İş Fikirleri

‘Hint İnciri’ni Kültüre Almak Çok Para Kazandırıyor

‘Hint İnciri’, ‘Kaynanadili’, ‘Dikenli İncir’, ‘Tahta İnciri’, ‘Eşek İnciri’, ‘Frenk İnciri’, ‘Kaşık İnciri’

BİLİYORSUNUZ bu sayfalarda sıra dışı gibi görünen konulara değiniyorum. Aslında önerilerim arasında acayip sayılan, olağanüstü nitelik taşıyan haber ve yorumlar yok. Geçen sayılarımızdan birinde dikenleri nedeniyle fazla önemsemediğimiz ‘Hint İnciri’nden yine kısaca bahsetmiştim. Sıcak kıraç arazilerde, yol kenarlarında yabani ’ olarak yetişen, bahçe duvarlarını dikenli geniş yapraklarıyla korumaya yarayan ‘Hint İnciri’ bizde yaygın tarımı yapılmayan ‘üvey evlat’ grubundan bir bitki.



Meraklısı bunun sert çekirdek dolu, dikenli meyvesini zamanı gelince topluyor ve buz kalıpları arasında tutarak müşterilerine tane tane satıyor. Muhteşem dikenli dev yaprakları (gövdesi) ise yaban hayvanlarım uzaklaştırmaktan ve meyve bahçelerini korumaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Hepsi bu!..

Tesadüf bu ya; yıllardır bağımlısı olduğum İtalyan Televizyon Kanalı ‘Rai3’ de geçen hafta yayınlanan ilginç bir programda harika bir belgesel izledim; gördüklerime inanamadım: İtalya’nın ‘Calabria’ ve ‘Catania’ Bölgelerinde göz alabildiğine uzanan Hint İnciri tarlaları beni adeta büyüledi. Orada da İtalyanca vurgusuyla bu kaktüs ‘Fico d’India’ (Hint İnciri) olarak anılıyor, onlarca dönüm arazide modern usullerle yetiştiriciliği yapılıyor.

AKDENİZ VE EGE İKLİMİNE UYGUN

Bu işin dünyaya yayıldığı yerler ise tahmin edeceğiniz üzere Meksika, Güney Amerika, Kuzey Afrika ve Akdeniz Havzası gibi bazı bölgeler. Bizim baştan savarcasına önemsiz bir ‘kaktüs’ olarak adlandırdığımız bu dikenli dev yapraklı bodur ağaççıklar Meksika’da Aztekler döneminden bu yana ‘Nopal’ adıyla tanınıyor, bir numaralı sağlık sebzesi ve meyvesi olarak tüketiliyor. Onlarca çeşit yemeği yanında ticari sunumu yapılan renkli çeşitlere sahip. Turşusu ise inanılmaz lezzetiyle epey ünlü. Üstelik, gövdesinden püre yapılıp ‘yeşil salça’ olarak doğrudan gurmc mutfaklara giriyor.

‘Hint İnciri Kaktüsü’nün hiçbir yeri israf edilmiyor. İtalya’daki yetiştiricilik normlarına göre yaprak şeklindeki gövdesini toprağa daldırdığınızda hızla büyüyor ve kısa zamanda dikenli yeni bir ağaççık halini alıyor. Ana gövdenin özelliğine göre meyveleri dört ayrı renkte oluşabiliyor: Kırmızı, turuncu, mor ve sarı…

Bu amaçla kurulmuş işletmelerde, restoran ve mutfaklarda şunlar yapılıyor: Meyvelerinden meyve suyu çıkarılıyor, meyve püresi elde ediliyor. Bitki bazlı ‘pektin’ ilavesiyle jöle, reçel, marmelat ve özel karışımlar elde ediliyor. Çikolata, böğürtlen gibi katkılarla zenginleştirilip kavanozlarda süpermarket, pastane ve restoranlarda yerini alıyor.

Tatlı ve lezzetli yapraklarıyla da aromatik salçalar ve özel sirkeler yapılıyor. Sirkesi gurme mutfakların en gözde ürünleri arasında. Hint İnciri’nden yapılan olağanüstü likörler ise dünyanın her yanına ihraç ediliyor. Daha da ilginci, Hint İnciri meyvelerinin dikenlerinden arındırılmış çoğunlukla hayvan yemi olarak değerlendirilen sert dış kabuğu bile gurme restoranlarda doğranıp şekillendiriliyor, ‘pane’ haline getirilerek zevkle yeniyor.

YAĞINDA MUCİZELER VAR

Bu ilginç bitkinin çekirdekleri ise soğuk sıkım tekniğiyle işlenip yağı çıkarılıyor.

Hint İnciri Çekirdek Yağı bugün en pahalı kozmetiklere anti-aging niteliği kazandırıyor.

Yağı konusundaki yeni keşifler ise giderek çeşitleniyor. Bitkinin yaprakları da modern kozmetik ürünlerinde çokça kullanılıyor.

Yine meyve çekirdeklerinin posasından elde edilen un, glütensiz ve kilo düzenleyici etkileriyle bazı pastacılık ürünlerinin içine giriyor, eser miktarda da olsa pahalı gurme bisküvilerin formülünde yer alıyor.

Son yıllarda mutfak sanatlarında büyük değeri olan el yapımı makarnalara hem renk, hem de lezzet arttırıcı olarak da giriyor.




Gerek çekirdeklerin, gerekse kurutularak un haline getirilmiş yaprakların gençleştirici anti-aging özellikleri hakkında yayınlanmış yeni makaleler dikkat çekiyor. ‘Hint İnciri Çiçek Çayı’ ise son zamanların favori ürünlerinden biri.

Özellikle obeziteye karşı kullanılıyor, aromatik ve detoks özellikleriyle ‘Sağlık Çayları’ kategorisinde kendine özel ayrıcalıklı bir yer kazanıyor.

Hint Inciri’nin yaprak şeklindeki gövdesinde bulunan dikenleri temizlemek için tıraş bıçağına benzeyen bir aparat kullanılıyor. Hatta bu işlemi mekanik olarak yapan aygıtlar da var. Temizlenen taze dev yapraklar küçük dilimler halinde kesilerek ‘freeze dry’ metoduyla donduruluyor.

Bunlar isteğe göre hem mutfaklarda tüketiliyor, hem de evlerde özel yüz maskesi yapmak için kullanılabiliyor. Son yıllarda bu ürünler ‘humeetan’ (nem tutan) nitelikleriyle ‘özel arındırıcı iksir’ olarak tanımlanıyor.

SERALARDA YETİŞTİRİLMEYE ELVERİŞLİ

Hint Inciri’nin yalnız tarla ve açık arazilerde değil, her türden sera ve örtü altı tekniklerle de yetiştiriciliği yapılıyor. Bizde Akdeniz ve Ege dışında bir çok bölgemizde en nadide bazı türlerinin yetiştirilmesi mümkün. Marmara Bölgesi ve Karadeniz’in bazı kesimlerinde deneme üretimleri yapılarak alan genişlemesi dahi sağlanabilir, iklim özelliklerine göre kimi çeşitler değişik topraklara hemen adapte oluyor. Bitkinin sudan çok güneşe ihtiyacı var. Ancak nemli topraklarda yetişen türleri de dikkat çekiyor. Yararları iklim ve coğrafyaya göre hayli değişik.

Bazı çeşitler özellikle E vitamini açısından çok zengin. Esansiyel yağ asitleri ve antioksidan niteliği yüksek türler arasından seçim yapılabilir. Bunlar daha çok sera usulüyle çoğaltılıyor. Örneğin tümüyle kırmızı olan meyvelerin içi de koyu kırmızı olabiliyor. Bunlardan yaşlılıkta görülen lekeleri ve bazı hiperpigmentasyon unsurlarını yok eden bazı enzimler elde ediliyor. Saç bakımında da ayrıcalıklı yerleri var. Kısacası bu bitkinin meyvelerinde renk özelliklerine göre çeşitli sağaltıcı unsurlar gizli.

Son araştırmalar bazı türlerde ‘antienflamatuar’ (iltihap giderici) bileşiklerin izole edildiğini gösteriyor. Bu gelişmeler Hint Inciri’nin kozmetik unsurlar dışında tıp dünyasında da yer bulabileceği savını güçlendiriyor. Özetle ifade etmek gerekir ise; Hint İnciri yetiştiriciliği, toprak ve iklime dayalı olarak oldukça çeşitlik gösterip coğrafi alanlara göre özelleşebiliyor. Daha çok kırsal topraklarımızda rastlanılan bu bitki, ayrıcalıklı niteliklerinin yanısıra kolay yetiştirilebilmesi ve ‘ihraç maddeleri üretimi’ açısından da doğrudan kültüre alınmaya aday. Tıpkı İtalya gibi biz de bu işi bilinçle yapacak bir ülke olarak, ‘uzman yetiştirici’ ve ‘dünyaca tanınmış bir ihracatçı’ olmaya şimdiden hazırlanabiliriz.

Sıra Dışı Bitkiler İle Sıra Dışı Fikirler

Dikenli incir (frenk inciri) köylülerin geçim kaynağı oldu

NUR DEMÎROK



Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu