Ekonomi Haberleri

Ekonomi Büyümeye Tam Gaz Devam Ediyor

2019’un üçüncü çeyreğinde ekonomi

ÜÇ çeyrek üst üste daralan Türkiye ekonomisi, 2019’un üçüncü çeyreğinde iç talepteki şahlanmayla yüzde 0.9 büyüdü. Zincirlenmiş hacim endeksi olarak Türkiye ekonomisi yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0.9 daraldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYIT) tahmini, 2019’un üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla yüzde 11.5 artarak 1 trilyon 145 milyar 99 milyon TL oldu. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, 2019 üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak tarım sektörü toplam katma değeri yüzde 3.8, sanayi sektörü yüzde 1.6 arttı, inşaat sektörü yüzde 7.8 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise yüzde 0.6 arttı.



Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2019 üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0.6 yükseldi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.4 artış gösterdi.

HANEHALKI TÜKETİMİ ARTIŞTA

Üç çeyrek üst üste büyümeyi aşağı çeken yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2019 üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 1.5 arttı. Hanehalkı nihai tüketim harcamalarının dayanıklılık türüne göre kırılımına bakıldığında dayanıklı mallar harcamaları yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre değişim göstermedi. Bu dönemde tüketicinin yarı dayanıklı malların harcamaları yüzde 3.4, hizmetler sektörü harcamaları yüzde 6.4 artarken dayanıksız mallar harcamaları yüzde 3.6 azaldı. Yılın üçüncü çeyreğinde devletin nihai tüketim harcamaları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artış gösterdi.

“BÜYÜMEYE GEÇTİK”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda çeyreklik bazda büyümelerin ardından Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllık bazda da büyümeye geçtiğini vurgulayarak, dengelenme dönemi başarısı ile maliyetlerde sağlanan düşüş, artan güven endeksleri ve değişim sürecinin etkileri ile sanayide gelen yıllık bazda büyümeyi önemli gördüklerini kaydetti. Bakan Albayrak, “Dördüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler, büyüme ivmemizin artmaya devam ettiğini gösteriyor. Yüzde 5’lik büyüme hedefimiz için sanayi katma değerini artırmaya, özellikle yatırımlar tarafındaki toparlanmayı hızlandırmaya, üretim ve istihdam odaklı sektörleri güçlendirmeye odaklanacağız” dedi.

Ekonomik büyümenin öncü göstergelerinden İstanbul Sanayi Odası (ÎSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) Kasım’da bir önceki aya göre 0.5 puan artışla 49.5’e yükseldi. Eşik değer olan 50.0’yc yaklaşan PMI, sektörün faaliyet koşullarında sınırlı bir yavaşlamaya işaret etti. İmalat sanayi üretimi Kasım’da çok hafif bir artış gösterdi ve böylece üretimde Nisan 2018’den beri ilk kez artış gerçekleşti. Diğer taraftan, müşteri talebinde kırılganlıkların sürmesine bağlı olarak yeni siparişler yavaşlamaya devam etti. Ancak bu yavaşlama Ekim’e göre hız kesti ve çok ılımlı düzeyde gerçekleşti.

TÜFE KASIM’DA YÜZDE 0.38 YÜKSELDİ

Kasım’da tüketici fiyatları aylık yüzde 0.38 oranında arttı ve yıllık enflasyon bir önceki aya göre 2.01 puan yükselişle 10.56 oldu. Bu yükselişte geçen yılın aynı döneminde geçici vergi indirimlerine bağlı olarak temel mal grubunda gözlenen düşük baz etkisi öne çıktı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) aylık fiyat gelişmeleri raporuna göre gıda enflasyonu temelde işlenmemiş gıda grubu kaynaklı olarak bir miktar yükseldi. Bu dönemde enerji enflasyonu petrol fiyatlarındaki görünümün etkisi ile artarken, hizmet enflasyonu görece yatay seyretti. Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bir önceki aya göre temel mal grubunun katkısı 1.38, gıda grubunun 0.26, enerji grubunun 0.18, hizmet grubunun 0.09 ve alkol-tütün-altın gruplarının katkısı 0.09 puan arttı.

TÜÎK verilerine göre, TÜFE’de aylık en yüksek artış yüzde 2.69 ile giyim ve ayakkabı grubunda yaşandı. Kasım’da endekste yer alan gruplardan, ev eşyasında yüzde 0.59, haberleşmede yüzde 0.39 artış gerçekleşti. Aylık en fazla düşüş yüzde 0.44 ile çeşitli mal ve hizmetlerde oldu. TÜFE’de yıllık en fazla artış yüzde 43.35 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda görüldü. Kasım’da TÜFE’de aylık olarak en yüksek artış gösteren ürün yüzde 16.65 ile domates oldu. Domatesi yüzde 14.98 ile salatalık, yüzde 12.31 ile elektrikli küçük ev aletleri (tost makinesi) izledi. Kasım’da fiyatı en çok düşen ürün yüzde 31.49 ile portakal, yüzde 28.40 ile ıspanak oldu.

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise 2019 Kasım’da bir önceki aya göre yüzde 0.08 ile sınırlı bir oranda gerilerken, yıllık enflasyon düşük baz etkisiyle yüzde 4.26’ya yükseldi. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 0.08, imalat sanayi sektöründe yüzde 0.04, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı sektöründe yüzde 0.53 düşüş, su temini sektöründe yüzde 0.19 artış olarak gerçekleşti. Kasım’da tüketici enflasyonu üzerinde üretici fiyatları kaynaklı baskılar zayıf seyrini korudu.

PPK TOPLANTI SAYISI 12’YE YÜKSELDİ

TCMB geçen hafta açıkladığı 2020 Yılı Para ve Kur Politika metnine göre, gelecek yıl fiyat istikrarının sağlanması hedefi doğrultusunda elindeki politika araçlarını en etkin şekilde kullanmaya devam edecek. Bankaların TL ve döviz likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla TCMB, piyasa şartları gereğince dengeleyici ve finansal istikrarı destekleyici bir rol oynamayı sürdürecek. TCMB piyasa koşulları elverdiği müddetçe rezervleri artırma politikasına devam edecek. Metinde en çok dikkat çeken ayrıntı yıl içindeki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı sayısının yeniden 8’den ^2^ çıkarılması oldu. PPK toplantı tarihleri şöyle: 16 Ocak, 19 Şubat, 19 Mart, 22 Nisan, 21 Mayıs, 25 Haziran. 23 Temmuz. 20 Ağustos, 24 Eylül, 22 Ekim, 19 Kasım, 24 Aralık 2020,21 Ocak, 18 Şubat, 18 Mart 2021.

11 AYLIK İHRACAT 165.5 MİLYAR $

Kasım’da ihracat genel ticaret sistemine göre geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1.4 azalarak 16 milyar 214 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 11.44 artarak 18 milyar 166 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Ticaret Bakanlığı’nın resmi olmayan geçici verilerine göre dış ticaret açığı 2019 Kasım’da 1 milyar 953 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise 2019 yılı Kasım’da yüzde 89.25 düzeyinde gerçekleşti. Kasım ayının lideri, 2.7 milyar dolarlık ihracat ile otomotiv sektörü oldu. Otomotivi, 1.8 milyar dolar ihracat ile kimyevi maddeler ve 1.5 milyar dolar ihracat ile hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri takip etti.




2019 Ocak-Kasım döneminde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.77 oranında artarak 165 milyar 67 milyon dolar olurken, İthalat ise yüzde 11.29 azalarak 190 milyar 229 milyon dolara geriledi. Dış ticaret açığı ise, yüzde 51.8 oranında düşerek 25 milyar 162 milyon dolar seviyesine geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 75.6’dan yüzde 86.8 seviyesine çıktı. Kasım itibarıyla son 12 aylık ihracat ise 180 milyar dolara ulaştı.

Ayşe ÖZDEN / AST Bank Ekonomik Araştırmalar Departmanı Müdürü
“2019’da yüzde 0.4 büyüme tahminimizi koruyoruz”

Yılın son çeyreğinde ekonomik aktivitedeki toparlanmanın devam edeceği sinyalleri geliyor. Bu yıl Merkez Bankası’nın faizleri toplamda bin puan düşürmesiyle kredi faiz oranlarındaki indirimlerle toparlanan kredi büyümesi yılın son çeyreğinde tüketim kaynaklı büyümeye destek olmaya devam edecek. 2019 için büyüme tahminimiz olan yüzde 0.4’ü koruyoruz ve 2020 için Türkiye ekonomisinin yüzde 3 büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Temmuz 2017’den beri ilk defa Eylül ayında tek haneye düşen yıllık enflasyonun 2020 ikinci yarısında tekrar tek haneye ineceğini hesaplıyoruz. 2019 yılsonunda enflasyonun yüzde 12 seviyelerinde olacağını öngörüyoruz. Merkez Bankası’nın 12 Aralık’taki PPK toplantısında faizi 100 baz puan indirmesini bekliyoruz.

Prof. Dr. Ege YAZGAN / Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi
“2019’un yüzde 0.9 büyümeyle kapatılmasını bekliyoruz”

Bilgi Üniversitesi Finans Merkezi’ndeki arkadaşlarla hazırladığımız modele göre, yılın üçüncü çeyreği için büyüme tahminimiz yüzde 0.68 büyüme olacağı yönündeydi. Üçüncü çeyrek verisi bunun biraz üzerinde geldi.

Dördüncü çeyrekte ekonominin yüzde 6.29 büyümesini, 2019’u ise yüzde 0.9 büyümeyle kapatılmasını bekliyoruz. Sonuçlarımızı https://www.simditahmin.com/ sitesinden paylaşıyoruz. Dördüncü çeyrek büyüme beklentilerimizin yüksek olmasının ardında geçen yıl son çeyreğinin baz etkisi ile kredi genişlemesinin etkisi var. Gelecek yılın başında da toparlanmanın devam edeceğini düşünüyorum. Yatırımlarda ancak 2020’nin ortalarından sonra istediğimiz yere gelebiliriz diye düşünüyorum. Yatırımlarda netleşme olmadığını dikkate alarak şu an için 2020’de Türkiye ekonomisinin yüzde 3.5-4 büyüyeceğini öngörüyorum. Merkez Bankası’nın 12 Aralık’taki PPK toplantısında faizi 100-150 baz puan indirmesini bekliyorum. 2019 sonunda yıllık TÜFE artışında yüzde 11.5 bandında bir yerde olmasını bekliyorum. 2020’nin ilk iki ayında ‘nazlı’ iç talep nedeniyle enflasyon açısından iyi geçecektir diye düşünüyorum.

Prof. Dr. Kamil YILMAZ / Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi
“2020’de büyüme kademeli yükselecek”

Çeyrek büyüme verileri ekonominin beklentilere ve öncü göstergelere paralel bir şekilde kademeli olarak pozitif büyüdüğünü gösterdi. Büyüme son çeyrekte biraz daha ivme kazanacak. Böylece yıllık bazda ekonomi yüzde ‘0’ civarında bir büyüme gerçekleştirecek. Büyüme oranı 2020’de kademeli olarak yükselecek; 2020’yi yüzde 3 civarında bir büyüme oranıyla kapatacağız. Ancak bu büyüme oranı 2020’de hükümetin üzerindeki en büyük baskıyı yaratan işsizlik sorununun çözümü için yeterli değil. Kredi musluklarının tam olarak açılamayacağını düşünürsek, İşsizliğin 2020’de yüzde 12’nin altına düşmesi zor gözüküyor. Enflasyon yılı yüzde 12’ye yakın bir noktada kapatacak gibi gözüküyor. Türkiye’nin yüzde 5’in altında enflasyon oranlarına inmeden sürdürülebilir büyüme patikasında kalıcı olması beklenemez. PPK’nın politika faizini 150 baz puan daha düşürüp yüzde 12.5 olarak belirleyeceğini düşünüyorum. Bana sorarsanız doğru adım faizi 50 ya da en fazla 100 baz puan indirmek olur. 2020’nin ilk çeyreğinde enflasyonun yüzde 10’nun üzerinde olmasının beklendiği düşünülürse, reel faizi yüzde 2’nin altına çekmenin sonucunda TL’nin şoklar karşısında savunmasız kalması ve bunun da Türkiye ekonomisinin kırılganlığını daha da artırması anlamına geliyor.

Hülya Genç Sertkaya



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu