Anasayfa / Makaleler / “Gezi Parkı, kesinlikle park olarak korunmalı”

“Gezi Parkı, kesinlikle park olarak korunmalı”




Doğan Hasol, Türkiye’de “kentsel tasarım” değil, “parsel tasarım” yaklaşımı olduğunu söylüyor.

dogan hasolGezi Parkı’nın yeniden ele alınmasında bu nedenle sorun çıktığını vurgulayan Hasol, meslek kuruluşlarının uyarılarının dikkate alınmadığı Taksim’in yeni projesinde, Gezi Parkı’nın mutlaka park olarak kalması gerektiğim öneriyor.

Bir “kentsel tasarım” projesi olarak Taksim Gezi Parkı’nda yapılmak istenen düzenlemeler kitleleri ayaklandırdı. Masum bir protestoya yönelik kabul edilemez polis şiddeti, protesto dalgasının tüm Türkiye’ye yayılmasına yol açtı. Bir park dizaynından bu noktaya neden gelindiğini Türkiye mimarlık dünyasının, şehir planlamacılığının duayen isimlerinden biri olan Doğan Hasol ile konuştuk.

Taksim Gezi Parkı’nda yaşanan ve Türkiye geneline yayılan protestoları nasıl yorumluyorsunuz?

Kentsel konuların siyasal ve toplumsal yaşamda ne kadar etkili olduğunun bir göstergesidir Taksim olayları. Konu doğal ki birkaç ağacın sökülmesiyle sınırlı değil. Şehirde yaşayanlar, çevreleri hakkında söz sahibi olmak isterler, yok sayılmak istemezler. Bir şehir yalnızca hükümetin ya da belediyenin değildir. Şehrin asıl sahibi orada yaşayanlardır.

Gezi Parkı’ndaki tasarrufunda, hükümetin ilgili meslek kuruluşlarıyla ilişkisini özetleyebilir misiniz?

Taksim Cumhuriyet Meydanı’na ve Gezi Parkı’na ilişkin olarak başlatılan uygulamada halkın duygu ve düşünceleri hiç dikkate alınmadı. Uzmanların, ilgili meslek kuruluşlannın uyarılan da göz ardı edildi. Demokrasilerde halkla paylaşım çok önemlidir. Taksim uygulamasında ciddi bir yöntem ve yaklaşım hatası yapıldı.

Taksim’de şu anda bir mimar olarak tam olarak ne yapılacağını siz biliyor musunuz?

Sadece ben değil, şu anda dahi Taksim’de neler yapılacağını kimse bilmiyor. Taksim Cumhuriyet Meydanı projesinin ciddi bir yarışmaya açılması, Gezi Parkı’nın da yine kesinlikle park olarak korunması gerekirdi.

Oraya ne müze, ne otel, ne rezidans, ne de AVM yapılabilir. Üstelik taklit bir kışla kılıfıyla…

Türkiye’de imar planlan yapılırken nerede yanlış yapılıyor, kentlerimiz neden bu kadar düzensiz yapılaşıyor?

Kentsel planlama ve kentsel tasa-nm diye iki kavram var. ikisi akraba ama birbirinden ayrı kavramlar. Kentsel planlama, tasarım kısmına girmeyen sanayi yatıranı gibi işlerin planlanmasına deniliyor. Türkiye’de kentsel tasanm hep göz ardı ediliyor. Parsel bazında uygulamalar yapıldığı için planlamacılık gündemde olmuyor. Belidi parsellerde projelere izin veriliyor. Siluet sorunu çıkınca ‘eyvah ne oldu?’ deniliyor. Yani bizde asıl eksik olan kentsel tasanm.

Türkiye’de neden plan yapılmıyor?

Bizde plan yapmak sevilmez, plan değişikliği sevilir. Geçen yıl yanılmıyorsam İstanbul Büyükşehir Belediye-si’nden geçen plan değişikliği sayısı 5 bin civarındaydı. Geçenlerde bir bakan ‘İstanbul’un silüetini bozan yapılan yıkacağız’ dedi. Ben de ‘hangi birini yıkacaksınız ortada yapı kalmaz’ dedim.

Kentsel tasarımın yapılmadığı bir kentte kentsel dönüşüm sizce hedefine ulaşacak mı?



Bizans döneminden beri İstanbul’da kentsel dönüşümler yapılıyor. Kent defalarca yeniden yapılandırılmış. Cumhuriyet’ten sonra da Lütfi Kırdar, Menderes ve “Dalan dönemlerinde kentsel dönüşüm çalışmalan yapılmış. Ancak bu çalışmalar kentsel tasarıma dayandırılmadan yapılmış.

Sadece Lütfi Kırdar döneminde Henri prost’un planına dayanıyor ve planlama yapılmış. Öteki kentsel dönüşümlerde sadece heyecan var… Dalan İstanbul’u Hong Kong’a dönüştüreceğim dedi. Onun hayallerini şimdi gerçekleştiriyoruz. www.myfikirler.com Bir kente gökdelen yapılmaz mı? Tabü ki yapılır. Ama önemli olan canınızın istediği her yerde yapmamanız, kentin siluetini bozmamanız. OnaltıDokuz projesi de bunlardan biri.

Batılı ülkeler kentsel dönüşümü nasıl yapıyor peki?

Batı’da kentsel dönüşüm terk edilmiş liman ve sanayi alanlarında yapılıyor. Türkiye’de ise fakir bölgelerde yapılıyor. Buralardaki insanlan göz ardı etmeden kentsel dönüşüm yapılmalı.

Biz neden Batı’daki gibi kentsel dönüşüm yapamıyoruz?

Onlar kenti güzelleştirmek için kentsel dönüşüm yapıyoriar. Bizde ise kazanç sağlamak için.

İnşaat projelerindeki artışı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hükümetin şu andaki kalkınma modeli inşaata dayalı. Çünkü inşaat sünger bir sektör, tıpkı tekstil gibi. Burada çok sayıda insana iş yaratılabiliyor. Şu anda kentsel dönüşüm bir nevi sat yap modeline döndü. Burada kaldıraç deprem. Kentsel tasanm ve mimari yönü eksik. Metrekare ve sayılara bakılarak hareket ediliyor işin estetik ve mimari kısmı eksik kalıyor. Kenti kent yapan unsurlar göz ardı ediliyor asıl sıkına burada.

Bir kenti kent yapan unsurlar neler?

Bir kenti kent yapan üç unsur vardır. ilki topografya, doğal güzelliği, İkincisi tarih, üçüncüsü de kültürel boyut ve mimarlık. Ülkemizde bu unsur-lann hepsi bir araya gelemiyor ne yazık ki.

Mimari neden ihmal ediliyor sizce?

Türkiye’de kamu ve TOKl yatırımlarında mimari taraf eksik. Türkiye’nin 40 bin civarında ciddi bir mimar potansiyeli var. Bunların birçoğu yurt dışından ödüllü mimarlar. Mimariye verilen önem kültürel düzeyin bir göstergesidir. iyi bir mimarlık için iyi bir toplum lazım. Toplum mimari istiyor mu, o da önemli.

Türkiye’de iyi mimarlık işleri yok mu?

Olmaz mı? Mimari harikası dünya kadar yapı var. Ama onlar da çarpık yapılann arasında kaybolup gidiyorlar. Şimdi iyi mimari yapılar konusunda Lsim vermek istemiyorum, çünkü unuttuklarım çıkarsa onlara ayıp etmiş olurum.

İyi bir yapılaşma için neler yapılmalı, kamunun buradaki rolü ne olmalı?

Projeler üretilirken uluslararası yarışmalar yapılmalı. Yarışmayı kazananlar proje yapmalı. Örneğin Çamlı-ca’ya cami yapılacak, bu yarışmaya açılmalı. Taksim meydanı konusunda eskiden yanşmalar açılmış. Eskiden bakış açısı bugünkü bakış açısının çok ilerisindeymiş. Zürih’e bir yapı yapılacağı zaman öncelikle Zürihliler’e ‘bunu istiyor musunuz?’ diye sonıluyor. Taksim’e meydan yapıyorsunuz ama bu hiç kimseye sorulmuyor.

Kamu üretilen mimari eserierde de öncü olmalı. TOKl dünya kadar bina yapa ama bir tanesi ödül almadı. TO-Kt’nin projeleri mimari ödülleri alsın kamu yol gösterici olsun isterim.

Ne yazık ki kenderdeki planlamayı gecekondular yönlendirdi şimdiye kadar.

3. köprü ve 3. Havalimanı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Yeni yapılacak havalimanı ve 3’ncü köprü, İstanbul’un kaynaklarını yok edecek.

Levent Gökmen / Ekonomist





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir