Anasayfa / Makaleler / Büyük şirketlerin sosyal projelerdeki rolü değişiyor

Büyük şirketlerin sosyal projelerdeki rolü değişiyor




Büyük şirketlerin sosyal projelerdeki rolü değişiyor. Devrim nitelikli buluşlara ünlü markalar önderlik ediyor. Bunlardan biri de Coca-Cola…

Muhtar Kent şimdi de beşeri projelere imza atıyor

İKİ haftadır tüm gazeteler yazdı durdu. Amacım bir buluşu irdelemek değil, onun arkasındaki beklentiyi dile getirmek!

Ama önce ‘inovasyon’ kavramındaki felsefi derinlikten bahsedeyim: İnovasyon etimolojik anlamda Latincenin ‘novus’ kökünden geliyor. ‘Novare’ yenilenmek ya da yenilik demek. Bazı dillerde ‘nova’ sözcüğü yine aynı anlamda kullanılıyor.

Antik dönemlerin Heraclitus imzalı ‘aynı suda iki kere yıkanılmaz’ ifadesi de bizim bakış açımıza göre aynı kapıya çıkıyor. Diyalektik materyalizmin ideolojik cilasıyla perdahlanan bu söz, paradoksal biçimde kapitalist ruhun faydacılık ilkesini çağrıştırıyor. Yenilik, yenilik ve her koşulda yine yenilik…

Her bir buluş klasik kahramanlığın güncel tedavüldeki karşılığı bugün. Geçmişte kalan ‘Robin Hood’ temalı figürlerin yerini bugün batı dünyasında ‘Steve Jobs’ların alması biraz da bundan.

Yenilik hâzinesinden alman buluşsal fikirler herkesin ihtiyacına göre dağıtılıyor, insanlık değeri bir kademe daha yükseliyor.

EN BÜYÜK SİLAH İNSANCIL BULUŞLAR!

Her yenilik insanlığı ilkellikten uzaklaştırır. Yenilik fikirleri bir şirketin, bir ülkenin en büyük tahkimatıdır. Sorunları geleceğe bir şeyler armağan ederek çözmek silaha sarılmanın bağnazlığını yok eder.

İnovasyon olgusunun derinliğine indiğinizde onun kurgusal sırlarını da keşfedersiniz. Modern zamanların ekonomi düşünürlerinden Theodore Levitt şöyle diyor: ‘Yaratıcılık yeni şeyler düşünmek; yenilik ise yeni şeyler yapmaktır!” Batılı bir bakış açısıyla hayalden aksiyona geçişin ifadesi…

Peki son yıllarda moda olmaya başlayan inovasyon algısı zihinlerde birdenbire nasıl gelişti? Cevabı basit: Gelenekselden modern çağa geçişle birlikte neredeyse tüm yenilikler insanlık tarihinin son 250 yılına sığdı. Bu çağcıl değişimin tarihsel ve iktisadi kavramlarla ele alınmasının yanı sıra işin içine bir de ‘sosyal psikoloji’ girdi.

Geleneksellik ile modernite aniden yer değiştirdi. Klasik anlayış bir başka mecrada akmaya başladı. ‘Gelecek ihtiyacı’nın karşılanması adına yapılan her çabaya kısaca ‘inovasyon’ denildi.

Sanıldığı gibi ‘inovasyon’ yalnız fiziki buluşları değil her alanda görülen değişimleri de kapsıyor. Ar-Ge olarak anılan sihirli sözcüğün kapsamı içinde şimdi yalnız bilimciler değil üst düzey yöneticiler de var. Hedef, olağanüstü yenilenme ihtiyacı ve ufkun ötesindeki ticari bilgilerin birlikte paylaşımı…

TİCARİ VE BEŞERİ YENİLİK YAN YANA

Hayatın tüm safhalarında ufku görmek inovasyona atılan ilk adımdır. İster bilimde olsun ister günlük yaşamda bu böyledir.

Şimdi bir düşünün: Tarsus Amerikan Ko-leji’nde okumuş, İngiltere’de ekonomi tahsil etmiş bir Türk, yakın gelecekte 3 milyar insanın temiz su ihtiyacını karşılayacak bir icattan bahsediyor. Bu kişi inovasyon tarihinde devrim yapacak bir buluşun açıklanmasını yapan Muhtar Kent!

Muhtar Kent, Coca-Cola’nın CEO’su. Uluslararası iş dünyasında tanınan birkaç kişiden biri…



Dünyayı değiştirecek bir buluşun fikir önderliğini yaparken acaba neyi amaçlıyor?

Yaklaşım ortada: Temsil ettiği markanın insanlığa bir şeyler vermesini sağlamak ve bu küresel ihtiyacın Coca-Cola’yla bir bağ oluşturmasını temin etmek! Tam da ünlü bir markaya yakışan sosyal içerikli bir proje…

Söylendiğine göre kirli suları dahi içme suyuna çevirecek yeni bir buluş yakında insanlığın hizmetine girecek! Çorak toprakları, çölleri yeşile dönüştürecek! Deniz suyunu tatlı suya çevirerek dünyaya yeniden hayat verecek!

Küresel ısınmayla felakete giden dünyayı insanlık tarihinde dönüm noktası olacak bir buluşla taçlandırmak muhteşem bir gelişme!

Bir markayı insanlığın geleceğiyle ilgili bir projeyle ilişkilendirmek aslında riskli bir iş! Muhtar Kent, yükselen adını riske atmayacak olgunlukta bir isim. Coca-Co-la’riın arkasında durduğu projeyle temsil ettiği markanın asırlar boyu unutulmamasını planlaması onun çağdaş bir CEO olduğunu gösteriyor.

Peki strateji tutmazsa ne olacak? Belli ki çok iyi incelenmiş ve olgunlaştırılmış bir proje. Bu tür işlerde sıradan reklam kolaycılığı yetmiyor, önce inanç sonra da ufuk algısı gerekiyor.

TİCARİ TASARIMIN ÇAĞDAŞ ÖRNEĞİ

işin püf noktası aslında şurada: ‘Susama’ ve ‘tatmin’ algısıyla özdeşleşmiş dev bir markayı ‘temiz su’ konusunda devrim yaratacak bir öğeyle bütünleştirmek! Teknik inovasyonu aynı anda ticari inovasyona dönüştüren sarsıcı bir proje!

Özetle ‘postnıodernite’nin günümüze yansıyan en akıllı ticari kurgularından biri. Devrimsel inovasyonu uluslararası bir markanın şemsiyesi altında biçimlendirmek hem ticari hem de insani bir dehanın ürünü.

Sözün özü şu: Dünya yakın bir gelecekte silahlarla değil, büyük markaların desteklediği ‘beşeri’ buluşlarla barışa kavuşacak. Bu stratejik kurgunun en verimli bile- « şimini ortaya koyduğu için Muhtar Kent’i kutluyorum.

Daha da önemlisi Muhtar Kent kendi adını ölümsüzleştirecek bir ‘challenge’ yaklaşımı içinde burada! Ama hakkını vermemiz gereken bir şey daha var: Büyük devrime yol açacak buluşa hissedarların verdiği destek!

Çünkü bilgi çağında insanlık için artık ideolojik inançlar değil, inovasyonların beslediği parlak idealler öne geçiyor. Umarım proje ‘Segway’in (Ginger) akıbetine uğramaz. Bekleyelim ve görelim…

Dean Karnen, ‘Ginger’ olarak duyurulan ve ‘Segway’ şeklinde markalaşın fakat piyasada beklenen etkiyi yaratamayan buluşun mucidi. Yıllardır Coca-Cola markasının desteğiyle yeni buluşlara imza atıyor. Muhtar Kent’le aralarında iyi bir diyalog var. Son yıllarda alkolsüz içki pazarı için geliştirdiği bazı buluşlar hayli ses getirdi. Son çalışmalarından biri Muhtar Kent tarafından açıklanan su filtresi… En kirli suları dahi içilebilir hale getirecek sistemin büyük yer kaplamayacağı biliniyor. Ucuza mal olacak cihazın özellikle üçüncü dünya ülkelerinin kaderini değiştireceği konuşuluyor.

Çalışma prensibi ise bildik yöntemlerden farklı. Tahminimize göre sistem bir kondansatör yardımıyla buharlaştırma ve ani soğutma prensibine dayanıyor. Bildiğimiz klasik imbiklerin çok daha geliştirilmiş bir şekli. Filtre görevinin yanı sıra su kalitesinin arttırılmasını sağlaması ise ilginç özelliklerinden bir başkası… Cihazın enerji gereksinimini güneş filmleriyle karşılamak mümkün! Prototip denemelerde günde 1 ton suyu dönüştürdüğü saptanmış. Ticari açıdan bakıldığında sistemin yaygınlaşmasını Coca-Cola sağlayacak. Lojistik hizmetlerin tamamını şirket üstleniyor.

Nur Demirok / Para Dergisi





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir yorum

  1. bir yahudi markasi ticaretle barışi getirecek ise tum yatırmlarmi barajlara yaparım santralimi kurarm neden iktidar destekli mutahitlere boyun bukuyum dukanım acık kalsn diye çok saçma we gereksiz webmaster … Ticarete buldunu s…. sen barıs icn oralara kadar gelemesn. Püf

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir