Emlak ve Gayrimenkul Haberleri

Akıllı Kent Uygulamaları

Kentler Akıllanıyor

AKILLI kent kavramı, giderek yaygınlaşıyor. Dünya çapında akıllı kentlerin sayısının, altı yıllık periyotta dört katına ulaşması bekleniyor. Yerel yönetimler, özel sektörle işbirliği yaparak, kent/kasaba sorunlarını, sorun olmaktan çıkarmaya çalışıyor. Tahminler, 2025’te bütün dünyada en az 88 kentin “akıllı” olacağı yönünde. 2013 yılında bu rakam 21 idi.

Akıllı kentlerin, sadece Amerika’da ve Avrupa’da çoğalacağını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Avrupa ve Ortadoğu bölgeleri, geçtiğimiz yıllarda bu alanda oldukça fazla ilerleme kaydettiyse de günümüzün akilli kent şampiyonu Asya oldu. Avrupa’da 31, Amerika’da 25 akıllı kente karşılık, Asya’nın akıllı kent sayısı 34. Asya’da liderlik Güney Kore’de. Bu ülke, akıllı kent kavramını o kadar ticarileştirmiş ki, bunu ihraç kalemleri arasına bile katmış. Başkan Moon Jae-in, “Bütün dünya, akıllı kent alanındaki başarılarımızı biliyor. Bu konuda hem teknolojimiz hem de deneyimimiz var. İsteyen ülkelere, akıllı kent kurabiliriz” diyor. Bir akıllı kentin nasıl işlediğine dair bir örnek veren Başkan Moon, akıllı kentlerde her bireyin, araç beklerken, devlet dairelerinde veya hastanelerde hizmet sırası beklerken yılda ortalama 124 saat tasarruf edeceğini belirtiyor. Bir başka deyişle her Güney Kore vatandaşı, kamu hizmeti alırken günde 30-40 dakika daha az bekleyecek.

akilli kent

KARŞILIĞI UZUN VADEDE GELECEK

Akıllı kent, enformasyon, iletişim ve teknolojinin bütünleşmesi olarak tanımlanıyor. Bu üçlemenin alt dalları olan ulaşım, enerji kullanımı, sürdürülebilirlik, fiziki altyapı, yönetim ve güvenlik alanlarında, bireyleri tatmin eden uygulamalar yapılıyorsa, o yerleşim birimi “akıllı kent”tir.

Yerel yönetimler, akıllı olmak için halen yıllık ortalama bir milyar dolarlık harcama yapıyor. 2025’te bu rakam, 14 milyar doları geçecek. Ancak bu yatırımların karşılığı, uzun vadede fazlasıyla geri alınacak.

Kentlerimiz neden akıllı olmak zorunda? Bu ihtiyaç, kentlerde yaşayan vatandaşların yetersiz kaynaklan kullanma, enerji etkinliğini geliştirme gibi sorunların giderilmesi amacıyla ortaya çıktı. Uygun teknolojiler ve çözümler kullanılarak, kentlerdeki nüfus yığılmalarının getirdiği sorunları gidermek, enerji israfını önlemek, kaynakları adil paylaştırmak ve hayat kalitesini geliştirmek kolaylıkla mümkün olabilecek.

NEDENİ, KAYNAK PAYLAŞIMI

Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre, dünya nüfusunun yarısı kentlerde, diğer yarısı kırsal kesimde yaşıyor. Ayrıntıya inersek, kırsal kesimde yaşayanlar, sadece 30 milyon kişi daha fazla.

Ama bu denge hızla bozulmak üzere. Daha geniş kitlelerin kentlere yönelmesi, kaynak paylaşımını zorluyor. Bu durumda devreye akıllı kentler girecek. Örneğin, Londra. Ingiltere’nin başkentinde, hem özel mülkiyet, hem şirket hem de kamu binalarının karbondioksit emisyonunu azaltmaları için çalışma yapılıyor. Ayrıca Londra sokaklarında yüz bin kadar elektrikli aracın dolaşması için devasa bir plan, kademe kademe uygulanıyor. Sırası gelmişken söyleyelim. Londra, halen dünyanın en akıllı kenti. Diğer akıllı kentleri ise şöyle sıralayabiliriz: Singapur, Dubai, Amsterdam, Barcelona, Paris, Seul, Viyana, San Francisco, Boston, Tokyo, Madrid, Stockholm, Milton Keynes, Southampton ve New York. 2020 yılında küresel olarak akıllı kentlere yaklaşık 400 milyar dolarlık yatırım yapılması bekleniyor.

EN ESKİ AKILLI KENT

Akıllı kentler listesinde, Milton Keynes adını hiç duymamış, biraz da garip karşılamış olabilirsiniz. îngilizlerin kısaca MK olarak adlandırdığı Milton Keynes, Londra’nın 80 km kadar kuzeybatısında bir kent. Ve de akıllı kentlerin en eskisi. Hükümet, akıllı kent projesini ilk olarak burada başlattı. Aslında aynı adlı bir köy, zaten vardı. Köyün yakınlarına yeni bir yerleşim birimi inşa edildi. Sebebi, iki önemli bilgisayarın burada yapılmış olmasıydı. 1912-1954 yılları arasında yaşamış olan ünlü matematik dahisi Alan Turing, Bletchley Park adlı malikanede, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanların şifrelerini kıran bir sayaç yapmıştı. Böylece müttefikler, Almanların her askeri harekatını önceden haber alıyor, ona göre karşı operasyona girişiyordu. Bu sayede savaşın 2-4 yıl daha uzaması önlenmiş, en az 900 bin kişinin hayatı kurtarılmıştı.

Savaş yıllarında (1939-1945), Tommy Flowcrs ve Ailen Co-ombs, dünyanın ilk vakum (ya da ısı) lambalı (transistörün atası), elektronik, dijital ve programlanabilir bilgisayar “Colossus”u yine Milton Keynes’te yaptı. Bu bilgisayar da şifre kırılmasında kullanıldı. Turing’in algoritması yardımcı oldu ama Turing’in yaptığı bir makine değildi. Turing’in makinesi, “Bombe” (Bomba) adlı elektromekanik bir sayaçtı (İngilizce bir kelime değil. Bu ad, projede Polonyalı şifre kırıcılar da çalıştığından Lehçe’deki “bomba” kelimesi ile karmalanmıştı). Teknoloji tarihine iki kez damga vurmuş bu iki bilgisayar, Milton Keynes’in “akıllı kent” pilot bölgesi seçilmesi için yeterli sebepler değil mi? Bu arada bir hatırlatma yapalım. Kentin adının, İngiliz iktisatçı John May-nard Keynes (1883-1946) ve Nobel ödüllü ABD’li ekonomist Milton Friedman (1912-2006) ile hiçbir ilgisi bulunmuyor.

Nasıl “akıllı kent” olunur?

Akıllı kent, sadece yüksek teknolojinin kullanıldığı kent demek değildir. Akıllı kent, dikkatlice hazırlanmış esnek bir kent planlamasıyla, kentte yaşayanların hepsinin desteğini gerektirir. Bunun için, şu yedi adımı başarıyla atmalıdır.

1 – Günlük ihtiyaçların belirlenmesi

Belediyeler ya da kent yönetimleri, kent sınırları içinde ulaşımın iyileştirilmesinden evcil hayvan nüfusunun kontrolüne kadar hemen her alanda veri toplar ve uygun teknolojilerle bağdaştırır. Mevcut menkul kıymetlerin yönetimi için daha iyi sistemler belirler. Mevcut sistemler yeterli olmazsa, inovasyon gerektiren uygulamalar geliştirilir. Bunun için kamuya açık forumlar düzenlenir, toplantılara halkın katılımı sağlanır. Yönetimler, halkın geri dönüşleriyle bir plan hazırlar.

2 – Akıllı toplumun tanımlanması

Belirlenen amaçlara ulaşılması için her bireyin çalışması, alınan kararlara uyması şarttır. Herkesin farklı davranması halinde başarıya ulaşılamaz. Mahallelerde kağıt, cam, metal, plastik atıklar için ayrı konteynerler varsa, herkes çöpünü ayrıştırıp ilgili kutulara atmalıdır. Zincirin bir halkasında kopma, geri dönüşüm mekanizmasında aksaklığa ve sistemin bozulmasına yol açar.

3 – İş modeli kimliğinin saptanması

Her kentin, akıllı kent olmak için farklı altyapıları, statüleri ve günlük yaşam alışkanlıkları vardır. Kamu ve özel sektörün ortaklığında belirlenecek bir modele topluca uymak, başarının anahtarlarından biridir. Örneğin ABD’nin Ohio eyaletindeki Columbus kenti, ulaşım alanında en iyi kent olma özelliğini hiçbir kente kaptırmıyor.

4 – Farklılık analizinin yapılması

Herkes, her yönetim, aynı görüşte olmaz. Bu farklılıkların giderilmesi gerekir. Herhangi bir konuda görüş ayrılıklarının olması kaçınılmazdır. Fakat araştırma yaparak, internette diğer kentlerin neleri, nasıl başardığı incelenerek bu ayrılıkları gidermek zor bir iş değildir.

5 – Finans ve bütçelerin hazırlanması

Her uygulama için bütçelerin kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere belirlenmesi gerekir. Sonuçta her şey için bir bütçe oluşturulacaktır. Amerika’da ya da Avrupa’da pek çok belediye, ulaşımı ücretsiz hale getirmiştir. Ulaşımın elbette ki bir maliyeti vardır. Ama bunun için başka bütçelerden yararlanılabilir. Ulaşımı bedava yaparak yüzlerce motorlu aracı yollardan çekmiş olursunuz. Böylece enerji maliyetleri düşecek, hava kirliliğinden kaynaklanan hastalıklar ve hastane maliyetleri azalacaktır.

6 – Alt dallardaki meyveyi toplama

Yabancılar, işe kolay tarafından başlamayı, “ağacın alt dallarındaki meyveleri toplamak” olarak tanımlar. Pek çok kentin coğrafi enformasyon sistemi veya teknoloji departmanı bulunmaktadır. Bu ortamlarda araştırma yaparak potansiyel bölgeler için dijital haritalama yapılabilir. Bu size, uygulamanın başarısı için hayati bilgiler verir. İşe kolay tarafından başlayın. Karmaşık işlemlerle başlayıp uygulamayı çıkmaz yola sürüklemeyin.

7 – Pilot projeler geliştirme ve uygulama

Sıra, yeni akıllı sistemlerinizin yaygınlaştırılmasına geldiğinde hedefe odaklanın. Akıllı kent vizyonlarını düzenli olarak gözden geçirin. Sonuçta geniş kapsamlı uygulamaların, uzun vadeli başarıya ya da başarısızlığa dönüşmesine ölçümler karar verecektir. Bulunacak rakamları yüzdeye vurduğunuzda başarılı mısınız, değil misiniz, ortaya çıkacaktır.

ALEV RİGEL

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu