Para Kazandıracak En Popüler ve Yaratıcı İş Fikirleri

Çok Güzel Bir İş Fikri (kaz yetiştiriciliği)

Kaz etine talep sürekli artıyor. Kaz yetiştiriciliğine hibe oranı yüzde 80. Kaz üretimine yatırım için uygun yer ve maliyetler.



Kaz yetiştiriciliği hibe

KÜÇÜK bir yatırımla üretime başlama imkânı, maliyeti düşük geliri yüksek bir yatırım olması, sağlıklı eti nedeniyle artan tüketici talebi, yüksek ihracat potansiyeli ve devletin yüzde 80’lere varan hibe desteği, kaz çiftliği kurmayı cazip kılıyor. Ülkemizde ve dünyada büyük potansiyele sahip olan kaz yetiştiriciliğiyle yüksek kazanç sağlamak mümkün. Zengin su kaynakları bulunan Türkiye, kaz yetiştiriciliği için son derece elverişli.

Türkiye’de kaz varlığı her geçen yıl artsa da ülke genelinde sınırlı ilde üretim yapılıyor. En fazla Kars’ta üretiliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2020 rakamlarına göre; Kars’ta 315.375, Muş’ta 100.429, Diyarbakır’da 94.036, Ardahan’da 42.321, Samsun’da ise 34.869 kaz üretiliyor. Türkiye toplamında ise yaklaşık 1.5 milyon adet kaz varlığı bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı 2021 Tarım Ürünleri Piyasa Raporu’na göre ise; Türkiye’deki toplam kaz varlığı, 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 18.7 artarak son 16 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Bölgesel olarak değerlendirildiğinde yüzde 34.5 oranıyla en çok Kuzeydoğu Anadolu’da kaz yetiştirildiği yapılıyor. Ortadoğu Anadolu yüzde 14.5, Batı Güneydoğu Anadolu yüzde 11.8 ve Batı Karadeniz yüzde 9 ile en çok kaz varlığına sahip bölgeler. Kuzeydoğu Anadolu’da 2020 yılı kaz sayısı bir önceki yıla göre artsa da Türkiye’deki payı yüzde 6.2 azaldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kaz sayısı 2020’de bir önceki yılın iki katına çıkarken, Orta Anadolu’da yüzde 60.6 arttı.

Kaz çiftliği
Kaz çiftliği

Kaz Yetiştiriciliğinin Bakımı Kolay

Türkiye’de Kars, Muş, Ardahan ve İğdır illerinde yaygın olarak üretilen ve tüketilen kaz eti, yetiştiriciliğin artmasıyla ülke genelinde de yayılmaya başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre, kazların yetiştirilmeleri ve bakımları diğer kanatlılara göre daha kolay ve masrafsız.

Çok basit barınaklarda hatta zorunlu hallerde diğer hayvanların barınaklarının bir köşesinde kolaylıkla barınabiliyor. Hastalıklara dayanıklı oluşları sayesinde ilaç masrafları ve ölüm oranı düşük. Civciv dönemlerinde biraz titizlik gösterildikten sonra kazların bakımı kolay, hayatlarını sorunsuz olarak devam ettirebiliyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının yayınlamış olduğu kaz yetiştiriciliği yazısı için; TIKLAYINIZ.

Kaz Yetiştiriciliğinde İhracat Potansiyeli Yüksek

Kaz eti yüksek besleyici değerinin yanında düşük yağ ve kolesterol içeriğinden dolayı sağlıklı et kategorisine giriyor, aynı zamanda lezzetiyle de başta Avrupa ülkeleri olmak üzere ABD ve Rusya’da da tüketimi yüksek. Kaz etinin yanı sıra kaz ciğerinin de ekonomik değeri fazla. Kaz ciğeri özellikle Fransa, Polonya, Macaristan gibi Avrupa ülkelerinde severek tüketilirken, lüks lokanta mönülerinin de olmazsa olmazı. Öte yandan kaz tüyü ve kaz yumurtasını da ekonomik olarak değerlendirmek mümkün. Ancak Türkiye, kaz eti ihracatında henüz istenilen seviyelerde değil.

Tarım ve Orman Bakanlığı 2021 Tarım Ürünleri Piyasa Raporu’na göre, Türkiye’nin 2019’da gerçekleştirdiği kaz eti ihracatı 48 ton. Bu ihracatın yüzde 98.6’sı Irak’a, yüzde 1.4’ü Nijer’e yapıldı. Daha önceki yıllarda sadece 2016 yılında 76 kg kaz eti ihracatı gerçekleştirildi. Türkiye kaz eti ihracat değeri, 2019 yılında 107 bin dolar oldu. 2020 yılında ise Türkiye, kaz eti ihraç etmedi. 2021 yılı ilk dört aylık dönemde ise sadece 22 kg’lık kaz eti ihracatı yapıldı.

Balığın Yanında Kaz da Yetiştirdi

Nevşehir’in Kozaklı îlçesi’nde yaşayan girişimci Tahsin Hacıbekiroğlu, balıkçılık yapmak için kiraladığı göletin yanına 2014 yılında bir kaz çiftliği kurdu. Hacıbekiroğlu; “Maliyeti düşük, geliri yüksek olması sebebiyle balıkçılığın yanında kaz yetiştiriciliği de yapabiliriz diye düşündük ve gerekli fizibilite çalışmasını yaparak yola koyulduk” diyor. 20 bin TL sermaye ile işe başladığını anlatan Hacıbekiroğlu’nun çiftliğinde 4 bin kazın yanı sıra Türkiye’nin her yerine yavru yetiştirme gücüne sahip 4 bin adet kuluçkalık kaz vermiş.

Tahsin Hacıbekiroğlu Kaz Çiftliği Röportajı

Çiftliğin yıllık üretim gücünün yaklaşık 30 bin adet civciv olduğunu belirten Hacıbekiroğlu, 50 tona yakında et üretimleri olduğunu ifade ediyor.

İlk zamanlar Türkiye’ye özgü yerli kazlar ile üretime başladıklarını belirten Hacıbekiroğlu, talebin gitgide artmasıyla birlikte Almanya’nın Hannover şehrinden getirttiği et ve tüy bakımından özel ırk olan Mast Kazı’nı çiftlikte çoğalttıklarını söylüyor. Kaz çiftliği kurmaktaki amacının Türkiye’nin tüm yörelerine bu lezzeti tattırmak olduğunu ifade eden Hacıbekiroğlu, şöyle konuşuyor:

“Bu kaz ırkını ülkemize kazandırdıktan sonra Türkiye’de kaz ve et sektörü giderek açılmaya başladı. İlerleyen senelerde gerek yurt içi gerek yurtdışından birçok talep aldık. Çin’den kazın ayakları ve kafası, Avrupa’dan ciğeri, Rusya’dan aynı şekilde ciğer ve et konusunda talepler geldi. Bu talepleri araya fason firmalar koyarak karşıladık. Bunun yanında ülkemizin Kars Ardahan Bölgesi’ne civciv olarak gönderdik.



Kars Ardahan Bölgesi’nin yöresel lezzetini tüm yörelere tattırmaya başladık” diyor. Devlet destekleriyle ilgili konuşan Tahsin Hacıbekiroğlu, “Biz kendi öz sermayemizi kullanarak bu işe başladık ancak devlet destek ve hibelerinin bu anlamda üreticinin yanında olduğunu biliyoruz ve destekliyoruz’ diyor.

Diğer Kanatlılara Göre Masrafsız

  • Kaz, iyi otlatılabilen hayvandır. Geniş meralarda otlatıldığında yem masrafı yüzde 30 düşürülebilir. Bu sayede yem masrafından tasarruf sağlanabilir.
  • Kazlar hastalığa dayanıklı hayvanlardır. Uygun koşullarda barındırıldıklarında nadiren hastalanırlar. Bu özellikleri sayesinde ilaç masrafları da düşük olacaktır.
  • Yetiştirilmeleri ve bakımları diğer kanatlılara göre masrafsızdır. Çok basit barınaklarda hatta zorunda kalınması durumunda diğer hayvanların barınaklarının bir köşesinde kolayca barındırılabilir.
  • Tüyü, ciğeri, eti ve yumurtası ayrı ayrı ekonomik değere sahiptir. Üretim maliyeti düşük, kazancı yüksek bir hayvandır.
kaz yetiştiriciliği
kaz yetiştiriciliği

Hibe Oranları Yüzde 80’lere Çıkıyor

Kaz yetiştiriciliği, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yatırım destekleme araçlarından biri olan ‘IPARD Programı‘ kapsamında bulunuyor.

Buna göre; 100-1.000 kaz kesim kapasiteli kesimhane için limiti 30 bin-3 milyon Euro arasında olan yatırımların yüzde 40-50’si hibe olarak veriliyor. En az 350, en fazla 3 bin kaz kapasiteli üretim yapan işletmelerde yeni kümes yapımı ve alet-ekipman alımı gibi işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar, yüzde 70’e kadar destekleniyor. Atık yönetimi yatırımı yapan başvuru sahiplerine yardım oranına ek yüzde 10 hibe veriliyor.

Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince, kaz veya damızlık kaz yetiştiriciliği için asgari bin adet ve üzeri kapasitelerde işletme kuran veya kurulu işletme kapasitesini asgari bu kapasitelere çıkaran üreticilere, kanatlı hayvan yetiştiriciliği kapsamında yatırım ve işletme kredisi kullandırılıyor.

Türkiye’de Kaz Varlığı En Yüksek İl Kars

Sıra İl Sayı  (adet) Oranı  (%)
1 Kars 315.375 25.59
2 Muş 100.429 11.37
3 Diyarbakır 94.036 8.83
4 Ardahan 42.321 5.60
5 Samsun 34.869 2.75
Türkiye 1.373.960 100
Kaynak: TUIK2020

Kaz Irkları

  • Toulousa Emden (Embden)
  • Çiz Kazı
  • Roman (Germen)
  • Afrika Sebastopol
  • Buff
  • Kanada
  • Pilgrim

Pişmiş Kars Kazı Masada 500 TL

Nuran Oğuz Özyılmaz’ın 2007’de kurduğu ‘Kars Kaz Evi’ yöresel lezzeti tatmak isteyenler için bir adres. Kurucu Özyılmaz, “Kars ile kazı bağdaştırdık, insanların aklına kaz denilince Kars geliyor. Kars’a gelen turistler kaz etini tatmak için bu lez zeti hayal ederek geliyor” diyor. Kaz etini tatmak için Kars’a yılın her zamanı gelinebileceğini belirten Özyılmaz, saklama koşullarındaki iyileştirmeyle kazın tazeliğini yıl boyunca koruyabildiğini belirtiyor.

Kaz eti için kesim takvimi olduğunu söyleyen Nuran Hanım; kazların yağlanması için karın yağmasını beklediklerini, kar yağdıktan sonra yağ salgılamaya başlayan kazın derisinin yağlandığını, buzlu suyu içen ve kar gören kazın lezzetinin arttığını ifade ediyor. Özyılmaz; yıl boyunca soğuk hava depolarında saklanan kazın, ilk günkü tazeliğiyle tüm sene tüketilebileceğini söylüyor.

Kars kazının çok özel olduğunu savunan Nuran Hanım, yöresel kazın lezzetini geniş yayla ve meralarda dolaşarak, özgürce otlanma imkânından aldığını ifade ediyor. Kars Kaz Evi’nde bir bütün kaz 500 TL, bulgur pilavıyla servis edilen tandırda porsiyon kaz ise 100 TL. Ayrıca Haşıl, Hangel ve Piti gibi farklı yöresel lezzetler bulunuyor.

Talep Çok Arttı

İstanbul Maltepe’de hizmet veren Avşar Kaz Tandır Restoran, İstanbulluları kaz etiyle buluşturuyor. Ardahan yöresinin kazları, kaz eti lezzetini tatmak isteyen İstanbullular için 25 yıldır Maltepe Sahili’nde hizmet veriyor. Restoran sahibi İlter Avşar, Kaz etlerini Kars-Ardahan bölgesinde yer alan butik kaz çiftlikleri başta olmak üzere bölge üreticilerinden temin ettiklerini ifade ediyor.

Kaz etine talebin arttığını ifade eden Avşar; “İstanbul içine kaz etini pişmiş hazır halde servis etmekteyiz. Diğer şehirlerden gelen yoğun talepleri dondurulmuş olan kazların gönderimi şeklinde yapmaktayız” diyor. Avşar Kaz Tandır mönüsünde geleneksel kaz lezzeti yanında bulgur pilavı ile servis ediliyor. Menüde ayrıca Kaz Mantısı, Piti Bozbaş ve Yaprak Kaz Ciğeri gibi farklı lezzetler de var.

Prof. Dr. Ebubekir Şenateş / Gastroenteroloji Uzmanı
“Hiç karbonhidrat içermiyor”

“Kaz etinin protein oranı ve miktarı yüksek olup içerdiği yüksek miktarda A,D,E,K ve B kompleks vitaminleri yönünden de vücuda oldukça yararlı bir besindir. Ayrıca doymamış yağdan zengin bir gıda olup, kalp sağlığı açısından da yararlıdır. Kalsiyum, demir, magnezyum ve fosfor yönünden de zengin, kemik erimesi açısından koruyucu özelliği vardır.

Antioksidan yönünden zengin olan kaz eti bu yönüyle de kalp ve damar sağlığı açısından yararlıdır. Kaz eti Omega-3 ve Omega-6 açısından zengin içeriğe sahiptir. Özellikle esansiyel amino asit açısından zengin olduğu bilinmektedir. Glisin aminoasidinin en iyi kaynaklarındandır. Bu kadar yararlı içeriğinin yanı sıra, hiç karbonhidrat içermemesi de oldukça ilginç ve yararlı diğer yönüdür. Çinko, demir ve selenyum açısından zengin olduğu için bu minerallere ihtiyacı olanlarda doğal bir mineral kaynağı vazifesi görür.”

ELİF GİZEM ERCAN

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu