Anasayfa / İş Fikirleri / Güneş Ağaçlarından Elektrik Üretme İş Fikri

Güneş Ağaçlarından Elektrik Üretme İş Fikri




Pratik bir enerji kaynağı: Güneş Ağaçları

Mühendisler, güneşten elektrik elde etmenin dekoratif bir yolunu buldu. Pek çok kentte, dallarındaki panellerle güneş enerjisi toplayan ağaçları görmek artık sıradan manzara halini aldı. Enerji faturaları giderek artan belediyeler, bu yeni teknolojiye sıkı sıkıya sarıldılar.

SON zamanlarda, dünyanın dört bir köşesinde değişik türde ağaçlar filizleniyor. Güneş ağaçları olarak tanınan bu ağaçlar, hatırı sayılır elektrik enerjisi üretip, kentlerin enerji yükünü hafifletiyorlar. Avusturya’dan Singapur’a, ABD’den Tayvan’a kadar pek çok ülke, gelişen teknolojiye paralel olarak güneş enerjisinden daha çok yararlanmayı tercih ediyor.

Boyları 25-50 metre arasında değişen bu teknolojik ağaçların her dalında güçlü güneş panelleri bulunuyor. Güneş ışıklarından elde edilen elektrik, kentin şebekesine katkı sağlıyor. Gece enerji üretimi olmadığından güneş ağaçları doğrudan evlere bağlanamıyor. Ancak kapasitesi yüksek paneller sayesinde verimlilikleri, belediyeleri heyecanlandıracak kadar yüksek.

1954’te yüzde 6’lık bir etkinlik oranı, bir başka deyişle güneş enerjisinin sadece yüzde 6’sını elektriğe çevirme özelliği olan güneş pillerinin kapasitesi günümüzde yüzde 42.8 gibi oldukça tatminkar bir orana çıktı. Fosil yakıtların sürekli fiyat artışından bıkan belediyeler, güneş pillerini ciddi bir alternatif olarak düşünmeye başladılar.

Güneş ağaçları için, güneşten enerji elde etmenin dekoratif yöntemi diyebiliriz. Parklara, yol kenarlarına, meydanlara bir ağaç gibi dikilebilen bu panel kümesi, aslında yeni bir buluş değil. Fikir, bundan birkaç yıl önce 13 yaşındaki Aiden Dwyer tarafından ortaya atılmış. Mühendisler de hayata geçirmişler.

AĞAÇLAR DAHA VERİMLİ

Bu ağaçlar, çatılara konan panellerden yüzde 50 oranında daha fazla enerji üretiyor. Çünkü çatılardaki paneller sabit kalırken ağaç dallarındaki paneller güneşi takip edip ışıklarından yararlanma oranını yüzde 95’e kadar çıkarabiliyorlar.



Dünya Sağlık Teşkilatı WHO’ya (World Health Organization) göre dünyada her yıl kirli havadan dolayı bir milyondan fazla insan ölüyor. Bu oldukça ürkütücü bir rakam. Sebebi ise fosil yakıtlar. Ciğerlere ve kana karışan zehirli parçacıklar kalp ve akciğer hastalıklarının başlıca sebebi. Bir metreküp havada 20 mikrogramdan fazla zehirli parçacık varsa, insan sağlığı ve hayatı için tehlikeli. örnek vermek gerekirse New York’ta bu miktar 21, Los Angeles’ta ise 25 mikrogram. Fakat dünyanın yeşile doğru dönmekte olduğunun işaretleri de var. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın verilerine göre geçen yıl yenilenebilir enerji kaynaklarına 257 milyar dolar yatırım yapıldı. Yine geçen yıl, mevcut enerji ağına eklenen yeni kaynakların yüzde 44’ü, yenilenebilir enerjiden geldi. Bu oran 2004 yılında yüzde 10’u biraz geçiyordu.

YATIRIMDA AVRUPA ÖNDE

Yeşil enerjiye en büyük yatırım Avrupa’da yapıldı. Çin ve Hindistan ise tek başlarına astronomik miktarda yatırım yapan ülkeler oldu. Özellikle Çin, bu konuda teknolojik üstünlüğü de olan bir ülke. Dünyanın her yanında güneş santralleri kuran Çinli şirketler, teknolojilerini büyük bir sır olarak saklıyorlar. ABD’yi bu alanda geçmiş olan Çin, 52.2 milyar dolarlık yatırımla, bütün dünyada yeşil enerjiye yapılan yatırımın beşte birinde söz sahibi.

Hidroelektrik santraller hesaba katılmazsa dünyada enerji ihtiyacının yüzde 6’sı, yenilenebilir kaynaklardan geliyor. Henüz yüksek bir oran gibi gözükmese de gelecekte temiz bir dünya için oldukça umut verici.

Bugünlere nasıl geldik?

1839: Işıktan elektrik üretilebileceği gerçeği, 173 yıl öncesinden biliniyordu.
Alexandre Becquerel, bu olayı ilk gözlemleyen bilim adamı oldu.
1883: Charles Fritts, selenyum ve ince bir altın yaprağı kullanarak ilk güneş pilini icat etti. Etkinliği yüzde l’i bile bulmuyordu.
1887-1889: Pek çok mucit, bu dönemde güneş pilleri için patent aldı.
1905: Ünlü bilim adamı Albert Einstein, ışık— elektrik ilişkisini açıklayan bir makale yazdı.
1920: ABD’nin Florida eyaletinde, güneş panellerinden hem elektrik üretmekte hem su ısıtmakta yararlanıldı.
1950: ABD’nin ünlü Bell Laboratuarları, uzay etkinlikleri için güneş pilleri üretti.
1954: Güneş pillerinin verimliliği yüzde 6’ya çıkınca New York Times gazetesi, bir gün bütün dünyanın güneşin sınırsız eneği kaynağından yararlanacağını yazdı.
1960: Verimlilik yüzde 14’e çıktı.
1962: Telstar iletişim uydusunda ilk kez güneş pilleri kullanıldı.
1977: ABD Başkanı Jimmy Carter, Beyaz Saray’ın çatısını güneş panelleriyle kaplattı.
1983: Bütün dünyada güneşten toplam 21.3 megawat elektrik elde edildi.
1985: Verimlilik yüzde 20’ye çıktı.
1986: ABD Başkanı Ronald Reagan, Beyaz Saray’daki güneş panellerini söktürdü.
1999: Güneşten elektrik üretimi küresel olarak 1000 megawat’a çıktı.
2004: Kaliforniya Valisi Arnold Schvvarzenegger, eyalette bir milyon eve güneş paneli takılması projesi başlattı.
2007: Verimlilik yüzde 42.8’e çıktı.
2011: Çinli şirketler, wat başına 1.25 dolar maliyeti olan sistemler kurmaya başlayınca, dünyada güneş enerjisine yatırım ikiye katlandı. Üstelik sistemler, iki yılda maliyeti sıfırlıyordu.

ALEV RiGEL






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

2 Yorumlar

  1. ben antalyadan aziz bu fikir bana çok sicak geldi. Çok ciddi ilgilenmek ve bilgilenmek istiyorum.

  2. Güzel bir fikir. Türkiye hiç rastlamadım bu fikirle ilgili çalışma yapmak isterim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir