Güncel Ekonomi Haberleri

ATM’ler üzerinden hizmet sağlayacak dijital bankacılık dönemi başlıyor

Dijital banka kurmak

Dijital bankacılık dönemi. BANKACILIK Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), yeni yılla birlikte bankacılık sektöründe devrim niteliğinde yeni bir dönem başlatmak için ilk adımı attı. Yeni yılda yaşama geçmesi beklenen yönetmelik sayesinde Türkiye’de de artık dijital bankacılık dönemi başlıyor. Bu sayede bankacılık hizmet ve ürünlerine şubelerden değil tamamen ATM’lerden ulaşılabilecek. Sektör yetkililerine göre ilk aşamada 10’a yakın kuruluş, dijital banka kurmak için başvuracak.



Esin Çetinel / Para; Finans sektörünün uzun süredir beklediği ve BDDK tarafından hazırlanan dijital bankacılıkta standartları belirleyen “Dijital Bankaların Faaliyet Esasları ile Servis Modeli Bankacılığı Hakkında Yönetmelik Taslağı” geçtiğimiz aylarda kurumun resmi internet sitesinde yayımlanarak sektörün görüşüne açıldı. BDDK’nın hazırladığı yönetmeliğe göre, bankacılık hizmetlerini fiziksel şubeler yerine esas olarak elektronik bankacılık hizmetleri dağıtım kanalları aracılığıyla sunan kredi kuruluşları, “dijital bankalar” olarak tanımlanıyor.

Dijital bankaların kuruluşu için gerekli olan asgari sermaye tutarı ise, 1 milyar TL olarak belirlendi. Ancak bu tutarı artırma yetkisi yine BDDK’ya verildi. Sektör temsilcileri ise 1 milyar TL’lik asgari sermaye şartının Türkiye’deki FinTek şirketleri için zorlayıcı olacağı görüşünde. Bu nedenle en azından ilk aşamada sermaye şartını karşılayamayan FinTek’ler yerine piyasaya, yabancı ülkelerdeki dijital bankalar veya bu alana ilgi gösterecek Facebook, Amazon gibi global teknoloji şirketlerinin girebileceğine dikkat çekiliyor.

Dijital bankacılık dönemi
Dijital bankacılık dönemi

FAALİYET KISITLAMASI VAR

BDDK yönetmeliğine göre; dijital bankalar, yönetmelikte aksi belirtilmediği sürece, belirli faaliyet kısıtlamalarına da tabi tutulacak. Buna göre örneğin yeni yılda faaliyete geçmesi beklenen dijital bankalar diğer bankalara göre aşırı düşük fiyat, mevduat ürünlerine aşırı yüksek faiz oranı uygulayamayacak. Finansal piyasalarda istikrarı bozan davranışlar görülmesi durumunda BDDK tarafından her türlü tedbir alınacak. Müşterileri sadece finansal tüketiciler ve Küçük ve Orta Boy Işletmeler’den (KOBI) oluşacak. Yönetmeliğe göre; kurulacak olan dijital bankalar kendi ATM ağını kurabilecek veya bankalarla ikili anlaşmalar yaparak mevcut ATM ağlarını kullanabilecek.

Bunun yanı sıra, banka mevduatı kabul edip diğer bankalara da kredi kullandırabilecekler. Müşterilere kullandırılacak teminatsız nakdi kredilerin toplamı ise müşterinin aylık ortalama net gelirlerinin dört katını aşamayacak. Kredi kullanacak olan müşterinin gelirinin tespit edilememesi durumunda ise kullandırılabilecek teminatsız nakdi kredilerin toplamı 10 bin TL’yi aşamayacak. Bu sayede dijital bankalar, bankaların çeşitli nedenlerle hizmet vermediği ya da veremediği gençler ve ev kadınları gibi kesimleri kredi ile buluşturabilecek. Sektör yetkililerine göre; aynı zamanda bu sayede düşük gelir grubuna yönelik ürünlerin hacminde de artış yaşanabilecek.

Dijital bankalara getirilen bir diğer kısıtlama ise; KOBl’ler dışında kalan büyük şirketlerle bankacılık faaliyeti gerçekleştiremeyeceği yönünde oldu. Bu arada fiziksel şube açamayan dijital bankaların sadece müşteri şikâyetlerini değerlendirmek üzere en az bir fiziksel şube açması ise zorunlu tutuldu.

SERVİS MODELİ BANKACILIK

öte yandan söz konusu taslakta “servis modeli bankacılık” düzenlemesine de yer veriliyor ve bu model, FinTech’ler için yepyeni bir dünyanın kapısını aralıyor. Söz konusu model sayesinde arayüz geliştiricileri, servis bankalarının sistemleriyle doğrudan API’ler ve açık bankacılık platformları aracılığıyla bağlantı kurabilecek ve bu servisler sayesinde müşterileri adına bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilecekler. Sektör yetkililerine göre bu, finansal kapsayıcılık açısından yeni bir dönüm noktası olacak. Konuyu biraz daha açmak gerekirse FinTech girişimleri ile finansal kuruluşlar, farklı lisanslar ve API’lerle kendi ekosistemlerini oluşturabilecek. Böylece FinTech’ler de artık bankacılık hizmetleri vermeye başlayacak.

Bu modelin bir diğer artısı ise FinTech’lerin sunacağı ürün ve hizmet yelpazesinin genişlemesi olacak. Herhangi bir FinTech girişimi bu düzenlemeyle servis bankalarının sahip olduğu altyapıyı kullanarak piyasaya yeni ürün ve hizmetler sunabilecek. Örneğin Insha FinTech’lere servis modeli bankacılığı hizmetleri vermek için hazırlıklarını tamamlamış durumda.

Insha Ventures Genel Müdürü Yakup Sezer, FinTech ekosistemini kurmak için FLYP’i kurduklarını, bu sayede finTech’lere servis modeli bankacılığı alanında ihtiyaç duyacakları tüm hizmetleri tek bir çatı altında sunabileceklerini söylüyor. Sezer, “FLYP’in en önemli başarı metriği, girişimcilerin ‘ölüm vadisi’ dediğimiz ürün geliştirme ve ticarileşme aşamasında kaybettiği süreyi minimuma indirmek. Böylece girişimlere bir yandan servis modeli bankacılığı hizmetleri verirken bir yandan da ihtiyaç duydukları teknoloji, altyapı, lisans ve yatırım süreçlerine de destek olacağız ve ihtiyaç duyacakları tüm danışmanlık hizmetlerini vereceğiz” diyor.

DÜNYADA HIZ KAZANDI

Yaklaşık bir yıl önce Almanya’da dijital banka Insha’yı kurarak faaliyet gösterdiklerini hatırlatan Sezer, kurum olarak Türkiye’ye dijital bankacılık lisansının gelmesiyle birlikte bu alandaki çalışmaları hızlandıracaklarını belirtip, dünyada bu alanda çok başarılı örnekler hakkında şu bilgiyi paylaşıyor:

“Almanya’da N26, Ingiltere’de Monzo, Re-volut, Atom ve Starling gibi şirketler bu alanda inanılmaz işler çıkarıyor. Ingiltere’de dijital bankacılık hizmetleri sunan bir FinTech şirketi olarak kurulan Revolut bugün, 30’un üzerinde ülkede hizmet veriyor ve kuruluşunun altıncı yılında 33 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaşmış durumda. Aynı şekilde; Almanya’daki dijital bankamız Insha tarafındaki iş ortağımız Solarisbank da bugün çoğunlukla dijital şirketler ve finansal teknoloji girişimlerinden oluşan kullanıcılarının çeşitli bankacılık hizmetlerine erişmesine izin veren bir bankacılık platformu sunuyor.

Finansal olarak baktığımızda Solarisbank’ın Avrupa’da, Mart 2017’den itibaren 70’den fazla şirketi bankacılık platformuna kazandırdığını ve 2021 yılında 1 milyar dolar değerlemeyle büyümeye devam ettiğini görüyoruz. Bu şirketlerin başarılarının altında yatan ortak nokta ise API ve lisans kullanımı sağlayarak finansal hizmetleri geleneksel bankaların herhangi bir nedenle erişemediği ya da erişmek istemediği daha geniş kitlelere ulaştırmaları.

Uyguladıkları iş modelleriyle finansal kapsayıcılığın önünü açmayı çok iyi başarıyorlar ki, birçoğunun ülke sınırlarını aştığını ve işlerini global boyuta taşıdıklarını görüyoruz. BDDK’nın görüşe açtığı taslağın yürürlüğe girmesiyle birlikte, yurtdışından verdiğimiz bu örnek şirketlerin benzerlerinin hatta daha da iyilerinin ülkemizden de çıkacağına inanıyorum.”

TOBB ÇALIŞMA BAŞLATTI

Bu arada yaklaşık dört ay önce kurulan TOBB Türkiye Finansal Teknolojiler (FinTek) Meclisi de dijital bankacılık konusunda çalışma başlattı. Meclis’in içinde özel sektörden finansal teknolojilerin her alanında 26 farklı şirket bulunuyor. Ayrıca Meclis’te özel sektörün yanı sıra kamudan çok önemli kurumların temsilcileri de yer alıyor. Meclis, daha farklı sermaye yeterlilikleri ile alt lisanslamaların olmasının daha kapsayıcı olacağı görüşünde. Dünya örneklerinde de alt lisans tipleri çok daha fazla görülüyor.



Buna göre mevduat tutmayan, ödemeye aracılık eden, düşük limitle kredi verebilen, daha az hizmetleri kapsayan lisans tiplerinin daha az bir sermaye yeterliliği ile verilebileceği ifade ediliyor. TOBB FinTek Meclisi, bu nedenle daha farklı sermaye yeterlilikleri ile alt lisanslamaların olmasının çok daha kapsayıcı sonuçlar doğuracağı görüşünde. Bazı finansal teknoloji şirketlerinin bu rakamı sağlama gücüne sahip olacağına dikkat çeken Meclis’e göre; daha erken aşama bazı şirketlerin dijital bankacılık hizmetlerini verebilmesi için bu tutarın belki 300 milyon TL belki 500 milyon TL seviyesine inerek farklı kapsamlarda da alt lisansların olabilmesi daha doğru olacak.

Koray BAHAR / TOBB Türkiye Finansal Teknolojiler Meclis Başkanı / Figopara Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü
“Facebook veya Amazon gelebilir”

TOBB Türkiye Finansal Teknolojiler Meclisi olarak çalışma gruplarımızla taslağı çok detaylı olarak inceledik ve görüşlerimizi ilettik. Finansal istikrar açısından bazı faaliyet kısıtları getirilmesini doğal karşılamakla birlikte mevcut taslağın, sektörün daha hızlı uyum sağlayabilmesi adına iyileştirilmesinde fayda görüyoruz. 1 milyar TL sermaye yeterliliği, müşterilere verilecek kredilerde 10 bin TL ve gelirin dört katı sınırı gibi kısıtlar, djjital banka faaliyetinin kârlı olmasını zorlaştıracaktır.

Kaldı ki, ülkemizdeki FinTek şirketlerinin bu sermaye taahhüdünü karşılaması zor olduğu için piyasa, yabancı ülkelerdeki djjital bankalara veya bu alana girecek Facebook, Amazon gibi global teknoloji şirketlerine kalabilir. Djjital banka alanında yerli FinTek şirketlerinin faaliyetlerinin kolaylaştırılmasının inovasyonu artırmak, rekabeti geliştirmek kadar ulusal güvenlik açısından da önemli olduğunu düşünüyoruz.

Sektörün uzun zamandır beklediği bir düzenlemeden bahsediyoruz. Bu taslağı ve yasayı bir süredir bekleyen ve hazırlıklarını tamamlayan FinTek şirketleri var. Yeni yıl itibarıyla beklentimiz 3 ila 10 civarında djjital banka başvurusu olacağı yönünde. Ayrıca TOBB Türkiye Finansal Teknolojiler Meclisi olarak baktığımızda daha farklı sermaye yeterlilikleri ile alt lisanslamaların olmasının çok daha kapsayıcı sonuçlar çıkaracağı öngörüsündeyiz.

Yakup SEZER / Insha Ventures Genel
“Kredi kısıtı KOBİ’lı için bariyer olacak”

Taslağın finans dünyamız için yeni bir dönemi başlatacağına kuşku yok. Özellikle servis bankacılığı modelinin de getiriliyor olması birçok FinTech’in APNeri kullanarak özellikle bireysel kullanıcılar için çok sayıda yeni ürün ve hizmet geliştirmesi kaçınılmaz olacak. Ancak KOBİ’ler için keskin bir dönüşüm sağlaması biraz zor görünüyor. Taslakta belirtilen kredi kısıtı birçok KOBİ ve djjital banka için bir bariyer oluşturacak, ancak dediğim gibi servis bankacılığının gelişimi KOBİ’lere de olumlu yansıyacaktır.

Öte yandan Türkiye ekonomisi için çok önemli olan KOBİ’lerin tanımının da değişmesi gerekiyor. Çağın gereklerine göre bir sınıflandırma yapılması durumunda birçok KOBİ, djjital bankaların müşterisi haline gelebilir. Bu pencereden baktığımızda taslağın müşteriler açısından herhangi bir dezavantaj yaratmayacağını söylemek mümkün. Kuşkusuz, bankalara yansıması da olumlu olacak. Bankalar artık ana işlerine odaklanıp büyük projelerin finansmanı gibi alanlara yoğunlaşabilecekler.

Bu arada Dijital Bankacılık adımı sayesinde dünya genelinde pek çok yatırımcının gözünü Türkiye’ye çevireceğine ve cazip bir dijital platform ekosisteminde yer almak için harekete geçeceklerini düşünüyorum.

Türkiye’de uzun zamandır bu taslağı bekleyen FinTech’ler olduğu biliniyor. Zaten birçoğu hazırlıklarını da yapmış durumda, yönetmelik çıkınca başvuruların olacağı muhakkak. Tabii burada 1 milyar TL’lik sermaye sınırı bazı şirketler için zorlayıcı olabilir ancak bu da finans dünyasının sağlamlığı açısından bir gereklilik.

Esin Çetinel / Para

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu