Anasayfa / Ekonomi-Finans / Graham’ın hisse seçiminde önerdiği 10 kriter

Graham’ın hisse seçiminde önerdiği 10 kriter



Piyasaların son derece volatil olduğu böylesi dönemlerde kısa değil uzun vadeli yatırım stratejilerini öne çıkarmak gerektiğine inanıyorum. Bu çerçevede Benjamin Graham’uı değer yatırım stratejisinin kriterler listesini akılda tutmalıyız…

YURTİÇİ piyasalardaki zorluklar ve kararsızlık ön planda kalmaya devam ettiğinden, son haftalarda yazının girişinde kullandığımız cümleler genel olarak aynı minvalde kalmaya devam ediyor. Belirsizlik ve strese yönelik fiyatlamanın ağırlık kazandığı bu tarz finansal piyasa koşullarında herhangi bir finansal enstrümana yönelik olarak yatırım kararı vermenin zorlaşmasından hareketle, portföylerdeki nakit ağırlığının artırılmasının hem riskli varlıklardaki dalgalanmalardan en az düzeyde etkilenilmesini sağladığını hem de olası fırsatların değerlendirilmesi konusunda esneklik kazandırdığını ifade ettik.

Buradaki olası fırsatlara yönelik esneklik konusu özellikle hisse senedi yatırım kararları konusunda etkili olabilmekte. Son haftalarda ağırlıkla bu noktaya odaklanıp, hem bazı durum tespitleri yapmaya çalışıp hem de bu tarz dönemlerde izlenebilecek yaklaşım ve farklı stratejileri ele aldık. Bu hafta da değer yatırımı denildiğinde ilk akla gelen isimlerden olan Akıllı Yatırımcı (The Intelligent Investor) kitabının yazarı Benjamin Graham’ın, değer yatırım stratejisi bağlamında hisse seçiminde kullanılmak üzere tavsiye ettiği 10 maddelik değerleme ve finansal oranlara bağlı kurallardan oluşan kontrol listesini ele alacağız.

Benjamin Graham

KURALLAR LİSTESİ

Graham’ın hisse senedi seçimi için önerdiği 10 maddelik kurallar listesinin ilk beş tanesi “getiri”ye (başta kârlılık olmak üzere temel finansal sonuçlarına kıyasla düşük fiyatlı olanlar) odaklanırken, son beşi “risk”e (mali yapının sağlamlığı ve kazançların istikrarını dikkate alarak) odaklanmakta.

1- Kâr getirisi (Kâr / Fiyat), en yüksek kredi notuna (AAA) sahip, yani riski en düşük, tahvil getirisinin iki katı ve üzerinde olan (biz 12 aylık ABD bonosu getirisinin iki katı ve üzerini baz aldık),




2- Cari F/K oranı, son beş yıl içinde gördüğü en yüksek F/K oranına kıyasla en azından yüzde 40 daha düşük olan,

3- Temettü getirisi, en azından, en yüksek kredi notuna sahip (AAA) sahip tahvil getirisinin 2/3 kadar olan,

4- Hisse fiyatı, hisse başına maddi duran varlığın 2/3’ünün altında olan,

5- Hisse fiyatı, net dönen varlık değerinin 2/3’ünün altında olan,

6- Toplam borcu, defter değerinden (özkaynak) az olan,

7- Cari Oranı (Dönen Varlıklar / Kısa Vadeli Yükümlülükler) 2’den büyük olan

8- Toplam borcu, net dönen varlık değerinin iki katından az olan,

9- Son 10 yıldaki bileşik kâr büyüme oram yüzde 7’nin üzerinde olan,

10- Son 10 yıldaki kâr büyümesinde yıllık bazda iki defadan fazla yüzde 5’in üzerinde düşüş görülmeyen.

ÜÇ ÖNEMLİ ÖLÇÜ

Bu strateji kapsamındaki hisse portföyleri büyük ve küçük ölçekli hisselerden oluşturulmakta. 10 maddenin tamamının sağlanmasının aranması durumunda seçim yapılabilecek toplam hisse sayısı son derece kısıtlı olacağından 10 maddenin tamamının değil de belli bir kısmının sağlanmasının aranması durumunda aralarında tercih yapılabilecek hisse senedi sayısı önemli ölçüde artmaktadır. Benjamin Graham özellikle kâr getirisi, temettü getirisi ve toplam borçları özkaynaklarından düşük olma şartının kullanılabilecek en önemli üç ölçü olduğunu söylemektedir.

UZUN VADE İÇİN UYGUN

Payları Borsa İstanbul’da işlem gören şirketleri yukarıda sıraladığımız kriterlerin her birini sağlaması durumunda 1 puan almak üzere toplam 10 puan üzerinden puanladık. Daha sonra Graham’ın özellikle vurguladığı üç kriterin tamamım sağlayanları filtreledik. Böylelikle ortaya çıkan hisse listesinden piyasa değeri 1 milyar TL’nin üzerinde ve fiili dolaşım oranı yüzde 10’un üzerinde olanları aşağıdaki tabloda 10 maddelik Graham kriterlerinden aldıkları puanlarla birlikte sıraladık.

Tabloya bakıldığında genel olarak yakın dönemde hisseleri görece olumsuz performans gösteren sektörlere ait hisselerin yer aldığı görülmekte. Bu durumun Graham’ın değer yatırım stratejisi kapsamında görece düşük fiyatlı olan şirket bulmaya yönelik önerdiği kriterlerden kaynaklandığı söylenebilir. Özellikle değer yatırım stratejisinin temelinde bugünden yarına kısa vadeli al-sattan ziyade uzun vadeli perspektifle yatırım yapılmasını olduğunu hatırlatalım.

Tabloda yer alan hisselerin önemli bir bölümünün üzerindeki mevcut piyasa koşulları kaynaklı aşağı yönlü baskı bir süre daha devam edebileceğine dikkat çekip; bu köşede ele aldığımız stratejiler kapsamında paylaşılan hisselerin teorinin pratikteki yansımalarını teşkil eden referans niteliği taşıdığını da hatırlatalım. Zira, her ilacın farklı bünyelere sahip olan her hastaya iyi gelmemesi gibi, her strateji de farklı risk-getiri profiline sahip her yatırımcı için uygun olmamakta.

EROL GÜRCAN





Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir