Makaleler

Atılım Yapmayı Açılım Yapmaya Tercih Ederim Neden mi?

Açılım ve atılım kelimeleri sadece tek karakter farkla yazılsa da ikisinin anlamları arasında dağlar kadar fark vardır. Ticari işletmelerde yöneticilerin (ve patronların) iki kavram arasındaki farkı çok iyi anlaması gerekmektedir. Türk Dil Kurümu’nun sözlüğünde yer alan tanıma göre açılım, “herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak” şeklinde, atılım ise, “hızla ilerleme” şeklinde açıklanmıştır. Açılım aktiviteleriyle gündemi çok fazla meşgul etmemek, esas odağı atılım aktivitelerine vermek büyümek isteyen bir KOBİ için hayati önemdedir.



KOBİ’ler organizasyon yapıları itibariyle çevik işletmelerdir ve KOBİ ölçeğinde seyrettikleri süre boyunca atılım yapmak için ellerine birçok fırsat geçer. Şirket büyüdükten sonra atılım yapma fırsatları yine çok olsa da bu defa fırsatları değerlendirmek ve eş değerde etki yaratmak zorlaşır. Bugün dünyanın en değerli şirketleri haline gelen Amerikan teknoloji devlerinin başarılarının sırrı ilk günlerinde sadece atılım peşinde olmalarıdır. Örneğin Tesla, ilk günden itibaren diğer otomobil şirketlerinden farklı olarak ‘carbon-neutral’ ulaşım kulvarında ilerlemeyi seçmiştir, bu alanda bir atılım yapmıştır. 2003 yılında kurulan Tesla 17 yılın sonunda bugün 90 milyar dolarlık şirket değerine ulaşmışken, 1926 yılında kurulan Mercedes-Benz’in 94 yılın sonunda ulaştığı piyasa değeri 30 küsur milyar dolardır. Tesla yola geleneksel bir otomobil markası olarak çıkıp, sonradan carbon-neutral araç atılımı yapmaya çalışsaydı bugün benzer bir konumda olmayabilirdi. Nitekim şu anda Nissan ve Renault gibi birçok şirket carbon-neutral araç üretiyor ama hiçbiri Tesla kadar ses getirmiyor. Buradan da anlaşıldığı üzere doğru zamanda yapılmayan atılım sadece bir açılım seviyesinde kalıyor ve yüksek etki yaratmıyor. İşinde atılım yapmayı düşünen girişimciler için yol gösterici olması ümidiyle konuya ilişkin diğer fikirlerimi altta sıralıyorum:

1- Süreç iyileştirmeleri yüzdesel ilerlemeler, atılımlar ise geometrik büyümeler sağlar. Fırsatlar arasında doğru bir önceliklendirme yapmak ve büyük resme odaklanmak başarıyı getirecektir. Bu konuya bir örnek vermek gerekirse, İstanbul’un Kadıköy ilçesindeki bir ozalit dükkanı baskı için gönderilen görsellerdeki problemleri gidermesi için dükkan bünyesinde tam zamanlı grafik tasarımcısı çalıştırabilir, görsellerdeki problemleri içeride hızlı bir şekilde giderebilir, bu sayede daha az sayıda siparişi müşteriye geri döndürerek potansiyel kayıpları önleyebilir. Bir grafik tasarımcısının işe alınmasıyla yapılan, senelik 1 X tutarında olan bu yatırım karşılığında ciroya 2X – 3X kadar katkı sağlanabilir.

Aynı ozalit dükkanı internet matbaacılığı atılımını yapıp gereken altyapıyı kurmak için 5 X’lik kaynağı bir araya getirir ve baskı işini 81 ile yayarsa 50 X – 100 X kadar geri dönüş elde edebilir.

2- Yönetimsel çerçeveler (framevvork) açılım başlıklarının uygulanmasında faydalıyken, atılım başlıklarının ‘free-format’ (serbest şekil) yürütülmesi daha başarılı sonuçlar getirmektedir. Konuya bir örnek vermek gerekirse, Borusan Holding bünyesinde geçtiğimiz yıllarda faaliyete geçen Bukoli girişimini hatırlayalım. Her dükkan sahibini bir kargo teslimat noktası yapmayı hedefleyen bir nevi teslimat noktası pazaryeri olarak faaliyete geçmişti. Arkasına Holdingin rüzgarını almış olması nedeniyle girişimden başarı garantisi beklenmesi normaldi. Fakat dönemin Holding CEO’su Sn. Agah Uğur’un Uludağ Ekonomi Zirvesi’ndeki söyleşisinde kullandığı ifadeyle herhangi bir start-up’ın hissettiği “acı” bu girişim tarafından hissedilmedi. Genellikle büyük şirketler bünyesinde faaliyete geçirilmeye çalışılan yenilikçi girişimlerle ilgili şahsi kanım framevvork’lerle yönetilmeye çalışıldkları için gereken dinamizmi yakalayamadıkları ve kısa sürede entropiye uğradıkları yönünde. Bu nedenle kısa sürede büyük işler başarması beklenen girişimlerin free-format çalışmaları halinde daha başarılı sonuçlar ortaya çıkardığına inanıyorum.




3- Atılım kapsamında icra edilecek işlerin mikro yönetimi (micro management) beraberinde getirmesi muhtemeldir. Atılımın hızla ilerlemek anlamına geldiğini unutmayalım. Atılım süreci zorlayıcı görev kalemleri içereceği için çalışan motivasyonunun sağlanamadığı veya yükseltilemediği durumlarda, yöneticilerin mikro yönetime eğilim göstermeleri alışıldık bir durumdur.

4- Atılımlar açılımlara kıyasla daha açılıdır, mm daha yüksek yatırım : gerektirir ve daha risklidir. “Atılım yapmak her yiğidin harcı değildir” diyebilirim. Maddi imkanların yetersizliği atı11mların önündeki bir numaralı engeldir. İkinci sırada ise başarısızlık korkusu, üçüncü sırada ise düşük risk iştahı gelmektedir. İngilizlerin kullandığı hoş bir ifade vardır: “İt is business as usual”. Türkçe’ye “işler her zamanki gibi” şeklinde çevirebiliriz. Siz de yapınız gereği “işler her zamanki gibi” ifadesini sıklıkla kullanan ve bundan şikayet etmeyen biriyseniz, dar kapsamlı açılımlarla başlangıç yapıp, sonrasında köklü reformlara geçmeniz faydalı olacaktır.

Cem Ener



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu