Güncel Ekonomi Haberleri

Kısa vadeli zorluklar, uzun vadeli fırsatlar

Mevcut koşullarda kısa vadeli al-sat yapmaktansa, orta – uzun vadeli fırsatları değerlendirmek çok daha sağlıklı olacaktır.

YURTİÇİ piyasalardaki sıkıntılı seyir ve yüksek oynaklık ön planda kalmaya devam ediyor. MSCI gelişmekte olan ülke endeksine kıyasla BIST-100 endeksi 20 yıldan uzun bir süredir görmediği en düşük seviyelere gerilerken; TL’nin değeri tarihi diplerde seyretmekte ve faizlerde oldukça yüksek seviyelerde bulunmakta. Enflasyon ve cari denge gibi önemli ekonomik göstergelerdeki zorluklara ek olarak yakın dönemde siyasi-jeopolitik gelişmelerle artış gösteren ülke risk primi; anlık haber-veri akışlarına karşı piyasalardaki hassasiyetin oldukça yüksek seyretmesine ve kısa sürede sert fiyat hareketlerinin görülebilmesine neden olmakta.

Oynaklığın ve öngörülebilirliğin arttığı bu tarz dönemlerde hisse senedi yatırımı yapma yönündeki risk iştahı azalmakta ve mümkün olduğunca likit kalıp “bekle-gör” yaklaşımını ön plana çıkarmakta.

al sat

Kısa vadeli oynaklıklardan müm kün olduğunca az etkilenmek açısından bu yaklaşımın genel anlamda sağlıksız olmadığını söyleyebiliriz. Ancak, daha önce de zaman zaman değindiğimiz gibi, stress fiyatlamasmın öne çıktığı bu tarz dönemlerde kısa vadeli al-sat yapmak olduk ça riskli hâle gelse de; aynı zamanda orta – uzun vadeli pozisyon alınması ve/veya maliyet iyileştirilebilmesi için de önemli fırsatlar sunabilmekte. Zira, bazı hisseler fiyatları temel görünümü ve değerlemeler açısından kolay kolay görmez diye değerlendirilen seviyelere gerileyebilmekte. Borsada ya da hisse özelinde dip – tepeyi yakalamak ya da tahmin etmek çoğu zaman pek mümkün olmuyor; hele de böyle haber-veri akışına karşı hassasiyetin ön planda olduğu dönemlerde.

Bu durum kısa vadeli al-sat yapmaktansa, orta – uzun vadeli fırsatları değerlendirmenin daha sağlıklı olduğunu düşünmemizin önemli gerekçelerinden biri. Dolayısıyla, yukarıda belirtildiği gibi bu tarz dönemlerde portföylerdeki nakit ve benzeri ürünlerin ağırlığını artırmak, yani ağırlıklı olarak likit kalmak; bu nakdi de piyasada görülebilecek olası sert panik satışları sırasında temel göstergeler ve kârlılık açısından yıllar itibariyle güçlü bir performans sergileyen ve uzun vadeli olumlu beklentilerin olduğu hisselerde alım yapacak şekilde kullanmak orta-uzun vadeli hisse senedi yatırımı için izlenebilecek önemli stratejiler arasında görülebilir. Yukarıda değindiğimiz gibi, “dibin dibi” ya da “zirvenin zirvesi” olabileceğinden, orta – uzun vadeli yatırım için seçici bir yaklaşımla belirlenecek olan hisselerde, tek bir seferde ya da tek bir fiyat seviyesinden alım yapmak çok sağlıklı olmayabilir. Piyasadaki seviyeleri tahmin etmeye ek olarak, fiyatlar üzerinde baskı oluşturan risk unsurlarının da ne kadar süre etkili olacağını öngörebilmek de son derece zordur.

Buraya kadar özetlediğimiz strateji kapsamında değerlendirilebilecek hisselere referans olması açısından aşağıda belirteceğimiz unsurlar üzerinden bir puanlama yaptık. Bu unsurlar arasına, yakın zamanda kur ve faiz tarafında gözlenen hızlı yükseliş nedeniyle, operasyonel olarak olmasa bile finansal gelir/gider dengesi açısından görece daha az olumsuz etkilenebilecekleri tespit etmeyi sağlayacak bazı kriterleri de ekledik. Özetle, tüm bu unsurları dikkate alarak uygun fırsatlar oluştuğunda uzun vadeli yatırım için hangi hisselerin tercih edilebileceği konusunda fikir vermesi açısından aşağıdaki kriterler üzerinden bir puanlama yaptık. BIST-lOO’de yer alan şirketler arasında, bu kriterlere karşılık olarak toplam 22 puan üzerinden 12 ve üzerinde puan alanları (en azından yarısını karşılayanları) listeledik.

Hisse performansı: 2 puan

• Sene başından bu yana en az endeksle (BIST-100 endeksi ağustos ayı başı itibariyle 2017 yılsonuna göre yaklaşık yüzde 18 düşüş göstermiş durumda) aynı performansa sahip olan (1 puan),

• Son 2 yılda, günlük bazda BIST-100 endeksine kıyasla 1,0 ve altında Beta’ya sahip olan (1 puan)

Ölçek: 1 puan

• Piyasa değeri 1 milyar TL üzerinde olan (1 puan),

Kârlılık: 7 puan

• Faiz, Amortisman, Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) Marjı bir önceki dönemin üzerinde (1 puan) ve son 5 yıl ortalamasının üzerinde (1 puan) olan,

• Özvarlık kârlılığı yüzde 10’un üzerinde (1 puan), son öz varlık kârlılığı bir önceki dönemin üzerinde (1 puan) ve son 5 yıl ortalamasının üzerinde (1 puan) olan,

• Öz varlık büyüme oranı bir önceki dönemin üzerinde (1 puan) ve son 5 yıl ortalamasının üzerinde (1 puan) olan,

Borçluluk: 9 puan

• Net borcu bir önceki döneme göre (1 puan) ve son 5 yıl ortalamasına (1 puan) göre iyileşme gösteren,

• Yabancı para net pozisyonu bir önceki döneme (1 puan) vc son

5 yıl ortalamasına göre (1 puan) iyileşme gösteren,

• Finansman giderleri / Satışlar oranı bir önceki döneme (1 puan) ve son 5 yıl ortalamasına göre (1 puan) iyileşme gösteren,

• Net finansman gideri / Satışlar oranı bir önceki döneme (1 puan) ve son 5 yıl ortalamasına göre (1 puan) iyileşme gösteren,

• Net Borç / FAVÖK oranı 2.5’in altında olan (1 puan)

Piyasa Çarpanları: 3 puan

• Piyasa Değeri / Defler Değeri (PD/DD) oranı son 5 yıl ortalamasının altında olan (1 puan)

• Fiyat / Kazanç (F/K) oram son 5 yıl ortalamasının altında olan (1 puan)

• Firma Değeri / FAVÖK (FD/FAVÖK) oranı son 5 yıl ortalamasının altında olan (1 puan)

Toplam: 22 puan

EROL GÜRCAN

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu