Anasayfa / Ekonomi-Finans / Büyüme rakamları çok güçlü

Büyüme rakamları çok güçlü




Türkiye ekonomisi son iki çeyrektir potansiyelinin üzerinde büyüme oranları yakaladı. Bu dinamizmin sürdürülebilmesi için altına dayalı tahvilden medet umulacak gibi görünüyor. Başarılı bir sonuç alınabilir…

Büyüme rakamlarına siyaset mi karıştı

Türkiye ekonomisinde hiç kuşkusuz çok güçlü bir toparlanma yaşanıyor. Geçen yılın ikinci yarısındaki ekonomi dışı hadiselerin tetiklediği problemleri geride bırakan Türkiye ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 5.2, ikinci çeyreğinde de yüzde 5.1’lik büyüme gerçekleştirdi. Potansiyeli yüzde 4.5 olan bir ekonomiyi konuşuyoruz.

Kabul etmek gerekir ki rakamlar çok güçlü. Büyüme böylesine yüksek gelince konunun ehli olsun olmasın herkesten farklı yorumlar geldi. Eleştiriler de yoğundu. Hatta bir yabancı aracı kurum analisti rakamlara siyaset karıştığını iddia ederek konuyu farklı bir boyuta taşıdı. Bu konuda söyleyeceğimin hiçbir kurumsal bağı olmadığını ve tamamen analize dayalı şahsi kanaat olduğunu baştan belirteyim. Türkiye ekonomisi kredi büyümesine çok duyarlı bir ekonomidir. Kredi Garanti Fonu destekli krediler yılm ilk yarısına damgasını vurdu. Bankacılık sektörü emsali az bulunur ölçekte kredi genişlemesine gitti. Bitişikteki grafik bu açıdan önemli. ‘Özel Sektöre Açılan Krediler/GSYH’’ oranının yıllık değişimiyle ekonomik aktivitedeki yüzdesel değişim arasında çok güçlü bir ilişki bulunuyor. Geçmişte de öyleydi, bugün de öyle. Büyümenin çok güçlü kredi genişlemesinden kaynaklandığı net bir şekilde görülüyor. Her şeye siyasi tarafgirlikle bakan bir ülkedeyiz maalesef ve bu yaklaşım ekonomik analizlere de bulaştı ne yazık ki.

Altın tahvili neden gündemde

Bu yılın ilk yarısındaki büyüme performansı son derece iyiydi. Hakeza üçüncü çeyrek de öyle olacak. Ancak iyi rakamların çok önemli bir sıkıntımızın üstünü perdelemesine izin vermemeliyiz. Türkiye ekonomisi kaynak sıkıntısı yaşıyor.



Bankalar her topladığı 100 TL’lik mevduata karşılık 140 TL kredi açar hale geldi. Aradaki farkı yurtdışı borçlanma ve bono ihracı gibi mevduat dışı kaynaklarla dolduruyor. Bunun sürdürülebilir olmadığım izanın bir nebzesinden olsun nasibini almış herkes kabul eder. Ekonomiye verilen teşvikler hasebiyle bütçe dengesi de gevşedi ve Hazine’nin iç piyasadan borçlanması arttı. Bu durum kaynak sıkıntısını daha da ön plana çıkardı. Son günlerde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek yeniden gündeme getirdi. Hatta bu sefer tarih bile verdi.

Ekim başında altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası ihracı planlanıyor. Böylelikle, muhtelif sebeplerle kayıt dışını tercih etmiş atıl sermayenin ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor ki daha önce bankacılık sistemi tarafından defaten denenmiş olmasına rağmen çok iyi bir proje.

Merkez Bankası tarafından 2012 yılında yapılan bir çalışmaya bakıyoruz. Altın stoku hesabında kullanılan yöntem basit ama basitliği bilimselliğinden çalmamış. Kayıt dışı altın stokunun ‘en az” 2190 ton olduğu tahmin ediliyor. Sistem dışındaki altın stoku büyüklüğünü gram altının cari fiyatıyla çarptığımızda 320 milyar TL’ye ulaşıyoruz. Sıkı rakam. Kabaca 90 milyar doları konuşuyoruz. Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 10’u büyüklüğünde bir meblağ. Denebilir ki, bankacılık şapkadan ne tavşanlar çıkardı, hem ‘Altın Günleri” hem de “Altın Mevduat Hesapları” gibi tatlandırıcılar sundu ama kayıt dışında yatan servetin onda birini bile sisteme çekemedi. Bu doğru ama para parayı çeker.

Altına dayalı tahvil ve sertifikanın faizi/kirası yeteri kadar cazip olursa neden olmasın. En azından anlamlı sayılabilecek bir kısmı için.

Fed önümüzdeki haftalarda çok etkili olabilir mi

Beklenmemeli… ABD ciddi bir kasırga atlattı, ekonomik verilerde sulanma olacaktır. Ayrıca Trump yönetimi “borç tavanı” sorununu henüz kalıcı olarak çözemedi. Bu iki faktör Fed’in temkinli ilerlemesini gerektirir. Fed cephesinden, en azından şimdilik, piyasa dalgalanması geleceğini öngörmüyorum.

Piyasalar için görüşünüz değişti mi?

Hayır, dolar/TL kurunun 3.50 altında kalıcılaşmasını beklemiyorum. Altının 1.360 dolar bandı üzerine yerleşmesi çok zor (savaş çıkmazsa, ki çıkmaz). Küresel borsa endekslerindeki iyimser hava Almanya’daki seçimlerin tamamlanması (bu hafta sonu) ve son havucun da tüketilmesinden sonra bozulmaya başlar.

ERKİN ŞAHINOZ





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir