Anasayfa / Makaleler / Emekliler, Emeklilik, Emekli Geçimi

Emekliler, Emeklilik, Emekli Geçimi




Gelişmiş ülkelerde 4 çalışana 1 emekli düşüyor. Türkiye’de ise 1.8 çalışan 1 emekliyi finanse ediyor. Yani neredeyse 2 çalışana 1 emekli düşüyor. Emekli maaşlarının zaten çok düşük olduğu ve insan ömrünün giderek uzadığı dikkate alınırsa çok yakın bir gelecekte emeklilerin geçimi iyice zorlaşacak.

Çoğumuz, günü kurtarma derdinde, emekliliği düşünmeden yaşıyoruz, ‘emekli olunca bakarız’ diyoruz ama o zaman geldiğinde iş işten geçmiş oluyor. Emeklilikte de yaşam standardınızı korumak için çalışırken birikim yapmak gerekiyor. 2003 yılında hayata geçen bireysel emeklilik sistemi (BES) bu amaçla devreye girdi.

SGK’yı tamamlayıcı bir ikinci emeklilik olarak görülen BES, 8 yıllık süreçte 2.7 milyon kişiye ve 15 milyar TL’nin üzerinde fon büyüklüğüne ulaştı. Sistem ilk emeklilerini 2013’te verecek. Yapılacağı konuşulan yeni düzenlemelerle sistemin çok daha cazip hale getirilmesi bekleniyor.

İnsan ömrü giderek uzuyor; ortalama ömür 60-65’lerdeyken, bugün 70-75’lere, 80’lere kadar çıktı. Önümüzdeki yıllarda daha da uzayacak. Gençler Türkiye’nin büyük avantajı ancak toplum bütün dünya gibi yaşlanıyor, yakında çalışanların emeklileri finanse etmesi iyice zorlaşacak. Zaten günümüzde gelişmiş ülkelerin sistemlerinde 4 çalışan 1 emekliyi finanse ederken, Türkiye’de 1.8 çalışan 1 emekliyi finanse ediyor.

Mevcut sosyal güvenlik sistemlerinden alınacak emekli maaşları ne yazık ki geçinmeye yetmiyor. Çalışanların SGK’ya güvenmeyip kendi başlarının çaresine bakması gerekiyor. Çalışırkenki standardı korumak için emekliliği düşünmek, kazanırken yatırım yapmak çok önemli.
Bunu sağlamanın yollarından biri de bireysel emeklilik. Türkiye’de 27 Ekim 2003 yılından bu yana uygulanan tamamen gönüllülüğe dayalı Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) katılanların sayısı 8 yılda 2.7 milyonu buldu. Fon büyüklüğü ise 15 milyar TL’nin üzerinde.

Amaç standardı korumak
Bireysel emeklilik sistemi 2003 yılından bu yana Türkiye’de var. Mevcut sistemde kişiler tamamen gönüllülük esasına dayanarak 10 yıl boyunca düzenli ödeme yapıyor ve 56 yaşına geldiklerinde emekli olmaya hak kazanıyorlar. Emekli olduklarında birikimlerini ister bir kerede ister aylara bölerek alıyorlar. Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı, BES’in çıkış noktasını ve amacını şöyle açıklıyor: “Türkiye’de neredeyse bir çalışan bir emekliyi finans edecek halde. Bu da tabii çok büyük yük. Yetmeyince devlet genel bütçeden sosyal güvenlik sistemine bir takım aktarımlar yapıyor. Bu sorun özellikle 2001 krizinde iyice ortaya çıktı. Zaten bireysel emeklilik sistemi de ondan sonra devreye sokuldu. Devletin imkanı ölçüsünde emeklilerin aldıkları maaşlar, yaşam standartlarını çok da koruyabildikleri ya da iyi koşullarda yaşabildikleri maaşlar değil. Bu Türkiye’de yıllardan beri gelen hatalı uygulamaların sonucu. 40 yaşında emekli olan insanlar var, o yaşta emekli olan kişi 40 yıl daha yaşadığı zaman siz 40 yıl daha o kişiyi maaşa bağlıyorsunuz. Bugün gelinen noktada gelirinin belirli bir bölümünü ayıran kişinin emeklilikte en azından ikinci bir maaşı cebine koyabileceği bir model oluşturuyor bireysel emeklilik. Amaç o yaşam standardınızı koruyabilmek. Maaşınınız ne kadar yüksekse emeklilikte devlet tarafından bağlanan geliriniz size o derece düşük geliyor. Aradaki farkı kapatmak için kendi biriktirmiş olduğumuz paralardan bir gelir yaratmalıyız.”

İşveren katkılıların oranı yalnızca yüzde 4.25
Bireysel emeklilik; bireysel, gruba bağlı bireysel ve işveren katkılı grup emeklilik planları olarak 3’e ayrılıyor. Bireysel emeklilikte kişiler bireysel olarak düzenli bir şekilde katılım paylarını ödüyorlar. Gruba bağlı bireyselde, çalıştıkları şirket herhangi bir katkı payı ödemiyor ama bir emeklilik şirketi ile anlaşarak en avantajlı teklifi sunuyor. İşveren katkılı grup emeklilikte ise işveren de çalışanı için katkı payı ödüyor.

2008 yılında yapılan vesting (hakediş) düzenlemesinden sonra çalışanları için bireysel emeklilik katkı payı ödeyen şirket sayısında bir artış olduysa da, krizin de etkisiyle, rakamlar hâlâ çok düşük. (Hakediş düzenlemesine göre şirket katkı payı ödediği çalışanının bu parayı elde etmesi için ona 3 ya da 5 yıl gibi süreler koyuyor. Örneğin ben katkı paylarını ödüyorum ama orada birikmiş paranın tamamını 5 yıl çalışırsan hak edersin diyor.)

Türkiye’de 2.7 milyon kişiden yalnızca yüzde 20’si gruba bağlı katılımcı, işveren katkılı grup üyelerinin oranı ise sadece yüzde 4.25.



Sadece 2.928 şirket çalışanı için katkı payı ödüyor
Emeklilik Gözetim Merkezi Başkanı Uğur Tozşekerli, 2.7 milyon katılımcıdan sadece 115 bininin işveren katkılı olduğunu, yalnızca 2.928 kurumun çalışanları için katkı payı ödediğini söylüyor: “8 yıllık süreçte iyi bir performans sergiledik. Fakat grup emeklilik sayısı çok az. İnsan kaynakları politikaları açısından en önemli unsur kaliteli insanları şirkete çekmek ve tutmak. Elde tutma konusunda da uzun dönemli özendiricilere ihtiyaç var. Bireysel emeklilik de uzun dönemli bir özendirici. Firmalar bu sayede işten ayrılmaları engeller, çalışanların bağlılıklarını arttırırlar. Yurtdışına baktığımızda bireysel emekliliğin ön planda olmasının nedeni bu. Türkiye’de de işverenlerin buraya daha fazla eğilmesini, buradaki faydaları görmesini ümit ediyoruz.”

Şirkete bağlıyor
Şirket katkılı bireysel emeklilik sistemlerinde genel uygulama, şirket ve çalışanın aynı oranlarda ödeme yapması yönünde. Mesela şirket çalışanı için 200 lira yatırıyorsa, çalışan da 200 lira yatırıyor. Ya da şirket ben maaşının yüzde 2’sini yatırıyorum, sen de yüzde 2’sini yatır diyor.
Kurum katkılı bireysel emeklilik geçmişte ilaç, otomotiv, bilişim sektörlerinde yoğunken şimdi hemen hemen her sektörden şirketler sisteme üye. Ama uluslararası şirketler bu konuda başı çekiyor. Bireysel emeklilik kurumsal şirketlerde insan kaynaklarının ajandalarında önemli bir yer ediniyor. Çünkü bireysel emekliliğin kurumlar tarafından önemli avantajları var. Hem iyi çalışanı şirkete çekiyor, hem bağlıyor hem de şirketin kendisine de vergisel teşvik var.

Hollanda’da GSMH’nın yüzde 130’u, bizde yüzde 2’si
OECD ortalamasında bireysel emeklilik fonlarının GSMH’ya oranı yüzde 67. Bu rakam Amerika’da yüzde 70, Hollanda’da yüzde 130. Bizde ise yüzde 2’lerde. Tabii bu ülkelerin bazılarında işveren katkılı zorunlu bireysel emeklilik sistemleri var.

Uğur Tozşekerli, fon büyüklüğünün 2023’te gayrisafi milli hasılanın varacağı rakamın yüzde 10’una ulaşacağını, (OECD rakamlarına göre GSMH 3.8 trilyon TL, yüzde 10’u da 370 milyar TL), sistemdeki katılımcı sayısının ise 10 milyonu bulacağını öngörüyor. Tozşekerli, bu tahmini işverenlerin daha fazla katkı sağlayacağını düşünerek yapıyor.

Neden vergi avantajından yararlanmıyoruz?
Erhan Adalı, insanlara aylık gelirlerinin yüzde 10’u kadar bir bölümünü bireysel emeklilik için bir birikim olarak ayırmalarını tavsiye ediyor. Adalı sistemin vergi avantajı sayesinde iyi bir getiri sağladığını söylüyor: “Vergi avantajı, sistemin belki de en önemli tatlandırıcısı. Katılımcıların aylık ödemiş oldukları katkı payının belli bir yüzdesini devlet bir sonraki ay onlara geri ödüyor. Mesela ben ayda 100 lira yatırıyorsam, benim vergi dilimimde yüzde 35 vergi veriyorsam, devlet bir sonraki ay o 35 lirayı bana geri veriyor. Dolayısıyla 100 liram bir sonraki ay 135 lira oluyor. Bunlar fazilerin yüzde 9’larda olduğu ortamlarda çok yüksek getiriler. Ve küçük paralara yüksek getiriler. Cebinizdeki 100 lirayı 200 lirayı herhangi bir şekilde yatırıma döndürmeye kalksanız bu getiriyi elde edemezsiniz. Bu avantaj hiçbir üründe yok, ne banka mevduatında, ne fonda, ne dövizde, ne altında.”

Fakat ne yazık ki bu vergi avantajını sistemdeki kişiler bile bilmiyor. Vergi avantajını kullananların oranı sadece yüzde 35. Erhan Adalı’ya bunun nedenini sorduğumuzda ilginç bir tespitte bulunuyor: “Vergi dendiği zaman insanların kafası karşıyor, vergi maalesef hepimizin korktuğu bir şey. Vergiyi duyduktan sonra avantajını duymuyor insanlar. Vergi kalıyor kulağımızda, ‘aman aman vergiyse uzak durayım’ diyoruz, oysa sistemin sağladığı en büyük avantajlardan biri vergi avantajı.”

15 emeklilik şirketi var
Bireysel emeklilik sisteminde 15 emeklilik şirketi buluyor. Bunlar: Aegon, Allianz, Anadolu Hayat Emeklilik, Avivasa, Axa Hayat Emeklilik, BNP Paribas Cardif, Ergo, Finans Emeklilik, Garanti Emeklilik, Groupama Emeklilik, ING Emeklilik, Metlife, Vakıf Emeklilik, Yapı Kredi Emeklilik, Ziraat Emeklilik.

Sistem nasıl işliyor?
Bireysel emeklilik sistemi tamamen gönüllülük esasına dayanıyor. Kişi 10 yıl boyunca belirli aralıklarla düzenli ödeme yapıp 56 yaşına geldiğinde emekli olmaya hak kazanıyor. Ve birikimlerini ister aylık ister bir seferde alabiliyor. Eğer 10 yıldan önce sistemden çıkarsa yüzde 15 stopaj kesiliyor.

Kişi, fon dağılımını kendi seçebiliyor ve yılda 6 defa değiştirebiliyor. Eğer emeklilik şirketinden memnun değilse her yıl değiştirebiliyor.

Yeni düzenlemeler kapıda
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 14 Mart’ta basında yer alan açıklamalarında bireysel emekliliğin uzun vadeli tasarrufların oluşması için ve ülkenin genel tasarruflarının artması için son derece kritik olduğunu belirterek, “Bununla ilgili sistemi tamamen değiştirecek şekilde kararlarımızı aldık. Teknik çalışmalar bittikten sonra bunu da açıklayacağız” demişti. Yeni düzenlemelere ilişkin resmi bir açıklama yok ama sistemin çok daha avantajlı hale getirilmesi bekleniyor. Yapılması beklenen düzenlemelerden biri de stopaj kesintileri ile alakalı. Şu andaki uygulamada kişi eğer sistemden 10 yıldan önce çıkarsa yüzde 15 stopaj kesiliyor. Fakat bu stopaj ana para + getiri üzerinden yani tüm birikim üzerinden kesiliyor. Bu da çok büyük bir kesinti demek. Geçmişte sistemden erken çıkan ve dava açıp, stopajlarını geri almaya başaran kişiler var. Bu konuda da ciddi bir talep olduğu söyleniyor. O nedenle stopaj kesintileri konusunda bir iyileştirme bekleniyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir