İş Fikirleri

Kilosu Bin TL Olan Çam Fıstığı Girişimcisini Sevindiriyor

Çam fıstığı yetiştiriciliği

BAZI ürünler vardır Türkiye dünya pazarlarının tartışmasız lideridir. Örneğin kuru incir, fındık, kuru kayısıda Türkiye dünyada açık ara lider konumda bulunuyor. Çam fıstığı da bu tür ürünlerimizden biri. Hacim olarak olmasa da kalite olarak dünyada en çok tercih edilen çam fıstıkları İzmir’in Bergama ilçesi sınırlarında bulunan Kozalak Yaylası’nda yetişiyor. Son zamanlarda çam fıstığının perakende satış fiyatları bin TL sınırına yaklaşınca üretim sahalarındaki durumu araştıralım istedik.



Çam fıstığı, İzmir ilinin Bergama ilçesine ait Terzihaliller, Yukarıcuma, Yukarıbey, Aşağıbey, Aşağıcuma, Ayvatlar, Çamavlu, Demircidere, Okçular, Göbeller, Güneşli, Hacıhamzalar, Hisar, Kaplan, Karaveli-ler ve Kıranlı köylerinde yetişiyor. Türkiye üretiminin yüzde 90’ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bir miktar Aydın, Kahramanmaraş, Adana’da da üretim var ama ticari hayat bulduğu yer az önce sıraladığımız bu köyler.

10 BİN AİLENİN GEÇİM KAYNAĞIYDI

Söz konusu köyler tarihten bu yana geleneksel olarak çam fıstığı üretimiyle uğraşıyor. Özetle, ata mesleği. Bu köylerde hiç fakir yoktu. Şehre göç etmek akıllarından bile geçmezdi. Çünkü gelir durumları çok iyiydi. Kozalak Yaylası’ndaki köylerde ortalama 15 bin hektar alanda 5 milyon fıstık çamı bulunuyor. Yıllık 2 bin 500 ton çam fıstığı üretimi gerçekleşiyor. En az 10 bin ailenin geçim kaynağı çam fıstığından sağlanıyor.

En küçük üretici bile 1 ton üretim gerçekleştiriyordu. Bugünkü fiyatlarla 1 ton üretim yapan bir ailenin geliri 400 TL’den 400 bin TL’yi buluyordu. Yıllık ekonomik büyüklüğü 1 milyar TL’nin üzerine çıkıyordu.

Bu gelir haliyle sadece geliri olanları değil o bölgedeki diğer ilçelerin de ekonomisini canlandırıyordu. Kazanılan paralar yine o bölgede harcandığından esnafıyla, üreticisiyle mutlu bir hayatları vardı. Vardı diyoruz çünkü son zamanlarda Kozalak Yaylası köylüleri ve Bergamalılar oldukça mutsuz. Yaklaşık 10 yıl önce çam fıstıklarına bir hastalık dadanmış. Kozalakların içi boşalmaya başlamış. Bir kozalağın içinden 95 tane künar (kabuklu fıstık) çıkarken bu rakam 15-20’lere düşmüş. Toplam üretim 2 bin 500 tonlardan 200 tona ge-rilerniş. Haliyle geliri düşen köylüler de kendi mülklerinde olan fıstık çamlarını kesip başka tarım ürünlerine dönmeye başlamışlar. Bir kısmı bağ, bir kısmı sebze yetiştirmeye geçmiş. Çam fıstığındaki bu rekolte kaybı da haliyle fiyatları yukarı taşımış. Bergama’dan çıkış fiyatı bile 400 TL’yi bulmuş.

Perakendede ağırlıklı olarak kilosu 750 TL’den satılıyor ama bazı satış noktalarında fiyatlar bin TL’ye dayanmış durumda.

KOMİSYONLAR KURULDU

Çam fıstığı bölgenin hayat damarlarından biri. O nedenle Tarım ve Orman Bakanlığı ve üniversiteler başta olmak üzere bölgedeki belediyeler ve muhtarlar elbirli-ğiyle çözüm arıyorlar. Bergama Ticaret ve Sanayi Odası Çam Fıstığı Araştırma Enstitüsü kurulsun önerisi yapmış, öneri henüz gerçekleşmemiş ama 10 ayrı komisyon kurulmuş. Iier biri hastalığın nedeni olabilecek ayrı konulara yoğunlaşmış. Çalışmalar sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile üniversitelerin çalışmaları devam ediyor. Sorun sadece Türkiye’de de değilmiş. Akdeniz çanağındaki İtatya, İspanya ve Portekiz’de de benzer hastalıkla mücadele ediliyormuş. Bölge üreticileri bir an önce hastalığın tespit edilmesini ve mücadelenin başarıya ulaşmasını bekliyor.

HER ŞEYİ PARA

Fıstık çamından sadece çam fıstığı elde edilmiyor. Elbette en büyük geliri çam fıstığının içinden elde ediliyor. Ancak kozalaklar ısınmada, künarlar (çekirdek) gübrede kullanılıyor. Çam ağaçlarının kuruyan kısımları da odun haline getirilerek kozalaklar gibi ısıtmada kullanılıyor. Bergama Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fikret Ürper, Bergama’da geçmişte yaklaşık 2 bin 500 ton civarında olan çam fıstığı rekoltesinin son dönemde 200 tona gerilediğini söylüyor. Rekoltenin 10 kat düştüğüne dikkat çeken Ürper, “Bugün çam fıstığının toptan kilosu 400 TL seviyesinde. 100 milyon dolar seviyesinde ihracat geliri söz konusuydu. Bugün bu rakam 10 milyon dolara geriledi. Bölgenin ciro kaybı çok büyük. Köylerimizle birlikte bütün bölgeyi besleyen bir gelir vardı. Ticaretle uğraşan işletmelerin geliri azaldı.

Halk çok mağdur” diyor. Oda olarak sorunun çözümü noktasında aktif rol oynadıklarını belirten Ürper şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Akademisyenler, köy muhtarları ve üreticiler bir araya geldik. Verim kaybına neden olan faktörler tam tespit edilemedi. Bu verim düşüklüğü geçmişte Portekiz, Yunanistan, İspanya ve İtalya’da da yaşandı. Bir kısmı bu sorunları atlattı. Ama onlarda da verim eskisi gibi değil. Oda olarak Çam Fıstığı Araştırma Enstitüsü kurulmasını önerdik. Farklı kurumların farklı araştırmacıları hastalıkla ilgili araştırma yapıyor. Bazıları iklimle, bazıları böcekle ilgili olduğunu düşünüyor. Bir değil birkaç neden olabileceği söyleniyor. Bize göre en doğru yöntem akademisyenlerin araştırma sonuçlarını beklemek olacak. Bergama Kozak çam fıstığı kalite olarak dünyada baz alınıyordu. Özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki ülkelerde bizim fıstığımız, kalite ve lezzet açısından çok tutuluyordu. Eskiden Ko-zak’taki üretim kooperatifinin bir yıl içerisinde sadece borsaya rekolte ettirdiği çam fıstığı 1500 tondu. Özel şirketlerin de üretimi vardı. Bu rakamın çoğu ihraç ediliyordu. Iç piyasadan çok dış piyasada tüketilen ve tercih edilen bir ürünümüzdü. O günkü ihracat bedelimiz yaklaşık 100 milyon dolar gibi bir rakam iken şu anki ihracat bedelimiz üretimi baz alırsak 10 milyon dolara düştü.”

ÇAM AĞAÇLARI KESİLİYOR

Bergama Ziraat Odası Başkanı Nuri Taşkıranoğulları da Kozak’ın Türkiye’de en iyi çam fıstığı yetiştiren bölge olduğuna dikkat çekerek, “2010’a kadar verim iyiydi. Üretici de halk de mutluydu. Ancak verim kaybı giderek arttı. O yıllarda bunun nedeninin dışardan gelen fıstıklardaki böcekler olduğu söyleniyordu. Ancak toprak, kök ve yapraktan tahlil edildi. Kesin bir sonuç çıkmadı. Bergama tarımının hareketlenmesi için hemen bir çare bulunmalı. Üniversiteler devreye girsin, Ar-Ge çalışmaları yapılsın. Dünyadaki diğer ülkeler bu sorunu nasıl çözdü, öğrenilsin. Üreticiler sıkıntılı. Kozak’ta çam fıstıkları kesiliyor. Ağaçlar kartlaştı, kesiyoruz diyorlar. Ama kesilen çam fıstığı ağacı bir daha canlanmaz. Üreticiler hayvancılık ve bağcılık ile ilgilenmeye başladı. Ama çam fıstığının getirisini elde etmeleri mümkün değil” diyor.

KÖYLERDEN GÖÇ BAŞLADI

Kozalak Yaylası’ndaki köylerde gelirler düşmeye başlayınca göçler de kaçınılmaz olmuş. Özellikle gençler şehirlere asgari ücretli bile olsa çalışmaya gitmiş. Yukarıbey Mahalle Muhtarı Yusuf Doğan, bir ailenin en az yıllık 300-400 bin TL olduğu dönemlerden bugünlere geldiklerini söylüyor. Gelir kaybıyla birlikte göçlerin de arttığını belirten Doğan, şu değerlendirmeyi yapıyor:




“17 köyde 10 bine yakın insan yaşıyor. Çanı fıstığındaki verim kaybından dolayı köyden kente göç hızlandı. Rize’nin çayı, Adana’nın pamuğu, Ordu’nun fındığı neyse bizim de çam fıstığımız o. Ancak son yıllarda çok ciddi bir verim kaybı oldu. Biz bu kadar beklemiyorduk. Sadece Kozak’ta 2 bin 500 tona kadar iç fıstık üretimi vardı. 150-200 tona düştük. Fiyatlar da 400 TL seviyesine çıktı. İhracat pazarlarımızı da kaybediyoruz. Herkes bu hastalıkla savaşıyor. Umarız bir çözüm üretilir.”

Göbeller Mahalle Muhtarı Ertan Sağlam da, köydeki nüfusun 500’den 350’ye düştüğünü söyleyerek, “Evlenen hiçbir genç Göberler’de kalmıyor. Asgari ücretle fabrikalarda çalışıyorlar. Bir dönem verim kaybına madenlerin sebep olduğu söylendi. Ama kimse teşhis koyamadı. İnsanlar yerlerini yok pahasına satıyor. Üretici azalıyor. Acil önlem alınmasını istiyoruz” diyor.

Fıstık çamı nerelerde yetişiyor?

Fıstık çamı 850 metre rakıma kadar olan ve geçirgen toprak özelliğine sahip yerlerde doğal olarak yetişiyor. Bergama ve Aydın yöresinde büyük alanlar halinde, Adana, Kahramanmaraş ve Trabzon’da daha küçük ve dağınık halde bulunuyor. Genel olarak 8-9 yaşlarında meyve vermeye başlayarak 120 yıllık biyolojik ömrü sonuna kadar ürün alınabiliyor. Bir hektar alana 156 adet fıstıkçamı dikilebiliyor. Bir adet fıstıkçamı ağacından 10 yaşından itibaren 10 kg kabuklu fıstık elde edilebiliyor. Fıstık çamı, 20-25 metre boylarında diğer çam türlerinden kolaylıkla ayırt edilebilecek şemsiyeye benzeyen gösterişli bir ağaç. Kozalaklar ilk vejetasyon mevsimi sonunda ceviz büyüklüğünde yeşil renkli, olgunlaşma sürecinin sonunda parlak kırmızımtırak bir renk alır. Olgunlaşan kozalaklar ” keye “adı verilen kancalı sırıklarla koparılarak düşürülüyor, hasat Kasım-Nisan ayları arasında yapılıyor. Temmuz-Ağustos aylarında arazilere serilen kozalaklar güneş altında kurutulmaları yoluyla kabuklu çam fıstığı (Künar) elde ediliyor. Elde olunan kabuklu fıstıklar rutubetsiz ve havalandırılabilen depolarda 2-3 yıl saklanabiliyor.

Hakan KOŞTU / Bergama Belediye Başkanı
“Şimdiye kadar 12 proje hazırlandı”

Çam fıstığı son 10 yıldır kanayan bir yara. Diğer Akdeniz ülkelerinde de görülen verim kaybına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Çözüm için birlik olundu. Verim kaybının nedenleri konusunda çok sebep var gibi gözüküyor. Batı çam tohumu böceği bunlardan biri. Mücadele çalışması başladı. Yanlış budama da olabilir diyorlar. Yağmurların, tozlaşmanın olduğu döneme kayması da başka bir sebep olarak ileri sürülüyor. Küresel ısınma da sebep olabilir. Verimin yükseltilmesi için bugüne kadar 12 proje hazırlandı. Yenileri de devam ediyor. Henüz net bir sonuç yok ama umutluyuz. Çalışmalar sonucunda Kozak Yaylamızın çam fıstığı tekrar eski günlerine dönecektir. Çam fıstığı sorununa çözüm tüm dünyaya Bergama’dan yayılacaktır.”

Nur DEMİROK / Para Dergisi Girişim Yazarı
“Katma değeri yüksek”

Dünya pazarlarında kilosu 50 doların altına inmeyen çam fıstığını kabuklu ya da kabuksuz olarak rahatça ihraç etmek mümkün. İtalya gibi bu işin katma değerini yaratan ülkeler ise çam fıstığını ‘pesto’ haline getirip sürekli ihraç ediyor. Çam fıstığı özütünden elde edilen organik solüsyonlar ise şu sıralar aranılan bitkisel hammaddeler arasında.

Çam fıstığı özel lezzetiyle fabrikasyon ürünlerin de vazgeçilmezi. Bilhassa ünlü Japon markaları sadece bu fıstığın içinde bulunan çok değerli bir maddeyi pahalı ürünlerin içine ‘doğal aroma verici’ olarak koyuyor. İtalya, Fransa, İspanya’da ise çam fıstığına dayalı pastacılık endüstrisi gelişmiş. Son zamanlarda çikolata üretimini de içine alan mutfak sanatı çam fıstığına değer veren yerlerin başında geliyor. Sütlü ürünler, kekler, dondurmalar çam fıstığı bazlı ürünlerde katma değeri artıran yeni alanlar. Bizde ise çam fıstığı şimdilik geleneksel dolmalar, bazı pilav çeşitleri ve ev helvası yapımında kullanılıyor. Oysa zeytin ürünleri, peynir ve etli mamullerde de rahatça kullanılabilir. Gün kurusu domatesle çok iyi birliktelik oluşturan çam fıstığının yeni bir sos sektörü yaratması da mümkün. Kozmetik sektöründe yağından yararlanılıyor. Çam fıstığı yağı fabrikasyon gıda ürünlerinde ve kozmetik endüstrisinde önemli bir girdi.

İDRİZ ÇOKAL



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu