Güncel Ekonomi Haberleri

İngiltere Ekonomisi

“Üzerinde güneş batmayan ekonomi” arayışı

Birleşik Krallık için 1800’lü yıllara dek sahip olduğu sömürgeler ve kolonilerden dolayı “üzerinde güneş batmayan imparatorluk” tanımı yapılıyordu. Bugünün global atmosferinde halen İngiltere, tarihiyle kıyaslanacak boyutta olmasa da siyasal ve ekonomik olarak gücünü koruyor. Avrupa’nın en büyük üç ekonomisinden biri olan İngiltere, 2008 krizinin etkilerim de yavaş yavaş üzerinden atmaya başladı. Son iki yıldır krizin yarattığı ekonomiden uzaklaştığını gösteren büyüme rakamları yakalıyor. 2015 ve 2016 yıllarında da ülkenin ekonomik performansının, güçlü olmaya devam etmesinin olası olduğu öngörülüyor. Fakat ülkenin yüksek borç yükü, ekonomisinin en zayıf yanı olarak devam ediyor.

Euro Bölgesi’nde olmamasına karşın, Avrupa’daki ekonomik krizden doğrudan etkilenen İngiltere, 1973 yılından bu yana Birlik’in üyesi. İngiltere’de hükümet, kendi ekonomik gücünü Avrupa Birliği’nden ayrı bir zeminde Birleşik Krallık olarak devam ettirmeyi de tartışıyor.

Birlesik Krallik

7 Mayıs 2015’te gerçekleşen seçimlerde mevcut Başbakan David Came-ron’m Muhazafakar Partisi tek başına iktidar oldu. Cameron, seçimi kazanırsa AB üyeliğini referanduma götüreceğini belirtmişti. İngiliz parlamentosunda milletvekilleri, ülkenin AB üyeliğine yönelik hazırlanan “AB Referandumu Yasa Tasarısını tartışmaya başladı. Brüksel ile de bu konuda müzakereler yapılıyor ve 2017’nin sonunda gerçekleşmesi öngörülen referandum daha da öne çekilebilir.

Birleşik Krallık’ın global ekonomide belirlemeye çalıştığı yeni rota, tüm iş dünyasının gündeminde yer alırken Avrupa Birliği ve ABD, olası bir ayrılığa sıcak bakmadığını ifade eden açıklamalarda bulunuyor. Önümüzdeki iki yılda dünya, İngiliz siyaseti ve ekonomisi üzerine daha çok tartışmalarda bulunacağa benziyor. İlerleyen sayfalarda İngiliz ekonomisini ve gündemdeki tartışmaları yakın takibe alıyoruz…

Kırizi geride bırakarak ilerliyor

DÜNYA EKONOMİSİNİN ALTINCI BÜYÜK ÜLKESİ OLAN BİRLEŞİK KRALLIK’TA HÜKÜMETİN, İSTİKRARLI BÜYÜME VE YÜKSEK İSTİHDAMA YÖNELİK ÇABALARI SÜRÜYOR. İKİ YILDIR OLUMLU RAKAMLAR KAYDEDİLMEKLE BİRLİKTE, EKONOMİNİN YUMUŞAK KARNINI YÜKSEK KAMU BORÇLARI OLUŞTURUYOR…

Yedi yıl önce tüm dünya ekonomilerini etkileyen krizin en çok darbe vurduğu ülkelerden biri İngiltere oldu. 2007-2008 dönemine girerken İngiltere’de özel tüketim harcamaları, GSYİH’deki büyümenin üstüne çıkmıştı. Krizin yaşattığı resesyonla birlikte ülke ekonomisi daha da güç duruma sürüklendi. 2009 yılında GSYİH yüzde 4,9 daraldı, ülke 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana bu tür bir gerileme yaşamamıştı. 2010 yılında ise yakalanan yüzde 1,3’lük ekonomik büyüme ile İngiltere resesyona veda etti. Fakat sonraki yıllarda büyüme rakamlan istenilen seviyelerde gerçekleşmedi. Son iki yılda ise ekonomi ciddi bir toparlanma içinde. 2013’te yakalanan yüzde 1,9’luk büyümenin ardından geçtiğimiz yıla ait yüzde 2,6 büyüme, kriz sonrasındaki en yüksek rakam olarak İngiliz ekonomisinin geleceğine umut verdi.

BU YIL YÜZDE 2.4 BÜYÜME

Britanya ekonomisinin 2015 ve 2016 yıllarında da gücünü sürdürmesi bekleniyor. 2015 yılında yüzde 2,7; 2016 yılında ise yüzde 2,4 büyüme hedefleniyor. Bununla birlikte İngiltere Merkez Bankası, 2015 yılı için öngörüsünü yüzde 2,9’dan yüzde 2,5’e, gelecek yıl için yüzde 2,9’dan yüzde 2,6’ya revize etti. Öngörülerde, büyüme modelinin göreli dengesizliğini devam ettirdiği not ediliyor. İngiltere’de ihracat ve imalat durgunluğunu korurken, büyüme daha çok hizmet sektöründeki iç talep tarafından destekleniyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Investors Services’m raporunda kamu borçlarının büyümenin önünde bir engel olduğu dile getirildi. Moody’s, İngiltere’nin ekonomik büyümesinin 2015 ve 2016’da güçlü olmaya devam edeceğini, ancak yüksek borç yükünün önemli bir zayıflık olduğunu analiz ediyor.

İngiltere’nin 2014 mali yıl sonu verilerine göre, kamu borcunun 143 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtilmişti. Bu durum hükümeti, 2018-2019’a kadar bütçe açığını kapatma hedefinden uzaklaştırıyor. Hükümet, mali kısıtlamalara rağmen hem büyümeyi artırmayı hem de bütçe açığını azaltmayı hedefliyor. Orta vadede dijital teknoloji, düşük karbon sanayi ve çevreye uyumlu ulaşım altyapısına yatırım yapılması da hedefler arasında. Diğer bir hedef ise özel yatırımların, ihracatın ve imalatın artırılması suretiyle ekonomiyi borç ile finanse edilen tüketimden uzaklaştırmak. Hane halkının yüksek oranlı borçlanmaya devam etmesinin bankaların konut fiyatlarındaki olası fiyat artışlarına ya da faiz oranlarındaki ani bir artışa karşı hassasiyetini artırdığına dikkat çekiliyor. Tüm bu etkenlere rağmen İngiliz ekonomisi diğer Avrupa ekonomilerinden daha iyi bir büyüme performansı sergiliyor.

EKONOMİK LİGİN AS OYUNCULARI ARASINDA

İngiltere, uzun yıllardır dünyanın ekonomik şekillenmesine yön veren oyunculardan biri. 2,5 trilyon doları aşan GS-YİH’si ile Avrupa’nın Almanya ve Fransa ile birlikte en büyük üç ekonomisinden biri. Dünyada ilk 6 veya 7 aralığında kendine yer buluyor. GSYİH’nin yaklaşık üçte ikilik kısmını özel tüketim oluşturuyor. Diğer pek çok gelişmiş ülkede olduğu gibi İngiltere’de de imalat sanayinin GS-YİH’deki payı giderek azalıyor. İmalat sanayindeki bu durum, kısmen de olsa ülkedeki yan sanayi faaliyetlerinin küçülmesini beraberinde getiriyor. Geçmiş yıllarda yan sanayi faaliyetleri, ‘ülke içinde üretim modeli’nde gelişirken günümüzde tekstil gibi sektörler yüksek işçilik maliyetleri gerekçesiyle ülke dışında imalatını sürdürüyor.

HİZMETLER SEKTÖRÜ REVAÇTA

2014 yılı itibarıyla hizmet sektörü ülke GSYİH’sinin yüzde 79’unu oluşturuyor. Londra’nın dünya fınans sektöründeki geleneksel önemine bağlı olarak da fmans sektörü GSYİH’nin yaklaşık yüzde 10’luk, vergi gelirlerinin ise yüzde ll’lik kısmını oluşturuyor. Aynca fınans ve fınans sektörüne bağlı olarak gelişen profesyonel hizmetler sektörü 2 milyondan fazla kişiye istihdam yaratıyor. GSYİH’nin yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturan telekomünikasyon, 90’larm ortalarından itibaren hızla büyüdü. İngiltere’nin konutların yeniden inşası ile ilgili yasal düzenlemeleri de inşaat sektörünün GS-YİH’deki payını yüzde 6’ya yükseltti.

ENFLASYON SON 55 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE

IMF verilerine göre, 2014 yılı enflasyon oranı yüzde 1,5 seviyesinde gerçekleşti. Fakat 2015 yılının başında, enflasyon oranlan negatif seviyelere kadar geriledi. Ulusal İstatistik Kurumu’ndan (ONS) yapılan açıklamada, tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) Nisan ayında yüzde -0,1 ’e gerilediği kaydedildi. Merkez Bankası’nın tahminlerinde de yılın geri kalan kısmında enflasyonun sıfır seviyelerde olabileceği öngörülüyor. Aynı dönemde güçlü Sterlin sayesinde Avrupa’dan yapılan ithalat ucuzlayınca mal ve hizmetlerin fıyatla-nnda da bir önceki yıla göre neredeyse hiç kıpırdanma olmadı. Düşük enflasyona karşın, İngiltere’nin büyüme oranı hâlâ yüzde 2,6-2,7 ile gelişmiş ülkeler arasında üst sıralarda. Bu nedenle 2015 yılı süresince, sıfır enflasyon haberleri ekonomistler tarafından büyük bir sıkıntının habercisi olarak algılanmıyor. Bu durumun ülkede ekonomiye zarar veren bir deflasyon etkisi yaratacağı düşünülmüyor.

KÜRESEL FİNANS SEKTÖRÜNÜN GÖZBEBEĞİ

New York ve Tokyo ile beraber dünyanın üç büyük fınansal merkezinden biri olan Londra, sınır ötesi krediler, uluslararası bono ihracı ve ticareti, döviz ve hisse senedi ticareti ve fon yönetimi de dahil olmak üzere mali piyasalara liderlik yapıyor. Diğer önemli uluslararası fmans merkezlerinden daha fazla sayıda yabancı banka ve yatırım şirketine ev sahipliği yapan Londra’da ayrıca dünyanın en büyük sigortacılık, spot altın ve denizcilik piyasaları da yer alıyor. Sahip olduğu kurumlar, insan kaynaklan ve profesyonel hizmetler ile Batı Avrupa’nın fmansal merkezi olan İngiltere’nin, Avrupa Para Birliği üyeliğini referanduma götürecek olması bu konumunu şimdilik sarsmıyor.

İngiltere bankacılık sektöründe mevduat toplama ve kredi verme faaliyetleri büyük ölçüde 10 büyük banka grubu tarafından yürütülüyor. İngiltere sigortacılık sektörü de ABD ve Japonya’nın ardından dünyada üçüncü, Avrupa’da birinci sırada. Sektörün en önemli kurumu havacılık, nakliye, petrol ve doğal gaz gibi riski büyük olan sektörlere hizmet sunan ve dünyada bir eşi bulunmayan Londra Piyasası’ndaki firmaların dörtte üçünü çokuluslu global şirketler oluşturuyor.

AVRUPA’DA YATIRIMIN ADRESİ: İNGİLTERE

İngiltere, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü’nün (UNCTAD) 2014 Dünya Yatırım Raporu’na göre, Avrupa’da Rusya’dan sonra en çok yatırım çeken ikinci ülke. 2013 tarihli raporda İngiltere’ye yapılan yatırımların 37,1 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Ülkedeki yabancı yatırım stoğunun toplamı ise 1,606 milyar dolar (975 milyar sterlin). İngiltere hükümeti, 2020 yılı itibariyle ülkedeki yabancı yatırım stoğunu 1,5 trilyon sterline çıkarmayı amaçlıyor.

İNGİLİZ ÜRETİMİNDİ İNOFÂSYON İZLERİ

Tekstil, çelik ve gemi inşası gibi bazı geleneksel sanayilerin önemini giderek yitirdiği İngiltere’de elektrikli, elektronik ve optik cihazlar, suni sentetik elyaflar ve kimyasal maddeler gibi bazı sektörler uluslararası rekabet gücünü daha da artırdı. İngiltere, bioteknoloji alanında da dünyada ABD’den sonra ikinci önemli merkez.

Ülkenin imalat tabanında, kalite standartlan ve verimlilik üzerinde yarattığı yayılma etkisi ile doğrudan yabancı yatmm-lann önemli bir etkisi bulunuyor. Yabancı yatıranlar, özellikle otomotiv sektörü gibi yok olmaya yüz tutan bazı sektörlerde yeniden canlanma yarattı. Japon, Amerikan ve Fransız firmaları ülkede imalat tesisleri kurdu. Son 10 yılda iki önemli üretici General Motors ve Ford’un İngiltere’deki üretimlerini kısma karanna ve MG Ro-ver’da yaşanan çöküşe rağmen otomotiv sanayi halen önemini koruyor.

Ülkeye yönelen doğrudan yabancı yatıranlar, İngiltere’yi Almanya’dan sonra Avrupa Birliği’nin ikinci en büyük yan-i-letken üreticisi haline getirirdi. Aynca bilgisayar, yazılım sanayinin de güçlenmesinin en önemli nedeni oldu. Ülkede faaliyet gösteren bu yabancı yatmmcılar, işletmeye yönelik Ar-Ge faaliyetlerine yapılan harca-malann da yaklaşık üçte birlik kısmını gerçekleştiriyor. İngiliz sanayisi inovasyona dayalı üretim teknolojisi ile yeniden şekilleniyor ve birçok ülkeye örnek teşkil ediyor.

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu