Ekonomi Haberleri

İlk çeyrek finansal sonuçlara yönelik beklentiler

2019 ilk çeyrek finansal sonuç açıklama dönemi başladı

Payları BIST’te işlem gören şirketlerin 2019 ilk çeyrek finansal sonuç açıklama dönemi başladı. Bu hafta BIST-30 şirketleri için çeşitli kurum ve analistlerin tahminlerinin ortalamasını yansıtan konsensüs tahminleri paylaşıyorum…


GELECEK hafta, 30 Nisan’da yılın ikinci enflasyon raporunu basın toplantısıyla tanıtacak olan TCMB’nin vereceği mesajlar ve 3 Mayıs’ta nisan ayı enflasyon rakamları ile Fitch’in planlı Türkiye kredi notu gözden geçirmesi yurtiçi piyasaların yakın takibinde olacak gelişmeler olacak. Mevcut belirsizlik/stress unsurlarından bir veya birkaçında görülebilecek azalma yurtiçi “piyasalarda önemli bir rahatlamayı beraberinde getirebilir. Ancak söz konusu belirsizliklerin devam etmesi yurtiçi piyasalardaki stres fiyatlamasının devamına yol açabilir.

Payları BIST’te işlem gören şirketlerin 2019 ilk çeyrek finansal sonuç açıklama dönemi başladı. 2019/03 dönemi finansal sonuç açıklama dönemi;

– Bankaların konsolide olmayan sonuçları için 10 Mayıs, konsolide sonuçları için ise 20 Mayıs tarihine kadar,

– Banka dışı şirketlerin konsolide olmayan sonuçları için 30 Nisan, konsolide sonuçları için ise 10 Mayıs tarihine kadar devam edecek.

“BEKLENTİYİ AL, GERÇEKLEŞMEYİ SAT”

Bankaların solo finansal sonuçları izlendiği için aslında bu hafta itibariyle başlayacak olan 2019 üç aylık finansal sonuç açıklama süreci 10 Mayıs tarihinde (yaklaşık üç hafta içinde) büyük ölçüde tamamlanmış olacak. Geçen haftaki yazımızı hazırlarken, ilk çeyrek finansal sonuçlarına yönelik konsensüs beklentilerin henüz net bir şekilde ortaya çıkmadığım belirtmiştik; ancak bu hafta başı itibariyle söz konusu tahminlerin önemli ölçüde ortaya çıktığını gördük. Bu haftaki yazımızda BIST-30 şirketleri için çeşitli kurum ve analistlerin tahminlerinin ortalamasını yansıtan konsensüs tahminleri paylaşacağız. Bu tabloya geçmeden önce gerek geçen hafta gerekse de özellikle finansal sonuç açıklama dönemlerinde üzerinde durduğumuz bazı uyarıları hatırlatmakta fayda var.

Piyasanın genelini etkileyecek ölçüde veya hisse özelinde ekstra bir haber/veri akışı gözlenmedikçe, finansal sonuç açıklama döneminde ağırlıklı olarak konsensüs kâr beklentileri ile açıklanan rakamların bu beklentileri karşılayıp karşılamadığı doğrultusunda hisse bazlı fiyat-lamaların görece öne çıkması beklenebilir. “Beklentiyi al, gerçekleşmeyi sat” finansal piyasalardaki fiyat hareketlerinin dinamiğini en güzel özetleyen tabirlerden bir tanesi. Özellikle, finansal sonuç açıklama dönemine kısa bir zaman kala ve bu dönem boyunca, şirketlerin kârlarına yönelik aracı kuramların tahminlerinin ortalaması olan konsensüs kâr beklentileri doğrultusunda hisse bazlı fiyatlamalar ön plana çıktığından bu durum daha net bir şekilde gözlenebilmekte. Genellikle, açıklanan kâr rakamının beklentiyi aşması durumunda hisse fiyatlarının yükseldiğini; beklentilerle uyumlu gelmesi durumunda sınırlı kâr satışlarım; beklentilerin altında kalması durumunda ise ciddi düzeltme hareketleri geldiğini görüyoruz.

BELİRLEYİCİ GÖSTERGELER

Buradaki beklentiden kasıt büyük ölçüde Faiz, Amortisman, Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ve net kâr/zarara yönelik beklentiler. Yalnızca bu iki gösterge bir şirkete yönelik değerlendirme yapmak için tek başına çok yeterli olmasa da, bir şirkete yatırım yapmak için belki de en önemli kriterler olmaları nedeniyle beklenti-gerçekleşmeye yönelik ilk fiyatlamalarda bu iki kriterin referans alındığı söylenebilir. Önceki finansal sonuçlarında da dikkat çektiğimiz bir hatırlatmayı yineleyelim. Şirketlerin finansal sonuçlarına yönelik beklentilerin şimdiden fiyatlama-lara kısmen de olsa yansımış olduğunu, olası yatırım kararlarında göz ardı etmemek gerekmekte. Ayrıca, özellikle sadece finansal sonuç beklentisiyle alınmış pozisyonlarda, sonuçların açıklanması sonrasında ilk fiyatlamalarda görülebilecek olası sert hareketlerde panik alım/satım kararları vermekten kaçınmanın genellikle daha sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz.



Ancak her ne kadar finansal sonuç açıklama dönemleri yaklaştıkça ve bu dönem süresince, sonuçlara yönelik beklentiler hisse fiyatları üzerinde önemli bir etken olabilse de, bu beklentilerin tek belirleyici olmadığını vurgulayalım. Finansal sonuçlardan bağımsız olarak şirket özelindeki haber akışları/beklentiler ya da ekonominin/piyasanın genelini etkileyebilecek gelişmeler de her zaman olduğu gibi yine endeks/hisse performansları üzerindeki önemli belirleyiciler olmaya devam etmekte.

ACELE KARAR VERİLMEMELİ

Konsensüs beklentilere göre alınan pozisyonlar çok büyük ölçüde kısa vadeli perspektifle yapılıyor. Bu durum ve yukarıda bahsettiğimiz dinamik nedeniyle sonuçların açıklanması sonrasında ilk fiyat hareketleri sert olabilmekte. Bu durumun sonuçların açıklanmasının hemen öncesinde veya akabinde alman yatırım kararlarının bir anlamda “panik” özelliği taşımasından kaynaklandığı düşünülebilir. Dolayısıyla, alım-satım kararlarında zamanlama ve zarar kesme/hedef seviyeleri belirleyip bunlara riayet etmek büyük önem taşımakta. Bu nedenle, özellikle finansal sonuçların açıklandığı günlerdeki olası yatırım kararlarında hemen açılışta alım-satım yapmak yerine fiyatın bir miktar dengelenmesini bekleyerek basiretli hareket etmek daha sağlıklı olmaktadır. Ayrıca, sonuçların açıklanması sonrasında piyasadaki ilk tepkiler büyük ölçüde net kâr gerçekleşmelerine odaklanıyor olsa da sonuçların genel operasyonel ve mali performansı kapsayacak şekilde bir bütün olarak değerlendirilmesinin yerinde olacağını ifade etmekte de fayda var. Zira, net kâr rakamında bazı tek seferlik gelişmeler nedeniyle ciddi sapmalar olabilmekte.

FİNANSAL PERFORMANS TEK GÖSTERGE DEĞİL

Hisse senedi yatırımlarında şirketlerin dönemlik finansal performansları oldukça önemli olmakla birlikte, tek başına yeterli bir gösterge olmadığı unutulmamalı. Operasyonel ve finansal performansın sürdürülebilirliği ve bazı dönemsel-yapısal değişikliklerin yol açtığı kısa vadeli oynaklıklar yatırım açısından fırsat yaratabildiği gibi yanıltıcı da olabilmekte. Dolayısıyla, finansal sonuç açıklama dönemlerinde kısa vadeli alım-satım yapmak daha riskli olabildiğinden ani ve panik kararlardan mümkün mertebe kaçınmak sağlıklı olacaktır.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu hafta BIST-30 şirketlerine yönelik konsensüs beklentileri yansıtan bir tablo hazırladık. Bu tabloda net satış, FAVÖK ve net kâr kalemlerine yer verdik. Bu kalemler altındaki “1Ç19” sütunları bu yazı hazırlanana kadar sonuçları açıklanmış olan şirketlerin gerçekleşen rakamlarını gösterirken; “Tahmin” sütunları konsensüs tahmin olarak adlandırdığımız kuramların/analistlerin tahmin ortalamasını; “4Ç18” sütunları bir önceki çeyrekteki gerçekleşmeleri; “İÇİ8” sütunları geçen yılın aynı çeyreğindeki gerçekleşmeleri göstermekte. Tablonun en sağında, “Tahmin Sayı” sütununda ise konsensüs tahminlerin toplam kaç kurumun/analistin tahmin ortalaması olduğunu göstermektedir. Bu tablodaki konsensüs tahminlerin, piyasadaki genel beklentiler hakkında fikir veren birer gösterge olduğunu; beklentilerin güçlü/zayıf olmasının açıklanacak gerçekleşmelerin de benzer şekilde güçlü/zayıf olmasına yönelik bir garanti vermediğini hatırlatalım.

EROL GÜRCAN


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu