık, enerji, ulaşım, turizm sektörlerinin ön plana çıkmasını bekleyen Tavacı, “2020’De yaşadığımız Covid-19 en çok havacılık ve ulaştırma sektörünü olumsuz etkiledi. Geçtiğimiz Kasım ayı içerisinde başarı oranı yüksek koronavirüs aşılarının bulunduğu haberleri ile hızlı yükselişler yaşayan ulaştırma sektörü hisselerinde yükseliş trendinin 2021’de de sürmesini bekliyoruz. Yine pandemi sürecinin ekonomik faaliyetler üzerindeki olumsuz etkilerine ek olarak yıl içerisinde artan jeopolitik riskimiz ve uluslararası derecelendirme kuruluşlarından gelen not indirimleri ile negatif ayrışan bankacılık sektörü de devam eden normalleşme ve faiz artırımı süreçleri ile ön planda olabilir. Öte yandan reel ekonomide gerçekleşen üretim artışının yavaş yavaş pandemi öncesindeki seviyelere ulaşması ile enerji ihtiyacında yaşanan artış, 2020 içerisinde enerji hisselerini yukarı yönlü desteklemişti. Bu durumun 2021’de de sürmesini ve enerji sektörünün de diğer sektörlere göre pozitif ayrışmayı sürdürmesini bekliyoruz” diyor.

“1.700-2000 seviyeleri hedeflenebilir”

2021’de mevcut ve olası gelişmeler ışığında endekste 1.700-2.000 seviyelerinin hedeflenebileceğim düşünen Tavacı, yıl içerisinde olumsuz gelişmelerin etkisinin artması ile satış baskısı görmemiz durumunda ise endekste 1.150-1.100 seviyelerine kadar geri çekilmelerin söz konusu olabileceğini söylüyor. Orta ve uzun vadeli düşünen ve borsada pozisyon almak isteyen yatırımcıların portföylerinin en az yüzde 50’sini borsaya yatırabileceğini de belirten Tavacı, ancak enflasyonu etkileyen tüm verilerdeki eğilim ve trendlerin 2021’de yakından izlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Borsada yatırım yapmak isteyen yatırımcıların öncelikle hem BIST-100’de, sanayi endeksi bazında tarihi zirve seviyelerinde olduğumuzun bilincinde olarak pozisyon alması gerektiğini de hatırlatan Tavacı, “Mevcut gelişmeler değerlendirildiğinde BIST-100 endeksinin tarihi zirve seviyelerinden çok daha yüksek seviyelere yükselme potansiyeli olsa da, yaşanabilecek olumsuz haber akışları halinde ciddi geri çekilmeler de yaşanabilir. Bu açıdan yatırımcılara güncel haber akışlarını takip ederek alım satım yapmalarını ve işlem hacmi düşük hisseler yerine daha likit ve hacimli hisseleri tercih etmelerini öneriyoruz. Buna ek olarak yatırımcılar, yatırım yapacakları hisseleri seçerken kulaktan dolma bilgilerle hareket etmektense uzmanlardan fikir alarak alım, satım kararı vermemeliler” diyor.

Tavacı, 2021’de Akbank, Aksa Enerji, Arçelik, Ay-gaz, BÎM Mağazalar, Çimsa, Enka İnşaat, Ereğli Demir Çelik, Garanti BBVA, Hektaş, Odaş Elektrik, Pegasus, Petkim, Şişecam, Tekfen Holding, Tofaş Otomobil Fabrikası, Tüpraş, Türk Hava Yolları, Türk Telekom ve Yapı Kredi hisselerinin ön plana çıkacağını ve geri çekilmelerde portföye dahil edilebileceğini düşünüyor.

“Son 8 yılın en düşük seviyeleri”

Kasım ayından itibaren ivme kazanan yükselişinin, 2021’in ilk yarısında da devam etmesini bekleyen Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, mevcut trendi ve oluşan güven ortamını göz önüne aldığımız a BIST-100 endeksinin 2021’de 1.900 seviyelerini de görebileceğini düşünüyoruz diyor. Kasım ayında yakalan ivme ve ayrıca pandemi yılı dahil borsanın dolar bazında son sekiz yılın en düşük seviyelerinin biraz üzerinde olduğunun altını çizerek ana senaryoda BIST-100 endeksin 1600-1900 aralığında dengeleneceğini söyleyen Demirtaş, zaman zaman risk faktörlerinin ön plana çıkması durumda minimum 1300-1400 seviyelerine gerileyeceğini öngörüyor.

Demirtaş borsada trendin belirlenmesinde global ve lokal bazda pandemi ile aşı süreci, global merkez bankalarının parasal politikaları ve gelişmiş ekonomilerdeki mali politikalar, Türkiye-AB ilişkileri ve Doğu Akdeniz çalışmaları, Türkiye-ABD ilişkileri, bölgesel jeopolitik gelişmeler, Türkiye’de Merkez Bankası politikaları, son dönemde oluşmaya başlayan güven ortamında yabancı yatırım ilgisi, yatırımlar ve yabancı sermaye girişinin önemli gündem maddeleri olarak sıralanabileceğini hatırlatıyor.

2021’de otomotiv, beyaz eşya, cam, telekom ve gıda perakende sektörlerine olan ilginin de devam edeceğini düşünen Demirtaş, bankacılık, havacılık, turizm rafinaj ve yurtdışı taahhüt inşaat sektörlerinde ise toparlanma bekliyor, özellikle makro istikrar ve güven ortamının sağlanmasıyla birlikte en geride kalan bankalara da yeniden ilginin artmaya devam edebileceğini belirterek, “Petrol ve çelik fiyatları yükselmeye devam edebilir. Bu nedenle demir çelik ve petrol rafinaj sektörü de cazip olabilir. Hisse seçimlerinde iş modeli kuvvetli, bulunduğu sektörde güçlü konumda, iç piyasa ve ihracat dengesi olan büyüme potansiyeline sahip şirketlere odaklanarak seçici olmakta fayda var” diyor.

Müşteri risk profiline göre değişmekle birlikte seçici olmak kay-dıyla 2021’de portföylerin yüzde 50’sinin borsada değerlendirilebileceğini de kaydeden Demirtaş, daha temkinli ve düşük risk profilli yatırımcılar için ise yine seçici olmak kaydıyla bu oranın yüzde 20-30’larda tutulabileceğini söylüyor.

“Borsa yükseliyor diye hisse alınmaz”

Yatırımcılara öncelikle borsa yükseliyor diye hisse almamalarını da öneren Demirtaş, öncelikle inandıkları ve altını doldurabildikleri bir senaryoya göre varlık sınıfını belirlemelerini ve hisse senedi tercihlerinde çok seçici olmalarını tavsiye ediyor. Yatırımcıların anlamadıkları şirketlere yatırım yapmaktan kaçınmaları gerektiğini de belirten Demirtaş, “Temettü ödeme alışkanlığı bulunan ve güvenilir bilançosu olan şirketler tercih edilmeli.




Bu süreç içerisinde doğru kaynaklardan faydalanarak, isabet yüzdesi yüksek olan uzmanları belirleyip onları takip etmekte önemli. Aracı kurum seçiminde ise ciddi bir araştırma desteği olup olmadığına, önerilerinin arkasında ne kadar durduğuna dikkat edilmeli” diyor.

Demirtaş, 2021’de Ereğli Demir Çelik, Arçelik, Tofaş Otomobil Fabrikası, Şişecam, Türk Telekom, Migros, Turkcell, Koç Holding, Şok Marketler, Vestel Beyaz Eşya, Coca-Cola içecek, Anadolu Efes, Tüpraş, Garanti BBVA, Yapı Kredi, İş Bankası, Kardemir, Emlak GYO ve TAV Havalimanları hisselerinin ön plana çıkacağını ve geri çekilmelerde portföye dahil edilebileceğini düşünüyor.

“Ekranlar kırmızıyken alım yapılır”

Pandemi sürecinin kademeli bir şekilde yerini normalleşmeye bırakacağını varsayarak, bu süreçte negatif etkilenen sektörlerinde göreceli olarak bir düzeltme trendine girmesini bekleyen Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Ali Kerim Akkoyunlu ise, bunların başında da giyim, perakende ve tüketime bağlı emtia sektörlerinin (petrol, demir çelik) geldiğini söylüyor. Değerlemeler dikkate alındığında ise telekom, gıda, perakende, bilişim ve Türkiye açısından yabancı sermaye girişleri olduğunda başı çeken holding şirketlerinin ön plana çıkabileceğini hatırlatan Akkoyunlu, ancak her zaman olduğu gibi 2021’de de sektörel cazibelerden ziyade hisse bazında tercih yapmanın daha doğru olacağına vurgu yapıyor.

Kısa ve orta vadede volatilitenin devam etmesine karşın, global likidite atmosferinin olumlu havası ve Türkiye ekonomisindeki reform beklentileri ile beraber yükseliş trendinin devam etmesini bekleyen Akkoyunlu, 2021’de endeks için en düşük 1.100, en yüksek 1.650 seviyelerini öngörüyor. Yatırımcılara portföylerinin yüzde 30’unu hisse senetlerine ayırmalarını ve volatiliteden kaynaklanacak makul geri çekilmelerde ağırlıklarını arttırmalarını öneren Akkoyunlu, “Çünkü son zamanlarda borsa güçlü performansa sahip ve ‘hisse senetleri ekranlar kırmızıyken alınır’. Volatilitenin fazla olduğu günümüz ortamında yüksek fiyatlardan maliyet yapmak önemli getiri kaybına neden olabilir” diyor.

Akkoyunlu, 2021’de Yapı Kredi, Brisa, Tofaş Otomobil Fabrikası, Ford Otosan, Arçelik, Koç Holding, Sabancı Holding, İndeks Bilgisayar, Logo Yazılım, Türk Traktör, Otokar, Turkcell, Türk Telekom, Migros, Şok Marketler, Coca-Cola içecek, Tekfen Holding, Enka inşaat, Aksa Akrilik ve Kardemir hisselerinin ön plana çıkacağını ve geri çekilmelerde portföye dahil edilebileceğini düşünüyor.

Borsada pozisyon almak isteyenlere öneriler

  • Sosyal medyada kimliği ve niyeti belli olmayan kaynakların önerilerine itibar edilmemeli.
  • Sağlıklı fiyat oluşumu ve bilanço destekli hareketler için likit hisselere öncelik verilmeli.
  • Yabancı yatırımcıların katılımı ile yine likit hisseler seçilebilir.
  • Yabancı girişiyle ucuz değerlemesi olan hisseler, özellikle oldukça cazip iskonto seviyelerine sahip olan bankacılık hisseleri tercih edilebilir.
  • Şirketlerin temel hikayeleri değerlendirilmeli.
  • Getiri potansiyeli açısından piyasa çarpanları analiz edilmeli, ucuz hisseler tercih edilmeli.
  • Uzun vadeli düşünülmeli.
  • Temel yatırım kurallarına ek olarak, finansal analiz bilgisine güvenen yatırımcılar pandemiden çok etkilenmemiş, borçluluğu artmamış, nakit yaratma ve büyüme potansiyeli süren şirketlere odaklanabilir.
  • Yabancı alımlarının yoğunlaştığı hisseleri takip etmek de verimli bir kısa vadeli alım-satım stratejisi sunabilir.
  • Özellikle finansal okuryazarlığı ve altyapısı olmayan yatırımcılar, doğru kanallardan profesyonel yatırım danışmanlığı hizmeti almalı.

HEKTAŞ, Agriventis ve Arma İlaç’ı satın alacak

HEKTAŞ, kuraklığa karşı toleranslı tohumlar geliştiren Avustralya kökenli Agriventis Technologies ve Covid-19 ile insan sağlığı kadar hayvan sağlığının da öneminin arttığı dönemde veteriner tıbbi ürün üretimi yapan Arma İlaç’ı satın alma kararı verdi. Firma, Arma İlaç’ın tamamının, Agriventis’in ise yüzde 51’inin satın alınacağını açıkladı. İki şirketin de pay devir fiyatları bağımsız değerleme kuruluşlarınca belirlenecek. OYAK Tarım Hayvancılık şirketlerinden olan HEKTAŞ, bu kapsamda kuraklık ve Covid-19’la ön plana çıkan hayvan sağlığı başta olmak üzere iki konuda stratejik iki yatırıma birden imza atmayı planlıyor. Böylece daha az suya ihtiyaç duyan ve her türlü iklim koşuluna uyumlu tohum geliştiren Avustralya kökenli girişim sermayesi şirketi Agriventis Technologies Pty Ltd’yi ve hayvan sağlığı alanında veteriner tıbbi ürün üretimi yapan Arma İlaç’ı bünyesine katacak. Firma, Agriventis ile öncelikli olarak sözleşmeli çiftçilik yöntemi ile maş fasulyesi [mung bean) üretimine başlayacak. 2021’den itibaren maş fasulyesine ek olarak siyah susam (black sesame] üretimi de yapılacak. Geliştirdiği ürünler içerisinde hardal, nohut, fasulye, mercimek, soya fasulyesi, pirinç, siyah susam bulunan şirketin ıslah faaliyetleri desteklenerek, ellerindeki mevcut hatların tescile esas denemeleri başlatılacak.

Firmanın satın almayı planladığı Arma İlaç ise, 11 milyon kutu yıllık üretim kapasitesine sahip. Arma İlaç ile işbirlikleri, araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle sahip olduğu veteriner tıbbi ürün portföyünü zenginleştirmeyi hedefleyen HEKTAŞ, hayvan sağlığı alanındaki gücünü ve yurtiçi ve dışı pazarlardaki payını artırmaya odaklanacak.

Prof. Dr. Ahmet KIRMAN / Şişecam Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü
“Büyüme fırsatlarını daha etkin değerlendireceğiz”

Geçtiğimiz yıl Türkiye sermaye piyasalarında bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük birleşme işlemini örnek alınacak bir başarıyla tamamladık. Şişecam yüzde 49 ile ülkemizin halka açıklık oranı en yüksek sınai şirketi oldu. Bugünkü piyasa değeri 2.8 milyar dolar seviyesini aştı. Ekim başında ayrıca, MSCI Global Standart Endeksi’ne dâhil edilen Şişecam’ın önümüzdeki dönemde diğer önemli endekslerde de yer alarak, uluslararası fon ve yatırımcılar açısından daha fazla ilgi odağı olacağımıza inanıyoruz. Bu sene öncelikle gelirlerimiz ve kârlılığımızı daha da artırarak, yatırımcılar açısından daha yüksek bir hissedar değeri sergilemeyi amaçlıyoruz. İş kollarımız arasında yaratacağımız sinerji sayesinde birleşmeyi takip eden 2-3 yılın sonunda FAVÖK marjında asgari bazda yıllık ek 200-300 baz puan artışı hedefliyoruz. Orta vadede mevcut iş alanlarımızda etkinliğimizi artıracak stratejik hamlelere ek olarak, Şişecam’a değer katacağına inandığımız yeni iş alanlarındaki fırsatları da değerlendireceğiz. Şişecam sadece cam sanayindeki güçlü konumuyla değil, cam sektörü dışındaki diğer faaliyet alanlarındaki gelişim ve yatırımlarıyla da dikkat çekmeye devam edecek. Şişecam’ın yeni yükseliş döneminde güçlendirilmiş finansal kaynaklar ve tekleşmiş sermaye yönetimi sayesinde organik ve inorganik büyüme fırsatlarını daha etkin bir şekilde değerlendireceğiz. Şişecam’ın satışlarında uluslararası satışların payı yüzde 60 seviyesinde. 2025’e kadar bu oranı yüzde 70 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Bir diğer yandan da toplam üretimimiz içerisinde yüzde 42 paya sahip yurtdışı üretimimizi yüzde 50’ye yükseltmeyi amaçlıyoruz. Bugün 2.6 milyar euro seviyesinde olan satış gelirlerimizi ise önümüzdeki beş yılda 5 milyar euro seviyesine çıkarmayı istiyoruz.

Hüseyin ÇELİK / Troy Kıymetli Maden Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü
“Borsa İstanbul, dolar bazlı ucuz kalmış borsaların başında geliyor”

2021’de portföy dağılımını belirleyecek olan 1 yatırımcıların kendi risk iştahları olacaktır. Ancak dağılımın yüzde 30 hisse senedi, yüzde 25 gümüş, yüzde 25 platin, yüzde 20 altın gibi yapılması yatırımcılar açısından karlı bir 1 getiri sağlayabilir. Hisse senedi tarafındaysa dünyada artan yeşil ekonomi trendinden pozitif yönde etkilenecek olan şirketleri portföylerine eklemelerini öneririm. Borsa İstanbul dolar bazlı ucuz kalmış borsaların B başında geliyor. Borsa İstanbul şirketleri

içerisinde güçlü bilançoya sahip, kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda yönetilen ancak pandemi sürecinde piyasa değerleri önemli oranda düşmüş şirketlerimiz bulunuyor. Bankalar, endüstriyel teknolojiler üreten şirketler, uluslararası müteahhitlik şirketleri gibi dünyada alanlarında söz sahibi şirketlerimizin hisselerini yatırımcıların portföylerine eklemelerinin yatırımlarının büyümesine katkı sağlayacaktır.

Öte yandan ABD borsalarında fıyatlamanın aşırı düzeylere vardığını, bu nedenle fırsatlardan ziyade risklerin çok arttığını, diğer yandan gelişmekte olan ülke borsa değerlemelerin düşük kaldığını görüyoruz. Bu nedenle 2021 başta Borsa İstanbul olmak üzere gelişmekte olan ülke borsalarının öne çıkacağı bir yıl olabilir. 2013’te 5 doları gören BIST-100’ün güncel değerinin 1.8 dolar olması bize gelecek yıl yerli yatırımcının yanı sıra yabancı yatırımcıların da ilgisini güçlü bir şekilde çekecek bir potansiyel taşıdığını gösteriyor. Ancak altının da portföylerde muhakkak olması gerektiğini altını çiziyorum. Özellikle gümüş, platin ve altın gibi değerli madenlerin merkez bankaların sağlamış olduğu likiditeden istifade ederek olumlu bir yıl geçirmesi beklenebilir. Gümüş ise büyük potansiyele sahip kıymetli maden olarak öne çıkmaya devam ediyor.

Nuri ÖZTAŞKIN / Yataş Grup CEO’su
“2021’de 16 yeni pazara girmeyi planlıyoruz”

2020’nin üçüncü çeyreğinde 69.513.831 TL’lik net kâr elde ederek, 2019’un aynı çeyreğine göre kârımızı yüzde 180 artırdık. 2019’un aynı çeyreğine göre net satış gelirlerinde yüzde 82 büyüme gösterdik. 2021’de ciromuzu yüzde 41 artırmayı hedefliyoruz. Planlarımız arasında 2021 sonuna kadar yurtiçinde Enza Home, Yataş Bedding ve Divanev markalarımızla 150 mağaza açmak var. Yurtdışında ise mevcut 96 satış noktamızı 2021’de 100 satış noktası daha açarak iki katına çıkartmayı hedefledik. Yurtdışı ciro payımızın üç yıl içerisinde toplam ciromuzun yüzde 20’si, 10 yıl içerisinde de yüzde 35’e ulaşmasını hedefliyoruz.

Ayrıca 2021’de 16 yeni pazara girmeyi planlıyoruz. Organizasyonumuzu çok hızlı büyüyen pazarlar olan Çin, Hindistan ve Singapur’a yakın şekillendireceğiz. Afrika bizim açımızdan yeni ve çok ümit vadeden bir pazar. Güney Afrika’dan sonra kıtanın başka coğrafyalarıyla da yakından ilgiliyiz.

Öte yandan geçen yıl kendi yatırımımız ile girdiğimiz Rusya pazarında ilk Enza Home mağazamızı Moskova’da franchise partnerimizle açmıştık. İkinci mağazamızı da Eylül sonunda açtık, kendi depomuzu kurduk. Pandemi sürecinde e-ticaretteki yükselişi de es geçmedik ve online tarafta da işi sıkı tuttuk; online’a özel hizmet verebilecek bir depo tuttuk. Mart ayında kurduğumuz Kuzey Caroline merkezli “Enza Home International” şirketimiz ile ABD pazarına girdik. Önümüzdeki dönemde mağaza ağımızı kurarak pazardaki yerimizi sağlamlaştırmayı hedefliyoruz. Ayrıca ürünlerimizi Amazon ve VVayfair’de online satışa sunmak için çalışmalarımız devam ediyor.

2021’de önümüzdeki beş yılın ihtiyaçlarını karşılayacak fabrika yatırımlarına başlamayı hedefliyoruz. Son yaptığımız fabrika yatırımlarından Ankara Panel Mobilya Üretim Tesisi, Endüstri 4.0 altyapısıyla kuruldu. Yeni yatırımların da bu kapsamda olması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Yataş Bedding ile başladığımız e-ticaret yolculuğuna mobilya markalarımızla devam edeceğiz. 2021’in ilk çeyreğinde Enza Home, sonrasında da Divanev markalarımızın online satışını başlatacağız. Web sitelerimiz dışında yurt içi ve dışı pazaryerlerinde bulunurluğumuzu ve ürün çeşitliliğimizi artıracağız. Yeni bir corner satış marka yatırımımız var. Türkiye genelinde yaygın bir satış ağında yer alacak bu yeni uyku ürünleri markamızın lansmanını 2021’in ilk yarısında yapmayı planlıyoruz. Yataş Bedding ürünleri içerisindeki bebek ve çocuk uyku ürünleri kategorisini YataşMini markası adı altında toplayarak ürün çeşitliliğini artırdık. YataşMini koleksiyon tanıtımı yılın ilk yarısında yapılacak ve mağazalarda yerini alacak.

Serhan YENİGÜN / Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Müdürü
“Veriler Alarko Holding için kuvvetli bir yatırım tezi oluşturuyor”

ALARKO HOLDİNG: Yakın dönemde elektrik fiyatlarında gözlemlenen artış, kuvvetli operasyonel performans ve Alarko GYO’nun PD/DD iskontosunun görece kapanmasının Alarko Holding için kuvvetli bir yatırım tezi oluşturduğunu düşünüyoruz. Ek olarak holdingin yüzde 49.96 oranında iştiraki olan enerji dağıtım ve perakende satış şirketi Alcen’in toplam döviz açık pozisyonunun yıl içinde 862 milyon dolardan 66 milyon dolara düşmesinin de olumlu olduğunu değerlendiriyoruz.

Alarko Holding 2009’dan beri yapılan 2 milyar dolara yakın yatırım sonucunda ana faaliyet alanı enerji üretimi ve dağıtımı haline gelen bir şirket konumunda. Buna göre şirketin enerji varlıkları hedef değerimizin yüzde 74’ünü oluştururken, iç piyasadaki elektrik fiyatları holding için önemli bir parametre olarak göze çarpmakta. 3Ç20’de elektrik fiyatları kabaca 300TL/MWh olurken bu artış yılbaşından beri ortalama fiyatı 275TL/MWh seviyesine çekti. Artan elektrik fiyatları ve yılın ilk çeyreğinde yapılan kömür fiyatı sabitlemesinin 2020 yılsonu için maıjları desteklemesi de Alarko Holding için pozitif bir etken. Holdingin hidroelektrik ve güneş eneıjisi santralleri ise sırasıyla 2025 ve 2026’ya kadar dolar bazlı YEKDEM fiyatlarından faydalanma imkanına sahip. Diğer yandan, holdingin taahhüt bölümü de potansiyel vaat ediyor. Çoğunluğu Kazakistan ve Romanya’da olmak üzere 1.2 milyar dolarlık birikmiş iş yüküne sahip olan taahhüt bölümünün önümüzdeki süreçte marjlarını yükseltmesini bekliyoruz. Ayrıca, Alarko GYO’nun nakit varlıklar açısından güçlü bilançosuna ek olarak hatırı sayılır bir gayrimenkul portföyü de şirkete değer katıyor. Herhangi bir finansal borcu bulunmayan Alarko GYO’nun olası kuvvetli performansının Alarko Holding üzerinde olumlu etkisi olabileceğini düşünüyoruz. Holding hisselerinde yüzde 17 yükseliş potansiyeli ile 10.66 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TEKFEN HOLDİNG: Holdingin mevcut değerlemesi cazip. 2020 ilk dokuz ayında karlılık olarak zayıf performans göstermesinin temel sebebi inşaat iş kolunda 4Ç ve sonrasında iyileşme potansiyeli bulunduğunu düşünüyoruz. Şirketin yürüttüğü inşaat projelerinde beklenmeyen maliyet artışları sonucu ilk dokuz ayda hem FAVÖK (-3.3%) hem de net kar (-7.5%) seviyesinde negatif karlılık açıklanmıştı. Fakat şirket bu maliyetlerin tahsili için müşteriler ile görüşmeler yürütmekte. Olası ilave gelirlerle inşaat işkolu karlılığında hızlı düzelme görülme ihtimali bulunmakta. Diğer yandan şirketin tarım ve gübre iş kollarında performansı güçlü seyretmekte olup, şirket yönetimi Covid-19 etkilerinin atlatılmasıyla 2020 gübre satış tonajı beklentisini 1.9 milyondan 2.1 milyon tona yükseltmiştir (2019: 2.1 milyon ton). 2021 yılı kar tahminlerimize göre hissenin F/K ve FD/FAVÖK çarpanları bazında da cazip olduğunu düşünüyoruz. 2020 yılbaşından bu yana dolar bazında yüzde 16 düşüş kaydeden holdingin bu dönemde BIST-100’e görece de yüzde 22 daha geride kaldığını görüyoruz. Holding hisselerinde yüzde 6 yükseliş potansiyeli ile 19.50 TL hedef fiyat öngörüyoruz. Ancak yakın zamanda hedef fiyat ve yükseliş potansiyelinde yukarı yönlü revizyonlar olabilir.

ANADOLU EFES: Şirketin uluslararası bira operasyonlarındaki kayda değer nakit yaratma kapasitesi,yine uluslararası tarafta bira satışlarının Covid-19 sürecinde beklenenden kuvvetli bir seyir izlemesi ile Coca-Cola İçecek’teki değerli payı sebebiyle beğeniyoruz. Anadolu Efes’in Covid-19 sürecinde tüm departmanlarında hızlıca devreye soktuğu tasarruf tedbirleri sayesinde operasyonel performansında güçlenme öngörürken, şirketin yurtdışı benzer şirketlere göre çarpanları bazında iskontolu işlem gördüğünü de ekleyelim. Anadolu Efes konsolide satışlarının ve FAVÖK’ünün yaklaşık yüzde 60’ının yurtdışı pazarlardan elde edildiğini hesaplıyoruz. Bu durum nedeniyle, şirketin uluslararası benzer şirketlerine göre makul seviyenin üzerinde iskonto ile fiyatlandığını ve bu iskontonun azalacağı bir performans sergileyebileceğini düşünüyoruz. Özetlersek, uluslararası operasyonlarındaki nakit yaratma kapasitesi, satışların kuvvetli seyri ve aktifinde yer alan değerli iştirak payı nedeniyle Anadolu Efes’i tercih ediyoruz. Şirket hisselerinde yüzde 20 yükseliş potansiyeli ile 29.70 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

İdil TARAKLI


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu