MakalelerSağlık Haberleri

Koronavirüs Sonrası Psikologlara Çok İş Düşecek

Koronavirüsün çalışanlar üzerindeki düşünsel tahribatı önlemek mümkün

TÜM dünyada korana krizi bir süre sonra kontrol altına alınacak gibi görünüyor.



Bu aşamada bir şeyler söyleyip tahminde bulunmak henüz mümkün değil. îşin vahim tarafı, son zamanlarda hastalığın insanlık tarihinde az görülen biçimde sürekli ‘pandemik ataklar’ halinde seyretmesi. Hemen her yaştan insanı bir şekilde etkileyen, ciddi can kayıplarına neden olan bu felaket sona erdiğinde çoğu şey temelden değişecek; yeni meslekler, yeni uzmanlık alanları ortaya çıkacak. Umarız ki, gelişmeler daha dramatik hale gelmeden insanlık bu beladan bir an önce kurtulur.

Bu hafta başta Uzakdoğu olmak üzere bazı ülkelerde uygulamaya giren yeni bir istihdam şeklinden bahsedeceğim: Ticari şirket ve kurumlarda çalışan psikoloji eğitimi almış uzmanlar çalışanların dünyasını değiştiriyor, onları rehabilite edip verimliliklerini artırıyor. Bilindiği gibi ‘psikolog’ ifadesi genel bir tanım. Bunu akademik kabullere göre değerlendirdiğimizde branş dağılımı olarak kabaca şunu görüyoruz: Sosyal psikologlar, gelişim psikolojisi uzmanları, endüstri psikologları gibi lO’u aşkın psikoloji tabanlı uzmanlık alanı var. (Klinik psikologlar ile tıp eğitimi alarak tıpta uzmanlık düzeyine ulaşmış psikiyatrisi hekimler burada konumuzun dışında.)

PSİKOLOJİ KÖKENLİ POZİSYONLAR

Biz bu aşamada dört yıllık lisans eğitimi alarak sadece psikolog unvanı taşıyan bireyleri ve uzman psikologları konumuza dahil ediyoruz. Bugün ne yazık ki bahse konu kişiler kendi alanlarında özel uzmanlık düzeyine yükselmedikçe iş bulmakta zorlanıyor, kısıtlı imkanlarla yollarına devam etmeye çalışıyorlar. Oysa salgından sonra onlardan yararlanmak ve onlara yeni istihdam alanları açmamız mümkün.

Bilindiği gibi yüzeysel ifadesiyle psikoloji, insanların zihinsel süreç ve kapasitelerini analiz edip inceleyen temel bilimlerden biri. Dolaysıyla buluşsal yaratıcılık başta olmak üzere, çalışanları yönlendirecek pratikler bu eğitimi almış insanlar için daha kolay oluyor. Elbette uzmanlık düzeyine ulaşmış olan psikologlara burada daha büyük iş düşüyor. Önemli olan orta ve üst düzeydeki ‘KOBİ’lerin ve tüm organize büyük şirket ve kurumların bu insanlara ihtiyacı olduğunu hissetmeleri ve onlardan yararlanmaları.

Peki, neler yapılabilir, kaba hatlarıyla özetlemeye çalışalım: Geçmişte belli bir ciro hedefine ulaşmış kurum ve kuruluşların organizasyon kademelerine lisans eğitimi almış ya da belli dallarda uzmanlaşmış psikologlar önerilebilir. Hatta bu öneriyi yerine getiren kuruluşlara bazı muafiyetler sağlanabilir. Hedef, hem çalışanları, hem de buluşsal tekniklerle tüketicileri belirli amaçlara yönlendirerek verimliliği arttırmak ve onları salgının ruhsal etkilerinden arındırıp yeniden bilinçlenmelerini sağlamaktır.

PSİKOLOJİK DANIŞMA MERKEZLERİ

Tam da bu aşamada salgının yalnız fiziksel değil, ruhsal etkilerini de ortadan kaldırmak için özellikle ‘Korona Sendromu’ diyebileceğimiz tahribatla uğraşacak ‘Psikolojik Danışma Merkezleri’ de kurulabilir, var olan yerlerde mevcutların sayısı arttırabilir. Bu tür organizasyonlar ihtiyaç duyan kurum ve kuruluşlara dışardan destek vererek onların verimlilik düzeylerine ciddi biçimde katkı sunabilirler. Danışma merkezlerinin bu noktada temel işlevi negatif tepkiler veren ‘Korona Koşullanmalarını normalleştirmek olacaktır.

Kriz geçtikten hemen sonra sosyal psikolojideki ‘Stimulus-Response Theory’ (Uyarıcı Tepki Kuramı) doğrultusunda büyük bir kesim -özellikle de virüse çok duyarlı işlerde çalışanlar- epey zorluk yaşayabileceklerdir. Bu gruptaki insanların yeniden verimliliklerine kavuşması için davranışsal sosyal rehabilitasyon gerekebilir. Özellikle bu konuda şimdiden sosyal psikoloji uzmanlarına da büyük iş düşecektir.




Bu aşamada üreticilerin zihin şçmalarmın yeniden şekillendirilmesi ve tüketicileri de belli konularda ikna etmek önemli hale gelecektir. Bu yönde yapılacak çalışmalar işletme içinde görev alacak psikologların gözetiminde devam etmeli, çalışanların motivasyonu büyük ölçüde buna bağlı olmalıdır. Ayrıca, reklam ajansları ve halkla ilişkiler şirketlerine verilecek kriz sonrası brief ve kampanyalar için üretici şirketlere özel yeni yaklaşımlar tarif edilebilmelidir.

HALKLA İLİŞKİLERİN ÖNEMİ

işte, tam da burada psikologların ‘uyumlaştırma-uygunlaştırma’ adını verdikleri ‘psychical accomodation’ süreci devreye girmiş olacaktır. Tüketiciye verilen mesajlarda psikologların ‘yeniden güdüleme’ dediği bu süreç özellikle pazarlama departmanlarının en önemli uğraşısı haline gelecektir. Krizin hemen ertesinde gerçekleşmesi gereken bu aşamayı yönetmek için zamanında karar alınması stra’tejik yenilenme ve arınma açısından önemli unsurlar taşımaktadır.

Başlangıç aşamasında en azından şunların yapılması gerekir: Marka sadakati sağlanmış tüketicilerde ‘acaba’ sorusunu tümüyle silmek ve korona salgınıyla oluşan kaygıları temelden yok etmek için şirket ve kurumlar içinde sohbet toplantıları düzenlenmeli, davetli tüketicilere işletmenin nasıl bir koruma kalkanı içinde olduğu gösterilmelidir. Ayrıca, işletme içindeki her kademeden bireyin ‘kaygı’ ve ‘acaba’larım gidermek amacıyla motivasyon toplantıları yapılmalı, burada psikologlar aktif rol alabilmelidir. Keza, çalışanlarda meydana gelebilecek sürpriz verimlilik azalışlarını dengelemek için özel psikolojik seanslar kurgulanmalı, çalışanlar ileri düzeyde motive edilmelidir.

ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Şunu asla unutmamak gerekir; tıpkı insanlar gibi kuruluşlar da kendi kişiliklerini olağanüstü zamanların sürpriz gelişmeleriyle şekillendirirler. Kimi felaketler kendini yenilemek isteyenler için sadece bir fırsat değil, sürpriz zorlukların üstesinden gelme sınavıdır. Ticari kurum ve kuruluşlarda liderlik ve ekip dayanışması böyle zamanlarda ortaya çıkar. Sessizce olayların geçmesini beklemek iş dünyasında durumu yönetmek yerine ‘mevcut durumu idare-i maslahatla geçiştirme’ yönteminden başka bir şey değildir.

İş dünyasında kalıcı korkuları ve travmaları önlemenin çaresi rehabilitasyon ve psikolojik değişimdir. Genellikle tüm kurum ve şirketler değişim konusu gündeme geldiğinde son derece tutucu davranırlar. Tehlikeyi göz ardı etmeden değişime gitmek böyle zamanlarda gereklilik haline gelir. En önemli

husus kurum ve şirketlerde yerleşmiş düşünce alışkanlıklarının yeni baştan kalibre edilmesidir. Bu da ancak psikoloji eğitimi almış kişi ve uzmanlar sayesinde gerçekleşir. Unutmayın; eski alışkanlıkları tekrarlayarak korona belasının tortularından kurtulamazsınız. Şimdi Batı’daki kimi şirketler yönetim kurullarında da psikologlara yer vermeye başladılar. Çünkü biliyorlar ki, psikoloji odaklı kararlar gündeme gelmedikçe hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

NUR DEMIROK



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu