Anasayfa / Ekonomi-Finans / 9 aylık bilançosu al veren 17 hisse

9 aylık bilançosu al veren 17 hisse



Endeks uygun alım seviyelerinde olmaya devam ediyor. Hisse seçiminin önemini vurgulayan uzmanlar, borsa şirketlerinin yarıya yakınının bilançosunu açıkladığını, finansal verilerin genel olarak beklentilere paralel geldiğini söylüyor…

DÖVİZDEKİ düşüş ve endeksin dolar bazında gerilemesi, bilançoların genel olarak beklentilere paralel gelmesi ve geçtiğimiz hafta KDV ve ÖTV oranlarında indirime gidilmesi ile borsada orta ve uzun vadeli portföyler güncellenmeye başladı. BIST-100 endeksi 2018 başından bu yana dolar bazında en yüksek 1 Şubat 2018 tarihinde 32367, en düşük ise 13 Ağustos 2018 tarihinde 12622 seviyelerini gördü. Analistler Ekim ayında endekste 15210 dolar ile 17841 dolar arasında görülen fiyatlamaların, bir dengelenme arayışım yansıtsa da bu seviyelerin iskontolu olduğuna dikkat çekiyorlar.

Haberi hazırladığımız saatlerde yaklaşık 200 şirket bilançosunu borsaya bildirmişti. Uzmanlar, genel olarak bilançoların beklentilere paralel geldiğini hatırlatarak hisse seçiminin önemini vurguluyor. Bu kapsamda da bilançosunu beğendiği 17 hisseye dikkat çekiliyor.

“UZUN VADE İÇİN POTANSİYEL VAR”

Dolar bazında dip seviyelere yakm fiyatlamanın devam ettiğini belirten GCM Menkul Kıymetler A.Ş. Araştırma Uzmanı Enver Erkan, son 10 yılın endeks değerlerine bakacak olursak, 2008 dip seviyelerine yani global kriz dönemlerindeki dip seviyelerine yakın fiyatlamaların etkili olduğunu söylüyor. Nominal bazda ise endeks 200 haftalık basit hareketli ortalama 89500 seviyesinden döndü, majör destekten tepki geliyor. Bu bakımdan majör destek seviyelerinde olduğumuzu hatırlatan Erkan, “Bu seviyelerin altı borsada negatifliği artırır, ancak konjonktürel olarak şu anda gerek ekonomik, gerekse de diplomatik bacakta en kötünün geride bırakıldığı gibi bir algı böylesine bir hareket için endekste negatif bir etken beklenmesine neden olabilir. Dolar bazında negatif trend, Ağustos diplerinden tepki vermiş olmamıza rağmen bitmemiş görünüyor. Uzun vade için ise potansiyel vadediyor, ancak kısa vadede riskler dengeli. Öte yandan küresel anlamda ana piyasalara yoğunlaşan dalgalanmalar borsalar arasında geçiş etkisine neden olabilir, ancak ABD ile olan son diplomatik gelişmeler olumlu ve kısa vadede genel TL varlık grubunda yukarı hareketi destekleyebilir” diyor. Erkan’a göre Merkez Bankası’nın 625 baz puanlık faiz artırımında proaktif yaklaşımı sonrasında TL oynaklığının yönetilebilir seviyeye gelmesi, Enflasyonla Topyekün Mücadele programına etkin katılım ve önden yüklemdi fiyat artışlarıyla enflasyonda en kötünün geride kaldığı algısı normalleşmeye işaret ediyor. Hisse senedi bazında da şirketlerin değerleme olarak oldukça ucuz ve cazip seviyelerde bulunduğunu belirten Erkan, bu nedenle aşağı yönlü hareket potansiyelini de sınırlı gördüğünü sözlerine ekliyor.

“BEKLENTİLERE PARALEL BİLANÇOLAR”

Şu ana kadar 200’e yakm şirketin üçüncü çeyrek bilançosunu açıkladığını belirten Erkan, ana şirketler açısından bakıldığında genelde beklentiye paralel veya beklentinin biraz daha üzerinde karlılık gerçekleşmelerinin olduğunu söylüyor. Erkan, açıklanan üçüncü çeyrek bilançoları hakkında ise şu yorumu yapıyor:

“Özellikle Akbank ve Garanti Bankası’nın enflasyon beklentilerini yukarı revize etmesi TÜFE’ye endeksli menkul kıymet getirilerinin karlılığı desteklemesini sağladı. Kredi büyümesindeki yavaşlamaya bağlı olarak ise karlılık baskılandı. Çeyrekten çeyreğe düşüş var. Ancak kümüle bazda dokuz aylık karşılaştırmalar çok olumsuz bir tabloya işaret etmiyor. Bu yüzden banka bilançoları nispeten iyi denebilir. Döviz pozisyon fazlası olan cam sektörü olumlu sonuçlar açıkladı. Özellikle Şişecam grup şirketlerindeki kar artışı oldukça iyi seviyelerde, ihracatçı sektörler de döviz gelirlerinden olumlu etkileniyor. Operasyonel verimliliği yüksek olan demir çelik tarafında Ereğli ve İsdemir’in bilançoları gayet olumlu. Telekomünikasyonda Turkcell’de çeyreklik anlamda karda düşüş var ancak, zarar beklenirken 241 milyon TL kar açıklanması gayet olumlu.”

“FAİZ VE DÖVİZE DUYARLI”

Üçüncü çeyrek bilançolarında faize duyarlı sektörlerin ve döviz kurlarına karşı duyarlı sektörlerin daha olumsuz olduğunu hatırlatan Erkan, inşaat ve bağlı sektörlerin ekonomideki yavaşlama ve yüksek faizlerden olumsuz etkilendiğini, bunların en başında da gayrimenkul yatırım ortaklıklarının geldiğini söylüyor. Özellikle yüksek faiz ortamının ipotekli satışları olumsuz etkileyebileceğini ve çimentoda artan enerji girdi maliyetlerinin etkisinden bahsetmenin mümkün olduğunu söyleyen Erkan, otomotivde iç pazarda kur artışının yarattığı fiyat artışları ve yükselen taşıt kredisi faizlerinin etkisiyle yaşanan daralmanın etkisinin görüldüğünü, ancak ihracat bazlı şirketlerin bu olumsuzluğu nötrlemesini sağlayabileceğini düşünüyor. Diğer taraftan beyaz eşya ve otomotiv tarafında KDV ve ÖTV indirimlerinin talebi öne çekici ve ertelenen talebi de tekrar artırıcı etkisi iç pazardaki daralmanın bir miktar dengelenmesini sağlayabilir, bu bakımdan son çeyrek için daha olumluyuz. Enerji sektöründe de artan döviz kurlarının kur farkı giderlerini artırması ile beraber finansman giderlerindeki artışın etkili olabileceğinin altını çiziyor.

Erkan, şu ana kadar bilançosu açıklanan şirketler arasında Garanti Bankası, Akbank, Turkcell, Aselsan, Tekfen Holding, Şişecam, TAV Havalimanları, Soda Sanayi, Arçelik ve Ford Otosan’ın finansal verilerini beğendiğini orta ve uzun vade için önerdiğini sözlerine ekliyor.

“BIST-100’E TALEP GELEBİLİR”

Işık FX Araştırma Uzmanı Yusuf Kavak ise, Ekim ayında 15210 dolar ile 17841 dolar arasında fiyatlamalar görülen endekste, bir dengelenme arayışı göze çarpsa da bu seviyelerin iskontolu olduğunu çok rahatlıkla söyleyebileceğimizi ifade ediyor. Döviz kurunda yaşanan TL lehine harekete rağmen bu sefer de küresel anlamda borsalarda görülen risk iştahı azalmasının etkisi ile BIST-lüO’de satış dalgası yaşandığını ve kurun pozitif etkisini bertaraf ettiğine dikkat çekiyor. Mevcut durumun, yabancı yatırımcılar açısından oldukça cazip olduğunu, küresel olumsuzlukların giderilmesi halinde 2018’in en çok değer kaybeden borsalarından birisi olan BIST- lOO’e diğer borsalardan daha fazla talep gelebileceğini düşünüyor.

Cuma günü itibarıyla üçüncü çeyreğe yönelik 200’e yakın şirketin bilançosunu açıkladığını, kur ataklarının yaşandığı ve oldukça zor geçen bir çeyreği geride bırakmamız nedeniyle açıklanan bilançoların genel anlamda iyi olduğunu söylüyor. Sektörel anlamda bir analiz yapmak için gelen bilanço sayısının henüz yetersiz olduğunu hatırlatan Kavak, şu ana kadar bilançosu açıklanan şirketler arasında Sasa, İzocam, Bizim Gıda, Tekfen Holding, Bosch Fren Sistemleri, Türk Prysmain Kablo, Kardemir ve Ereğli Demir Çelik’in finansal verilerini beğendiğini orta ve uzun vade için önerdiğini sözlerine ekliyor.

Yusuf Kavak / Işık FX Araştırma Uzmanı

SASA: Son açıklanan 2018/9 aylık fmansallan itibariyle satışlarını geçen yılın eş dönemine göre yüzde 30, diğer faaliyet gelirleri ve ertelenmiş vergi gelirleri ile net kârını yaklaşık olarak yüzde 175 oranında artırdığı görülmekte. Şirket ayrıca 1.52’lik Cari Oran, 1.10’luk Asit-test Oranı gibi likidite rasyolarına sahip olan ve polyester elyaf ürününde Türkiye’nin en büyük üreticisi konumunda. Keza, geçtiğimiz hafta yıllık cirosuna 500 Milyon dolarlık katkı sağlayabilecek tesisini devreye alması ve Devlet teşviklerinden yararlanması anlamında da ileriye dönük satış ve kârlılık artırma potansiyelini koruyor. Bu bağlamda şirket hisselerinde orta-uzun vadeli trendde yüzde 35’lik yükseliş potansiyeli ile 12 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

İZOCAM: 2018’in ilk dokuz aylık periyodunda iç piyasa satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık olarak yüzde 28, ihracat gelirlerini de yüzde 33’e yakın artırdığı görülmekte. Her ne kadar kur tarafında son 2.5 aylık periyotta yaşanan geri çekilmeler öz sermayesinin yüzde 28’i kadar döviz net pozisyonu bulunduran şirket için kambiyo kârı azaltıcı bir faktör olsa da, dönem kârını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 95’e yakın oranda yükselttiği görülmekte. Diğer yandan 2011’den bu yana teknik anlamda düşüş trendi içerisinde hareket eden ve 0.52’lik kaldıraç oranına sahip şirket hisseleri yukarı yönlü potansiyelin korunmasına da olanak sağlıyor. Mevcut durumda orta-uzun vadeli trendde şirket hisselerinde yüzde 40 yükseliş potansiyeli ile 30 TL hedef fiyat öngörüyoruz.




BİZİM GIDA: 2018 üçüncü çeyrek fmansallan itibariyle satışlarını önceki yılın eş dönemine göre yüzde 32’nin üzerinde artıran şirket, 23’lük aktif devir hızı rasyosu ile dikkat çekiyor. Maliyetlerindeki daralmanın yanı sıra, yatırım faaliyet gelirlerinde görülen yüzde 231’lik artış ile geçtiğimiz yılki 30 milyon TL’nin üzerindeki zararını da 14 milyon 739 bin TL kâra dönüştürmüş durumda. Organize toptan ticaret sektöründe mağaza sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük ve erişilebilirlik açısından da en yaygın firması olan şirket hisseleri 2013 yılında yapmış olduğu zirvesinden yüzde 68 civarında iskontolu işlem görmekte. Bu bağlamda şirket hisselerinde orta-uzun vadeli trendde yüzde 30 yükseliş potansiyeli ile 9 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Enver ERKAN / GCM Menkul Kıymetler AŞ Araştırma Uzmanı

SODA SANAYİ: Toplam 75 ülkeye ihracat yapan Soda Sanayii’nin, yurtiçi pazarda da gözle görülür bir paya sahip olması, yüksek kapasite kullanım oranı Soda Sanayii A,Ş. ile çalışması stratejisi ile önümüzdeki dönemlerde ciro ve karlılığına ilişkin aşağı yönlü riskleri minimal olarak görmekteyiz. Net FX pozisyonu fazlası ile dövize karşı en korunaklı şirketlerden birisi olduğunu düşündüğümüz firmanın gelirlerinin de tamamına yakını döviz bazlı. Şirket, dokuz aylık dönemde yüzde 36 oranında ciro artışı sağladı. Brüt kâr marjı yüzde 40 olup, brüt kâr 985 milyon TL olarak gerçekleşti. Eylül 2018 sonu itibarıyla soda üretim miktarı 1.777.314 ton oldu. Bu dönemde toplam 528 milyon TL tutarında yatırım harcaması yaptı. Net kar hem dönemsel bazda, hem de kümülatif bazda geçen yılki seviyelerin çok üzerinde.

Şirketin üçüncü çeyrek karı 423 milyon TL olurken, dokuz aylık dönemde toplam kar 1 milyar 475 milyon TL olarak gerçekleşti, geçen yılın dokuz aylık dönemine göre yüzde 249 kar artışı sağlandı. Güçlü mali verileri, büyüme beklentileri ve devam eden yatırımlar gibi faktörler şirkete ilişkin gelecek beklentilerinin olumlu olmasını sağlıyor. Soda Sanayi hisselerinde yüzde 28 yükseliş potansiyeli ile 8.90 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TEKFEN HOLDİNG: 2018’in ilk dokuz aylık dönemini 8 milyar 358 milyon TL ciro ve 968 milyon TL net karla tamamladı. Suudi Aramco şirketiyle imzalanan 590 milyon dolarlık yeni proje şirketin taahhüt grubu açısından olumlu. Dönem içerisinde Türkiye, Katar, Irak, Suudi Arabistan, Kazakistan ve Azerbaycan’da devam eden terminal projesindeki tutar artışının etkisiyle beraber backlog (kalan iş] tutarı 3 milyar 41 milyon dolar tutarında gerçekleşti. 2017 sonu itibariyle backlog tutarı 3.4 milyar dolar seviyesindeydi. Yılsonundan bu yana dokuz aylık dönemde artan proje tamamlama oranları ve sınırlı yeni proje atımlarıyla beraber backlog tutarı böylece yılsonuna göre geriledi. İlk dokuz ay itibariyle kalan iş miktarının yüzde 90’ı yurtdışında. Bu işlerin yüzde 40’lık kısmı ise sadece Katar’daki projelerden oluşmakta.

Şirketin, Katar’da devam eden Al Khor otoyol projesi için dokuz aylık dönem itibariyle aldığı avans tutarı da dahil edildiğinde net nakit pozisyonu 3 milyar 426 milyon TL artıda.

Bu net nakdin 1 milyar 921 milyon TL’lik kısmı taahhüt grubuna ait. Tarımsal sanayi grubunda ise Toros Tarım’ın üçüncü çeyrekte yurtiçi gübre satışları 2017 yılının aynı çeyreğine göre yüzde 31 düşüş gösterdi.

Dönem içerisinde ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artış göstererek 131 bin ton olarak gerçekleşti, toplam satışlar ise 350 bin ton seviyesine ulaştı. Yurtiçi gübre satışlarının düşmesinde Ağustos ayında yaşanan ekonomik dalgalanma ve TL’nin dolar karşısında değer kaybetmesinin gübre fiyatlarında yarattığı ani ve yüksek değişimler etkili oldu. Toros Tarım’ın cirosu TL bazlı satış fiyatından dolayı artarken, kur farkı giderleri net karın gerilemesine neden oldu. Tekfen Holding hisselerinde yüzde 22 yükseliş potansiyeli ile 28 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TAV HAVALİMANLARI: Bir önceki seneye göre iyi olan gelirlerle beraber öz kaynak yöntemiyle değerlenen iştiraklerden gelen gelirler, Antalya Havalimam’mn portföye dahil edilmesi ve Medine Havalimanı’nın olumlu performansı kara pozitif katkıda bulundu. DHMİ’nin havacılık verilerine göre, TAV Havalimanları’nın en büyük havalimanı olan İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yolcu sayısı Ocak-Eylül döneminde yüzde 8 tepe Akien artış kaydederken, Türkiye’deki havalimanlarını kullanan yolcu sayısı da yine aynı dokuz aylık dönemde yüzde 36 oranında yükseldi. Havalimanları yenj portföye eklenen Antalya Havalimanı hesaplama dışında tutulduğunda ise toplam yolcu büyümesi yüzde 11 seviyesinde.

TAV Havalimanları’nın Türkiye’de işletmesini üstlendiği İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa, İzmir A. Menderes, Milas Bodrum, Antalya (Mayıs 2018’den itibaren] ve Gazipaşa Alanya Havalimanları’nın toplam yolcu sayısının, Türkiye’deki havalimanlarının toplam yolcusuna oranı ise 2018 yılı ilk dokuz ayında yüzde 62 olarak gerçekleşti.

Şirket 2018’in tamamında toplam yolcu büyümesini yüzde 10-12 olarak öngörürken euro bazında ciro artışını yüzde 2-4, FAVÖK artışını yüzde 5-7 ve net kar artışını çift hanede görmekte. TAV Havalimanları hisselerinde yüzde 15 yükseliş potansiyeli ile 27 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

KARDEMİR: Şirket, net zarar beklentisine karşılık net kar açıklandı. Kardemir üçüncü çeyrekte 48 milyon TL net kar açıkladı. (Piyasa beklentisi 27 milyon TL net zarar gelmesi yönündeydi.] Şirketin faaliyet karı (FAVÖK) piyasa tahminine göre yüzde 27 yukarıda gerçekleşerek 532 milyon TL seviyesine ulaştı. FAVÖK geçen seneye göre yüzde 202 büyüme kaydetti. Yatırım Finasman araştırma bölümünün şirket bilançosunu ilişkin yorumu, “Şirketin satış hacmi geçen seneye göre yüzde 10 oranında gerilemesine rağmen, ortalama ton başına FAVÖK miktarındaki güçlü artış sayesinde kar büyümesi sağlandı. Ortalama çelik fiyatları geçen çeyreğe göre hafif gerilese de, dolar bazında maliyetlerin de düşmesinden dolayı karlılık seviyesi korundu. Şirket yurtiçinden tedarik ettiği cevher sayesinde kur hızlı artarken maliyet avantajı yaşıyor, fakat yurtiçinde cevher alımlarında döviz/fiyat ayarlamalarının gelecek sene başında yapılacak olması ileriye dönük olarak maliyet artışı sağlayabilir. Kardemir bu çeyrekte ton başına 188 dolar FAVÖK elde etti (İkinci çeyrek: 198 dolar, geçen sene üçüncü çeyrek: 90 dolar). Şirketin net borç seviyesi TL bazında geçen çeyreğe göre hızlı artış göstererek 655 milyon TL’den 1.3 milyar TL seviyesine yükseldi. Borçluluktaki artış, alınan sipariş avanslarındaki düşüşten kaynaklandı. Piyasanın sonuçlara hafif olumlu tepki vermesini bekliyoruz.”

PETKİM: Şirketin üçüncü çeyrek net karı geçen seneye göre yüzde 10 artışla 413 milyon TL olarak açıklandı. Yatırım Finansman Araştırma Bölümü piyasa beklentisinin 376 milyon TL seviyesinde olduğunu hatırlatarak Petkim’in üçüncü çeyrek sonuçlarının beklentilerin üzerinde olduğunu söyledi. Kurum bilanço için “Net kar beklentilerin yüzde 10 üzerinde açıklanırken, üçüncü çeyrek FAVÖK rakamı da piyasa beklentisinin yüzde 38 yukarısında açıklandı. Petkim’in satış hacmi geçen seneye göre yüzde 7, geçen çeyreğe göre ise yüzde 3 gerileme kaydetti. Fakat şirketin ton başına elde ettiği karlılık, dolar bazında geçen çeyreğin yaklaşık yüzde 50 üstünde gerçekleşti. Güçlü performansın arkasında zayıf TL’nin etkisi ve ayrıca şirketin gerçekleştirdiği maliyet azaltıcı ve verimlilik yaratan operasyonel adımlar etkili oldu. Petkim’in net borcu bu çeyrekte gerçekleşen Star rafinerisi hisse alımmın ikinci taksit ödemesi (240 milyon dolar) nedeniyle ve kurdaki yükseliş sonrası 5.0 milyar TL seviyesine yükseldi. Net borç geçen çeyrekte 2.9 milyar TL seviyesindeydi. Üçüncü finansal sonuçlarına piyasa tepkisinin olumlu olmasını bekliyoruz” değerlendirmesini yaptı.

MİSTRAL GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş.: Şirket yüzde 72.07 oranında bedelsiz sermaye artırım kararı aldı. Sürecin tamamlanması durumunda, şirketin mİstralgyo ödenmiş sermaye tutarı 78 milyon TL’den 134.2 milyon TL’ye yükselecek.

ODAŞ ELEKTİRİK: Şirketin yerli kömüre dayalı 340MWm/330Mwe kurulu güce sahip Çan-2 termik santrali Ağustos 2018 itibariyle devreye alınmış olup, elektrik üretimi planlı bir şekilde devam etmekte. Devreye yeni giren termik santrallerdeki süreç adımlarından biri olan üretimin kademeli olarak artırılması (Ramp-Up Periyod) Çan-2 Termik Santralinde de devam etmekte.

Santral, Ekim ayı itibariyle yaklaşık yüzde 30 net kapasite kullanım oranı ile üretimini gerçekleştirdi. Kasım ayında net kapasite kullanım oranının ortalama yaklaşık yüzde 60 seviyelerine ulaşması ve Aralık ayı içerisinde de ortalama yüzde 80 seviyelerine çıkması öngörülmekte.

GALATASARAY: Şirket ve ana ortağı Galatasaray Spor Kulübü Derneği, futbol ve basketbol takımlarının resmi bahis sponsorluğu hususunda Bilyoner İnteraktif Hizmetler A.Ş. ile 2018-2019 sezonu için 8.000.000 TL+KDV, 2019-2020 sezonu için 9.000.000 TL+KDV ve uzatma opsiyonunun kullanılması halinde 2020-2021 sezonu için 10.000.000 TL+KDV tutarında sponsorluk ve reklam sözleşmesi imzaladı. Bu sözleşmeye ilişkin olarak şirketin pay oranı yüzde 85, ana ortak Galatasaray Spor Kulübü Derneği’nin payı yüzdel 5.

GÜBRE FABRİKALARI/ KOZA ALTIN: Söğüt maden ile alakalı dava 27.12.2018 tarihine ertelendi.

DOĞUŞ OTOMOTİV: İsviçre’nin Lozan şehrinde kurulu Porsche satış ve satış sonrası servis hizmeti veren bağlı ortaklığı D-Auto Suisse SA’nın toplam sermayesinin yüzde 100’ünü temsil eden şirkete ait payların satışı kapsamında, Orchid Swiss Development (Pte) Ltd. ve Juglans Regia ile Doğuş Otomotiv Hisse Satış Sözleşmesi geçen hafta imzalandı. Net varlıkların tespiti sonrası satış ve devir işlemi tamamlanıp Özel Durum Açıklaması ile kamuoyuna duyurulacağı bildirildi.

ŞOK MARKETLER: Şirketin 2018 üçüncü çeyrek gelirleri yıllık bazda yüzde 37 artış göstererek 3.26 milyar TL’ye ulaştı (piyasa beklentisi: 3.32 milyar TL). İş Yatırım Araştırma Departmanı hem güçlü mağaza açılışları, hem de benzer mağaza büyüme oranlarındaki iyileşmenin gelir büyümesini desteklediğini belirtti. Şirketin FAVÖK’ünün üçüncü çeyrekte yıllık f bazda yüzde 181 artış göstererek 228 milyon TL’ye yükseldiğine de dikkat çeken kurum, “Piyasa beklentisi 169 milyon TL idi. FAVÖK marjı 360 baz puan artış göstererek yüzde 7’ye yükseldi. Şirketin net karı operasyonel kardaki güçlü iyileşme sayesinde 12 milyon TL’ye yükselirken piyasa beklentisi 21 milyon TL’nin altında kaldı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 115 milyon TL zarar açıklanmıştı. Operasyonel kardaki artış yıllık bazda net kar iyileşmesinin ana nedeni olarak öne çıkmakta. Her ne kadar net kar piyasa beklentisinin altında kalmış olsa da FAVÖK’teki güçlü büyüme ve oldukça güçlü operasyonel kar marjı nedeni ile sonuçları olumlu karşılıyoruz” yorumunu yaptı.

İDİL TARAKLI




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir