Ekonomi Haberleri

Borsadan Sıfır Atılması Ne Anlama Geliyor?

Borsa İstanbul Pay Endekslerinden ‘O’ Atılması

BORSA İstanbul pay endekslerinden sıfır atılması bir kez daha gündemde. 19 Şubat tarihinde Borsa İstanbul tarafından yapılan açıklama ve duyurularla sürecin başladığı; 9 Mart’tan itibaren bu kapsamda provaların gerçekleştirileceği ve 27 Nisan tarihi itibariyle endekslerden iki sıfırın silinmesinin hedeflendiği bildirildi. Bu kararla, TL cinsi hisse endekslerinin ulaştığı seviyelerin yarattığı enflasyonist algının önüne geçilmesinin amaçlandığı ifade edildi.



26 Aralık 1985 tarihinde açılan ve 3 Ocak 1986 tarihinde işlemlere başlayan borsa, 1996 sonunda, o zamanki adıyla İMKB-IOO endeksi 97.600 ile 100 bin sınırına dayanmış ancak bu seviye resmen görülmeden İMKB endekslerinden 1997 başından itibaren çift sıfır atılmıştı. 1997’de mevcut endekslerin değiştirilmesi ve yenilerinin hesaplanmaya başlanacak olması ile endeksin altı haneli rakamlara dayanmış olması benzer bir ihtiyaç doğurmuştu. Bu kapsamda, ilgili ayarlama 1986-1996 arasında hesaplanmış olan endekslerin rakamsal ifadesinin kolaylaştırılabilmcsi ve sadeleştirilebilmesi için daha önce hesaplanmış değerlerin 100’e bölünmesiyle yapıldı. Yani, borsanın başlangıçtaki değeri için “1986 = 100” şeklinde olan endeks değeri 100’e bölünerek “1986 = 1” olacak şekilde revize edildi. Bununla eş zamanlı olarak, ayrıca, 1997’den itibaren tüm endekslerin tam sayı olarak gösterilmesine karar verildi.

Endeksin 2013 yılında, o zaman için tarihi zirvesi olan 93.398,33 (22 Mayıs 2013) seviyesine olan yolculuğunda (100.000 seviyesinin aşılabileceğine dair güçlenen beklentilerle) yeniden gündeme gelen endeksten 0 atılması konusu; aynı tarihler itibariyle dış ve iç dinamiklerde yaşanan negatif gelişmelerin piyasada oluşturduğu aşağı yönlü baskı nedeniyle gündemden kalkmıştı. 2013 yılından itibaren beklenen 100.000 seviyesi ilk kez 13 Haziran 2017’de test edildiğinde, -endeksten 0 atılması konusu bir kez daha gündeme gelse de 2018 yılında yaşanan kur şokuna giden süreçte yaşanan gelişmeler nedeniyle bir kez daha rafa kalktı. Kasım 2019’dan bu yana 100.000 psikolojik seviyesinin üzerinde seyreden ve tarihi zirvesini 22 Ocak 2020’de 124.536,70 seviyesine taşıyan BIST 100 endeksi ile diğer hisse endekslerinden ikinci defa iki sıfır atılması bu defa somut tarih ve yol haritasıyla tekrar gündeme gelmiş durumda.

PSİKOLOJİK ETKİSİ VAR

Dünya genelindeki belli başlı ülkelerin ana endeksleri ağırlıklı olarak dört ve beş haneli seviyelerde. Taradığımız 87 ülke borsası arasında, BIST-100 endeksi ile birlikte toplam dört ülkenin ana endeksi altı haneli seviyelerde bulunmakta (19 Şubat tarihli kapanışlarla Türkiye/BIST-100:119.196,10 – Brezilya/Bovespa: 116.517,59 – Jamaika/JSE Market: 488.451,56 – Venezuela/Bursatil:

121.804,44). Yüksek seviyelerdeki endeks rakamlarının genellikle enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde görüldüğü söylenebilir. Bu durum, enflasyonun yüksek olduğu ülkelerdeki şirketlerin satış ve kâr rakamlarının nominal bazda yüksek seyretmesi ve reel getiri arayışının doğal bir sonucu olarak görülebilir.

Borsanın endeks olarak ifade ediliyor olmasından dolayı, “0” atılması teorik açıdan çok bir anlam ifade etmese de psikolojik açıdan etkili olabilmekte. Bu açıdan, endeksten 0 atılması ile şirketleri bedelsiz sermaye artırımına gittiği süreçte şirket hisselerine yönelik piyasada oluşan algı birbirine benzetilebilir. Yani, toplam portföy büyüklüğünde/değerde teorik olarak bir değişim olmasa da, genellikle, fiyat seviyesinin daha düşük rakamlarla ifade ediliyor olması psikolojik açıdan “ucuzladı” algısı yaratmakta. Bu durumun daha net anlaşılabilmesi açısından rakamlar üzerinden bir örnekle açıklamaya çalışalım: Yüzde değişim bazında endeksin 100.000’den 110.000’e çıkması ile 1.000’den 1.100’e çıkması arasında fark bulunmamakta. Her iki durumdaki artış da yüzde 10. Ancak, algı açısından bakıldığında, zihnimiz, endeksin 1.000 puan seviyesinden 1.100 puan seviyesine (100 puanlık artış görülmesi) yükselmesinin, 100.000 seviyesinden 110.000 seviyesine yükselmesinden (10.000 puanlık artış) daha hızlı ve kolay gerçekleşeceğini düşünecektir. Başka bir ifadeyle, herhangi bir hisse için 1 lot fiyatının 100 TL olması ile 1 TL olması arasında ucuzluk – pahalılık algısı açısından farklılık olacaktır. Bu durumun bedelsiz potansiyeli çok yüksek olan ve bundan dolayı fiyatı yüksek seyreden bir hissenin yatırımcı psikolojisi üzerinde yarattığı pahalılık algısı ile bu hissenin bedelsiz sermaye artırımına gitmesiyle bölünen fiyatın daha düşük seviyelere geldiğinde oluşturduğu ucuzlama algısından hemen hemen hiçbir farkı yok diyebiliriz. Ancak, söz konusu ucuzlama algısı, talebin artması yani likidite ve derinliğin artması potansiyelini de beraberinde getirebilmekte.

YANLIŞ BEKLENTİLERE GİRİLMEMELİ

Bahsettiklerimizi biraz daha somutlaştırabilmek adına endekslerden ilk defa sıfır atıldığı 1997 dönemindeki piyasa hareketlerine bakalım. Grafiklere geçmeden önce, TCMB internet sitesindeki enflasyon hesaplayıcısı üzerinden yaptığımız hesaplamaya göre borsada işlemlerin başladığı Ocak 1986’dan borsadan iki sıfırın atıldığı Ocak 1997’ye kadar olan 11 yıllık süreçteki enflasyonun yüzde 34.643,48 olduğunu da not edelim.

1996 yılını 97.600 puandan yani iki sıfırın atılmasıyla 976 puan tamamlayan İMKB-100 endeksi 1997 yılının 2. işlem günü olan 3 Ocak 1997 günü endeks 1.035 seviyesini gördü. Yani iki sıfır atılmamış haliyle 103.500 puan ile endeks tarihinde ilk 100.000 üzerine geçmiş oldu. Endeksten iki sıfırın atıldığı 1997 yılı ocak ayında İMKB-100 endeksi aylık bazda yüzde 64.4 artışla 1.605 seviyesine yükseldi. Ay boyunca görülen en yüksek seviye olan 1.748 baz alındığında yükselişin yüzde 79.1’e ulaştığı görülüyor. Ancak, tam bu noktada; 1997 yılı Ocak ayındaki yıllık enflasyonun yüzde 75,7 (Ocak 2020’dcki yıllık enflasyon yüzde 12,15), ve 1997 yılsonundaki yülık enflasyonun yüzde 99 olduğunu da not edelim. Yukarıdaki grafikte de görüleceği üzere endekste kısa sürede gözlenen yükselişle birlikte artan hacmin ve oynaklığın da dikkat çektiğini not edelim (Grafik üzerinde lacivert işaretlerle gösterilmekte). Ayrıca, söz konusu değişikliğin yapıldığı ayda BIST-100 (eski adıyla İMKB-100) endeksinin diğer ülke borsalarından bariz bir şekilde ayrıştığını da not etmekte fayda var. Ancak yine de, hem geçmişteki gerçekleşmelerin yeniden aynı şekilde görüleceğine dair herhangi bir garanti bulunmadığı ve geçmiş yıllardaki enflasyon gerçekleşmeleri ile mevcut gerçekleşmelerinden oldukça farklı seviyelerde olduğunu; dolayısıyla da yanlış bir beklentiye girilmemesi gerektiğinin altını da önemle çizelim.




Yukarıda değindiğimiz gibi İMKB’de sıfır atılmadan önce başlangıç değeri “1986 = 100” olacak şekilde belirlenmişti. Daha sonra duyulan ihtiyaçla birlikte 1997 başı itibariyle endeksten iki sıfır atılarak veriler geçmişe doğru revize edildi. Yani bu değişimle birlikte endeksin başlangıç değeri “1986 = 1” oldu.

Şu anda yürütülmekte olan çalışmalar sonucunda 27 Nisan tarihi itibariyle endekslerden iki sıfır atılmasıyla birlikte endeks değerinin virgülden sonra iki hane gösterilmesine devam edileceği bilgisi paylaşılırken; duyurunun ekinde yer alan tabloda BIST-100 endeksinin eski başlangıç değeri “1986=1.00”, yeni başlangıç değeri ise “1986=0.0100” olarak gösterilmiş. Bu geçişle birlikte virgülden sonra kaç hanenin gösterileceği geçmiş dönük verilerin yorumlanabilmesi açısından önem arz etmekte. Öyle ki, grafiksel gösterim üzerinden düşünecek olursak; 1997 yılında yapıldığı gibi iki sıfırın daha atılmasıyla; endeksin yeni başlangıç değeri “1986 = 0.01” olursa, endeks grafiğinde 0.01’den başlayacak değerin çizgi grafik üzerinde 0.02’ye yükselmesi endeksin yüzde 100 artmasıyla gözlenebilecek. Diğer bir ifadeyle, endeks grafiğinin ilk yıllarına ait dönemlerinde yaşanan oynaklıkları direkt olarak seçemeyeceğiz; çünkü bahsettiğimiz nedenden dolayı en azından yüzde 100 prim görülmediği dönemlerde endeks grafiği düz bir çizgi gibi görünecek. Daha yalın bir ifadeyle, endeksin geçmiş performansı bir anlamda silinmiş olacak. Rakamlarla örnek vermek gerekirse, İMKB ilk yılında 100’den 184’e çıkarak yüzde 184 prim yapmıştı. Bu tarz bir değişiklik yapılması durumunda bu yüzde 84’lük primi göremeyeceğiz. Bu durumla karşılaşmamak adına, endeksin yeni başlangıç değerinin, duyuru metninin açıklama kısmındaki ifadeden anlaşılan “1986 = 0.01” yerine duyuru ekinde yer alan gösterimdeki “1986 = 0.0100” şeklinde bir ayarlama yapılması yerinde olacaktır.

UCUZLAMA ALGISI YARATABİLİR

Toparlamak gerekirse; pay endekslerinde daha önce 1997’de iki sıfır atılmıştı ki bu ayarlama yapılmamış olsaydı aslında 19 Şubat 2020 tarihinde göreceğimiz endeks kapanış rakamı 119.196,10 yerine 119.196.100,00 olacaktı. Yüksek endeks değerleri, genellikle yüksek enflasyona maruz kalan ülke endekslerinde gözlenen ve pahalılık algısı yaratan bir durum. TCMB’nin internet sitesinde yer alan enflasyon hesaplayıcısından yaptığımız hesaplamaya göre Ocak 1986’dan Ocak 2020’ye kadar olan 34 yıllık dönemdeki enflasyon yüzde 2.886.825,19 iken; Ocak 1997’den Ocak 2020’ye kadar olan 23 yıllık dönemdeki enflasyon yüzde 8.209,26.1996 yılı sonundan bu yana BIST-100 endeksinin getirisi ise yüzde 11.870 seviyesinde.

Endeksten 0 atılmasının teknik anlamda bir hissenin bedelsiz sermaye artırımına gitmesinden neredeyse hiçbir farkı bulunmamakta.

Dolayısıyla, borsa endeks olarak ifade edildiğinden, endeks değerinden 0 atılması teknik olarak aslında hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Bu tarz bir değişiklik aslında sadeleşme adına yapılacak teknik bir ayarlama olarak görülebilir. Bununla birlikte, bu ayarlamanın olumlu psikolojik etkiler getirebileceğini de kabul etmek gerekmekte. Bu olası değişiklikle birlikte oluşacak ucuzlama algısı piyasadaki talebin artmasını yani likidite ve derinliğin güçlenmesini sağlayabilir. Ancak, endeksten daha önce de 0 atılmış olması ve halihazırda endeks başlangıç değerinin “1986 = 1 ” olması sebebiyle yapılacak değişikliğin geçmiş dönem endeks performansının takibini mümkün olduğunca zorlaştırmayacak şekilde gerçekleştirilmesi de önemli.

EROL GÜRCAN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu