Girişimcilik

E-İhracat Yapmak – E-İhracat Rehberi

E-İhracat KOBİ’lere Muazzam Fırsatlar Sunuyor

E-İhracat’a Nereden Başlamalı?, E-İhracatta Nelere Dikkat Etmeli?, E-İhracatta Riskleri Neler?, E-İhracatta Hangi Sektörler Önde?, B2B İhracat Adresleri, E-İhracatta 7 Kritik Hata.



GÜNÜMÜZDE büyümenin yolu, küresel düşünmekten geçiyor. Bu anlamda e-ihracat KOBİ’lere muazzam fırsatlar sunuyor. Hem B2B (firmadan firmaya) hem B2C (firmadan son tüketiciye) satışlar için online ihracat, kur farklarını fırsata çevirmenin en hızlı yolu. Özellikle B2C tarafında e-ihracatın avantajları saymakla bitmez. Örneğin bir üretici 100 -bin dolarlık malı çeşitli ülkelerdeki ithalatçı firmalara satarken pazarlık söz konusudur, karşı taraf malı ucuza almaya çalışır, ödemeler uzun vadelere yayılır. Üretici malını hemen nakde çeviremez. Oysa e-ihracatta üretici kendi sitesi üzerinden, vereceği internet reklamlarıyla direkt o ülkelerin vatandaşlarını hedeflediğinde, kat ve kat fazla kar marjıyla satış yapabildiği gibi, ödemesi de o gün içinde alınıyor. Ülkeye döviz girişi hızlı oluyor. Üstelik üretici Türkiye’de 100 TL’ye sattığı malı, Amerikalı ve Avrupalılara rahatlıkla 100 dolara, 100 euro’ya satabiliyor. Aylık mağaza kirası kadarlık bir bütçeyle bir yıllık e-ihracat altyapı hizmeti almak mümkün.

“VERGİ AVANTAJLARINA DİKKAT”

E-ihracat dünyasındaki fırsatların KOBî’lerin dijital dönüşümünü de hızlandıracağını düşündüğünü söyleyen Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, e-ihracat ile geleneksel ihracat yöntemleri arasındaki farkı şöyle özetliyor: “Klasik ihracatta olduğu gibi müşteri parayı ödedi ödemedi sorunu yok. Tüm süreçler online olarak anında ilerliyor. Nakit akışı çok hızlı. Küresel perakende e-ticaret hacmi 2.4 trilyon dolar. 2021’de 4.5 trilyon dolar olacağı öngörülüyor. Avrupa’da perakende internet alışverişinin yüzde 71’i sınır ötesinden yapılıyor. ABD’de bu oran yüzde 80. Bunlar bizim için potansiyel pazar demek. Ayrıca e-ihracat yapan firmalara devlet çok ciddi teşvikler sağlıyor. E-ihracat yapan firmaların yurtdışındaki reklam giderlerinin yüzde 50’den yüzde 70’ine kadar bir kısmını devlet karşılıyor. Gümrük vergici muafiyetleri de var. Avrupa’da hazır giyim ürün gruplarında 22 euro’ya kadar olan gönderilerde gümrük vergisi ve yurtdışı KDV ödenmiyor. Rusya’ya 1.000 euro’ya kadarlık siparişlerde gümrük vergisi ve yurtdışı KDV’den muaf olunuyor. Özellikle dericiler için bu büyük avantaj. Amerika’ya ise 800 dolara kadarlık gönderilerde gümrük vergisi ve yurtdışı KDV ödenmiyor. Körfez ülkelerinde 270 dolar altındaki siparişlerde gümrük vergisi ve yurtdışı KDV muafiyeti var. Gümrük muafiyeti kapsamında yer alan tutarın altında göndereceğiniz siparişler için sadece ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) oluşturmanız yeterli.”

E-İhracat Yapmak

“SUNUCULARIMIZ 100 ÜLKEDE”

E-ihracat yapmak isteyen şirketlerin B2B, B2C hangi kanal olursa olsun, öncelikle kaliteli altyapıya sahip profesyonel bir web sitesi olması gerektiğine vurgu yapan Çiğdemli’ye göre, iyi bir siteniz olsa da bulunduğunuz ülkenin dışında bir ülkede görünür olmak zor. Çünkü Google sizi kendi ülkeniz dışındaki aramalarda üst sıralara çıkarmıyor. Bu sorunu farklı sunucular kullanarak aştıklarını aktaran Çiğdemli, “Yaptığımız işbirlikleri ile birlikte 100 ayrı ülkede sunucularımız var. Bu şekilde tüm ülkelerdeki Googlc aramalarında üst sıralara kolaylıkla yükselebiliyorsunuz. Google ve Facebook gibi reklam mecralarına ülke bazlı küçük reklamlar vermek de satışlarınızı hızlandıracaktır. Sitenizin çoklu dil ve lokasyon seçeneğine, her ülkenin kendi para birimiyle mal alımı yapabilmesine olanak sağlayacak bir altyapıya sahip olması gerekir. Özellikle hedeflediğiniz bir ülke varsa, o ülkenin kültürel kodlarına uygun bir web sitesi tasarlanması da önemli.

Bunun için site arayüzünün ülkelere göre ayarlanabilecek bir altyapıda olması şart. Geliştirdiğimiz e-ihracat modülleriyle ülkelerin kur farkına göre, her ürünü her ülkede farklı fiyatlardan satabilmeyi mümkün hale getirebiliyoruz. Amerikalı Amazon, E-Bay, Çinli Aliexpress ve Ortadoğu pazarına odaklanmış İsviçreli Zo-odmall gibi online pazar yerleri ile entegrasyonumuz var” diyor.

Her ülkeye ayrı satış ve pazarlama stratejisi geliştirmek gerektiğini ifade eden Çiğdemli’ye göre, doğru ülkeye doğru malı doğru fiyat seçenekleriyle satmak, e-ihracat için öncelikli konulardan biri. Hedef ülke odaklı Google, Facebook, İnstagram reklamları da çok önemli.

“POTANSİYEL E-İHRACATÇILAR”

Türkiye’nin e-ihracat oranının henüz yüzde 0.3’lük bir seviyede olduğunu söyleyen B2CDirect CEO’su Yusuf îbili, “Bu oran Çin’de yüzde 30’larda. 2019 hedefimiz, özellikle KOBÎ’lerimiz aracılığıyla Türkiye’nin mevcut e-ihracat oranını artırmaya katkı sağlamak” diyor. B2CDirect müşterilerinin bir yılda yaptığı toplam ihracat değerinin 15 milyon euro’yu bulduğunu, bugüne kadar 390 binden fazla paketi teslim ettiklerini ifade eden ibili’ye göre, Türkiye’de 2.5 milyondan fazla kayıtlı KOBİ var ve bunların sadece 65 bini e-ihracat yapıyor. Mevcut KOBÎ’lerin de 900 bini e-ihracat yapabilecek potansiyele sahip.

Türkiye’nin dünya genelinde bugüne dek 157 milyar dolar değerinde gönderi yapmış olduğunu aktaran îbili “E-ihracat yapan firmaların maliyet odaklı fiyatlandırma modeliyle üretim maliyetlerine ek olarak gümrük, vergi, kargo, lojistik ve depolama gibi masrafları da dikkate almaları gerek. Ülkemizde işçilik ve bazı hammadde maliyetleri Avrupa ülkeleri, ABD gibi gelişmiş ülkelere nazaran daha düşük, bu durum büyük ölçekli ve KOBİ seviyesindeki firmalarımıza önemli bir maliyet avantajı sağlayabiliyor, işletmeler minimum sipariş uygulamalarını, ücretsiz kargo veya belli oranlarda indirimlerle desteklerlerse satışlarını arttırabilirler” diyor

Teslimat maliyetlerinin e-ihracattaki önemli konulardan biri olduğuna vurgu yapan İbili’ye göre, teslimat maliyetlerini düşürmek için paketlerin küçük tutulması gerekiyor. Gönderileri sürekli hale getiren işletmelerin yurtdışı teslimat yapan çözüm ortağından indirim talebinde bulunabileceğine de işaret eden îbili, “Sürpriz çıkan ek masraflar müşterilerin siparişlerini iptal etmelerine sebep olabilir, bu sebeple gümrük vergisi ve yurt dışı KDV tutarlarının önceden hesaplanıp müşterilere sipariş öncesinde net bir şekilde bildirilmesi gerekir” diyor.

“25 DİLDE İÇERİK SAĞLIYORUZ”

Büyüyen küresel e-ticaret pazarının, fiziksel mağazalara yapılan yatırımları ve ödenen kiralama bedellerini sorgu-latmaya başladığını hatırlatan Wordapp.com CEO’su Cem Arel, “Geçtiğimiz yıl Amerika’da 105 milyon metrekarelik perakende alanı kapandı. Yatırımlar e-ticaret kanalına aktarıldı. Buna ayak uyduramayan markalar hedeflerinin çok altında kalarak zarar ediyor. E-ihracat artık bir zorunluluk. Markalar İngilizce başta olmak üzere farklı dillerdeki içeriklerle ürünlerini yurtdışına satabilir. Biz e-ticaret platformlarına 25 farklı dilde içerik hizmeti sağlıyoruz. Sisteme kayıtlı 20 bini aşkın freelance yazarımız var” diyor.

“200 MARKA DÜNYAYA AÇILACAK”

2018’de globalleşme yolunda önemli bir adım atarak e-ihracat açılımını başlattıklarım belirten GittiGidiyor Genel Müdürü ve eBay MENA Bölge Direktörü Öget Kantarcı, yerli ürünleri eBay üzerinden 192 ülkede 177 milyon kullanıcıyla buluşturduklarını belirtiyor. Kantarcı, “Bir eBay şirketi olmanın avantajıyla 2019’da en az 200 markaya daha e-ihracatın kapılarını açacağız. 2018’de Derimod ile başlamıştık. Bu yıl ürünlerini eBay’dc satışa çıkarmak üzere el sıkıştığımız markalar arasına Casper, Tekzen, Defacto ve Ay Yıldız da katıldı” diyor.




Kantarcı, GittiGidiyor’un 2019 yol haritasında en önemli yeri e-ihracatın kapladığını vurgulayarak, “KOBİ’leri önce e-ticarete, ardından e-ihracata başlatmak için çalışacağız. GittiGidiyor’da ürün çeşitliliğini daha da artıracağız; kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimini daha ileri taşıyacağız. Bu planlar doğrultusunda önümüzdeki yıl için hedefimiz yüzde 30 büyümek” diyor.

PTT DEN AFRİKA ATILIMI

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tunus Dijital Ekonomi ve İletişim Teknolojileri Bakanlığı arasında Dünya Posta Birliği’nin (UPU) Ecom@Afrika Projesi kapsamında “E-Ticaret İş Birliği Anlaşması” imzalandı.

İdari Konsey Başkanlığını Türkiye adına PTT AŞ’nin yürüttüğü Dünya Posta Birliği (UPU) tarafmdan “Dünyada e-ticaret gelişmişlik düzeyini dengelemek” amacı kapsamında Afrika kıtasına yönelik olarak tasarlanan “Ecom@Africa” projesi, Afrika ülkelerinin kapsayıcı bir erişimle e-ticaret sistemine dahil olmasını hedefliyor. Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma hedeflerine bir katkı olarak ortaya konan projenin merkezinde bir Türk kurumunun yer alması, dünyada yükselen değer olarak görülen Afrika kıtasında ülkemizin etkinliğinin artırılması adına kritik önem taşıyor.

EN HIZLI ARTIŞ AFRİKA’DA

İmza töreninde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakam Mehmet Cahit Turhan, “PTT’nin e-ticaret sistemine Afrika’da daha kapsayıcı bir şekilde erişim sağlanabilmesi ve Afrika menşeili ürünlerin dünyaya sunulması noktasında önemli roller üstleneceği kanaatindeyim” dedi. İşbirliğini geliştirmek adına ortaya konan ortak irade neticesinde ticaret hacminde kayda değer artış gerçekleştiğini ifade eden Bakan Turhan şöyle devam etti:

“Bu ticaret hacmi yaklaşık dört katma çıkarak 20 milyar doları aştı. Afrika kıtası ülkelerini, dünyanın geleceği için giderek yükselen değer olarak görüyoruz. O nedenle de her fırsatta Afrika kıtası ülkeleriyle aramızdaki stratejik ortaklık ve işbirliğini geliştirmek, tahkim etmek adına neler yapılabilir yollarını arıyoruz. Bu anlamda Ecom@Africa projesini yeni bir kanal olarak görüyoruz.”

PTT’nin bu yönüyle e-ticaretin B2C, B2B gibi farklı segmentlerinde platform sağlama, danışmanlık sunabilme kapasitesine sahip olduğunu dile getiren Turhan, “PTT’nin e-ticaret alanındaki başarılı faaliyetlerini yürütürken kaydettiği hızlı gelişim ve uluslararası boyuta ulaşan çalışmalarındaki bilgi ve deneyimi, kuşkusuz bu projeye de önemli katkılar sunacaktır” ifadelerini kullandı. E-ticaret konusunda PTT’nin yanı sıra THY ve İstanbul Havalimanı gibi önemli avantajlara sahip olduklarını dile getiren Turhan, Afrika’nın son dört yılda e-ticarete katılan kullanıcı sayısında 225 milyonla, Asya-Pasifik bölgesinden sonra ikinci sırada yer aldığını aktardı. İnternet kullanımındaki en büyük artış da yüzde 20 ile Afrika’da olduğunu kaydeden Bakan Turhan, Afrika’nın sahip olduğu bu potansiyeli, Afrika ülkelerinin yararına olacak şekilde yönetebilmenin önemine değindi.

Tunus Dijital Ekonomi ve İletişim Teknolojileri Bakanı Mohamed Ano-uar Maarouf ise, “Afrika’da ticaretin yaygınlaşmasını, geliştirilmesini, şirketlerin büyümesini, dijital pazarlara yatırımın artmasını amaçlıyor. Proje, KOBİ’lere ve vatandaşlara büyük katkı sağlayacak” açıklamasında bulundu. Afrika’nın 1.2 milyarlık nüfusuyla Asya’dan sonra en kalabalık ikinci kıta olduğu bilgisini veren Maarouf, bölgedeki e-ticaret satış adedinin 2018 itibarıyla 21 milyona ulaştığını bildirdi. Maarouf, “Bu proje Afrika ülkelerinin elindeki imkanları yeterince kullanabilmesi için hayata geçirildi. Türkiye’deki modelden alacağımız dersler var. PTT’nin bize bir model olacağını görüyoruz. Karşımızda, iki ülkenin posta idareleri arasında iş birliğini sağlamak ve artırmak adına eşi görülmemiş bir fırsat var. Stratejik iş birliğimiz bu projeyle son bulmayacak bilakis artarak devam edecek” dedi.

PTT AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kenan Bozgeyik ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünyada kendi e-ticaret platformuna sahip olan az sayıdaki posta idaresinden biri olan PTT A.Ş.’nin bu alandaki en iyi örneklerden birine sahip olduğunu düşünüyorum. Bizi bir araya getiren ve tüm dünyada e-ticaret ^gelişmişlik düzeyini dengeleme hedefiyle ortaya konan Ecom@Afrika projesinin temel amacı, dünyada yaşanan dönüşümü doğru yönetebilmek için gerekli senkronizasyonun oluşturulmasına katkı sağlamaktır.”

2020 HEDEFİ 3 TRİLYON DOLAR

Tüm Sanayici İşadamları Derneği’nin (TUMS1AD), “Büyük Türkiye için Üretmeye Devam” mottosuyla dördüncü defa gerçekleştirdiği “KOBİ’lerde Dijitalleşme ve E-ihracat” forumu İstanbul Ticaret Odası işbirliği ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla Mayıs ayında gerçekleştirildi. Forumun açılış konuşmasını yapan TÜMSİAD Başkanı Yaşar Doğan, hayata geçirilen bu etkinliğin bir başlangıç olduğunu ve yıl içinde hayata geçecek birçok etkinliğin bir lansmanı olduğunu söyledi. Doğan, “Küresel ölçekte ekonomik daralmanın yaşandığı dünyada ülkemiz bir yandan bağımsızlık mücadelesi verirken, diğer yandan da büyümeye çalışıyor. Yeni ve büyük Türkiye vizyonunu hayata geçirmemiz için ekonomimizin güçlü olması gerektiğini biliyor ve güçlü ekonomi için de üreten iş dünyasının oluşması gerektiğine inanıyoruz. Ekonomimizin önceliklerini tespit etmek ve eylem planlarının oluşturulmasına katkı sağlamak için kamu-üniversite ve özel sektör taraflarındaki paydaşların bir araya getirilmesini çok önemsiyoruz” dedi. Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: “2016 itibarıyla e-ticaret işlemlerinin yüzde 44’ü mobil cihazlardan yapılıyor. 2016 itibarıyla 1.6 trilyon dolar seviyesine ulaşmıştır. 2020’de isebu rakamın 3 trilyon doları aşması bekleniyor. Toplam hacmin yüzde 64’ünün ise gelişmekte olan ülkeler tarafından yapılması öngörülmekte. E-ticaret sektörüne katılan kullanıcı sayısının Güney Amerika, Afrika, Asya ve Pasifik kıtalarında 1 milyar kişiyi aşmış olması dikkat çekicidir. E-ihracat için gelecekte bu pazarlar ön plana çıkacaktır. Ülke olarak bu öngörüleri dikkatle değerlendirmek ve bu pazarlarda rekabetçi olacak stratejileri oluşturmak durumundayız.”



1 2 3Sonraki sayfa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu