Anasayfa / Ekonomi-Finans / Kredi Garanti Fonu yeni bir program başlatıyor

Kredi Garanti Fonu yeni bir program başlatıyor



ABD’de 10 yıllık Hazine faizleri yükseliyor. Doların en önemli piyasa faizi en kritik gösterge oldu. Döviz tevdiat hesapları artıyor. Güçlü alım dolara yönelik beklentinin yukarı yönlü olduğuna işaret ediyor. Zor günlerin eli kulağında…

Kredi Garanti Fonu yeni bir program başlatıyor. Beklentiniz nedir?

Hepimizin Kredi Garanti Fonu’na (KGF) “teşekkür” borcu var. Geçen yıl ekonomi dışı hadiseler sonrası yaşanan mali sıkışıklığın aşılmasını sağlamış ve KOBÎ’leri (toplam istihdamın dörtte üçünü sağlıyorlar) ipten almıştı. 2016 Mart ayında devreye sokulan 200 milyar TL’lik dev paketin neredeyse tamamına yakını kullandırıldı. KGF şimdi “terzi usulü” yeni bir paketi devreye sokacak. 5 milyar TL’si 2017 içinde oluşan kefalet geri dönüşlerinden olmak üzere toplam 55 milyar TL’lik yeni kefalet limiti sağlanacak. Geçen yılki programda kredi kullanımına yönelik sert kurallar yoktu. Normal, önce yangını söndürmek gerekiyordu. Bu seferkinde ise şartlar daha kaim çizgilerle çizilmiş. 55 milyar TL’lik paketin 35 milyar TL’si yeni yatırımlara ve döviz kazandırıcı faaliyetlere yönelik kullandırılacak. 2018 yılının ilk yarısında ekonomik büyümeye çok ciddi katkı sağlayacaktır.

Şirketlere gelen döviz kredisi kısıtlaması hakkındaki görüşünüz nedir?

Paketin iyi düzenlenmediğini düşünüyorum. Açacağım birazdan. Bankacılık dışı özel sektörün dövizdeki yüklü açık pozisyonu (211 milyar dolar) Türkiye ekonomisinin en büyük derdi haline dönüştü son dönemde. Bir başka ifadeyle, reel sektörün döviz cinsi borçlarından döviz varlıklarını çıkardığımızda elimizde 211 milyar dolarlık kılçıksız net döviz yükümlülüğü kalıyor. Kur yukarı gittikçe de firmaların finansalları altüst oluyor. Ekonomi yönetimi yeni bir önlemi devreye soktu.




Türk Parasım Koruma Kanunu’na dayanan 32 Sayılı Karar’da değişiklik yapıldı. Buna göre, 15 milyon dolarlık mevcut kredi bakiyesi olan şirketler, yeni bir döviz kredisi çekmeye çalıştıklarında sadece son üç yılın döviz gelirleri kadar borçlanma gerçekleştirebilecekler. Bu kuralın ihlal edilmesi halinde kuralı aşan miktarlar geri çağrılacak ve TL’ye dönüştürülecek. Birinci sorun şu, birçok firmanın dövize endeksli geliri mevcut. Düzenleme maalesef bunu değerlendirme dışı bırakıyor. Ayrıca birçok şirket holding çatısı altında ve risk yönetimi genelde holding seviyesinde yapılıyor. Haliyle bilançosunda açık pozisyonu görünen birçok şirketin açık pozisyonu holding düzeyinde hedge edilmiş olabilir. Bu düzenlemede firmaların döviz gelirlerinin yanı sıra bilançolarındaki döviz varlıkları da hesaba katılmalıydı.

15 milyon dolardan fazla döviz kredisi olanlar bu düzenlemeye tabi değil. îşte burada tehlike var, bazı firmalar düzenlemeye tabi olmamak için 2 Mayıs tarihine kadar döviz kredisi kullanımına gidebilir. Halihazırda döviz kredisi üç yıllık döviz gelirini geçen firmalar da limiti aşan döviz kredisini döviz alarak kapamak durumundalar. Bu da dövize olan talebin artmasına ve kur üzerinde yukarı yönlü baskı oluşmasına neden olabilir. Daha vakit varken düzenlemenin gözden geçirilmesinde yarar var.

Euro/dolar paritesi üzerine son görüşünüz nedir?

ABD’de 10 yıllık Hazine faizleri yükseliyor. Bir başka ifadeyle, doların piyasa faizi yükseliyor. Bunun normalde dolara değer kazandırması gerekir. Ama Alman 10 yıllık Hazine faizi (euro’nun piyasa faizi) de yükseliyor. Bitişikteki grafikte net bir şekilde görülüyor. Haliyle, konu parite olduğunda her ikisi birlikte değerlendirilmeli. En sağlıklı yöntem, doların piyasa faiziyle euro’nun piyasa faizi arasındaki makasa bakmaktır.

Öyle bakınca son dönemde ikisi arasındaki faiz makasının pek değişmediğini gözlemliyoruz. Ama aynı süreç içinde parite 1.18’lerden 1.2540’a kadar tırmandı. Temel açıdan desteği olmayan bir yükseliş var paritede. 1.2570 direncini kalıcı bir şekilde aşması beklenmemeli.

Döviz beklentiniz nasıl?

İki kritik göstergeyi dikkatinize sunacağım. Birincisi ABD 10 yıllık Hazine faizleri İkincisi de döviz tevdiat hesapları. Aslan yuvasından çıktı. ABD 10 yıllıklar (doların en önemli piyasa faizi) bundan böyle en kritik gösterge konumuna geldi. 10 yıllık > yüzde 2.70 ise piyasalar diken üstü olur. 10 yıllık > yüzde 3.00 ise piyasalar panik olur. Zor günlerin eli kulağında. 10 Kasım haftasından bu yana (son on hafta) TL’nin değerinden bağımsız olarak gerçek ve tüzel kişilerin döviz tevdiat hesaplarındaki (DTH’lar) artış 8.7 milyar dolara ulaştı. Bu kadar güçlü alım döviz piyasasına yönelik beklentinin belirgin bir şekilde yukarı olduğuna işaret ediyor. Diğer temel ve teknik göstergeler de bu beklentiye paralel durumda.

ERKİN ŞAHİNÖZ





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.