İş Fikirleri ve İş Kurmak

İlk sağlık süpermarketini açan kazanacak

Önleyici tıbbın yardımıyla gıda sektöründe hızlı gelişmeler yaşanıyor. Önümüzdeki günlerde sağlık temalı gıda ürünleri daha çok satacak. Bu ürünlerin hepsinin bulunduğu süpermarketler çok iş yapabilir…

BUGÜN dünyada kitlesel gıda üretiminde raf ürünlerinin çoğu uzun süre dayanıklı olma niteliğiyle öne çıkıyor. Gıdada binlerce yıldan beri yaşanan üretim tarzları neredeyse kayboldu. Günümüzde bunun faydası çok ama bir miktar da sakıncası var. En önemli fayda artan talebe karşın hijyen garantisinin sağlanması, gıda yoluyla yayılan bazı hastalıkların önlenmesi.

saglik marketleri

Gıda maddelerine her yerden ulaşılabilmesi, tağşişten (hileden) büyük ölçüde arınılmış olunması ve büyük markaların verdiği özgüven desteği önemli diğer avantajlar.

Kimi zaman göz ardı edilebilecek sakıncalar ise kimi işlenmiş ürünlerin bir miktar kimyasal katkı içermesi ve bazı işlemlerden geçirilmiş olmaları, işlenmiş gıda ürünlerinin sakıncası genel tüketime bakıldığında toplum sağlığı açısından önemsenecek düzeyde değil aslında. Fakat çağımıza özgü bazı hastalıkların artması bilhassa markasız ürünlere karşı ‘titizlikten’ kaynaklanan hassasiyetler yaratmış durumda.

TIP VE GIDA SEKTÖRÜ YAN YANA

Örneğin ABD’de giderek tırmanan ‘obezite’ sorunu bilinçsiz beslenmeyle ilişkilendirilen en yaygın olanlardan biri. Son dönemlerde artış gösteren ‘kronik hastalıklar’, ‘yeni alerji türleri’, ‘insülin direnci’ (metabolik sendrom), ‘çölyak hastalığı’, ‘hiperaktivite sendromu’, ‘otizm’, ‘multiple sklerozis’, (bir tür sinirsel algı yavaşlaması), ‘alzheimer hastalığı’ (bunama), ‘reflü’ (yemek borusu yangısı), ‘kısırlık’, ‘enflamatuar (iltihabi) hastalıklar’, ‘astım’, ‘osteoporoz’ (kemik erimesi) yine az çok beslenmeyle ilişkilendirilen diğer bazı sorunlar. Son zamanlarda tıp otoriteleri uzun listeye kimi habis hastalık türlerini de ekliyor.

Gelişmiş ve gelişmekte olan bazı ülkeler bu durum karşısında ilaç araştırmalarına inanılmaz paralar harcıyor, yeni tedavi metotları geliştiriyor. Toplum sağlığı adına kurumlar devamlı bilgilendirme, bilinçlendirme kampanyaları düzenliyor.

Önleyici tıpta hızlı gelişmeler var. Gıda üreticileri ise gelişmeleri sağlık boyutunda ele alıp topyekûn bir değişime girmek üzereler. Önümüzdeki günlerde sağlık temalı (açıklamalı) ürünlere ilgi arttırırken, perakende dünyasında da yeni gelişmeler yaşanacak.

Bunun tipik gelişmelerinden biri ‘sağlık marketleri’ sayısındaki hızlı artış ve mevcutların hızlı büyüyor olması. Başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin çoğunda ‘sağlık süpermarketleri’ başlı başına bir hizmet endüstrisi haline gelmiş durumda.

BU SÜPERMARKET FARKLI MARKET

Sistemin bilinçlenmiş tüketim ihtiyacından kaynaklandığı vurgulanıyor. ‘Sağlık marketi’ (mağazası) denince bizim tüketim kültürümüzde baharat benzeri ürünleri satan basit mekânlar geliyor akla. Geleneksel sınıfın içinde yer alan ‘aktar’ tipi yapılanmalar ile kimi organik ürün dükkânları da buna sınıfa dâhil. Oysa ‘çok reyonlu sağlık süpermarketleri’ gelişmiş ülkelerde başlı başına bir uzmanlık ve toplumsal hizmet alanı. Bilimsel odaklı kurallara bağlı yeni bir uygulama.

Hemen tipik birkaç örnek vererek konuyu biraz daha açalım: ABD’de bu sıra dışı işin önderliğini ‘Whole Foods’ adıyla dillere yerleşmiş marka sahibi ticari bir kurum yapıyor. Yıllık cirosu 4.2 milyar dolar civarında. Grubun içinde mütevazı ölçekte olanları da var. Çoğu zincir şeklinde…

Büyük hacimli klasik market markalarının bu işi önemseyip kendi bünyelerinde özel köşeler kurması girişimin önemli olduğunu gösteriyor.

Örneğin, saygın market zincirlerden ‘Publix’ kendi bünyesinde ‘Greemvise’ tanımıyla köşeler kurmuş. ‘Trader Joe’s’ da öyle… Bunlar sağlıklı ürünler için adeta referans düzeyinde. İlgi o kadar büyük ki kimi zaman ciroları klasik market kategorilerini dahi aşıyor.

EN ÇOK FONKSİYONEL GIDA SATILIYOR

Peki, sağlık marketleri tüketiciye ne satıyor, neler yapıyor? Ürün portföyleri çok zengin. En başta hiç işlem görmemiş gıda ve takviye ürünleri var. Amaç, yaşam standardında doğaya dönüp sağlıklı geleceği var etmek.

İş organikle başlıyor, antibiyotiksiz ürünlerle sona eriyor. Örneğin, bu mağazalarda satılan yeşil sebzelerin tümü organik… Süt, süt ürünleri, etler, balıklar, deniz mahsullerinin tamamı yine organik sertifikalara sahip.

Klasik tüketim maddelerinin yanında çok sıradanmış gibi görünen şeker ve yağ gibi kategoriler bile bulunuyor: Çeşit sayıları şaşırtıcı biçimde zengin. Yağ bölümünde ‘argan yağı’ndan ‘makademya yağı’na onlarca cins yağ var.

Bizim iyi bildiğimizi iddia ettiğimiz zeytinyağının bile burada yalnız asit değerlerine değil, yöresel özelliklerine de bakılıyor. Zeytinin yetiştiği toprakların yağ kalitesine etkileri ispatlanıp, anlatılıyor; aroma farklılıkları tanımlanıyor.

Yağlar sadece gıda amaçlı satılmıyor; kozmetik amaçlı olanlara da geniş yer ayrılmış. Kimyasal ve ısıl işlem görmemiş olanların mucize özellikler taşıdığı söyleniyor.

Ürünler bu konuda otoriteler tarafından verilen çoklu sertifikalara sahip. Bildiğimiz çay şekerinin bile onlarca türü var burada.

ÇEŞİT SAYISI GÖZ KAMAŞTIRIYOR

Doğadan toplanmış fonksiyonel nitelikli meyve ve sebzelerin çeşit ve cinslerine de şaşırmamak mümkün değil, içlerinde egzotik olanları var, yöresel olanları var. içerikler besin değerleri olarak en ayrıntılı biçimde açıklanmış.

Alternatif sağlık ürünleri ile tanışmak da mümkün; ‘homeopatik ürünler’ burada ayrı bir kategori. Epey talep var. Çocuk ve bebekler için üretilen sağlıklı beslenme ürünleri ise meraklı annelere çok şeyler anlatıyor.

Gıda bölümünde ürünlerin orijini ve çeşidi yine şaşırtıcı. Akla gelebilecek her türlü hayvanın eti en doğal haliyle satılıyor. Bunlar daha çok dünya mutfaklarının spesiyalite tarifleriyle hijyenik şekilde ambalajlanmış durumda. Yumurtalar ve süt ürünleri de öyle. Süt ürünleri içinde peynirler tamamen ayrı bir yere sahip. Dünyanın her çeşit organik peynirini burada görmek mümkün. Soya sütü, badem sütü gibi bitkisel kaynaklardan elde edilen sütlerle bile peynir yapılmış. Unlu mamuller meyve suları ve içecekler de geniş yelpazeye sahip. Gazlı içecekler bile organik olarak sunuluyor. Mağazaların vitamin ve takviye bölümleri bir başka dünya: Elzem vitamin ve minerallerin yanı sıra, arısütü başta olmak üzere adı sanı duyulmamış çeşitli takviye ürünlerinin varlığı göz kamaştırıyor.

Tüketiciyi daha fazla içeride tutmak için kimi zaman sağlık konuşmaları yapılıyor, işin uzmanlan mini konferanslar veriyor. Dahası ‘Whole Foods’ tipi büyük marketlerde restoran tipi mekânlar bile kurulmuş. Burada dünya mutfaklarından lezzetler sunulmakla kalmıyor; çok özel spesiyaliteler tanıtılıyor. Yemeğin içerik, kalori, besin değeri hakkında bilgi sunulması bir bakıma bilimsel içerikli birer propaganda gibi.

ÜLKEMİZDE DE İLGİ GÖREBİLİR

Bu ilginç uygulamanın eninde sonunda ülkemize de yansıması kaçınılmaz. Tıpkı Japonya, Kore hatta Hindistan’da olduğu gibi… ilk girişimleri büyük marketler yapmazsa bu konuya yatırım yapacak iş insanlarının ortaya çıkması yakın bir olasılık.

Konunun önemli ayrıntısı bu işi başlı başına bir grup kabul ederek gerçekleştirilecek ürün çeşitleri ile özel markalara yönelik imalatlar yaptırmak. Dünyadan bazı örnekleri getirtmek de mümkün, ilke olarak Anadolu coğrafyasının zenginliklerini ve mutfak kültürünü esas alarak geliştirilecek ürün yelpazesi ülkemizde büyük ses getirebilir. Bu iş aynı zamanda özel eğitilmiş tedarikçilere istihdam kapısı açıp, onları doğal üretim konusunda ‘saha eğitmeni’ haline getirecektir. İşin kârlılığına gelince; ürünlere olan ilgi yoğunlaşmasıyla tüketici bilincinin devreye girmesi konuyu cazip şekle sokuyor. İlk yapanın hemen markalaşıp yurt düzeyine yayılabileceği sıra dışı bir girişim bu. Yeter ki, toplumun her kesimine hitap edebilecek ilgi ve algı yaratılabilsin…

Nur Demirok / Para

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu