Ekonomi Haberleri

BIST-100 son derece iskontolu, ama…

İskontolu hâle gelen BIST-100

Son yıllarda görece iskontolu hâle gelen BIST-100 endeksinin son durum itibariyle, benzer ülke piyasalarına kıyasla son 10 yılın en yüksek iskonto düzeyine ulaştığını söylemek mümkün…



YURTİÇİ piyasalarda öne çıkan risk fiyatlaması eğilimi geçen hafta da devam etti. Türkiye özelinde öne çıkan zorluklara ek olarak, ABD-Çin arasındaki dış ticaret görüşmelerinin “müzakere”den yeniden “savaş”a doğru evrilmesi küresel piyasalardaki havanın da olumsuz etkilenmesine neden olmakta. Yakın dönemde Türkiye özelmde risk fiyatlamasını öne çıkaran gelişmeler; uzayan seçim belirsizliği, TCMB’nin rezervlerine karşı hassasiyeti artırıcı yönde gözlenen haber akışları, ABD ile olan ilişkilerdeki problemler, kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen olumsuz tondaki açıklamalar, Doğu Akdeniz’deki arama faaliyetleri ve ABD-İran arasında artan gerilim gibi sınır bölgelerimizdeki jeopolitik sorunlar, finansal koşullardaki sıkılık gibi başlıklar sıralanabilir. Tüm bu gelişmeler ekonomi ve piyasalardaki oynaklığı/kırılganlığı artırıcı etkiye sahip unsurlar. Bu yazının hazırlandığı 17 Mayıs Cuma günü 17:00 itibariyle BIST-100 endeksi 87 bin civarlarında haftalık bazda yaklaşık yüzde 1.6 oranında kayıpla işlem görmekteydi. Aşağıda BIST-100 endeksinin haftalık ve günlük bazda grafiklerden de son dönemdeki sıkıntılı seyir net bir şekilde görülmekte.

Haftalık endeks grafiğine bakıldığında, nisan ayının başından bu yana yani son dört haftadır endeksin üst üste haftalık kayıpla kapandığı görülüyor. Bir diğer dikkat çekici, nokta da grafiğin alt kısmında yer alan işlem hacminde. Nisan ayında endekste gözlenen aşağı yönlü seyirle birlikte işlem hacminde de zayıflama eğilimi öne çıkarken, mayıs ayı itibariyle endeksin hafif de olsa artış eğilimine giren hacimlerle gerilediği görülüyor. Bu eğilimin, yani endeks düşerken hacmin de artmasının, devam etmesi kısa-orta vadeli görünüm açısından olumsuz bir gösterge olarak not edilebilir.

Endeks grafiğine günlük bazda bakıldığında stres fiyatlaması daha net görülmekte. Öyle ki, kalan 12 işlem gününün sadece birinde endeks geri kalan tüm günlerde düşüş görüldü.

Mevcut risk fiyatlamasının daha net göstermesi açısından, endeksin günlük ve haftalık bazdaki grafiklerine ek olarak, piyasanın üç sac ayağı olan borsa, kur ve faizdeki mevcut seviyelerle 2018 yılsonundaki seviyelerin karşılaştırıldığı bir tablo da ekledik. Hisse senedi piyasasının yanı sıra, söz konusu olumsuz fiyatlama kur-faiz göstergelerine de açık bir şekilde yansımış durumda.

Odağımızı yeniden BIST-100 tarafına çevirelim. Endeksin mevcut seviyelerinin, hem kendi tarihsel ortalamalarına hem de benzer ülke piyasalarına kıyasla ne anlam ifade ettiğini göstermek adına aşağıdaki çarpan bazlı grafiklere yer verdik. BIST-100 endeksinin kendi tarihsel ortalamalarına kıyasla gösterdiği seyri aşağıda Fiyat/ Kazanç (F/K), Piyasa Değeri / Defter Değeri (PD/DD) ve Firma Değeri/FAVÖK (FD/FAVÖK) olmak üzere üç farklı çarpan üzerinden üç farklı grafikte gösterdik. Her üç grafikte de görüleceği üzere BIST-100 endeksi kendi tarihsel çarpan ortalamalarına kıyasla son derece iskontolu, hatta neredeyse küresel kriz dönemindeki seviyelere gelmiş durumda.

Kendi tarihsel ortalamalarının ardından BIST-100 endeksini bir de benzer ülke borsalarmın performansıyla karşılaştıralım. Aşağıdaki ilk grafikte BIST-100 endeksi ile MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar endekslerinin F/K çarpanların izlediği seyir yer almakta. Son yıllarda görece iskontolu hâle gelen BIST-100 endeksinin son durum itibariyle, benzer ülke piyasalarına kıyasla son 10 yılın en yüksek iskontosuna ulaştığını söylemek mümkün.




Söz konusu iskontonun daha net gösterilmesi adına “BIST-100 / MSCI EM” endeksi grafiğine yer verdik. Bu oranlama üzerinden bakıldığından BIST-100 endeksinin iskontosu 2009 yılının bile altına gerilemiş durumda.

Hem son haftalarda hem de bu tarz olumsuz fiyatlamanın ön plana çıktığı dönemlerde ifade ettiğimiz gibi bu tarz süreçlerde kısa vadede ek getiri arayışına girmektense, mevcut portföy büyüklüklerini korumak çok daha kritik hâle gelmekte. Diğer taraftan, uzun vadeli perspektifle yapılacak hisse senedi yatırımları açısından önemli fırsatlar da sunabilmekte. Bu hafta, BIST-100 endeksinde yer alan şirketleri mayıs ayı başından bu yana BIST-100 endeksine göre sergilediği rölatif performanslara göre sıraladık. Aybaşından bu yana endeksin yaklaşık yüzde 9 değer kaybettiği süreçte endeksten daha az değer kaybetmiş olan (rölatif getirisi O’ın üzerinde olan), piyasa değeri 1 milyar doların üzerinde olan ve son iki yıllık dönemde BIST-100 endeksine göre günlük bazda betası 1.1’ın altında olan (betanın l’in altında olması hissenin, endekste görülen harekete olan hassasiyetinin görece düşük olduğunu göstermekte) şirketleri filtreledik. Kalan hisselerden temel analiz, teknik analiz, likidite koşulları vb. açısından görece olumlu durumda olduğunu düşündüğümüz 10 hisseyi aşağıda tablo olarak verdik.

Bu hisselerin mevcut fiyat seviyelerine dair bir ön fikir vermesi açısından, şirketlerin PD/DD, F/K ve FD/FAVÖK çarpanlarını da son durum ve üç yıllık ortalaması olmak üzere karşılaştırmalı olarak ekledik. Piyasadaki sıkıntılı seyir devam ettiği sürece bu hisselerin fiyatlarının da kısa vadede baskı altında kalması beklenebilir.

Ancak, yakın dönemde piyasaya göre daha olumlu ayrışmış olmaları, piyasanın genelinde görülebilecek olası bir tepki alımında yine güçlü bir tepki verme olasılıklarını akla getirmekte. Ayrıca, mevcut koşulları dikkate alarak bir miktar daha muhafazakar bir bakış açısını yansıtmak adına hisseleri belirlerken piyasa değeri büyüklüğü ve betalarım da eleme kriteri olarak dikkate aldık. Olası olumlu bir haber akışı ve/veya mevcut belirsizliklerden bir veya birkaçının ortadan kalması bile söz konusu risk fiyatlamasınm süresi ve boyutu dikkate alındığında endekste önemli bir tepki aliminin görülmesini sağlayabilir. Ancak, yukarıda sıraladığımız belirsizliklerin birçoğunun bugünden yarına hemen geride bırakılmasının kolay olmayan unsurlar olduğunu da ifade edelim.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mızı kutluyor; milli kurtuluş mücadelemizin resmen başladığı tarih olan bu anlamlı günün 1 OO’üncü yılında Basketbol Avrupa Ligi’nde dörtlü finale kalan iki temsilcimizden birinin kupayı ülkemize getirmesini temenni ediyorum.

EROL GÜRCAN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu