Güncel Ekonomi Haberleri

E-İhracat Yapmak – E-İhracat Rehberi

E-ihracat yapmak, E-İhracat’a Nereden Başlamalı?, E-İhracatta Nelere Dikkat Etmeli?, E-İhracatta Riskleri Neler?, E-İhracatta Hangi Sektörler Önde?, B2B İhracat Adresleri, E-İhracatta 7 Kritik Hata.



GÜNÜMÜZDE büyümenin yolu, küresel düşünmekten geçiyor. Bu anlamda e-ihracat KOBİ’lere muazzam fırsatlar sunuyor. Hem B2B (firmadan firmaya) hem B2C (firmadan son tüketiciye) satışlar için online ihracat, kur farklarını fırsata çevirmenin en hızlı yolu. Özellikle B2C tarafında e-ihracatın avantajları saymakla bitmez. Örneğin bir üretici 100 -bin dolarlık malı çeşitli ülkelerdeki ithalatçı firmalara satarken pazarlık söz konusudur, karşı taraf malı ucuza almaya çalışır, ödemeler uzun vadelere yayılır.

E-İhracat KOBİ’lere Muazzam Fırsatlar Sunuyor

ÜRÜN DİRİER / PARA ; Üretici malını hemen nakde çeviremez. Oysa e-ihracatta üretici kendi sitesi üzerinden, vereceği internet reklamlarıyla direkt o ülkelerin vatandaşlarını hedeflediğinde, kat ve kat fazla kar marjıyla satış yapabildiği gibi, ödemesi de o gün içinde alınıyor. Ülkeye döviz girişi hızlı oluyor. Üstelik üretici Türkiye’de 100 TL’ye sattığı malı, Amerikalı ve Avrupalılara rahatlıkla 100 dolara, 100 euro’ya satabiliyor. Aylık mağaza kirası kadarlık bir bütçeyle bir yıllık e-ihracat altyapı hizmeti almak mümkün.

“VERGİ AVANTAJLARINA DİKKAT”

E-ihracat dünyasındaki fırsatların KOBî’lerin dijital dönüşümünü de hızlandıracağını düşündüğünü söyleyen Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, e-ihracat ile geleneksel ihracat yöntemleri arasındaki farkı şöyle özetliyor: “Klasik ihracatta olduğu gibi müşteri parayı ödedi ödemedi sorunu yok. Tüm süreçler online olarak anında ilerliyor. Nakit akışı çok hızlı. Küresel perakende e-ticaret hacmi 2.4 trilyon dolar. 2021’de 4.5 trilyon dolar olacağı öngörülüyor. Avrupa’da perakende internet alışverişinin yüzde 71’i sınır ötesinden yapılıyor. ABD’de bu oran yüzde 80. Bunlar bizim için potansiyel pazar demek. Ayrıca e-ihracat yapan firmalara devlet çok ciddi teşvikler sağlıyor.

E-ihracat yapan firmaların yurtdışındaki reklam giderlerinin yüzde 50’den yüzde 70’ine kadar bir kısmını devlet karşılıyor. Gümrük vergici muafiyetleri de var. Avrupa’da hazır giyim ürün gruplarında 22 euro’ya kadar olan gönderilerde gümrük vergisi ve yurtdışı KDV ödenmiyor. Rusya’ya 1.000 euro’ya kadarlık siparişlerde gümrük vergisi ve yurtdışı KDV’den muaf olunuyor. Özellikle dericiler için bu büyük avantaj. Amerika’ya ise 800 dolara kadarlık gönderilerde gümrük vergisi ve yurtdışı KDV ödenmiyor. Körfez ülkelerinde 270 dolar altındaki siparişlerde gümrük vergisi ve yurtdışı KDV muafiyeti var. Gümrük muafiyeti kapsamında yer alan tutarın altında göndereceğiniz siparişler için sadece ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) oluşturmanız yeterli.”

E-ihracat yapmak
E-ihracat yapmak

“SUNUCULARIMIZ 100 ÜLKEDE”

E-ihracat yapmak isteyen şirketlerin B2B, B2C hangi kanal olursa olsun, öncelikle kaliteli altyapıya sahip profesyonel bir web sitesi olması gerektiğine vurgu yapan Çiğdemli’ye göre, iyi bir siteniz olsa da bulunduğunuz ülkenin dışında bir ülkede görünür olmak zor. Çünkü Google sizi kendi ülkeniz dışındaki aramalarda üst sıralara çıkarmıyor. Bu sorunu farklı sunucular kullanarak aştıklarını aktaran Çiğdemli, “Yaptığımız işbirlikleri ile birlikte 100 ayrı ülkede sunucularımız var.

Bu şekilde tüm ülkelerdeki Google aramalarında üst sıralara kolaylıkla yükselebiliyorsunuz. Google ve Facebook gibi reklam mecralarına ülke bazlı küçük reklamlar vermek de satışlarınızı hızlandıracaktır. Sitenizin çoklu dil ve lokasyon seçeneğine, her ülkenin kendi para birimiyle mal alımı yapabilmesine olanak sağlayacak bir altyapıya sahip olması gerekir. Özellikle hedeflediğiniz bir ülke varsa, o ülkenin kültürel kodlarına uygun bir web sitesi tasarlanması da önemli.

Bunun için site arayüzünün ülkelere göre ayarlanabilecek bir altyapıda olması şart. Geliştirdiğimiz e-ihracat modülleriyle ülkelerin kur farkına göre, her ürünü her ülkede farklı fiyatlardan satabilmeyi mümkün hale getirebiliyoruz. Amerikalı Amazon, E-Bay, Çinli Aliexpress ve Ortadoğu pazarına odaklanmış İsviçreli Zo-odmall gibi online pazar yerleri ile entegrasyonumuz var” diyor.

Her ülkeye ayrı satış ve pazarlama stratejisi geliştirmek gerektiğini ifade eden Çiğdemli’ye göre, doğru ülkeye doğru malı doğru fiyat seçenekleriyle satmak, e-ihracat için öncelikli konulardan biri. Hedef ülke odaklı Google, Facebook, İnstagram reklamları da çok önemli.

“POTANSİYEL E-İHRACATÇILAR”

Türkiye’nin e-ihracat oranının henüz yüzde 0.3’lük bir seviyede olduğunu söyleyen B2CDirect CEO’su Yusuf îbili, “Bu oran Çin’de yüzde 30’larda. 2019 hedefimiz, özellikle KOBÎ’lerimiz aracılığıyla Türkiye’nin mevcut e-ihracat oranını artırmaya katkı sağlamak” diyor. B2CDirect müşterilerinin bir yılda yaptığı toplam ihracat değerinin 15 milyon euro’yu bulduğunu, bugüne kadar 390 binden fazla paketi teslim ettiklerini ifade eden ibili’ye göre, Türkiye’de 2.5 milyondan fazla kayıtlı KOBİ var ve bunların sadece 65 bini e-ihracat yapıyor. Mevcut KOBÎ’lerin de 900 bini e-ihracat yapabilecek potansiyele sahip.

Türkiye’nin dünya genelinde bugüne dek 157 milyar dolar değerinde gönderi yapmış olduğunu aktaran îbili “E-ihracat yapan firmaların maliyet odaklı fiyatlandırma modeliyle üretim maliyetlerine ek olarak gümrük, vergi, kargo, lojistik ve depolama gibi masrafları da dikkate almaları gerek. Ülkemizde işçilik ve bazı hammadde maliyetleri Avrupa ülkeleri, ABD gibi gelişmiş ülkelere nazaran daha düşük, bu durum büyük ölçekli ve KOBİ seviyesindeki firmalarımıza önemli bir maliyet avantajı sağlayabiliyor, işletmeler minimum sipariş uygulamalarını, ücretsiz kargo veya belli oranlarda indirimlerle desteklerlerse satışlarını arttırabilirler” diyor

Teslimat maliyetlerinin e-ihracattaki önemli konulardan biri olduğuna vurgu yapan İbili’ye göre, teslimat maliyetlerini düşürmek için paketlerin küçük tutulması gerekiyor. Gönderileri sürekli hale getiren işletmelerin yurtdışı teslimat yapan çözüm ortağından indirim talebinde bulunabileceğine de işaret eden îbili, “Sürpriz çıkan ek masraflar müşterilerin siparişlerini iptal etmelerine sebep olabilir, bu sebeple gümrük vergisi ve yurt dışı KDV tutarlarının önceden hesaplanıp müşterilere sipariş öncesinde net bir şekilde bildirilmesi gerekir” diyor.

E-İhracat Yapmak İçin Nereden Başlamalı?
E-İhracat Yapmak

“25 DİLDE İÇERİK SAĞLIYORUZ”

Büyüyen küresel e-ticaret pazarının, fiziksel mağazalara yapılan yatırımları ve ödenen kiralama bedellerini sorgu-latmaya başladığını hatırlatan Wordapp.com CEO’su Cem Arel, “Geçtiğimiz yıl Amerika’da 105 milyon metrekarelik perakende alanı kapandı. Yatırımlar e-ticaret kanalına aktarıldı. Buna ayak uyduramayan markalar hedeflerinin çok altında kalarak zarar ediyor. E-ihracat artık bir zorunluluk. Markalar İngilizce başta olmak üzere farklı dillerdeki içeriklerle ürünlerini yurtdışına satabilir. Biz e-ticaret platformlarına 25 farklı dilde içerik hizmeti sağlıyoruz. Sisteme kayıtlı 20 bini aşkın freelance yazarımız var” diyor.

“200 MARKA DÜNYAYA AÇILACAK”

2018’de globalleşme yolunda önemli bir adım atarak e-ihracat açılımını başlattıklarım belirten GittiGidiyor Genel Müdürü ve eBay MENA Bölge Direktörü Öget Kantarcı, yerli ürünleri eBay üzerinden 192 ülkede 177 milyon kullanıcıyla buluşturduklarını belirtiyor. Kantarcı, “Bir eBay şirketi olmanın avantajıyla 2019’da en az 200 markaya daha e-ihracatın kapılarını açacağız. 2018’de Derimod ile başlamıştık. Bu yıl ürünlerini eBay’dc satışa çıkarmak üzere el sıkıştığımız markalar arasına Casper, Tekzen, Defacto ve Ay Yıldız da katıldı” diyor.

Kantarcı, GittiGidiyor’un 2019 yol haritasında en önemli yeri e-ihracatın kapladığını vurgulayarak, “KOBİ’leri önce e-ticarete, ardından e-ihracata başlatmak için çalışacağız. GittiGidiyor’da ürün çeşitliliğini daha da artıracağız; kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimini daha ileri taşıyacağız. Bu planlar doğrultusunda önümüzdeki yıl için hedefimiz yüzde 30 büyümek” diyor.

PTT DEN AFRİKA ATILIMI

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tunus Dijital Ekonomi ve İletişim Teknolojileri Bakanlığı arasında Dünya Posta Birliği’nin (UPU) Ecom@Afrika Projesi kapsamında “E-Ticaret İş Birliği Anlaşması” imzalandı.

İdari Konsey Başkanlığını Türkiye adına PTT AŞ’nin yürüttüğü Dünya Posta Birliği (UPU) tarafmdan “Dünyada e-ticaret gelişmişlik düzeyini dengelemek” amacı kapsamında Afrika kıtasına yönelik olarak tasarlanan “Ecom@Africa” projesi, Afrika ülkelerinin kapsayıcı bir erişimle e-ticaret sistemine dahil olmasını hedefliyor. Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma hedeflerine bir katkı olarak ortaya konan projenin merkezinde bir Türk kurumunun yer alması, dünyada yükselen değer olarak görülen Afrika kıtasında ülkemizin etkinliğinin artırılması adına kritik önem taşıyor.

E-İhracat Yapmak
E-İhracat Yapmak

EN HIZLI ARTIŞ AFRİKA’DA

İmza töreninde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakam Mehmet Cahit Turhan, “PTT’nin e-ticaret sistemine Afrika’da daha kapsayıcı bir şekilde erişim sağlanabilmesi ve Afrika menşeili ürünlerin dünyaya sunulması noktasında önemli roller üstleneceği kanaatindeyim” dedi. İşbirliğini geliştirmek adına ortaya konan ortak irade neticesinde ticaret hacminde kayda değer artış gerçekleştiğini ifade eden Bakan Turhan şöyle devam etti:

“Bu ticaret hacmi yaklaşık dört katma çıkarak 20 milyar doları aştı. Afrika kıtası ülkelerini, dünyanın geleceği için giderek yükselen değer olarak görüyoruz. O nedenle de her fırsatta Afrika kıtası ülkeleriyle aramızdaki stratejik ortaklık ve işbirliğini geliştirmek, tahkim etmek adına neler yapılabilir yollarını arıyoruz. Bu anlamda Ecom@Africa projesini yeni bir kanal olarak görüyoruz.”

PTT’nin bu yönüyle e-ticaretin B2C, B2B gibi farklı segmentlerinde platform sağlama, danışmanlık sunabilme kapasitesine sahip olduğunu dile getiren Turhan, “PTT’nin e-ticaret alanındaki başarılı faaliyetlerini yürütürken kaydettiği hızlı gelişim ve uluslararası boyuta ulaşan çalışmalarındaki bilgi ve deneyimi, kuşkusuz bu projeye de önemli katkılar sunacaktır” ifadelerini kullandı.

E-ticaret konusunda PTT’nin yanı sıra THY ve İstanbul Havalimanı gibi önemli avantajlara sahip olduklarını dile getiren Turhan, Afrika’nın son dört yılda e-ticarete katılan kullanıcı sayısında 225 milyonla, Asya-Pasifik bölgesinden sonra ikinci sırada yer aldığını aktardı. İnternet kullanımındaki en büyük artış da yüzde 20 ile Afrika’da olduğunu kaydeden Bakan Turhan, Afrika’nın sahip olduğu bu potansiyeli, Afrika ülkelerinin yararına olacak şekilde yönetebilmenin önemine değindi.

Tunus Dijital Ekonomi ve İletişim Teknolojileri Bakanı Mohamed Ano-uar Maarouf ise, “Afrika’da ticaretin yaygınlaşmasını, geliştirilmesini, şirketlerin büyümesini, dijital pazarlara yatırımın artmasını amaçlıyor. Proje, KOBİ’lere ve vatandaşlara büyük katkı sağlayacak” açıklamasında bulundu. Afrika’nın 1.2 milyarlık nüfusuyla Asya’dan sonra en kalabalık ikinci kıta olduğu bilgisini veren Maarouf, bölgedeki e-ticaret satış adedinin 2018 itibarıyla 21 milyona ulaştığını bildirdi.

Maarouf, “Bu proje Afrika ülkelerinin elindeki imkanları yeterince kullanabilmesi için hayata geçirildi. Türkiye’deki modelden alacağımız dersler var. PTT’nin bize bir model olacağını görüyoruz. Karşımızda, iki ülkenin posta idareleri arasında iş birliğini sağlamak ve artırmak adına eşi görülmemiş bir fırsat var. Stratejik iş birliğimiz bu projeyle son bulmayacak bilakis artarak devam edecek” dedi.

PTT AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kenan Bozgeyik ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünyada kendi e-ticaret platformuna sahip olan az sayıdaki posta idaresinden biri olan PTT A.Ş.’nin bu alandaki en iyi örneklerden birine sahip olduğunu düşünüyorum. Bizi bir araya getiren ve tüm dünyada e-ticaret gelişmişlik düzeyini dengeleme hedefiyle ortaya konan Ecom@Afrika projesinin temel amacı, dünyada yaşanan dönüşümü doğru yönetebilmek için gerekli senkronizasyonun oluşturulmasına katkı sağlamaktır.”

2020 HEDEFİ 3 TRİLYON DOLAR

Tüm Sanayici İşadamları Derneği’nin (TUMSİAD), “Büyük Türkiye için Üretmeye Devam” mottosuyla dördüncü defa gerçekleştirdiği “KOBİ’lerde Dijitalleşme ve E-ihracat” forumu İstanbul Ticaret Odası işbirliği ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla Mayıs ayında gerçekleştirildi. Forumun açılış konuşmasını yapan TÜMSİAD Başkanı Yaşar Doğan, hayata geçirilen bu etkinliğin bir başlangıç olduğunu ve yıl içinde hayata geçecek birçok etkinliğin bir lansmanı olduğunu söyledi.

Doğan, “Küresel ölçekte ekonomik daralmanın yaşandığı dünyada ülkemiz bir yandan bağımsızlık mücadelesi verirken, diğer yandan da büyümeye çalışıyor. Yeni ve büyük Türkiye vizyonunu hayata geçirmemiz için ekonomimizin güçlü olması gerektiğini biliyor ve güçlü ekonomi için de üreten iş dünyasının oluşması gerektiğine inanıyoruz. Ekonomimizin önceliklerini tespit etmek ve eylem planlarının oluşturulmasına katkı sağlamak için kamu-üniversite ve özel sektör taraflarındaki paydaşların bir araya getirilmesini çok önemsiyoruz” dedi. Doğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“2016 itibarıyla e-ticaret işlemlerinin yüzde 44’ü mobil cihazlardan yapılıyor. 2016 itibarıyla 1.6 trilyon dolar seviyesine ulaşmıştır. 2020’de isebu rakamın 3 trilyon doları aşması bekleniyor. Toplam hacmin yüzde 64’ünün ise gelişmekte olan ülkeler tarafından yapılması öngörülmekte. E-ticaret sektörüne katılan kullanıcı sayısının Güney Amerika, Afrika, Asya ve Pasifik kıtalarında 1 milyar kişiyi aşmış olması dikkat çekicidir. E-ihracat için gelecekte bu pazarlar ön plana çıkacaktır. Ülke olarak bu öngörüleri dikkatle değerlendirmek ve bu pazarlarda rekabetçi olacak stratejileri oluşturmak durumundayız.”

MİLLİ ÜRETİME YÖNELİYORUZ

Etkinlikte konuşan T.C Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kaçır, ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ başlıklı bir sunum yaptı. KOBÎ’lerin dijitalleşmesi ve e-ihracat üzerine önemli mesajlar veren Kaçır, “Dijitalleşmenin özü rekabetçi başarıyı hayata geçirmekten geçiyor” dedi. Kaçır sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dijital dönüşümü hangi kaynaklarla gerçekleştirdiğimiz de çok önemli bir konudur.
Yerli ve milli yazılım ve donanımlarla mı yoksa farklı kaynaklarla? Bu konu dijitalleşme kadar önemlidir. Yerli üretimle yüksek teknoloji ihracatındaki payımızı artırmamız gerekiyor.

Milli teknoloji, güçlü teknoloji hedefimiz. Tam bağımsızlığımız için stratejik ürünlerin yerli ve milli olması gerekiyor ve bakanlık olarak bunun için çalışıyoruz. Stratejik ürün geliştirilmesinde savunma sanayi kadar finans, sağlık, eneıji sektöründeki kritik ürünlerin yerli olarak üretilmesi de kritik rol oynuyor.”

İlginizi çekebilir: E-İhracat Nasıl Yapılır?

DEVLET POLİTİKASI OLMALI

ITO (İstanbul Ticaret Odası) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay ise, dijitalleşme ve e-ihracatın devlet politikası olarak yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Dijital çağı tehdit olarak görmemeliyiz” diyen Kuralay, “Bu çağ bir nimet ve fırsattır. Eskiden küresel bir köy olarak tanımlanan ortam bugün küresel bir avuç, yani cep telefonu sürecine gelmiştir. Dolaysıyla, dijitalleşme ve e-ticaret yalnızca web sayfası kurmaktan ibaret olarak anlaşılmamalıdır. Yükselen kültürel değerlerimizle beraber dijital entegrasyonu tamamlamamız gerekiyor. Ülkemizde bu cevher mevcuttur. Teknolojiye değer katan biz-leriz” diye konuştu.

E-ihracat rehberi
E-ihracat rehberi – E-ihracat yapmak

TÜRKİYE İLK BEŞTE

Türkiye ihracatçılar Meclisi ve Ticaret Bakanlığı desteğiyle, World E-commerce Forum tarafından düzenlenen DHL Uluslararası E-Ihracat Konferansı’nda, ülkemizin e-ticaret geleceği masaya yatırıldı. DHL Express Global Satış Programlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Leendert Van Delft, konferansta yaptığı sunumda, Statista verilerine göre 2018-2022 arasında Türkiye’nin perakende e-ticaret satışlarının yıllık bileşik yüzde 12 büyüme göstermesinin beklendiğini ve bu oranla Hindistan, Endonezya, Güney Afrika ve Meksika ile birlikte e-ticarette en yüksek büyüme oranına sahip ilk beş ülke arasında yer aldığını belirtti. Delft sözlerini şöyle sürdürdü:

“2018’de 50 milyar TL seviyesinde e-ticaret geliri oluşturarak başarılı bir yıl geçiren Türkiye önümüzdeki dönemde çr’ yeni başarılar için kollarını sıvamış durumda. 2019’da e-ticarette yüzde 35 büyüme bekleniyor. Dünyaya baktığımızda son dört yılda e-ticaret sektörünün ilk milyonerlerini yetiştirmeye başladığını görüyoruz. Özellikle sosyal medya platformlarından online satışlarda yıllık yüzde 93 gibi çok ciddi bir büyüme var. E-ticarette 2019 ve sonrasının hızlı, güvenli ve mobil alışveriş etrafında şekilleneceğini söyleyebiliriz.

Satın almaların çoğunluğunun online olarak gerçekleştirildiği bir dünyaya doğru ilerliyoruz. E-ticaretin potansiyelini şöyle düşünebiliriz, şu ana kadar tüm dünyada KOBİ’lerin yalnızca yüzde 17’si online satışa geçmiş durumda ve bunların çoğunluğu gelişmiş ülkelerin şirketleri. Tüm dünya bu iş modelini benimsediğinde e-ticaretin alacağı boyut gerçekten muazzam olacaktır.”

E-TİCARET İÇİN TÜYOLAR

Kendi milyon dolarlık e-ticaret şirketini kurmak isteyenlerin dört basit adımda başarıya ulaşabileceğini söyleyen Delft, bu adımları şöyle sıraladı:

“Her şeyden önce doğru takipçi kitlesine ulaşarak kendi topluluğunuzu oluşturun. Hedef kitlenizin hangi sosyal medya kanalında bulunduğunu iyi analiz edin. Sonraki adımda hedef kitlenizin web sitenize ulaştığında ne düşünmesini istiyorsanız ona uygun bir tasarım yapın. Uluslararası satış, kolay iade seçenekleri, farklı dilde hizmet, ekspres gönderi seçeneği gibi hizmetler sunup sunmadığınızı gözden geçirin. Giriş sayfasında bunları net ve basit bir şekilde ifade edin. Eski iş yapma biçimlerini ortadan kaldıran şeyin teknoloji değil, müşterilerin ne istediğini anlamamak ve nereye odaklanacağım bilememek olduğunu unutmayın. Üçüncü adım olarak alışveriş tamamlama anını en basit ve net şekilde tasarlayın. Online alışveriş yapanların yüzde 91’i hızlı gönderim seçeneği olmayan sitelerden ayrılıyor.”

Son olarak heyecan yaratmanın ve müşterilere sürprizler yapmanın önemine işaret eden Delft, “Online alışverişin en önemli yanlarından biri de içinde biraz heyecan ve sürpriz barındırması. Bu yüzden Youtube’da kedi videolarından sonra en popüler kategori kutu açma videoları. Siz de ambalajlarınızı konuşturun, kutularınızın marka kimliğinizi yansıttığından emin olun, kişiselleştirin ve müşterilerinizi şaşırtın” dedi.

DÖRTTE BİRİ ULUSLARARASI

DHL Express Türkiye CEO’su Claus Lassen de yeni dönem tüketicilerini “CX kuşağı” (müşteri deneyimi kuşağı) olarak tanımladığı sunumunda, müşterilerin ne istediğini anlamanın ve bunları sunmanın önemine işaret ederek, “2018’de Avrupa’da online alışverişlerin neredeyse dörtte biri (yüzde 22.8) uluslararası olarak gerçekleştirildi. Bu 2017’ye göre yüzde 13.2’lik bir artış ve 100 milyar euro’luk bir büyüklüğe karşılık geliyor.

Alışverişlerin yüzde 45’i de AB dışı perakendeciler aracılığıyla gerçekleştirildi” dedi. Tüketicilerin online alışverişte tatminsizlik yaşamasına sebep olan durumlarda gönderim süreciyle ilgili pek çok madde bulunduğunu vurgulayan Lassen, “Yüksek gönderim maliyetleri nedeniyle mutsuz olanların oranı yüzde 30. Geç varan gönderiler yüzde 27, ekspres seçeneği bulunmaması yüzde 24, gönderi sürecini takip edememek yüzde 22 oranında tatminsizlik yaratıyor.



Müşteriler ne istiyor diye bakarsak, her şeyden önce hız geliyor. Bunun yanında onların dilini konuşmak ve konuşurken doğru kelimeleri seçmek çok önemli. Gönderim süreci boyunca her adımda onları bilgilendirdiğinizde hem sürece hakim hissetmelerini sağlayabilirsiniz hem de yol boyunca heyecan yaratabilirsiniz. Görsellerin ise bin kelimeye bedel olduğunu unutmamak ve görsel seçimlerinde kültürel farklılıklara dikkat etmek gerek” diye konuştu.

YARIŞ MÜŞTERİ DENEYİMİNDE

DHL Express Türkiye Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Boğaç Özsan ise DHL Küresel Bağlantılılık Endeksi 2018’e göre dünya ekonomisinin sadece yüzde 20’sinin ihraç edildiğini belirterek, “Dünyamız her zamankinden daha fazla bağlı ancak sandığımız kadar globalleşmiş değil. Dolayısıyla sınır ötesinde değer yaratmak için daha fazla odaklanmak gerekiyor. Bizi dünyaya daha hızla bağlayacak anahtar ise e-ihracat. 2020 itibarıyla uluslararası e-ticaretin 1 trilyon dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor ve tüketiciler her şeyin talebe dayalı, her zaman ve her yerde satın alınabilir olmasını bekliyor.

Bu süreçte müşteri deneyimini iyileştirmek çok önemli. Online alışveriş yapanların yüzde 79’u karar verme esnasında iki seçenek arasında kaldığında müşteri deneyiminin önemli olduğunu söylüyor. Bir kez bile bir olumsuz deneyim yaşayanların yüzde 32’si o firma ya da marka ile bir daha çalışmayacağını söylüyor. Birden fazla olumsuz deneyim durumunda bu oran yüzde 48’e çıkıyor. Günümüzde firmalar da bu konunun öneminin farkında bu yüzden yüzde 89’u öncelikli olarak müşteri deneyimi alanında yarışıyor. Bu süreçte DHL Express olarak sunduğumuz On Demand Delivery gibi talebe göre esnek teslimat seçenekleri sağlayan hizmetler e-ticaret şirketleri için önemli avantajlar sunuyor” şeklinde konuştu.

KOBİ’LERİ İHRACATÇI YAPACAK

Google, başlattığı pilot uygulama ile Türk işletmelerin ihracat pazarlarına yönelmesi için çalışma başlattı. Google’un işletmeler için tüm dünya ülkelerinde pazar analizleri ve risk raporlarını Türk işletmelere ücretsiz ve Türkçe olarak açacağını söyleyen Google Partners Dijital Pazarlama ve Strateji Danışmanı Özgür Aydın, yerel işletmeleri global oyuncu haline getireceklerini ifade etti. Sağlık, turizm, bilişim, eğitim, film yapımı, lojistik gibi sektörlerde yurtdışı tanıtım harcamalarının yüzde 50’den fazlasının devlet tarafından karşılandığını ifade eden Aydın, “2019, Google için ihracat yılı ilan edildi. Dolar kurunda yaşanan artışla birlikte işletmeler daralan iç piyasaya karşı ihracata yönelmek istiyor.

Başlattığımız pilot proje ile Türk firmalarını dış pazarlara açacak ve global tanıtımlarına destek olacak entegre çözümler hazırladık. Bir firmanın malını dünyaya tanıtırken ihtiyaç duyacağı tüm çözümleri kapsayacak bir çalışma hazırlıyoruz” diye konuştu. Aydın şunları aktardı:

“Örneğin, bir firma Somali’ye oyuncak satmak istiyorsa bir tıkla o ülkede tüketim davranışları, pazar araştırmaları, rakip analizlerine ulaşabilecek. Türkiye’de başlattığımız Google Benim İşletmem büyük ilgi gördü. Firmalar ücretsiz olarak Google’a taşınma milyonlarca kişiye ulaşma ve işini büyütme fırsatı buldu. Eğitim sektöründe faaliyet gösteren firmalar Google ürünlerini kullanarak yurt-dışından öğrenci çekebilir. Turizm, sağlık gibi sektörlerde Türkiye’de büyük potansiyeller var. Özellikle küçük işletmeler Google için çok değerli. Google olarak öğrenen makineler, dijital asistanlar, sesli aramalar gibi alanlara yatırım yapıyoruz. Artık Google araçları programları ezberlemek yerine insan davranışlarını analiz edip düşünen yapıya doğru ilerliyor.”

E-İhracat Yapmak İçin Nereden Başlamalı?
E-İhracat Yapmak İçin Nereden Başlamalı?

E-İhracat Yapmak İçin Nereden Başlamalı?

■ Online ihracata başlamanız için öncelikle ihraç edeceğiniz ürünün Gtip (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) numarasını öğrenmeniz gerekiyor. Bu, dış ticaret işlemlerinde ürünlere verilen bir numara. Gümrük müşavirinize sorarak öğrenebileceğiniz gibi, Tuik.gov.tr sitesinden de öğrenebilirsiniz.

■ Gtip numarasını öğrendikten sonra hedef pazarların belirlenmesi gerekiyor. Önceliği elinizdeki ürünü en çok ithal eden ülkelere vermelisiniz. Bunu yaparken yakın bir ülke olmasına da özen göstermelisiniz. Böylece lojistik giderlerinizi düşürerek müşteriye daha rekabetçi fiyatlar sunabilirsiniz.

■ İhracat hedef pazarının belirlenmesinde kullanabileceğiniz en önemli site Birleşmiş Milletler çatısı altındaki Trademap. org sitesidir. Buradan söz konusu ürünün ülkelere göre pazarıyla alakalı detaylı istatistiklere ulaşabilirsiniz.

■ Bazı ülkeler özellikle deniz yolu ile yapılan ithalatlara ait konşimento bilgilerini paylaşırlar. Bu bilgileri alıp işledikten sonra ihracatçı firmaların faydasına sunan siteler de mevcuttur. B2B kanalından satış yapmak isteyenler bu tür sitelere üye olarak hangi firmaların hangi firmalara mal sattığını görebilirsiniz. Bu tür sitelere örnek olarak en başta Tradeinfo365.com geliyor.

■ ABD, Kanada, İngiltere, Güney Kore, Kolombiya, Arjantin, Şili, Rusya, Ukrayna, Peru ve Pakistan gibi ülkeler bazında ürün, ithalatçı ve ihracatçıları aramanıza olanak sağlar. Piers.com ve Importgenius.com gibi sitelerden de faydalanabilirsiniz.

■ Yurtdışına yapılan gönderilerde teslimat sürelerinin uzaması genellikle bir dezavantaj oluşturabiliyor. Teslimat sürelerini kısaltmak için ilgili ülkedeki depolarda stok tutabilirsiniz. Bunun için o ülkedeki firmalarla işbirliği de yapabilirsiniz.

E-ihracat yapmak
E-İhracat Yapmak – E-İhracat Rehberi

E-İhracatta Nelere Dikkat Etmeli?

■ Ticari web sitenizde firmanız ve ürünleriniz hakkında detaylı tanıtım, görsel ve iletişim bilgileriniz yer almalı.

■ Web siteniz mutlaka mobil uyumlu olmalı. Çünkü Google aramalarının yarıdan fazlası artık akıllı telefonlar üzerinden yapılıyor.

■ Web siteniz hızlı yüklenebilen bir altyapı ile oluşturulmalı, flash kullanılmamalı. Yüklediğiniz fotoğraflar hemen açılabilmesi için küçük boyutlu olmalı.

■ Web sitenizin kalitesi sizin vitrininizdir. Kaliteli bir web site müşteride güven oluşturması bakımından önemlidir. Kimse kredi kartı bilgilerini ne olduğu belli olmayan bir siteye vermek istemez.

■ Web siteniz firmanızın adı aratıldığında arama motorlarında ilk sıralarda yer almalı. Bunun için gerekli SEO çalışmaları mutlaka yaptırılmalı.

E-İhracat Yapmak
E-İhracat Yapmak

E-İhracatta Riskler Neler?

Bazen yurtdışında bir müşteri ürünü teslim aldıktan sonra bankasını arayarak “Ben böyle bir alışveriş yapmadım” diyebiliyor. Banka da Türkiye’deki firmadan parayı geri tahsil ediyor. Firma hem ürünü göndermiş hem de üstüne para ödemiş oluyor. Uluslararası bankalarda haklılığını ispat etmesi de mümkün olmuyor. Bunun için tek çözüm 3D Secure. Çünkü 3D Secure ile müşteri ürünü teslim aldığına dair bir mail onaylaması yapmak zorunda. Bu onaylamayı yaptıktan sonra “Ben bu alışverişi yapmadı”‘ deme şansı kalmıyor.

E-İhracatta Hangi Sektörler Önde?

■ Avrupa en çok ayakkabı, hazır giyim, aksesuar, kozmetik ve güzellik ürünü ile elektronik eşya alıyor.

■ Körfez ülkeleri giyim, gıda ve düğün alışverişi gibi özel kategorilerde hizmetler sunan
e-ticaret sitelerini tercih ediyor. Mesela tesettür giyim satan firmalar Ortadoğu’ya büyük önem veriyor.

■ ABD’de her kategoriden ürün satılabiliyor.

■ Çin özellikle lüks segmentte üreticiler için avantajlı bir pazar. Bir buçuk milyar nüfuslu Çin’de kaliteli ürünlere para harcamak isteyen 350 milyon orta direk insan yaşıyor. Bunlar iyi para kazanıp harcamayı seven kesim. Bu kesim ucuz tişört almak isteyen kesim değil, aksine pahalı, kaliteli, lüks markalara para harcamak istiyorlar. Türk KOBİ’ler bu milyonlara tekstil ve deri gibi kalitede iddialı olduğumuz kategorilerde e-ihracat yapabilir. Kaliteli, iyi tasarlanmış her şeye açıklar.

■ Hindistan da çok büyük bir p azar, özellikle yazılım sektörüyle alakalı işbirlikleri geliştirilebilir, dijital oyun satılabilir, inşaat malzemeleri ihraç edilebilir.

E-İhracat Yapmak
E-İhracat Yapmak

E-İhracat Yapmak İçin B2B Adresleri

B2B (firmadan firmaya) ihracat yapmak isteyenler için Tradekey, Indiamart, Ecplaza, Thomasnet, Kompass, Ec21, Diytrade, Europages, Made-in-china, Ecw, Globalsources, Busytrade, Tradeindia gibi e-ihracat platformları var. Buraya firma bilgileri ve numunelerini koyarak ithalatçı firmalara yönelik reklam yapılabilir. Google’da en çok ziyaret edilen siteler olan Facebook, Twitter, Linkedln ve Youtube gibi sosyal ağ sitelerinde de firmanız için birer hesap açmalısınız. Yaptığınız işle bağlantılı kaliteli içerikler paylaşacağınız bu hesaplar sizin organik aramalarda ön plana çıkmanızı sağlayacaktır.

E-İhracatta 7 Kritik Hata

TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, e-ihracat firmalarının başarısız olmasına sebep, en sık karşılaşılan yedi hatayı sıraladı:

1 – Yanlış dilde reklam vermek:

E-ihracatta en önemli basamaklardan biri, hedef ülkeye yönelik sosyal medya ve Google reklamları. İngilizce uluslararası bir dil olabilir ama potansiyel müşteri kitlenizin hepsinin İngilizce bildiğini varsaymak doğru bir yaklaşım değil. Belki Avrupa ülkelerinde hedef kitleniz İngilizce okuma konusunda sorun yaşamayabilir fakat Rusya, Balkanlar, Ortadoğu veTürki coğrafyada herkesin İngilizce bildiğini düşünmemelisiniz. Mutlaka hedef ülkeye göre sitenizin çevirisini de yaptırarak, yerel dillere uygun reklam içerikleri hazırlatmalısınız. Web sitesinde dil seçeneklerinin kullanıcı tarafından değiştirilebilmesini tercihe bırakmalısınız.

2 – Yanlış para birimi ile ödeme seçeneği:

Yaygın hatalardan biri de yerel para birimlerine göre entegre edilmemiş fıyatlandırmalardır. Web sitenizde tüm dünya için olmasa da, en azından potansiyel 1 milyar müşterinin bulunduğu Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa ülkeleri için kendi para birimleriyle ödeme yapma seçeneği sunuyor olmalısınız. Müşterilerinize ürün fiyatlarını kendi ülkelerinin para biriminde gösterebilirseniz, sepet terk oranlarının hızla düştüğünü de görebilirsiniz.

3 – Ödeme sistemlerini ayarlamadan dünyaya açılmak:

Bazı KOBİ’ler her ülkeden her kredi kartıyla ödeme alınabileceğini düşünüyor fakat durum böyle değil.

Ödeme esnasındaki zorluklar da sepet terk oranlarının yükselmesine sebep oluyor. Mesela Ortadoğu’ya satış yapmak istiyorsanız, kapıda ödeme seçeneğiniz de olmalı. Almanya’yı hedefliyorsanız, burada kredi kartından ziyade Paypal, Giropay, Clickandbuy, Sofort Übervveisung gibi e-ödeme sistemlerinin yaygın olduğunu bilmelisiniz.

4 – Vergisini yanlış hesaplamak:

Fiyatlandırma yaparken ülkelerin ekonomik durumlarını göz önünde bulundurmalısınız. Aksi halde bazı ülkeler için fiyatlarınız aşırı ucuz, bazı ülkeler için ise aşırı pahalı kaçabilir. Fiyatlandırmalara ülkelere göre gümrük vergi oranlarını da iyi hesaplayarak yansıtmalısınız ki yaptığınız satışın astarı yüzünden pahalıya denk gelmesin. Ayrıca fiyat belirlerken maliyeti arttıran diğer satış komisyonları, lojistik ücretler, akreditif masrafları ve sigorta gibi unsurları da düşünmekte fayda var.

5 – Yanlış kargo firması seçimi:

Hedef bölgenizi iyi bilmeyen bir kargo firması, teslim süresini uzatacak ve müşterilerinizi bıktıracaktır. Ayrıca lojistikte iyi bir matematik yapmazsanız, ürün fiyatından fazla kargo parası ödemek ya da ödetmek zorunda kalabilirsiniz. Ürününüzü pazar yerlerinde satmak istiyorsanız, bazı pazar yerlerinin kargo hizmetleri oluyor, onlardan faydalanabilirsiniz.

6 – Yanlış ülkeye yanlış kampanya:

Nabza göre şerbet vermek hayatta olduğu gibi e-ihracatta da mühimdir. Her ülkenin kendine göre adetleri, kültürleri, alışkanlıkları vardır. Bir ülkede işe yarayan pazarlama yöntemi diğerinde ters tepebilir. Hedef pazarlarınızla ilgili ayrıntılı bir pazar araştırması yapmanın yanı sıra, ne tür reklamların tercih edildiğini, ne tür kampanyaların iş yaptığını da araştırmalısınız. Yoksa müşteri kazanmak bir yana, pazarı daha başlangıçta kaybedebilirsiniz.

7 – Her ürünü her ülkeye satmaya çalışmak:

E-ihracata başlamadan önce hazırlık aşaması büyük önem taşıyor. Bu aşamada alanında uzman danışmanlarıyla iyi bir fizibilite çalışması yapmanız gerekiyor. Her ürünü her ülkeye satamazsınız. Mesela Rusya’ya deri ceket satabilirsiniz ama Ortadoğu’da bu ürün çok rağbet görmeyebilir. Sultan kayığı tarzında fantezi kahve fincanlarını Ortadoğu’ya satabilirsiniz ama belki Avrupalı müşteriye satamazsınız. Yola koyulmadan önce hangi ürünleri hangi ülkelere satabileceğinizi iyi bilmelisiniz.

İş Bankası ile DHgate işbirliği

KOBİ’lerin işlerini büyütmelerine destek olmayı amaçlayan İş Bankası, dünyanın en büyük e-ihracat platformlarından olan DHgate ile işbirliği protokolü imzaladı.

DHgate CEO’su Diane Wang, İş Bankası Genel Müdür Yardımcıları Yalçın Sezen ve Şahismail Şimşek’in yanı sıra DHgate ve banka yöneticilerinin bir araya geldiği toplantıda farklı işbirliği olanakları da ele alındı. Protokol ile KOBİ’ler ticaretlerini dünyanın pek çok ülkesine taşıyabilecek ve dijital fırsatlardan yararlanarak satış yapabilecekler.

Türkiye ofisini 2018 Mart’ında açan DHgate, mevcut platformunu Türk şirketlerinin de kullanımına sunarak tüm dünyaya ihracat imkanı sağlıyor. Böylece, DHgate pörtalında ilk defa Çin dışındaki bir ülkeden satıcıların yer alması sağlanarak Çin-Türkiye arasındaki ticari işbirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

İş Bankası ise bu anlaşma ile KOBİ’lerin ihracat hacimlerinin artmasına, eriştikleri pazarların sayısının çoğalmasına, henüz ihracat yapmayan ancak bu potansiyele sahip firmaların ihracata başlamasına destek vermiş olacak. Bu anlaşma çerçevesinde İş Bankası müşterilerine, e-ticaret yıllık üyelik bedelinde yüzde 15 indirim ve taksit imkanlarının yanı sıra kadın girişimci müşterilere avantajlı üyelik paketleri sunuyor.

Dhgate.com Çin Halk Cumhuriyetinde B2B e-ticaret pazarının etkin aktörlerinden olup, 2019 itibariyle 22 milyon kayıtlı alıcı ile toplamda 230 ülke ve bölgede faaliyet gösteriyor. 2004’ten bu yana sınır ötesi e-ticaret alanında önemli deneyim biriktiren platform, T.C. Ticaret Bakanlığı’nca yürütülen “2011-1 sayılı Pazar Araştırması ve Pazara Giriş Desteği Hakkında Tebliğ” kapsamında 2019 yılı için onay verilen e-ticaret siteleri listesinde yer aldı.

UPS Export Akademi

UPS, KOBİ’lerin ve girişimcilerin e-ticarette potansiyellerini keşfetmeleri, ürün satışlarını online kanallarda daha etkin biçimde geliştirmeleri ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini artırabilmeleri için Export Akademi programını hayata geçirdi. İlki İstanbul’da gerçekleştirilen Export Akademi toplantıları kapsamında, iç pazarda yerel bir oyuncu iken e-ihracat yapmaya başlayan KOBİ’lerin ilham veren başarı hikayeleri paylaşıldı. Sanal pazarlarda hesap yönetimi, online ödeme yöntemleri, e-ihracatta gönderi paketleme, dijital pazarlama ve gümrük mevzuat çözümleri gibi konularda eğitimler verildi.

MNG ile DHgate işbirliği

MNG Kargo’nun yurtdışı taşımacılık alanında hizmet veren uzman markası Inter by MNGkargo erişim ağını genişletmeye devam ediyor. Firma, Türkiye’nin 81 ilindeki KOBİ’leri dünyanın 220 ülkesine açmaya hazırlanıyor. Çin’in online alışveriş devi DHgate ile anlaşan firma, DHgate’in Türkiye ayağındaki tüm operasyonları yürütecek.

Çin Halk Cumhuriyeti’nde B2B e-ticaret pazarının ilk ve en etkin aktörlerinden biri olan DHgate platformunda 40 milyondan fazla ürün satılıyor. İşbirliği ile 2020 yılında Türkiye’den dünyaya 100 milyon dolarlık e-ihracat yapılmasını hedefleyen MNG, toplam e-ihracatın yüzde 10’unu domine etmeyi amaçlıyor.

E-ticaret sertifika programı

Haliç Üniversitesi ile Ticimax E-ticaret Sistemleri güçlerini birleştirdi. Haliç Üniversitesi ve Ticimax işbirliği çerçevesinde başlatılan “E-ticaret Uzmanlığı Sertifika Programı” serisinde, e-ticaret ekosistemi, yerel ve global elektronik ticaret fırsatları, ödeme sistemleri, e-ihracat, B2B ve B2C satış farkları, Avrupa perakende pazarı ve dyital pazarlama gibi dersler yer alıyor. Eğitimin sonunda başarılı olan katılımcılara, Haliç Üniversitesi onaylı E-ticaret Uzmanlığı Sertifikası verilecek. Cumartesi-Pazar günleri gerçekleştirilecek ve dört hafta sürecek sertifika programı toplam 40 saat. Eğitim Haliç Üniversitesi binasında gerçekleştiriliyor.

ÜRÜN DİRİER / PARA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu