Anasayfa / Ekonomi-Finans / Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ekonomiye yansımaları

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ekonomiye yansımaları




Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Türkiye’nin potansiyelini en iyi şekilde ortaya çıkaracağını belirtiyor. Canikli, yeni sistemin en önemli garantisinin istikrar olacağını söylüyor…

BAŞBAKAN Yardımcısı Nurettin Canikli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye’nin daha da güçleneceğini ve sağlamlaşacağını vurgulayarak. Türkiye’nin her alanda daha yetkin, dinamik, rasyonel bir odak noktasına ve istikrarı mühürlenmiş yeni bir kabiliyete sahip olacağını söyledi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye’nin potansiyelini en iyi şekilde ortaya çıkaracağını ifade eden Canikli, yeni sistemin en önemli getirisinin istikrar olacağını belirtti. Canikli, daha fazla yatırım çeken, daha fazla üreten, daha fazla satan ve daha fazla istihdam oluşturan bir Türkiye için yeni sistemin kaçırılmaması gereken bir fırsat olduğunu savundu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin siyasi yelpaze ne kadar parçalı olursa olsun güçlü yürütme ve yönetimi her zaman garanti altına aldığını dile getiren Canikli, daha güçlü, daha güven dolu ve daha kurumsal mekanizmalar üzerine bina edilmiş istikrar ortamı ile Türkiye’nin 2023 hedeflerini yakalamaktan ziyade o hedefleri birer birer aşacak bir yetkinliğe ve performansa erişeceğini kaydetti.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ekonomiye yansımalarını anlattı.

“KAÇIRILMAMASI GEREKEN FIRSAT”

Yatırımcının, üreticinin, sanayicinin, tacirin, esnafın, her türlü reel kesimin ve özellikle finansal çevrelerin en önemli gündem maddesinin istikrar olduğunu vurgulayan Canikli, yeni sistem ile ekonomik ve ticari bütün aktörlerin Türkiye’nin açığa çıkan bu potansiyelini daha da iyi değerlendirmek için adeta sıraya gireceğini ifade etti. Canikli, “İstikrar yatırımları cezbeder. Yatırım ile üretim, istihdam olur. Daha fazla yatırım çeken, daha fazla üreten, daha fazla satan ve daha fazla istihdam oluşturan bir Türkiye için yeni sistem kaçırılmaması gereken bir fırsattır” dedi.

Ticari ve ekonomik aktörlerin karar alma mekanizmalarının merkezinde istikrarın yer aldığım belirten Canikli, yeni sistemin en önemli getirisinin daha da güçlenen siyasi ve ekonomik istikrar olacağını kaydetti. Yabancı yatırımcıların Türkiye’nin finansal ve ticari ortamına duydukları güvenin her geçen yıl daha da arttığını söyleyen Canikli, yabancı yatırım girişinin bunun en somut göstergesi olduğunu vurgulayarak, 15 yılda toplam 180.7 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım girişi gerçekleştiğinin altını çizdi. 2002’de 1 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırım girişinin 2007’de 22 miyar dolar, 2015’te 17 milyar dolar olduğunu ifade eden Canikli, 2016’da ise 12.3 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini belirtti. Hain darbe girişimi, bölgesel siyasi istikrarsızlıklar ve uluslararası finansal tedirginliklere rağmen, 2016 yılı Temmuz-Aralık ayları arasında Türkiye’ye toplam 6 milyar 947 milyon dolarlık yabancı doğrudan sermaye girişi yaşandığım vurgulayan Canikli şunları kaydetti:

“Bu kadar sarsıntıya rağmen hala dimdik ve eskisinden daha güçlü şekilde ayaktayız. Ekonomimiz tüm iç ve dış şoklara karşı üst düzey savunma reflekslerine sahip. Yeni sistem ile bu araçlarımız daha da güçlenecek. Vatandaşın hayatını kolaylaştıran, hizmet sunum kalitesini artıran, ticari aktörlerimizin önünü açan, üreticimizin rekabet gücünü artıran, finansal piyasaların dinamizmini güçlendiren her türlü düzenleme, her türlü icraat ve reform yeni sistem ile daha hızlı ve etkin bir şekilde hayata geçecektir.”

DESTEKLEYİCİ BÜROKRASİ

Yerli ve yabancı yatırımcılar ile üreticiler için karar alma mekanizmalarını etkileyen en önemli parametrelerden birinin bürokrasi olduğunu belirten Canikli, yeni sistem ile engelleyici bürokrasiden destekleyici bürokrasiye geçiş sürecinin daha hızlanarak devam edeceğini vurguladı.

Söz konusu zihniyet değişiminin kısa süre içerisinde işlemlerde, kurumsal yapılarda, tutum ve davranışlarda göstereceğini ifade eden Canikli, “Biz şu ana kadar yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik attığımız adımlar ile gerçekleştirdiğimiz sayısız reform ve icraat ile yatırımcının ve üreticinin önündeki bürokratik engelleri minimize ettik, onların karar alma ve uygulama süreçlerini kolaylaştırdık. İş yapabilme maliyetlerini önemli ölçüde azalttık. Yeni sistemle bunun gibi daha birçok düzenleme daha hızlı, etkin ve sonuç odaklı bir şekilde ele alınacak ve uygulamaya konacak. Bürokratik karar alma mekanizmalarındaki karmaşıklık giderilecek, Cumhurbaşkanın direktifleri ilave siyasi değerlendirme duraklarına takılmadan doğrudan hizmete dönüştürülecek, daha etkin ve verimli bir kamu kesimi-özel sektör mekanizması inşa edilecek” diye konuştu.



“BANKACILIK ALTIN ÇAĞINI YAŞIYOR”

Finansal kesimin ve reel kesimin yeni sisteme yönelik beklentilerinin oldukça olumlu olduğunu ifade eden Canikli, şu an bankacılık sektörünün tarihinin en güçlü seviyelerinde olduğunun altını çizdi. Toplam aktiflerin 2002’de sadece 213 milyar TL iken 2017 Ocak itibarıyla 2.9 trilyon TL olduğunu belirten Canikli, şunları aktardı:

“Toplam aktiflerin milli gelire oranı 2002’de yüzde 59.2 iken şu an yüzde 101.8. Menkul kıymetlerin toplam aktiflere oranı 2002’de yüzde 23 iken şu an yüzde 62.9. Yıllar itibarıyla TCMB faiz oranlarına baktığımızda, 2002’lerde yüzde 50’lerde olan faizler 2009 itibarıyla tekli hanelere düştü. Merkez Bankası düzelen ekonomik koşullara uygun politikalar izlemekte ve finansal, ticari tüm kesimlere önemli bir güven aşılamaktadır. Türkiye tüm Basel standartlarına tam uyumlu bulunan az sayıdaki G-20 ülkelerinden birisi. Bankacılık sistemimiz şu an tarihinin altın çağını yaşıyor. Yeni sistem ile daha da güçlenecek. Finans kesiminin ihtiyaç duyduğu siyasi ve ekonomik istikrar öngörülebilirliği artıracak. Yeni sistemin getirisine yönelik finansal piyasalarda beklentiler oldukça olumlu seyrediyor.”

GÜÇLÜ YÖNETİM

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin siyasi yelpaze ne kadar parçalı olursa olsun güçlü yürütmeyi ve güçlü yönetimi her zaman garanti altına aldığını belirten Canikli, daha güçlü, daha güven dolu ve daha kurumsal mekanizmalar üzerine bina edilmiş istikrar ortamı ile Türkiye’nin 2023 hedeflerini yakalamaktan ziyade o hedefleri birer birer aşacak bir yetkinliğe ve performansa erişeceğini dile getirdi. Canikli, yatırımlardaki yavaşlamayı telafi etmek ve Türkiye’yi yabancı yatırımcılar için cazibe merkezi haline getirme konusunda önemli adımlar attıklarını ve atacaklarını vurguladı.

Birçok yapısal düzenleme ve reform odaklı adımlarla Türkiye ekonomisinin eskisinden daha da güçlü yoluna devam ettiğini belirten Canikli, şimdi yeni sistemle bu kabiliyeti daha üst düzeye çıkaracaklarını kaydetti. Canikli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile mevcut sistemdeki yapısal çelişki ve dengesizliklerin giderildiğini, çatışma ve kavgayı körükleyen ilişkilerin sadeleştirilerek netleştirildiğini ifade etti. Yeni sistem ile Türkiye’nin daha da güçleneceğini, sağlamlaşacağını, her alanda daha da yetkin, dinamik ve rasyonel bir odak noktasına ve istikrarı mühürlenmiş yeni bir kabiliyete sahip olacağını vurgulayan Canikli, yeni sistemin Türkiye’nin potansiyelini en iyi şekilde ortaya çıkaracağını dile getirdi.

“Yeni Türkiye’yi birlikte inşa ediyoruz”

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, yatırımların artırılmasının ve Türkiye’yi daha ileri noktaya taşıyacak yapısal reformların, öncelikleri olmaya devam ettiğini söyledi. Giderek güçlenen demokrasiyle birlikte hem büyüme hem istihdamda olumlu gelişmelerin yaşanacağına hep birlikte şahit olunacağını belirten Canikli, “Yeni Türkiye’yi hep birlikte inşa etmeye devam ediyoruz.

Sorunları, aksaklıkları hep birlikte toplumun tüm kesimleriyle, iktidarıyla, muhalefetiyle ortaklaşa masaya yatırıyoruz.

Yeni sistem ile bu mekanizmalar daha etkin, verimli ve çözüm odaklı çalışacak. Çatışma değil istişare ve işbirliği ile hızlı karar alınacaktır. Piyasa aktörlerinin beklentisi de bu yöndedir ve bizlere güvenleri tamdır” diye konuştu.

“Savunmadan atağa geçme vakti”

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, yeni sistem ile daha hızlı, proaktif ve daha vizyoner kararlar alacaklarını ve anında uygulamaya geçireceklerini ifade etti. AK Parti hükümetleri ile Türkiye ekonomisinin global ve bölgesel menfi hadiselere karşı güçlü savunma alt yapısı oluşturduğunu vurgulayan Canikli, savunmadan atağa geçme vaktinin çoktan geldiğinin altını çizdi. Emtia fiyatlarındaki düşüşün, zayıf küresel talep, düşük seyreden verimlilik ve istihdam artışı, finansal piyasalardaki oynaklıklar, durgun ticari dinamizm ve zayıf yatırımlar, uluslararası terörizm ve küresel bir sorun haline gelen mülteci hareketliliği, jeopolitik ve bölgesel riskler ile siyasi belirsizlikler özellikle son zamanlarda küresel piyasaların sıklıkla dile getirdiği rahatsızlıkların en önemlileri olduğunu dile getiren Canikli, böyle bir ortamda dahi Türkiye’nin sağlam, dimdik ve eskisinden daha güçlü bir şekilde ayakta durmaya devam ettiğini kaydetti. Canikli, Türkiye’de ve küresel anlamda her ne gelişme yaşanırsa yaşansın hükümet olarak yatırımlara asla ara vermeyeceklerini, istihdam artışına devam edeceklerini, katma değer üretiminden ve istikrarlı büyümeden asla taviz vermeyeceklerini söyledi. Canikli, “Yeni sistem ile bu başarı yolculuğumuza daha hızlı ve daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Vatandaşın hayat standartlarını daha üst noktaya taşıyacağız” dedi.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir