Anasayfa / Ekonomi-Finans / Bollinger sistemiyle işlem stratejisi

Bollinger sistemiyle işlem stratejisi




Bollinger Sargıları ile Bollinger Analiz Sistemi

Bollinger sistemiyle işlem stratejisi

Bollinger Sargıları, John Bollinger tarafından 1980’lerde yaratılan ve hala geliştirilmekte olan bir teknik analiz aracı. Bollinger bu buluşuyla, teknik analize katkılarından dolayı dünya çapında 2 kere ödüle layık görüldü ve “Bollinger bantları hakkında” kitabı 8 farklı dile çevrildi. Bollinger Bantları, Bollinger’in ifadesiyle: “Tüm piyasalarda kullanılabilir. ”

BOLLİNGER Bantları’nın amacı, fiyatların yüksek veya düşük olma durumunun göreceli bir tanımını vermektin Fiyatlar üst veya alt banda yakın olduklarında sırasıyla “düşük” veya “yüksek” fiyat olarak tanımlanırlar. Bu, değişkenliğin göstergesidir. Diğer bir deyişle bantlar, ortalama fiyattan sapmayı gösterirler. Bu tanım; bantları, hem diğer göstergelerle birlikte hem de kendi başlarına kullanılarak piyasaları analiz etmek için kullanışlı hale getirir.

Sistemin; Bollinger Salgıları göstergesini kullanarak trend biliş ve yön değişimlerini saptamada nasıl sinyal verdiği, sinyallere göre işlemlere ne zaman girilmesi ve çıkılması gerektiği, grafiklerdeki formasyonları tanımak için Bollinger sargılarının nasıl kullanılabileceği, yalancı seviye kırılışlarına karşı nasıl tedbir alınabileceği konularına dair ve dalıa bir çok konuda kuralı ve sistemi bulunmaktadır.

1. Sistem kurma

Sistemsiz çalışmak, sadece zararlara yol açar. Yatırımcı her zaman her işlemden önce ne zaman işlem yapacağını, hangi fiyatta piyasaya gireceğini ve zararda ne kadar bekleyebileceğini bilmeli.

Mükemmel bir sistem doğada yoktur. Olsaydı keşfedilirdi. Her iyi sistem de zamanla geçerliliğini kaybeder zira dünya gelişiyor, sürekli değişiyor, piyasalar da bu değişime ve gelişime tabi olduklarından bir sene çalışan bir sistem, ertesi sene içerisinde değişiklikler görebiliyor.

Başarı elde etmek istiyorsak, kendimize beğendiğimiz bir sistem yaratmalıyız. Her sistem, işlem yapana özeldir… Kullanılan para miktarından ilgilenilen piyasalara, hedeflenilen kâra kadar birçok değişken yer alıyor.

Başarıyı yakalamak isteyen kişi, kendi kararlarını kendi alabilmeli. Başkalarının uyguladığı taktikler aynı şekilde kullanılsa da istenilen başarı elde edilemeyebilir.

Hiç bir sistem bizim yerimize çalışmaz; bizim sistemli çalışmamız gerekmekte…

vade

Bollinger, grafiklerin incelemesi ve işlem kararları için vade anlamı ile ilgili kendine has bazı tanımlar yapmıştır:

Uzun vade: Yatırım planlarınızı yaptığınız vadedir. Bu vadede piyasaya genel bakış yapılır, durum değerlendirmesi ve geleceğe dair planlar gözlemlenir.

Orta vade: Analiz yaptığınız vadedir. Bu vadede, yatırım aracınızı seçersiniz.

Kısa Vade: İşlem yaptığınız vadedir

Vadeleri karıştırmak ve yanlış kullanmak, sorun yaratır. Örneğin, işlemden çıktıktan sonra, sonraki işlem için kısa vadeyi incelemek hatadır. İşlem seçimi, orta vadede yapılmalıdır. Uzun vadenin de analiz için kullanılması doğru değildir. Bollinger sargıları her vadede kullanılabilir, ancak analiz ve işlem yönünü belirlemek için orta vade kullanılmalıdır.

Böylece, finansal aracın hareketliliğine göre değişen bir vade anlayışınız olacaktır. Örneğin, EURO-USD paritesinin fiyat değişimlerini doğru algılamak için, uzun vadeyi haftalık veya günlük grafiklerde değerlendirmek gerekir. Orta vade için 4 saatlik grafikler daha uygundur. Kısa vade için de, 1 saatlik veya 30 dakikalık grafikler sayılabilir.

Tabii ki bu örnek de göreceli… Ekranınızın boyutundan, grafikleri takip ettiğiniz yakınlığa (zoom) kadar, çeşitli etkenler de önem taşıyor. Bu anlamda, kişinin kendi standartlarını belirlemesi faydalı olacaktır.

Göstergenin standart formülü

Sargılar, temelini hareketli ortalamadan (Moving Average) alıyor ve 3 çizgiden oluşuyor:

Varsayılan ayarlarda:

Üst çizgi = Hareketli ortalama + 2 standart sapma

Orta çizgi = 20 peryotlu hareketli ortalama

Alt çizgi = Hareketli ortalama – 2 standart sapma

Bollinger sargılarında sinyaller, hareketli ortalamanın grafikle kesişiminden değil, bantlarla ilişkisinden kaynaklanacağından, alışılan hareketli ortalamayı kullanmıyoruz. Bu sebeple, periyodu da normalden daha uzun olmalı.

2.    Doğru periyot nasıl saptanır?

Burada yer alan formasyonların örnekleri EURUSD paritesi 4 saatlik grafiğinden alınmıştır.

En iyi yöntem, hareketli ortalama çizgisinin (orta çizginin) fiyat hareketlerindeki dalgalanmaları sınırlandıran periyodunu bulmaktır. Çizginin, özellikle trend değişiminden sonraki hareketleri ayırt ediyor olması gerekmektedir.

Örneğin: Piyasa 10 mum (bar) zaman içerisinde yükseldikten sonra 5 mum düşmektedir. Doğru periyotlu ortalama, son düşüşü desteklemelidir.

Resim 2

Resim 2’deki örneğe bakınız: Burada oklarla gösterilen noktalardaki grafiğin dalgalanma tepe ve dipleri hareketli ortalama tarafından sınırlandırılmaktadır. Yani aslında, trend çizgisine dönüşmektedir. Başka bir deyişle, fiyat düşüyorsa ortalamanın altında kalmalı, çıkıyorsa da ortalamayı aştıktan sonraki düşüşleri de desteklemelidir.

Doğru periyotlu ortalama, dalgalanmaları destekle melidir. Bolliııger’in kendisi doğru periyodu, hisse se netleri için 20 olarak belirlemektedir. İşlem platformlarında da varsayılan periyot, 20 olarak belirlenmiştir. Ancak periyot, kullanılan grafik zamanına göre ve her finansal araç için değişir. Kişinin, kendi denemelerini yapması en doğrusu olacaktır.

Bollinger sargıları için kullanılan hareketli ortalama çeşidi seçimiyle ilgili olarak John Bollinger, uzun süreli deneme ve araştırmalarından sonra basit hareketli ortalama kullanım yanlısı. Bollinger, diğer çeşit ortalamaların gereksiz değişkenleri kattığını savunuyor.

Sapma çarpanı

Bollinger, periyotların değişmesi durumunda sapmanın da değişmesi gerekebileceğini söylemekte ve kendi araştırmalarına göre aşağıdaki sapma çarpanlarını vermektedir:

Denemeleriniz sonucunda doğru rakamlara yaklaştığınızda, onların üzerinde küçük oynamalar yaparsanız genel görüntü fazla değişmemelidir. Yani doğru periyot ve sapma seçildikten sonra biraz değiştirildiğinde, grafikte fazla değişim olmaması gerekiyor. Doğruya yakın rakamlar aynı sonuçları verir. Örneğin 25 periyodu doğru ise, 24-27 arası periyotların hepsi aynı sonuçlan verir.

Bollinger bantlarının göstergeleri

Klasik Bollinger Sargıları 2 gösterge verir:

%b: Fiyatın bantlara göre nerede bulunduğunu gösterir. İşlem strateji ve sistemini oluştururken anahtar rolü oynar.

Genişlik: Çizgilerin arasındaki mesafe, daralmaları gösterirken trend başlangıç ve bitişleri gibi önemli bilgiler verir.

Şu anda terminallerin çoğunda kullanılan Bollinger bantları göstergesinde, bu göstergeler ayrıca yoktur ve göz kararı ile anlaşılmaktadır.

istatistik

İstatistikte regresyon analizi diye bir analiz metodu vardır. Bu metodun temelini oluşturan kural, her şeyin ortalamaya geri dönme kuralıdır. Yani bu teori her başlayan şeyin sonunda başlangıç noktasında bittiğini savunmakta. Başlangıç noktası olarak, istatistikçiler aritmetik ortalamayı alırlar. Dolayısıyla, başlangıç noktasına aritmetik ortalama diyebiliriz.



Piyasalar için bu kuralın geçerli olduğunu varsayan lohn, fiyatların her zaman ortalamaya doğru dönme meyillerin olduğunu savunuyor. Fiyat ortalamadan ayrılıyorsa, fazla miktarda alış veya satış var diyebiliriz. Ancak finansal enstrümanların grafiklerinde ortalama, sadece belli bir zaman dilimi için geçerliliğini koruyabiliyor. Bu yüzden istatistikî kurallar tam anlamıyla burada uygulanamıyor.

Fiyatlar normal olarak, yukarı ve aşağı bantlara değer.

Fiyatların bantlara değmesi otomatik olarak fiyatın ortalamaya döneceğini göstermiyor ve bize işlem sinyali vermiyor.

Ancak periyodu doğru bir şekilde seçilmiş hareketli ortalama, fiyatın trend içindeki dalgalanmalarını sınırlandırır ve trend çizgisi gibi işlem için sinyal verir: Giriş, lot arttırma ve hareketli ortalama kırıldığında işlemden çıkış sinyali.

3.    Formasyonları tanıma

Formasyon: Fiyat grafiğinin belirgin ve bilinen, oluşan bir şekildir. Formasyonlar çok çeşitli olmalarına rağmen, “trend’in devam edeceğini gösterenler” ve “trendin biteceğini gösterenler” şeklinde ikiye ayrıhr. Trend bitişlerinde ve kırılmalarda sık sık çift dip, omuz-baş-omuz gibi formasyonlara rastlanmaktadır. Bundan yola çıkarak John Bollinger, formasyonların erken tanımı ve trendlerdeki değişikliklerin saptanabilmesi için Bollinger sargılarını kullanmayı tavsiye ediyor.

Bollinger, fiyat grafiklerini incelerken dönüş formasyonlarının ve çoğu hareketlerin M ve W harflerine benzediğini savunur. Fiyat hareketlerini bu formasyonları kullanarak anlatır.

Formasyonlar, sıkça başka daha büyük ölçekte görünen bir formasyonun parçası olabiliyor. Formasyonu önceden seçebilmek genellikle zordur. Bir formasyon en iyi şekilde çizildikten sonra görülmektedir. Dolayısıyla, formasyonun doğru olup olmadığını ve fiyatın sonraki hareketini anlamak çok önemlidir. 1980’lerde, bir işlem sisteminde formasyona göre işlem girebilmek için formasyonun 3 ayrı ölçekte ya da 3 farklı zaman aralığındaki grafikte görülmesi gerektiğini savunurlardı. Buna fraktal yaklaşım deniyor.

Bollinger bantlarıyla formasyonları daha rahat seçebilirsiniz.

İlk tepe veya dibin mumlan (barlan) göstergenin bandı dışına çıkarken, sonraki tepe/dip mumlan bantların içinde kalıyorsa, dönüş fonnasyonıınıı oluşturduğunu anlayabilirsiniz.

4.    w formasyonları ya da çift dip formasyonu

W formasyonu, düşüş trendinin değişiminde en sık rastlanan formasyondur.

Wjomıasyonun kuralları: İlk dip mumlan bant dışına çıkabilir, ancak sonraki dip bantların içinde kaldığında bize fonnasyonun doğru olduğunu ispatlar. Genellikle W fonnasyonıında dipler ya eşit seviyede oluşur ve destek seviyesi belirler ya da ikinci dip daha yüksektir.

Yanlış formasyonları tanıma

Yanlış ya da yanıltan formasyonun örneğini göstermek zordur, çünkü doğru formasyonların dışında herşeye yanlış formasyon denilebilir.

W formasyonun tanınmasında en büyük zorluk, ikinci dibin ilk dipten daha aşağı olması durumunda yaşanabilir. Bu durumda, destek seviyesi kırılmakta ve yatırımcı genellikle işlemden çıkmaktadır. Bollinger bantlarını kullanan ve uygulayan yatırımcı ise, ikinci dibi oluşturan mumların alt bant dışına çıkmadığı sürece formasyonun geçerli olduğunu bilir.

W formasyonunda işlem stratejisi

Doğru W’yi bulduğunuzda,

Alış: Hareketli ortalama çizgisi aşağıdan yukarı doğru fiyat grafiği tarafından kestiğinde (aşıldığında) ve/veya diğer mumlara nazaran uzun mum çizildiğinde yapılmalıdır.

Zararı durdur (stop loss) seviyesi, bantların altında (dışında) olmalı. Formasyon belirlendikçe ve kar arttıkça zararı durdur seviyesi, oluşan desteklerin altına, geçerli fiyatın daha yakınına çekilmeli.

İşlemden çıkış noktası: Trend bitimi saptandığında veya trend dönüşünü gösteren formasyon oluştuğunda işlemden çıkılmalı.

5.    M tepeler

Tepeler, diplerden çok fark göstermektedir: hızları, volatilité ve tanımları değişiktir. Tepelerde sıkça 3 tepeden oluşan formasyonlar gözlemlenir. Bu formasyonlardan en sık omuz-baş-omuz formasyonuna rastlanır.

M tepeler diplerden daha zor ayırt edilir. En çok bilinen tepeler formasyonu omuz-baş-omuzdur. Üçlü benzer tepe de en sık rastlanan formasyonlardan biridir. Momentum göstergesiyle zayıflık sinyallerini izlemek gerekiyor.

John Bollinger, tepeler için işlem sinyallerini vermemektedir. Hisse senetlerinde yukarı yönlü trend’in bitişi, hissenin zarar et-tireceğininden dolayı olabilir. Ancak Forex’te, analiz için Bollinger sargıları kullanıldığında sinyalleri şu şekilde açıklayabiliriz:

Klasik formasyonda sol omuz bantların dışına çıkar, başın tepesi hafif banda değebilir, sağ omuzun tepesi ise banda değmez. Sağ omuz hareketli ortalamanın altına düşer. Bu satış sinyalidir. Aşağıya doğru ilk ciddi hareket boyun seviyesini kırar ve alt bandın dışına çıkar. Bu da ikinci ve daha güçlü satış sinyalidir.

Sıkışma (the squizze)

Volatilite azaldığında ve piyasa yönünü bulmaya çalışırken, fiyatlarda sıkışmalar meydana gelir. Sıkışmadan çıkan piyasa, bir yöne doğru hızlıca gider. Bantlar, bu durumda genişler.

Genişlemeleri başta ayırt etmek zor olabilir. Sıkışmayı saptamak ise tersine daha kolaydır. Bu yüzden, sıkışma daha önemlidir.

Sıkışmadan sonra fiyat yalancı çıkışlar, diğer bir deyişle kırılışlar yapabiliyor. Yani sıkışmadan bir yöne doğru ilerleyecekmiş gibi davranıp, sonradan hızlı ve kararlı bir şekilde diğer yöne ilerlemesi durumu. Bu durum, trader için sıkça yaşanan kötü bir durumdur. Yalancı kırılışta fiyat asıl yöne gitmeden önce ters yöne gitmeye çalışır ve direnç/destek seviyelerini kırar.

Bu durumu önlemek zor olsa da birkaç tavsiyede bulunabiliriz.

• Yalancı kırılışlarda, direnç seviyesi kırıldıktan sonra kırılan mum hant dışına çıkmaz.

• İkinci mum da aynı yönde gidiyorsa, büyük ihtimalle kırılış oluşacak trend yönündedir.

• İkinci mum bandın içi ne dönüyorsa, işlem için beklenmeli.

• Kırılış denemesi yaptıktan sonra fiyat ters yöne gitmeye başlarsa, büyük ihitnıalle diğer yönden sıkışmayı kıracaktır. Bu durumda, işleme kırılmayı beklemeden hemen girilebilir. Daha sağlıklı karar için 3üncü mumun da bandın içinde kapanışı beklenebilir.

• Genellikle yalancı kırılışlarda hacimler düşüktür.

Kırılıştan sonra genellikle hızlı hareket söz konusudur. Hareket başladığında bantlarda genişleme olur. Bu genişlemeden geri dönüş ya da bantların sıkışmaya doğru dönmesi, var olan hareketin daha yatay yöne doğru ilerleyeceğine veya düzeltme yaşanacağına işarettir.

Bollinger ayrıca, yalancı kırılışa karşı yön belli olmadan önce, daha düşük lotlarla girmeyi tavsiye etmektedir. Yön kesinleşince pozisyonu arttırma tavsiyesinde bulunmaktadır.

6. Bollinder Sargıları’nın başka göstergeler ile kullanımı

Bollinger Sargıları’nın gerçek gücü, diğer göstergelerle kullanıldığında ortaya çıkmaktadır. Awesome oscillator ve/veya momentum ile birlikte kullanıldığında:

3 ayrı hareket bitişini gösteren sinyal gösterir:

1. Daha önce tanık olunan omuz-baş-omuz formasyonu tepede

2. Yükselen trend olmasından dolayı fiyatlar üst banda sürekli değmektedir. Ancak oscillator’lerle birlikte kullanımda trend gücünün azaldığını gözlemleriz. Burada oscillatorler’i izleyip pozisyondan çikmak için hazırlanmalı.

3. Hem bantların sıkışması hem diğer gös-tergelerin birden zayıflaması, kesin çıkışı göstermektedirler.

Göstergelerin kullanımı hakkında genel tavsiyeler

Bollinger, göstergelerin kullanımında trader’lere bazı tavsiyelerde bulunmaktadır:

Göstergeler seçilirken, aynı kategoride olanından birer tane olmalı. Aynı kategorideki göstergeler, aynı sinyaller verir.

Gösterge seçerken, gerçekten size sinyali veren göstergeyi arayınız. Gösterge size istediğiniz şeyi göstermemeli. Yani bir varsayımda bulunduysanız, onu destekleyen gösterge aranmamalı. Bu durum psikolojiktir ve dikkat edilmesi gereken bir durumdur.

Bir oscillator, bir trend, bir de hacim göstergesi kullanımı genellikle yeterlidir.

Gösterge seçimi ve denemesi işlem yapmadan önce yapılmalıdır, işleme girdikten sonra değil. Analiz için göstergelerden oluşan denenmiş bir şablon oluşturulmalıdır.

Optimizasyon, dikkatli ve geriye dönük testlerle yapılmalıdır.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir