Kariyer ve İş

Evden Çalışma Modelini Çok Sevdik

Hem uzaktan hem de ofisten çalışma imkânı veren hibrit çalışma sistemi

PANDEMİ hayatımızdaki birçok şeyi değiştirirken belki de bunlardan en çok iş yapış modellerimizin değişmesi nasibini aldı. Bazılarımız işimizi evden yürütme olanağı bulurken, kimimiz mesleğimiz gereği her gün yüksek risk altında da olsa işyerimizin yolunu tutmak zorunda kaldık. Kısıtlamaların gevşetilmesine rağmen evden çalışma modeli halen yaygın olarak uygulanıyor. Bazı büyük şirketler başta olmak üzere birçok firma uzaktan çalışma ve ofislerin ne olacağı konusunda sistemlerini oluşturdu bile. Bunlardan en çok tercih edileni ise ev ve ofis birlikteliğini içeren hibrit çalışma sistemi oldu. Pandemiden çok önce uzaktan çalışmaya geçen şirketler covid döneminde bunun faydasını gördü, hızlı ve sorunsuz şekilde yeni modele adapte oldu.



Pandemi başlar başlamaz personelini eve gönderen kurumlar ayrıca çalışanını düşünerek mağdur da etmedi. Bazıları internet, elektrik, su gibi faturaları öderken, bazıları ergonomik paket denilen (masa, sandalye, bilgisayar) temininde bulundu. Hatta spor aletleri gönderen şirketler bile var. Yine bazıları; sağlık, psikolojik danışmanlık, evde ve ofiste ergonomi, hukuki bilgiler, mali hizmetler, sosyal yaşam, kuaför, yeni doğan bakımı, sağlıklı beslenme, veteriner danışmanlığı gibi birçok konuda çalışanlarına ve ailelerine destek oldular.

Yapılan anketlere göre hem işveren hem de çalışan bu sistemden oldukça memnun. Birçok çalışan tarafından tercih edilen ve şirketlere maliyet açısından büyük avantaj sağlayan hem uzaktan hem de ofisten çalışma imkânı veren hibrit çalışma sisteminin en çok tercih edilecek çalışma modeli olacağını tahmin ediyoruz. Sizler için bu konuyu masaya yatırdık…

Freelance

“KALICI HALE GETİRİYORUZ”

Sabancı Topluluğu, 2021-2025 planlarının 5 stratejik önceliğinden biri olan ‘işin geleceğine uyum’ konusunda dünyanın en kapsamlı projelerinden birini hayata geçiriyor. Bu kapsamda işin geleceğine uyumu sadece uzaktan çalışma olarak değil aynı zamanda çalışma ortamlarının, iş gücünün işlerin ve iş yapış modellerinin geleceğine dair tüm unsurları kapsayan bir yaklaşımla ele alıyor. Uç yıl önce başlattıkları ve pandemi döneminde yaygınlaştırdıkları uzaktan çalışma yaklaşımını kalıcı hale getireceklerinin altını çizen Sabancı Holding İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Hakan Timur, beyaz ve gri yaka çalışanların yüzde 75’inin kalıcı olarak hibrit veya tamamen uzaktan çalışmaya geçeceği bir model tasarladıklarını ifade ediyor. Beyaz ve Mavi yaka olmak üzere tüm çalışanlar için kendi belirledikleri saatlerde çalışması, part-time çalışma gibi esnek çalışma modeli kapsamını da genişlettiklerini söyleyen Timur, Esnek lokasyon, ortak çalışma alanları, freelance çalışma, sıkıştırılmış saatler ile çalışma gibi modellerin arttırılması, daha fazla çevik yapılara geçilmesi de bu esneklik ihtiyacını karşılamaya yönelik diğer aksiyonları arasında yer aldığını ifade ediyor. Timur, uzaktan çalışan personele ise bilgisayar ve teknik altyapı (internet, gerekli ise printer vb. araçlar), Sabit Gider Yardımları (elektrik, su, ısınma), Ergonomik Destek Paketleri (ergonomik sandalye, çalışma kitleri temini vb.) gibi uzaktan çalıştıkları ortamda oluşacak ek ihtiyaçlarını karşılayacak destek paketleri sunduklarının altını çiziyor. Ayrıca, ofiste çalışacak kişiler içinde, esnekliği arttıracak iş ve yan hak modelleri, ofis ve fabrika ortamlarında ergonomiyi, sağlık konseptini baz alan altyapı ve hizmet değişiklikleri sağladıklarını söyleyen Timur, “Yine bu bağlamda ruhsal-fiziksel-zihinsel iyi olma odaklı, tüm çalışanlarımızın ve ailelerinin yararlanabildiği “Çalışan Destek“ programlarımızı ilave destek paketleri ile zenginleştiriyoruz” diyor. Bunlara ek olarak toplantısız saatler gibi zaman yönetimi kuralları, mesai saatleri dışında iletişim kısıtlamalarına da çok dikkat ettiklerinin altını çizen Timur, “Bu kapsamda, bu alana yönelik eğitim ve gelişim programlarına çok önem veriyoruz. Gerek topluluk bünyesinde gerekse şirketlerimizde bu programları yaygınlaştırıyoruz” diyor. Sabancı çalışanlarının yüzde 75’i şu anda hibrit ve tamamen uzaktan çalışma modellerinde çalışıyor. Oluşturulan toplam istihdam ise 60 bin kişi.

“YENİ ÇALIŞMA MODELİNE GEÇİYORUZ”

Yıldız Holding, iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına cevap verebilen, gelecekteki ihtiyaçlara da hızlı ve etkin uyum sağlayabilen “Uydu – Yeni Nesil Çalışma Modelleri” projesini 1 Eylül itibarıyla kademeli olarak hayata geçiriyor. Holding çalışanlarının ve uzmanların katkılarıyla titizlikle tasarlanan Uydu modelinde, çalışanların görev ve sorumluluklarına bağlı olarak ofisten, hibrit, uzaktan ve sahada çalışma sistemleri bulunuyor. Bu kapsamda holding ofislerinde de yeni yapıya uygun çalışma alanları oluşturulacak. Yeni nesil çalışma modelleriyle bugünün gerekliliklerine uyum sağlamanın ötesinde geleceğin ihtiyaçlarına göre de uyarlanabilecek bir yapıya kavuşulacağını vurgulayan Yıldız Holding CEO’su Mehmet Tütüncü, küresel salgın döneminin özellikle yeni çalışma modelleri açısından tüm iş dünyası için önemli bir deneyim olduğunu ifade ediyor. Uzaktan çalışma modelini hızlı bir şekilde tüm ofislerde hayata geçirdiklerinin altını çizen Tütüncü, “Ayrıca iş yapış yöntemlerimizin geleceği üzerinde çalışarak değişimin mümkün ve uygulanabilir olduğunu gördük” diyor. Yeni çalışma modeli Uydu ile verimliliği daha da artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekleyen Tütüncü, “Uydu’nun devreye alınmasıyla eş zamanlı olarak ofislerimizde de bazı fiziksel değişimler yaparak inovasyonu ve birlikte çalışmayı, iletişimin sürekliliğini, aidiyet duygumuzu destekleyen bir çalışma ortamı oluşturacağız. Aynı zamanda, çalışanlarımızın esenliğini korumak amacıyla yeni programları da gündemimize almayı hedefliyoruz” diyor.

“OFİS EKİPMANLARINI EVE TAŞIDIK”

Eczacıbaşı, 2013’ten beri esnek, 2016’dan bu yana ise uzaktan çalışma modelini uygulayan şirketlerden biri. Şirketin 11 bin 400’ü aşkın çalışanı bulunuyor. 1 Ocak itibarıyla Türkiye’deki saha satış kadrolarını da uzaktan çalışma düzenine geçirdiklerini söyleyen Eczacıbaşı Topluluğu İnsan Kaynakları Grup Başkanı Eylem özgür, yeni dönemde beyaz yaka çalışanların yüzde 25’ini tam zamanlı uzaktan çalıştırırken, yüzde 35’ini hibrit düzende haftanın iki günü ofis dışında uzaktan çalıştıracaklarını söylüyor. Pandemi döneminde, evden çalışanlara evde de ergonomik ve rahat bir ortamda çalışabilmeleri için masa-sandalye dahil bireysel kullanımlarındaki ofis ekipmanlarını evlerinde kullanma fırsatı oluşturduklarını söyleyen özgür, “Pandemiden sonra da topluluk olarak “Adresimiz farklı, konumumuz aynı” söylemiyle, tam zamanlı uzaktan çalışan arkadaşlarımızın ergonomi ve teknoloji destek paketlerimiz ile yanındayız” diye konuşuyor. Online toplantılar için “Senin Zamanın” başlığı ile daha katılımcı, daha etkin, daha kısa ve öz toplantılar için ortak ilkeler oluşturduklarının da bilgisini veren özgür, “öğle arası ve mesai sonrası gibi zamanlarda toplantı organize edilmemesi, toplantı sürelerinin aşılmaması gibi konulara tüm arkadaşlarımızın dikkat etmesi gerektiğine dair topluluk içi iletişim kampanyaları yürüttük” diyor. Çalışanların ve ailelerinin psikolojik, hukuki, mali vb bir çok konuda 7/24 Online olarak uzmanlarına ulaşabileceği Çalışan Destek Programı’nı hayata geçirdiklerini de sözlerine ekleyen özgür, “Evden yapabilecekleri; evde aileleriyle birlikte kaliteli vakit geçirmelerine yönelik öneriler ve bedelsiz uygulamalar paylaştık” diyor.

“PLANLAMALARA DEVAM EDİYORUZ”

Pandeminin başından bu yana mekân bağımsız çalışabilen kadrolarının tamamının uzaktan çalıştığı bilgisini paylaşan Doğuş Holding insan Kaynakları Bölüm Başkanı Buse Kasapoğlu Özen, “Tüm bu sürecin başından itibaren ekiplerimiz sahada aktif olarak çalışmaya devam ederken, merkez ofislerimizdeki çalışma düzenine uzaktan devam ediyoruz” diyor. Yeni dönem için projeler geliştirmeye devam ettiklerini söyleyen Özen, “Ofis ve çalışma düzeninin aynı düzlemde mümkün olabileceği hibrit çalışma modelleri geliştiriyor, çok lokasyonlu bir yapıya sahip olmanın avantajını kullanarak evlerimize yakın olan farklı ofislerimizde ortak çalışma alanları oluşturmak üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz” diye konuşuyor. özen ayrıca, orta vadede hibrit modele geçiş yapmak ve mekân bağımsız çalışan personelin ise uzaktan çalışmalarına devam etmeleri konusundaki planlamalarının devam ettiğini hatırlatıyor. Bu dönemde çalışanların ve ailelerinin fiziksel, ruhsal, zihinsel sağlığını korumaya ve farklı alanlardaki sorularına uzaktan yardımcı olmak üzere “anında destek” servisini hayata geçirdiklerini sözlerine ekleyen Özen, “Grubumuz 7/24 destek hattı ile alanında uzman kişilerden sağlık, psikolojik danışmanlık, evde ve ofiste ergonomi, hukuki bilgiler, mali hizmetler, sosyal yaşam, yeni doğan bakımı, sağlıklı beslenme, veteriner danışmanlığı gibi birçok konuda çalışanlarımıza destek sağlıyoruz” diyor. Özen ayrıca, nll ile de evden çalışma sürecinde çalışanlarına destek olmak amacıyla 250 TL’lik kuponlar tanımladıklarını belirtiyor. Doğuş Grubu bünyesinde bir Sağlık Kurulu da oluşturulduğunun bilgisini veren Özen, “Kurulun tavsiyeleri doğrultusunda başta turizm ve yeme-içme olmak üzere grubumuzun faaliyet gösterdiği tüm sektörlerde en doğru ve en etkili önlemleri hayata geçirdik” diyor.

“EVDEN ÇALIŞMA İYİ HİSSETTİRİYOR”

Gerekli donanım ve internet altyapısını sağlayarak, yurtdışındaki şirketler dahil toplamda 20 bin personelin kademeli bir şekilde uzaktan çalışmaya başladığını söyleyen Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Serhat Demir ise yaklaşık 5 yıldır 4 gün uzaktan çalışma sistemini uyguladıkları için sorunsuz aksiyon aldıklarını ifade ediyor. Uzaktan çalışma konusu ile alakalı anketler gerçekleştirdiklerini söyleyen Demir, “Evden çalışmanın onları daha iyi hissettirdiğini, ayrıca iş yapış anlamında da verimlilik kazandırdığını gerçekleştirdiğimiz Dijital Ofis Deneyimi Komite toplantılarıyla, IK Gönüllülerimizle yaptığımız görüşmelerde, odak grup çalıştaylarıyla ve tüm Turkcell çalışanları ile gerçekleştirdiğimiz anketlerle gördük” diyor. Demir, ayrıca ‘Esnek Çalışma Modeli’ ile bundan böyle çalışanların istedikleri zaman yurt içinden, yurtdışından ya da istedikleri Turkcell ofislerinden çalışma hayatlarına devam edebileceklerinin de altını çiziyor. “Turkcell Life” uygulaması içinde ‘Dijital Ofis’ modülünü hayata geçirdiklerini sözlerine ekleyen Demir, “Bu modül ile çalışanlarımız istedikleri Turkcell ofisinden istedikleri masa veya toplantı odasını ya da kendi araçları ile geldiklerinde otopark rezervasyonlarını uygulama üzerinden kolayca yapabiliyor. Dijital Ofis üzerinden sadece ofis ihtiyaçları için değil; şirketimizin sunduğu kuaför, spor salonu, kuru temizleme, doktor, pedagog, diyetisyen, psikolog gibi sosyal imkanlar için de randevu oluşturabiliyorlar” diyor. Çalışanlara ücretsiz olarak internet ve konuşma hizmetini her zaman verdiklerini ifade eden Demir, “Çalışanlarımız TV+, Dergilik ve fizy gibi dijital servislerimizden ücretsiz olarak yararlanabiliyorlar. Paye kartlarına yatan yemek ödeneklerini hem online yemek siparişlerinde hem de belirlenen marketlerde yiyecek alışverişlerinde kullanabiliyorlar. Ayrıca çalışanların ev internet ihtiyaçları karşılanıyor ve ilave çalışan kampanyaları ile ek imkanlar sunuluyor” diyor.

Dijitalleşme süreçlerini tamamlamış, çalışan deneyimini odağa alarak, çalışana güven esası ile çalışan şirketlerin evden çalışma modelinden olumsuz etkilenmediği görüşünü savunan Demir, “Uzaktan çalışma modelinin şirketimize iş verimliliği anlamında olumlu etkileri oldu. Bu dönemde yaptığımız anketlerde çalışanlarımız uzaktan çalışmanın daha verimli olduğunu belirtti ve çalışan memnuniyeti oranlarımız artış gösterdi” diyor. Turkcell olarak geçen yılı tüm alanlarda büyüyerek noktaladıklarını da sözlerine ekleyen Demir, konuşmasını şöyle sonlandırıyor: “2020 yılında bir önceki yıla göre şirket gelirlerimizi yüzde 15.8 artışla 29.1 milyar TL’ye çıkardık. 2020 yılında 7 bin 892 kişiyi bulan yeni istihdam sayımız 2021 yılında da hız kesmeden artmaya devam ediyor. 2021 yılı Ocak ayında son beş yılın en yüksek aylık işe alimim gerçekleştirdik.”

Evden çalışmak

“HİBRİT MODELE GEÇİYORUZ”

Bu yıl 150 yeni rol oluşturacaklarının bilgisini paylaşarak konuşmasına başlayan Vodafone Türkiye îcra Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Bayram, yeni nesil çalışma sistemiyle önümüzdeki yıl 3 bin 500 ek istihdam sağlayacaklarının altını çiziyor. Aşı ve normalleşme takvimine bağlı olarak Eylül itibarıyla hibrit modele geçmeyi planladıklarını söyleyen Bayram, bu modelde toplam çalışma zamanlarının yüzde 40’ının ofisten, yüzde 60’ınm ise uzaktan olarak gerçekleşeceğini söylüyor. Çalışanların zamanlarının ne kadarını uzaktan ne kadarını ofislerde geçireceklerini kendilerinin belirleyebileceğini söyleyen Bayram, “Ofislerimiz, standart mesai saatleri içinde bulunduğumuz bir alan olmaktan çıkacak. Merkez ve bölge ofislerimiz, çalışanlarımızın işbirliği, inovasyon, sosyalleşme amacıyla bir araya gelecekleri buluşma noktaları olacak” diyor. Uzaktan çalışma döneminde çalışanlar için yan hak ve destek paketleri tanımladıklarının altını çizen Bayram, pandemi başında çalışanların evlerine sandalye, monitör, aydınlatma gibi ergonomi ekipmanlarını yolladıklarını, bir sonraki aşamada ise evlerde doğru çalışma ortamını sağlamak için tüm çalışanlara 2 bin TL değerinde Ergonomi Hediye Çeki verdiklerini söylüyor. Ayrıca Mimari Destek programını hayata geçirerek çalışanlarımızın evlerindeki ergonomik ortamı sağlamalarına destek olacak şekilde danışmanlık sağladıklarını söylüyor. Bayram ayrıca “Tüm çalışanlarımızın evlerine çalışma deneyimlerini destekleyecek ürünleri içeren “Uzaktan Çalışma Kiti” gönderdiklerini ifade ederek, “Özellikle dijital toplantılardaki deneyimi iyileştirmek üzere kulaklık dağıttık. Çalışma arkadaşlarımızın esnek bir şekilde diledikleri restoranda kullanabilecekleri dijital yemek kartı uygulamasına geçtik.

Uzaktan çalışma modeliyle uyumlu olacak şekilde çalışanlarımız için spor, psikoloji, beslenme ve sağlık alanlarına da yatırımlar yaptık” diyor. “Hibrit çalışma düzenine geçtiğimizde çalışma arkadaşlarımızın ofislere gelişlerini kolayca planlamalarını sağlayacak bir mobil uygulama hayata geçirdik” diyen Bayram, OneApp adlı uygulama ile, ofislerde masa, toplantı odası ve otopark kullanımını planlamayı sağlayan rezervasyon sistemi entegre ettiklerini ifade ediyor ve bir sonraki aşamada, çalışanların, servis, restoran, park alanı ve kuaför kullanımlarını da rezervasyon sistemi üzerinden planlamalarını hedeflediklerini söylüyor.

“GELECEĞE DAHA HAZIRIZ”

Salgınla birlikte çağrı merkezleri dahil, uzaktan çalışabilecek tüm personelin ev-ofis çalışma düzenine geçtiğini belirten Türk Telekom İnsan Kaynaklan Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Emre Vural, çalışanların sürece çok hızlı adapte olduğunu ve teknik ve saha ekipleri dışında tüm ekibin halen uzaktan çalıştığının bilgisini paylaşıyor. Her personelin kendini evde de ofis ortamında hissedebilmesi için gerekli tüm alt yapı imkânlarını sağladıklarının altını çizen Vural, “Sunduğumuz dijital çözümlerle çalışanlarımızın karbon ayak izinin azalmasına katkı sağ-I lamayı hedefliyoruz. Kendimizi bu anlamda geleceğe çok daha hazır hissediyoruz” diyor. Çalışanların ofis dışında da olsa fiziksel ve psikolojik sağlıklarını ve motivasyonlarını korumaya yönelik online eğitim ve gelişim programları hazırladıklarını da ifade eden Vural, çeşitli etkinlikler, canlı yayınlar, grup sunumları sanal turnuvalar ve ödüllü yarışmalar yaptıklarını da belirtiyor. Evden çalışmada başarının anahtarının, iş gününü doğru ve iyi programlamaktan geçtiğinin bilgisini paylaşan Vural, “Biz de bu kapsamda çalışanlarımıza yardımcı olacak nitelikte uzman desteği ve yardımcı dokümanlar sağlıyoruz. îş planlaması yapmalarını kolaylaştıracak dijital platformlar sunuyoruz” şeklinde konuşuyor.

“KENDİMİ İYİ HİSSETMİYORUM” İZNİMİZ DEVAM EDİYOR

Ülkemizde ilk vakanın görülmesinden sonra bir gün içerisinde evden çalışma uygulamasına geçtiklerini söyleyen GittiGidiyor CPCO (Chief People and CultureOfficer) Murat Yüksel, ekibin yüzde 99’unun evden çalışmaya devam ettiği bilgisini paylaşıyor.

Duruma hızlıca adapte olduklarını belirten Yüksel, pandemi öncesinde de dönemsel olarak uzaktan çalışma hakkı tanıdıklarını ve bu konuda altyapılarının hazır olduğunu söylüyor. Pandemi sona erdikten sonra tamamen eski çalışma sistemine dönmeyeceklerini ifade eden Yüksel, “Artık hayatımızda hibrit çalışma düzeni olacak. Bu yeni hibrit modelin ayrıntıları üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Çeşitli fokus gruplar ve anketlerle çalışma arkadaşlarımızı dinliyor, onlarla birlikte farklı ihtiyaçlara hitap edebilecek alternatifler üreterek bir sistem dizayn etmeyi önemsiyoruz” diyor. Çalışanlara maske ve dezenfektan gönderimi dışında spor aletleri de gönderdiklerinin altını çizen Yüksel, rahat bir ortam için ofis ekipmanlarını da evlere gönderdiklerini belirtiyor. Bunların yanı sıra, online diyetisyen, dinlebi, piri gibi uygulamaları Premium olarak kullanabilme imkanı da sunduklarını söyleyen Yüksel, ayrıca herkesin dilediği şehirden çalışabileceğini, isteyenlerin kalıcı olarak taşınabileceklerini söyleyen ilk firma olduklarını da iddia ediyor. Evden çalışma sürecinde çalışanların ihtiyaçlarını karşılamak için iki kez ek ödeme yaptıklarını söyleyen Yüksel, İşitme engelli çalışanlar içinde online toplantılarda zorluk yaşamaması için toplantılarda bir işaret dili tercümanı bulundurduklarını hatırlatıyor. Pandemi öncesinde de sürdürdükleri “Kendimi iyi Hissetmiyorum” iznini kullanmaya devam ettirdiklerini de hatırlatan Yüksel, son olarak şunları söylüyor: “Bu uygulamayla çalışanlarımız baş ağrısı, yorgunluk, regl, hastalık başlangıcı gibi iş günümüzü zorlaştırabilecek durumlarda rapor kullanmadan ve yıllık izinden düşmeden 1 gün izin alabiliyor. Haziran itibariyle de yaz aylarında her yıl olduğu gibi Cuma günleri öğleden sonra tüm çalışanlarımıza yarım gün izin vererek, yoğun tempolarına biraz ara vermelerini sağlayacağız.”

“SİSTEMİ ÜÇE AYIRDIK”

8 binden fazla Yapı Kredilinin, 2020’nin Mart ayından bu yana evden çalıştığını söyleyen Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Hakan Alp, “Kendi sektörümüz için bir ilk, tüm sektörler için ise öncü olan bir karara imza atarak Yalın Çalışma modeline kalıcı olarak geçmeye karar verdik” diyor. Bu düzen ile 5 bin 500’den fazla Genel Müdürlük çalışanının çalışma düzenini tam zamanlı ofisten çalışma, dönüşümlü ve esnek çalışma olarak belirlediklerini söylüyor. Pandeminin başından itibaren çalışanların hibrit ya da evden çalışmasına bakılmadan hijyen paketleri gönderdiklerini vurgulayan Alp, evden çalışanlar için ise evden çalışma ödeneğini hayata geçirdiklerini söylüyor. “Çalışanların sorunsuz bir şekilde evden çalışmasını sağlayarak, her ay yolda harcanan 350 bin saatten fazla süreden tasarruf edilmesini sağladık” diyen Alp, evden çalışan ekipler için daha verimli çalışabilmeleri adına toplantısız saatler uygulamasını hayata geçirdiklerini ve toplantı sürelerini 40 dakika olarak belirlediklerini de ifade ediyor. Evden çalışma başladığı andan itibaren karbon ayak izini toplamda yüzde 12 oranında silmeyi başardıklarını da sözlerine ekleyen Alp, “Ayrıca evden çalışma düzeniyle dijitalleşme hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldu. Yeni düzenle birlikte hem gereksiz kullanılan kâğıt oranının düşmesi hem de servis kullanımının azalması ile doğaya verilen zararı önemli ölçüde azalttık” diyor. BizClub platformu adı altında çeşitli etkinlikler düzenlediklerini de belirten Alp, konuşmasını şu sözlerle sonlandırıyor: “Bu etkinlikleri belirlerken hem çalışanlarımızın hem de yakınlarının faydalanabilmesine özen gösteriyoruz. Şu an online olarak, pandemi öncesinde ise yüz yüze gerçekleştirdiğimiz çocuk etkinlikleri, konserler, tiyatrolar, müzikaller, sanat, hobi atölyeleri, spor aktiviteleri ve turnuva katılımları gibi farklı içeriklerimizi çalışma arkadaşlarımızla buluşturarak keyifli vakit geçirmelerini sağlıyoruz.”

“SURECİ İYİ YÖNETTİK”

Genel müdürlük çalışanlarının yüzde 75’inin evden çalıştığının bilgisini paylaşan Anadolubank însan Kaynakları ve Eğitim Departmanı Bölüm Başkanı Ebru Işın, şubelerde ise dönüşümlü evden çalışma uygulaması ile yüzde 25 oranında evden çalışan personelin bulunduğunu söylüyor. Hazırladıkları Olağanüstü Durum Komitesi ile yaptıkları dokümanlar çerçevesinde uzaktan çalışma konusunda personeli sık sık bilgilendirdiklerinin altını çizen Işın, süreci oldukça iyi yönettiklerinin ve bu konuda Bilgi Teknoloji Bölümü’nün oldukça iyi bir sınav verdiğini dile getiriyor. Bu süreçte evden çalışan personelin yan haklarında kısıtlamaya gitmediklerini ifade eden ışın, “Hem donanım konusunda hem internet paketi konusunda evden çalışan arkadaşlarımıza destek olduk. Bankaya gelmek durumunda kalan arkadaşlarımızın da sterilizasyonunun sürekli olarak sağlandığı ve mesafenin korunduğu personel servisleri ile gelmelerini sağladık” diyor. Banka olarak çalışanların mesai kavramına, iş-özel yaşam dengesine saygıyla yaklaştıklarını belirten Işın, “Çalışanlarımızın psikolojik refahı ve mutluluğu bizim için çok önemli. Bu konuda yöneticilerimize ve çalışanlarımıza iç motivasyon seminerleri düzenledik, düzenlenmeye de devam ediyoruz. Aldığımız geri bildirimler de bu konunun bankamızda iyi yönetildiğini bizlere gösteriyor” diyor. Belli bölümlerde ve bazı iş süreçlerinde evden çalışmanın verimliliği son derece artırdığını söyleyen Işın, özellikle trafiğe girmek zorunda kalmamak, daha sessiz ortamda çalışmanın yarattığı konsantrasyon gibi etkilerin katkısı ile evden çalışmanın BT, Krediler, Raporlama, Operasyon gibi bölümlerin iş sonuçları pozitif yönde etkilendiğini hatırlatıyor.

“EVDE OFİSTE BURGAN SENİNLE”

Butik bankacılık anlayışıyla müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler üreten Burgan Bank, paydaşlarının yanı sıra çalışanlarının hayatlarına da özel deneyimler katmaya önem veriyor. Hibrit çalışma modelini kalıcı olarak uygulamaya başlayan Burgan Bank, genel müdürlük çalışanlarına haftanın belirli günlerinde evden, belirli günlerinde ofisten çalışma imkânı sunuyor. Çalışan sağlığı ve motivasyonunun öncelikli konuları arasında yer aldığını belirten Burgan Bank însan Kaynakları, Organizasyon ve Kurumsal İletişim Genel Müdür Yardımcısı Levent Ergin, “Bu doğrultuda, ‘Evde Ofiste Burgan Seninle’ adını verdiğimiz evden ve ofisten hibrit çalışma modelimizle evden çalışma, pandemi sonrasında da çalışma hayatımızda yer alacak. Ayrıca yeni çalışma modelimiz, şehir dışından çalışmayı mümkün kılıyor” diyor. Yeni çalışma modeli ile genel müdürlük çalışanlarının, haftanın belirli günleri evden belirli günleri ofisten çalışabileceklerini belirten Ergin, “Bu modelimizle çalışanlarımızın trafikte kaybettikleri zamanı en aza indirerek, ailelerine ve kendilerine daha fazla zaman ayırmalarını amaçladık. Bu olumlu etkiyle de motivasyon ve enerjilerini daha da artırmayı hedefledik” diyor. Çalışanların yüzde 84’ünden olumlu geri bildirimler aldıklarını da sözlerine ekleyen Ergin, “Bu rakam bile yeni modelimizin ne denli etkili olacağını şimdiden hissettiriyor” dedi. Pandemi döneminde motivasyon artırıcı etkinliklerine devam ettiklerini ve sürekli yeni aktiviteler gerçekleştirdiklerini aktaran Ergin konuşmasını şu sözlerle tamamlıyor: “Banka olarak pandemi döneminde bankamızın psikologu, doktoru, diyetisyeni, spor hocaları ve eğitim koçlarıyla gerçekleştirdiğimiz online etkinliklerimizle çalışanlarımızın her zaman yanında olduk.”

ONLİNE SPOR ATÖLYELERİ DÜZENLENDİ

Pandeminin seyrine şubelerde evden / şubeden dönüşümlü çalışma modelinin başladığı günden beri devam ettiğini söyleyen Alternatif Bank yetkilileri, bu süreçte oldukça verimli geçen uzaktan çalışma modelini çalışanlarının iş ve yaşam dengelerini korumalarını destekleyebilmek amacıyla kalıcı hale getirdiklerini ifade ediyor. Personelin günlük iş planlarını kendi tercihleriyle oluşturabilmelerine imkan sağlayan Alterflex modeli ile Genel Müdürlükteki tüm çalışanların hafta içi belirlenen iki gün uzaktan çalışabildiğinin bilgisini paylaşan yetkililer, “Esnek mesai doğrultusunda da çalışanlarımız, çekirdek saat dediğimiz ortak çalışma saatlerinde mesai başlangıç ve bitiş saatlerini kendileri belirleyebiliyor. Uzaktan çalışma ya da esnek çalışma modeliyle uyumlanamayan iş gruplarımız için de yıllık ek idari izin planlayarak, AlterFlex’i tüm çalışanlarımızı kapsayacak şekilde düzenledik” diyor. Bankadan alınan bilgi doğrultusunda, ayrıca evden çalışanların omurga sağlığını korumaya yönelik online seminerler ve spor atölyeleri gerçekleştirildiğini, çalışan ve aileleri için Çalışan Destek Hattından genel sağlıktan psikolojik desteğe, beslenme ve hukuk alanına kadar çok geniş bir skalada ihtiyaç duydukları uzmanlara ulaşabilmelerinin de sağlandığı belirtiliyor. Banka yetkilileri, son bir yıl içerisinde çalışanlarına yaptıkları memnuniyet anketlerinde yüzde 98’lere ulaşan oranlarda pozitif dönüşler aldıklarını da ifade ediyor.

“YENİ ÇALIŞMA MODELLERİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Pandeminin seyrine göre evden çalışma oranının değiştiği bilgisini paylaşan Kibar Holding insan Kaynakları Bölüm Başkanı Şen-nur Kuru, toplam çalışan sayısının yüzde 65’inin mavi yaka grubundan oluştuğunu ve evden çalışma uygulamasını iş tanımı uygun olan ve süreçleri uzaktan yönetebilecek kişiler için uyguladıklarının altını çiziyor. Pandeminin bitişiyle birlikte süreci yeniden değerlendirerek esnek ve yeni çalışma modellerini hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyleyen Kuru, “Bu kapsamda çalışan ihtiyaç ve beklentilerini göz önüne alarak yeni çalışma modellerini arkadaşlarımıza sunarak çalışan deneyimini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz” diyor. Holdingin tüm çalışanlarına nereden olursa olsun en verimli şekilde çalışabilmeleri için destek verdiğini ifade eden Kuru, bu kapsamda ergonomi, uzaktan iletişim ve ekip yönetimi, motivasyon ve sağlık gibi konularda düzenli webinarlar, e-eğitimler ve doküman paylaşımları düzenlediklerini söylüyor. Kuru, sadece çalışan personel için değil aileleri için de bilgi yarışmaları, webinar-lar ve çocuklarımız için 23 Nisan Resim Yarışması düzenlediklerini söyleyerek, “Ayrıca tüm çalışma arkadaşlarımızın ve ailelerinin faydalandığı çalışan destek programımız Avita ile arkadaşlarımıza psikolojik, mali, hukuki ve birçok konuda destek veriyoruz” diyor. Online toplantıların hayatımızda önemli bir yerde bulunduğunu dile getiren Kuru sözlerini şöyle tamamlıyor: “Ciddi vakit aldığı için mesaimiz uzayabiliyor, ekran karşısında uzun saatler geçirebiliyoruz. Bu durumun çalışanlarımızda yaratabileceği olumsuz etkileri önlemek adına harekete geçtik ve toplantı manifestosu yayınladık. Iş bitirme kaygısını azaltmak ve günü daha iyi planlamak için yayınladığımız, 5 maddeden oluşan bu manifestoya göre eğer çok acil değilse toplantıları mesai başlangıcından yarım saat sonra başlayacak ve mesai bitiminden yarım saat önce sonlanacak şekilde planlayacağız.”

EVDEN ÇALIŞMANIN OLUMSUZ BİR YANI YOK

Pandemi döneminin başından itibaren evden çalışma sistemine geçtiklerini belirten Pfizer Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Seda Tamur Oğralı da “Evden çalıştığımız bu dönemde çalışanlarımız şirketten ekran, koltuk gibi gerekli gördükleri ya da istedikleri ekipmanlarını eve götürdüler. Aylık yemek çeki, sınırsız internet ve konuşma telefon paketi imkanları sunduk. Bunların yanı sıra medikal maske ve dezenfektan gönderimlerinde bulunduk” diyor. Yine bu dönemde ekip ruhunu kaybetmemek adına çeşitli eğitim, gelişim ve psikoloji seminerleri, yoga ve Aerodance dersleri, zindelik ve spora yönelik aktiviteler, canlı konserler, workshoplar ve turnuvalar da düzenlediklerini ifade eden Oğralı, bu tür aktivitelerin yüzde 95 oranında olumlu karşılandığını vurguluyor. Evden çalışmanın olumsuz bir yanı olmadığı görüşünü savunan Oğralı, bu uygulamaların bundan sonra da devam edeceği bilgisini paylaşıyor. Oğralı, yeni düzende iş-özel yaşam dengesi için bir günde çalışanların yapacağı toplantı saatini maksimum dört saat olarak belirlediklerini ayrıca çalışanları her iş günü iki saat mesaiye ara verip zindeliği, esenliği için kendilerine zaman ayırmalarını teşvik ettiklerini sözlerine ekliyor.

“KOLAY ADAPTE OLDUK”

Pandemiyle beraber mümkün olan tüm fonksiyonlardaki çalışanları evden çalışmaya yönlendirdiklerini söyleyerek konuşmasına başlayan Mercedes-Benz Türk insan Kaynakları Direktörü Betül Çorbacıoğlu Yaprak, pandemi sonrası içinde yeni çalışma modellerini hayata geçireceklerini söylüyor. Çalışanlara daha önce ofis ortamında sundukları eğitim ve diyetisyen hizmetlerini Online ortama taşıdıklarının altını çizen Yaprak, ayrıca hediye ve ödülleri evlere ulaştırdıklarını, ergonomik bir ortam içinde ofis sandalyelerini ve monitörlerini eve götürmeleri konusunda da imkan sağladıklarını söylüyor. Uzaktan ve

esnek çalışmayı pandemiden önce de uyguladıklarını ifade eden Yaprak, bu yüzden bu geçişe kolayca adapte olduklarını hatırlatıyor. Uzaktan iş takip sistemlerine veya yazılı kurallara gerek duymadan verimli bir şekilde ilerlediklerini de söyleyen Yaprak, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Somut hedeflerin belirlenmesi, verimli çalışma için gerekli ekipman ve teknik desteğin çalışanlara sunulması, yapıcı geri bildirim kültürünün olması, takımdaki sinerjiyi artıracak ve motivasyonu yüksek tutacak sosyal aktivitelerin sağlanması, uzaktan çalışmada güven ortamını inşa eden ve kuvvetlendiren yapı taşları, tüm liderlerin de bu bilinçle hareket etmesi, ekipleri motive etmek ve özverili çalışma anlamında desteklediğini düşünüyorum.”

YÜZDE 95 MEMNUNİYET ANKETİ

Çalışanların yüzde 80’e yakın bir kısmının uzaktan çalışmaya devam ettiği bilgisini paylaşan LC Waikiki Merkez insan Kaynakları Direktörü Hande özdağdeviren, pandemi öncesinde de uzaktan çalışma, esnek çalışma gibi gündemlerinin mevcut olduğunu ve pandemiyle beraber hızlıca bu yönde evrildiklerini söylüyor. Pandemi sonrasında da haftanın beş günü ofiste çalışma gerekliliği olmayacağını öngördüklerini belirten özdağdeviren, “Organizasyonel Gelişim departmanımız uzaktan çalışması uygun olan pozisyonlar ve uzaktan çalışma – ofis çalışması yöntemleri üzerinde çalışıyor” diyor. Personele yemek kartı desteği sağladıklarının altını çizen Özdağdeviren, bunun yanı sıra masa, sandalye gibi ofis malzemesine ihtiyaç duyan çalışanlarına da indirim avantajı sağladıklarını sözlerine ekliyor. Şu ana kadar çalışanlardan evden çalışma konusunda olumlu geribildirimler aldıklarını ifade eden özdağdeviren, “Uzaktan çalışmanın verimliliğe katkısı” konulu anketimize katılan çalışanlarımızın yaklaşık yüzde 95’i kendilerinin ve paydaşlarının verimli çalıştığını ifade etti” diyor.

“YOLDA HARCANAN ZAMAN ORTADAN KALKTI”

Pandemi sürecinde tüm çalışanlarına evden çalışma fırsatı verdiklerini dile getiren Medianova ÎK Direktörü Semra Solak, bu sisteme pandemiden sonra da devam etmek istediklerinin altını çiziyor. Pandemi sürecinde çalışanların düşünce ve taleplerini dinleyerek hareket ettiklerini ifade eden Solak, salgın sürecinin başında maddi bir yardım paketi ile çalışanların kendi çalışma ortamlarını hazırlamasına olanak tanıdıklarını söylüyor. Buna ek olarak yemek kartı ve yan haklarda hiçbir değişiklik olmadan devam ettiğini söyleyen Solak, “Belirli dönemlerde de çalışanlarımıza özel sürprizler yaptık. Internet ve telefon faturalarında da departman bazlı ekstra kullanım sağlaması gereken arkadaşlarımıza destek olmayı sürdürmeye devam ediyoruz” diyor. Sürecin avantajları hakkında bilgi veren Solak, “Çalışanlar tarafından yolda harcanan zamanın ortadan kalkması ve aileleri ile birlikte daha çok vakit geçirebilmeleri ilk akla gelenler olarak sıralanabilir” diyor. Solak, buna ek olarak, “Toplantıların daha verimli hale getirilmeye çalışılması, mekan mefhumunun ortadan kalkması itibariyle daha çok iş bitirilebilmesi ve herkes ile dilediğimiz zamanda kolayca iletişime geçilebilmesi de eklenebilir” diyor.

“EKİP İÇİ AKTIVITELERE ZAMAN”

Operasyon tarafındaki hibrit modeli devam ettirirken, yazılım tarafında uzaktan çalışmaya devam edeceklerinin bilgisini veren 24 Saatte Iş’in kurucu ortağı Gizem Yasa, hibrit bir modelde ilerlemek istediklerini söylüyor. Tüm çalışanlarına teknik olarak tüm altyapıyı sağladıklarını ifade eden Yasa, “Bu süreçte yemek ile ilgili desteği evde olmalarından bağımsız olarak devam ettirdik. Ayrıca ofise gelen kişilerin toplu taşımaya binmemesini sağladık. Tüm taksi ve yol ile bağlantılı masrafları biz ödedik ve süreç sonuçlanıncaya kadar da bu uygulamayı devam ettireceğiz” diyor. “Bu sürecin olumsuz tarafı hayatın tatsızlaşması oldu” diyen Yasa, bunu ortadan kaldırabilmek için ekip içi aktivitelere daha fazla zaman ayırdıklarını söylüyor. Çalışanları strese sokmadan, gerektiğinde inisiyatif tanıyarak süreci kontrol altında tuttuklarını hatırlatan Yasa, “Mesai saatlerimiz pandemiden önce olduğu gibi devam ediyor. Evden çalışmada ekstra bir iş yükü ya da sürekli bir çevrimiçi olunması beklentisiyle hareket etmiyoruz” diyor.

“VERİMLİLİK ARTTI”

Çalışanların yaklaşık yüzde 20’sinin evden desteğini sürdürdüğünü söyleyen Honnes Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Avşar, pandemi öncesi ihracat departmanlarında gerekli durumlarda evden çalışma sistemi olduğunu, bunu satış ve pazarlama departmanlarında da yaptıklarını söylüyor. Pandemiden sonra karma bir sisteme geçerek dönemsel bazda evden çalışma sistemini hayata geçireceklerinin bilgisini veren Avşar, “işin aslında evden çalışma için gerekli alt yapıyı kurmuş olduğumuzu gördük. Pandemi bu süreci hızlandırarak kendimizi test etmemizi sağladı” diyor. Çalışanlar için hiçbir desteği esirgemediklerini söyleyen Avşar, “IK departmanımız çalışanlarımızın bu konudaki ihtiyaçlarını yakından ve dönemsel bazda kontrol ediyor ve ihtiyaç duyulan konularda azami desteği sağlıyoruz. Ayrıca personelimizin şirket cep telefonlarında tanımlı internet üzerinde dizüstü bilgisayarları ile sorunsuz bir şekilde çalışmaları mümkün” diyor. Departman yöneticileri tarafından koordineli bir şekilde çalıştıklarını hatırlatan Avşar, “Gerekli durumlarda bazı personelimiz ofise gelerek işlerini kısa zaman dilimlerinde organize ediyorlar. Olumsuz bir şey yaşamadık diyebiliriz. Olumlu yanları ise personelimizin trafik gibi şehrimizin sıkıntılı süreçlerinden uzak durması diyebiliriz. Ayrıca online olarak düzenlemiş olduğumuz toplantılar bu süreçte daha esnek şartlardan dolayı verimlilik konusunda artılar sağladı” diyor.

“İŞ TAKİPLERİNİ BÖLÜMLERE AYIRDIK”

Çalışanların yüzde 92’sinin evden çalışmaya devam ettiğini söyleyen Tezmaksan Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, pandeminin gerek kamu gerekse özel sektördeki dönüşümünü çok kısa bir sürede tetiklediğini dile getiriyor. Evden çalışan personele, bilgisayar, hat desteği sağladıklarının altını çizen Aydoğdu, personele ortam esnekliği de sağladıklarını vurguluyor. Uzaktan ya da evden çalışma modelinin dijital dönüşümü de etkilediği görüşünü savunan Aydoğdu, “Stratejik yönetimde işletmelere sürdürülebilirlik hususunda rekabet avantajı sağlayan stratejiler, Covid-19 ve sonrasındaki deneyimler neticesinde dijital rekabetçilik yönünde evrildiğini gösterdi. Dijital rekabetçiliğin artırılması, işletmelerin salgın döneminde ekonomik kalkınmalarını sağlayacağı kanaatindeyiz” diyor. Iş takiplerini bölümlere göre ayırdıklarını söyleyen Aydoğdu, Salesforce, Clouseau,Jira, Mobim üzerinden takip sağla- , dıklarım söyleyerek, “Kullanmış olduğumuz bu yazılımlar; yapılacak işin planlanması, yapılan iş, işin sonucu ve verilen hedeflerin bitiş zamanı ve başarısını ölçümleye-bilmemize büyük bir katkı sağlıyor” diyor.

“DİJİTAL DÖNÜŞÜM YILI OLDU”

Pandeminin ilan edilmesinden bu yana iş yapış şekli uygun olan birimlerle birlikte dönüşümlü çalışmaya başladıklarını ifade eden Ulusoy Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, “Faaliyet alanımız gıda üretimi olduğu için değirmenimiz hiç dur-madan dönüyor. Üretmek için hep sahadayız. O sebeple dönüşümlü çalışmaya gönderebildiğimiz çalışan sayımız dönem dönem değişmekle birlikte 40-50 arasında” diyor. Pandemi sonrası da ofise geri dönmeyi planladıklarının altını çizen Ulusoy, iş yapış şekil uygun olan birimlerle de hibrit çalışma düzeni oluşturmak için ileriye dönük planlar yaptıklarını ifade ediyor. Dönüşümlü çalışma modelinin kendileri için yeni bir deneyim oluşturduğunun bilgisini veren Ulusoy, online platformların iletişim üzerindeki olumlu etkisinin de işlerini son derece kolaylaştırdığını söylüyor.

MAKSİMUM VERİMLİLİK KARMADAN GEÇİYOR

Pandemi sonrasında tamamen evden çalışmaya devam etmeyeceklerini, ancak yarı zamanlı ofis, yarı zamanlı ev modelini uygulamayı planladıklarını söyleyen L’occitane Genel Müdürü Pınar Akçam, bu dönemde bilgisayar, telefon, internet paketi gibi ihtiyaçları karşıladıklarını belirtiyor. Bunun yanı sıra yarı zamanlı yemek ücreti yatırdıklarının da bilgisini veren Akçam, çalışanların işini yapmaya engel teşkil etmediği yerlerde de çalışabileceklerini ifade ediyor.




“Evden çalışmanın en pozitif yanı, İstanbul gibi bir şehirde trafikte harcanan o kadar zamanı ve stresi yok etmesi oldu” diyen Akçam, olumsuz yönünün ise bazı durumlarda sorunu fark etmekte geç kalındığını, çalışanların diyaloglarında kopmaların yaşandığından kaynaklandığını belirtiyor. Akçam, maksimum verimliliğin ise ofis ve ev çalışmasının bir karması ile olabileceğini söylüyor.

“İZİN HAKKI TANIDIK”

Çalışanların yüzde 50’sinin hibrit, diğer yüzde 50’sinin ise tamamen uzaktan çalıştığını söyleyen Mikro Yazılım, Zirve ve Paraşüt insan Kaynakları Direktörü Gökçe Yargan, hibrit modelde çalışan ekiplerin oranını artıracaklarının bilgisini paylaşıyor. Pandemi sürecinin başından itibaren çalışanlara yemek yardımı ödemesi yaptıklarını ifade eden Yargan, “Aynı zamanda internet desteğini de her zaman sağladık. Bununla beraber motivasyon amaçlı hediyeler ve psikolojik destek programları ile de onların her zaman yanında olduğumuzu hissettirdik” diyor. Karantina koşullarına uyum sağlamak için çalışanlarına mesai saatlerinde izin hakkı tanımladıklarını da sözlerine ekleyen Yargan, “Bu sayede işlerini hafta içi ya da hafta sonu tamamlama konusunda özgür bir alan sağlamış olduk” diyor.

“MESAİ DIŞINDA İRTİBAT KURMUYORUZ”

Abdulkadir özcan Şirketler Grubu (AKO Grup)’nda beyaz yaka çalışanların 250 kadarı dönüşümlü olarak evden çalışmaya devam ediyor. Üretim temelli bir sanayi kuruluşu olmaları nedeniyle pandemi sonrasında evden çalışma planı bulunmadığını söyleyen AKO Grup IK Müdürü Aziz Fatin Soylu, “Ancak Bölge ofislerimizin bulunmadığı bazı illerimizdeki satış temsilcisi ve teknik personelimizle pandemi öncesindeki gibi evden çalışma düzeninde devam edeceğiz” diyor. Ev çalışanlarının hemen hepsinde yüksek imkanlar sağlayan özellikte internet hatlı cep telefonları bulunduğu bilgisini paylaşan Soylu, ayrıca ofis telefonlarına doğrudan internet üzerinden eri- şim sağlayan, dahili-harici VOIP telefon sistemini aktif olarak kullandıklarını da belirtiyor. Mesai dışında acil ve önemli konular haricinde evden çalışan çalışanlarımızla irtibat kurmadıklarını dile getiren Soylu, “Bu konuda hassasiyetten hiçbir zaman taviz vermediğimiz için şikayet de almadık. Ayrıca çalışanlarımızın da talebi doğrultusunda ofislerimizde dönüşümlü çalışma düzeni oluşturarak motivasyonlarını yüksek tutmaya çalışıyoruz” diyor.

“MESAİ KAVRAMI ÖNEMİNİ YİTİRDİ”

Pandemi sürecinde zorunlu kapanmaların dışında kontrollü ve sosyal mesafeli çalışma sistemine geçtiklerini belirten Bambi Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, evden çalışan personel için bilgisayar, bilgisayar masası ve destekleyici ürünler konusunda yardımcı olduklarını belirtiyor. Pandemi-de evden çalışma sisteminin olumsuz hiçbir yanı olmadığı görüşünü savunan Gökmen, “Uzaktan çalışma yöntemi pandemi ile mücadelede büyük öneme sahip ve bu süreçte de fiziki etkileşimi azalttığı için hem ofisten hem de uzaktan çalışanların büyük bir ölçüde korunmasını sağlıyor” diyor. “Pandemi döneminde evden çalışanlar için mesai kavramı önemini yitirdi” diyen Gökmen konuşmasını şu sözlerle tamamlıyor: “Birebir çalışmanın etkisi çok daha farklı. Bu durum fizyolojik ve psikolojik olarak insanları etkiliyor. Bu yüzden de bu kavramlar maalesef karmaşaya sebebiyet veriyor.”

SINIRSIZ PCR TESTİ

İşlerin evden de aksamadan devam edebildiğinin bilgisini paylaşan encazip.com kurucusu Çağada Kırım, ofise gelmeyi zorunlu tutmak gibi bir anlayışın artık geride kaldığı görüşünü savunuyor. “Evden çalışmanın her konuda daha verimli olduğunu gördüğümüz bir yıl oldu” diyen Kırım, “Haftanın bazı günleri ofise gelmek verimi artırabilir ancak haftanın çoğunda evden çalışacağımız hibrit bir modele geçiş yapacağız” diyor. Evden çalışan personele sınırsız Covid-19 PCR testi yaptıklarını belirten Kırım, personelin en çok memnun olduğu konulardan birinin bu olduğunu hatırlatıyor. Tüketicilere 24 saat hizmet veren bir şirket olduklarını söyleyen Kırım, “Bizim için hiçbir zaman kırmızı çizgilerle çizilmiş bir mesai kavramı olamaz. Ancak psikolojik olarak mesai başlangıcı ve mesai bitişini belirlemek önemli. Bunu da güne başlarken ve günü bitirirken tüm ekibin olduğu kısa koordinasyon toplantıları ile yapıyoruz” diyor. Mesai saatleri dışında, acil durumlar haricinde kimsenin birbirinden talebi olmadığını da sözlerine ekleyen Kırım, “Herkesin kendi sorumlulukları var. İşlerin yetişmesi gerektiği durumlarda ise mesai saatleri dışında da çalışabiliyor ki bu durum zaten daha önceleri de böyleydi. Ancak özellikle tatil günlerinde kimsenin iş yapmamasına büyük önem veriyoruz, zira dinlenmeyen bir zihin ve beden asla yeteri kadar verimli olamaz” diyor.

ÇALIŞANLAR HİBRİTE GEÇMEK İSTİYOR

Ekibin büyük bir kısmının geçen seneden bu yana evden çalıştığının bilgisini paylaşan Karcher Türkiye Genel Müdürü Gökhan Gökmen, “Pandemi ile hayatımıza giren ve Karcher Türkiye’de kararlılıkla uyguladığımız evden çalışmayı kalıcı kılmak üzere “hibrit evden çalışma” modelimizi detaylı tasarlayarak 2021 yılı 3. çeyrekte kalıcı olarak hayata geçireceğiz” diyor. İşveren olarak çalışanlara ihtiyaç duydukları teknolojik alt yapıyı sağlamaya özen gösterdiklerini söyleyen Gökmen, talep olması durumunda evden daha rahat çalışabilmeleri için büyük bilgisayar ekranları sağladıklarını söylüyor. Şu an için tüm operasyonların aksamadan devam ettiği bilgisini paylaşan Gökmen, “Performansta herhangi bi kayıp yaşamadık. Aksine çalışma arkadaşlarımıza ekstra zaman oluşturduğunu düşünüyor ve çalışan memnuniyeti açısından olumlu etkisi olduğunu görüyoruz” diyor. Gökmen en son, çalışanların öğle aralarını kendi planları kapsamında değerlendirdiklerini ve taleplerinin hibrit çalışma yönünde olduğunu söyleyerek, “Biz de bu talebi göz önünde bulundurarak planlamamızı yapıyoruz” diyor.

FLEX OFİS PROJESİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ

Evden çalışma konusunda bir dizi çalışmalar yürüttüklerini ve bu prosedüre pandemiden sonra da devam edeceklerini söyleyen Michelin Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Pınar Erçal, hayata geçirecekleri ‘Flex Ofis’ projesiyle ofisleri organize ettiklerinin bilgisini veriyor. Çalışanlara ilk etapta teknik destek ve donanım konusunda yardımcı olduklarını söyleyen Erçal bunun yanı sıra yabancı dil kursları ile destek verdiklerini hatırlatıyor. “Evde Çalışma Prosedürü” kapsamında hareket ettiklerini sözlerine ekleyen Erçal, “Çalışma saatlerinin çok uzamamasına dikkat ediyoruz. Yöneticilerimize ekipleri ile çalışma saatlerini dengeleme konusunda inisiyatif vermiş durumdayız. Ayrıca çalışanlarımızın memnuniyetini ölçmek için çalışan memnuniyeti anketleri yapıyoruz” diyor. Evden çalışmanın tek olumsuz yanının fiziksel olarak bir arada olamamak olduğunu dile getiren Erçal, “Şirket olarak çok fazla uluslararası seyahatlerimiz oluyordu. Pandemi sürecinde gördük ki aslında bu kadar çok seyahat etmeden de işlerimizi çok iyi bir şekilde sürdürebiliyoruz. Bununla birlikte ekip olarak zor günlerde çözüm arama kasımızın geliştiğine ve birbirimize daha çok kenetlendiğimize şahit olduk” diyor.

DAHA FAZLA ŞİRKET HIBRITE GEÇECEK

Tüm çalışanların pandeminin başından itibaren evden çalıştığının bilgisini veren ManpowerGroup Türkiye CEO’su Fey-za Narh, “Teknolojiye önem veren bir şirket olarak çalışanların işlerini aksatmadan yapmalarını sağlayacak alt-yapı ve teknolojiyi sağlamak temel önceliğimiz” diyor. Evden çalışmayla birlikte sadece çalışma ortamında değişiklik olduğu görüşünü savunan Narh, “Aynı tempoyla işlerimizi devam ettiriyoruz. Etkin iletişim, verimlilik ve dijitalleşme ile bu süreçte değişime ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğimizi gördük. Ofise geliş-gidişlerde geçen zaman gibi verimsiz süreler ortadan kalktığı için verimliliğimiz ve iş-yaşam dengemiz üzerinde de olumlu etkisi oldu” diyor. “Hız, esneklik ve verimliliğin daha çok ön planda olacağı yakın gelecekte, daha fazla şirket uzaktan çalışma sistemine dahil olacak” diyen Narlı, birçok çalışan tarafından tercih edilen ve şirketlere maliyet açısından büyük avantaj getiren hem uzaktan hem de ofisten çalışma imkânı getiren hibrit çalışma sisteminin en çok tercih edilecek çalışma modeli olacağını da sözlerine ekliyor.

“EK HAKLARA ARA VERMEDİK”

Pandemi sürecinde kimi zaman sahadan, kimi zaman evden çalışmalarına devam ettiklerini söyleyerek konuşmasına başlayan Roche Diagnostik Türkiye însan & Kültür ve İletişim Direktörü Banu Gülsün, bu süre zarfında çalışanlarına evden çalışma ödeneği ile destek olduklarını belirtiyor. Ayrıca arzu eden çalışanlarına ofiste kullandıkları sandalye, monitör gibi eşyalarını temin ettiklerini söyleyen Gülsün, bunların dışında pandemi öncesinde de yaptıkları internet, yemek yardımı, şirket araç kullanımı gibi ek haklara da ara vermeden devam ettiklerini belirtiyor.

Pandemi sonrası “yeni normal” kapsamında hibrit çalışma modeline geçme kararı aldıklarını da ifade eden Gülsün, “Böylelikle bu dönemde evden çalışmanın getirdiği avantajları ileriye de taşımayı ve kısmen ofis kısmen ise evden çalışma modelini ileriye yönelik olarak da benimseme kararı almış olduk” diyor.

“DERSLERİN YÜZDE 30’U KARMA”

2021-2022 akademik yılı için eğitim-öğretim modelinde hibrite geçeceklerinin altını çizen Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, “Ders programlarımızı ağırlıklı olarak örgün yani yüz yüze olarak gerçekleştirmeyi planladık. Üç saat ve üzeri teorik derslerimizin öğrenme kazanımları ile ilişkili olarak en az bir saatini karma eğitim olarak uzaktan yapmayı planlıyoruz” diyor. Ayrıca, önümüzdeki yıl hedeflerinin; derslerin ortalama yüzde 30’una kadar olan kısmını “hibrit” ve “karma” eğitim olarak hayata geçirmeyi planladıklarının altını çiziyor. Beykoz Üniversitesi olarak uzaktan eğitim sürecini çok iyi yönettiklerinin bilgini paylaşan Durman, “Yüzde 100 uzaktan eğitimde olduğumuz dönemde bizler de gelecek yılın senaryolarına çalıştık, önümüzdeki dönemde aşılamanın da etkisi ile küresel salgının biteceğine inanmak istesek de her duruma hazırlıklı olmalıyız” diyor. Küresel salgının devam etme-i senaryosuna da hazırlıklı olduklarını söyleyen Durman, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Salgının devam etmesi durumunda da örgün olarak planlanmış derslerde seyreltilmiş olarak her hafta dönüşümlü olacak şekilde öğretim yapılacak. öğrencilerimiz katılamadığı haftanın derslerini ise senkron veya asenkron olarak takip edecek.”

Levent KIZILTAN / Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı
“Tüm sektörleri destekleyen bir konumda olduk”

2020 yılında tüm dünyanın ve Türkiye’nin içinde bulunduğu salgın sürecinde djjitalleşme, dayanıklılığın ve sürdürülebilirliğin temeli oldu. Bilişim sektörü pandemide tüm sektörleri destekleyen önemli bir konumda yer aldı. Uzaktan çalışma süresince kullandığımız araçlar, temassız ödeme yöntemleri, eğitim altyapıları, e-ticaret hizmetleri hayatımızın merkezine oturdu.

Bu süreçte, çalışma hayatının, eğitimin, tedarik zincirlerinin ve daha birçok kavramın djjitalleşmesi yeni teknolojilere yatırımı ve talebi artırdı. Böyle dönemler için şirketlerimiz her zaman hazırlıklı olmalı ve dyital dönüşüm yatırımlarını, çevik ve stratejik bir planlama çerçevesinde gerçekleştirmelidir.

Tüm bu gelişmelerin önümüzdeki dönem sektör büyümesine olumlu etki edeceğini düşünüyoruz. Bilişim sektörü kendi altyapısı ve süreçleri itibariyle uzaktan çalışmaya hazırdı. Bu nedenle çok olumsuz etkilenmedi ve desteğe ihtiyacı olan kurumlara hizmet vermeyi kesintisiz sürdürebildi. Şirketlerin dijital alt yapılarını güçlendirme çalışmalarına pandemi nedeniyle hız vermesi sayesinde satışlarda artış görüldüğü söylenebilir. Uzaktan çalışma ya da mobil çalışma olarak tanımladığımız çalışma düzeni esasında pandemi öncesinde de yaygınlaşmaktaydı. Pandemi dönemi bu yaklaşıma geçişe olağanüstü bir hız kazandırdı. Dijitalleşme yatırımlarını önceden yapmış olan şirketler, karantina kısıtlamaları karşısında uzaktan çalışma yaklaşımlarını kullanarak hem üretkenliklerini hem de büyümelerini korudular. Gözlemlerimize göre bu yaklaşımın yaygınlaşmasında dyital altyapı yatırımları önemli rol oynayacak.

Enver Başar AKDOĞAN / Avukat
“Fazla mesai için hukuki yollara başvurulabilir”

Pandemi süreci ile birlikte birçok işveren tarafından tercih edilmiş olan uzaktan çalışma yöntemi, gerek İş Kanunu’nun 14. Maddesinin 4. Fıkrası ve devamında, gerekse 10.03.2021 tarihinde resmî gazetede yayımlanan uzaktan çalışma yönetmeliği ile güvence altına alındı. “Uzaktan Çalışma” kavramı, işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir. İşveren, yıllık izin, dinlenme süreleri, çalışma süreleri, fazla mesai gibi özlük hakları bakımından çalışanların uzaktan çalışıp çalışmadığına bakmaksızın eşit davranmakla yükümlü. Bu durum uzaktan çalışma usul ve esasları ilgili yönetmelikte detaylıca açıklanmış olup, söz konusu yönetmeliğe göre çalışma zamanı ve aralığı iş sözleşmesinde belirtilmiş olması gerekiyor.

Mevzuatta öngörülen sınırlamalara bağlı kalmak koşuluyla taraflarca çalışma saatlerinde değişiklik yapılabilir. Fazla çalışma işverenin yazılı talebi üzerine, işçinin kabulü ile mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılır. Yönetmelikte de belirtildiği üzere fazla mesaiye ilişkin düzenleme mevcut olmasına rağmen, fazla mesai konusunda birçok şirket, çalışanlarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı hareket ettiği ve çalışanlarına uzun süren telefon görüşmeleri, zoom üzerinden yapılan toplantılar, mail üzerinden yapılan görüşmeler gibi fazla mesai ücreti ödemeden mesai saatleri dışına çıkılarak çalıştırıldığı görülüyor. Fazla mesai kapsamına giren bu ve buna benzer durumlarda çalışanların fazla mesai talebinde bulunmaları mümkün olup hukuki olarak herhangi bir aykırılık görülmemektedir.

Mine Yücesoy DİRANCI / REM People İnsan Kaynakları Başkanı
Öğle arasında e-posta, telefon, toplantı yok

Covid-19 salgınıyla birlikte uzaktan çalışma düzeni milyonlarca kişiyi etkiledi. Geçen bir yıllık süreçte çalışanlar ve yöneticiler ev sorumluluklarıyla birlikte işlerini de yürütüp kendine vakit ayıramaz hale geldi. Türkiye’de kurulan ve 45 ülkede global bir phygital perakende deneyimi sağlayıcısı olan REM People olarak çalışanlarımıza destek olmak üzere yeni bir uygulamayı hayata geçirdik. RemAir isimli uygulamayla çalışanların öğle tatilini 1.5 saate uzattık. RemAir ile evden çalışanların kendilerine vakit ayırabilmesi ve açık havada nefes alabilmesini hedefledik. E-posta, telefon ve toplantının yasak olduğu bu sürede 150’den fazla çalışan her gün, gün ortasında nefes aldı. Çeşitli uygulamalarla pandemi koşullarına rağmen çalışan bağlılığımızı yüzde 12, çalışan memnuniyetini ise yüzde 20 artırmayı başardık. Bu artışı sağlamak için farklı temalarla farklı uygulamalar hayata geçirmemiz gerekti. Gelecekte de yenilikçi çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Ahmet ONUR / Kolektif House Kurucu Ortağı ve CEO’su
Plajda bile çalışabilirler

İş hayatı tüm dünyada bir dönüşüm içinde. Küresel ölçekte tetiklenen esnek çalışmaya geçiş, daha fazla insanın dizüstü bilgisayarlarından, tabletlerinden veya akıllı telefonlarından çalışabildiği; zamandan ve mekândan bağımsız esnek çalışma modelini yaygınlaştırdı. Kolektif House olarak bizler de iş hayatındaki bu dönüşüme öncülük etme misyonuyla hareket ederek geleneksel çalışma biçimlerinin sınırlarını kaldırıyoruz. Hibrit çalışma sistemini destekleyen yeni nesil çözümlerle çalışma deneyimini en üst seviyeye taşıyoruz. Bu kapsamda iş hayatında rotasyonlu olarak kullanılan merkez ofis ve çalışanların evlerine yakın uydu ofis seçeneklerine şimdi de plaj ofisi ekledik. Çeşme’nin Aya Yorgi Koyu’nda kurulan ilk beach club’ı OM Paparazzi Beach’te ilk pop-up lokasyonumuzu hayata geçirdik. Bir çalışma alanında olması gereken tüm ayrıntıların en ince şekilde düşünüldüğü yeni lokasyonumuzda yaz aylarında çalışanları ağırlayacağımız için mutlu ve heyecanlıyız.

Tüm sezon hizmet verecek yeni lokasyonda, yüksek hızlı internet bağlantısından, bilgisayar ve telefonunuzu rahatça kullanabileceğiniz ortama, elektronik cihazların rahatça şarj edilebileceği prizlerden telefon kulübelerine ve verimli çalışma alanlarına kadar iş motivasyonunuzu yüksek tutacak ve ihtiyaç duyulabilecek tüm detaylar yer alıyor.

Zeynep BİLGİÇ-Workflex Kurucusu
“Yeni çalışma modelleri bir adım önde olacak”

Evden çalışmaya geçiş, çalışma hayatında değişen paradigmalarından sadece biri. Hızla yaygınlaşan, kurum ve organizasyonların bu konuda strateji ve planlar geliştirmeye başladığı evden çalışma ve hibrit çalışma modellerinin değiştiğini ve dönüştüğünü görüp, tüm karar alıcıların çok geniş bir perspektifte önlerine bakmalarında yarar var. Artık dünyanın bir ucundaki şirket için proje bazlı veya süreli çalışmak mümkün hale geldi. Yetenekli ve potansiyeli yüksek insan sayısının azlığı rekabeti arttırdı. Bu da iş gücünün karma bir hale geldiği İK stratejilerini ön plana çıkarttı. İhtiyaç oldukça ihtiyaç olan süre kadar ilgili tecrübe ve yeteneğe sahip insanlarla oluşturulan değer ve çıktı odaklı çalışma, yaratıcılık ve verimliliği de artırınca, şirketler için daha da çekici hale geliyor. Diğer taraftan çalışanlara da esneklik, özgürlük ve çeşitlilik sağladığından onlar için de daha çok tercih edilmeye başlıyor.

Özetle freelance çalışma modelini devreye alan ve bunun için karma iş gücü hazırlık çalışmaları yapmaya şimdiden başlayan kurum ve organizasyonlarla kendini sürekli geliştiren ve belirli bir alanda derin uzmanlık sahibi olan bireylerin rekabet avantajı sağlayacağını ve geleceğin bir adım öne geçenlerin olacağını çok yakında hep birlikte göreceğiz. Dijital bir platform olan Workflex’in kuruluş amacı bu yeni düzen için iki tarafı da şimdiden hazırlamak ve buluşturmanın ötesinde doğru eşleştirmeleri yapmak. Bunu yaparken de her iki tarafın beklenti ve ihtiyaçlarını değerlendirmek ve yaratılan değere odaklanmalarını sağlamak.

MERVE YILMAZ


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu