Anasayfa / Makaleler / Kurumsal yönetimin anlam ve önemi

Kurumsal yönetimin anlam ve önemi



Günümüz iş dünyasında kurumsal yönetim her şirket için gerekli mi? Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Pandır, “Her zaman gerekli değil diyerek şaşırtıcı bir yanıt veriyor…

GEÇTİĞİMİZ günlerde Türkiye Kurumsal Yönetim Demeği (TKYD) Yönetim Kurulu Başkam Ali Pandır ile konuştuk. Dijital dönüşümün yükselişi, sürecin yönetilmesini de zorunlu kılıyor. Aile şirketi ya da başka bir yapı ne olursa olsun, profesyonel katkıyı, farklı uzmanlıkları şirkete katmayı gerektiriyor. Güçlü yönetim kurullarının da yükselişi bundan. Bu nedenle bağımsız yönetim kurulu üyesi gibi, diğer pek çok düzenleme daha önemli hale geliyor. Peki, bu çağda ne kadar ve nasü bir kurumsal yönetim olmalı? TKYD Başkanı Pandır şöyle aktarıyor:

yonetim - Kurumsal yönetimin anlam ve önemi

“Kurumsal yönetimin ölçüldüğü bir endeks var, Kurumsal Yönetim Endeksi. SPK’nın ak-redite ettiği şirketler gelip şirketinizi 400-500 soruda değerlendiriyorlar, sonra da bir not çıkıyor. 10 üzerinden bir not… Bu da o şirketin ne kadar kurumsal yönetime uygun bir şekilde yönetildiğini gösteriyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 50 şirket bunu yaptırıyor. Ve Borsa İstanbul’da bunların oluşturduğu bir endeks var. Bu endeksteki birçok şirket 9’u geçti, 10’a yaklaştı. Kurumsal yönetimi hakikaten yüzde 100 olmasa da yüzde 90 üzerinde uygulayan birçok şirket var ülkemizde. O şirketlerin performansı daha mı yukarda veya onlara daha mı çok yatırım yapılıyor diye bir korelasyon sorarsanız, şu anda öyle bir korelasyonu Türkiye’de göstermek mümkün değil. Batı’da ise mümkün, çünkü 20-30 senelik uzun bir periyotta hakikaten onların performansının borsadan biraz daha yukarıda olduğu görülüyor. İlerleyen yıllarda Türkiye’de de bunu görebileceğiz. Eğer şirketin sahibinin başka ortağı yoksa, sahibinin çocuğu da yoksa, şirket de çok büyük değilse o zaman kurumsal yönetime gerek yok. Çünkü kurumsal yönetim bir yerde, paydaşlar arasındaki ilişkiyi düzenleyen bir şey”.




CEO, GENEL MÜDÜR ŞART DEĞİL

Peki baştaki soruyu tekrarlayalım: “Dünyada güçlü yönetim kurulları çıkıyor çünkü şirketleri yönetmek zorlaştı. Buradan bakınca nasıl değerlendirmek gerekiyor? Pandır bu sorumuzu şöyle yanıtlıyor:

“Kurumsal yönetim ortaklar asla uygulamaya girmesin, şirketin CEO’su ya da genel müdürü olsun demek değil. Tabii ideali o diyebiliriz ama bence şart değil. Şirketi patronun yönettiği ama kurumsal yönetime geçmiş bir sürü aile şirketi var. Hatta bunların bazıları halka açık şirketlerden daha kurumsal. Çünkü yönetim kurulunun tamamı bağımsız üyelerden oluşuyor. Bu durum yönetime inisiyatif veriyor. Hatta bazen kendisinin oyu bile geçmiyor. Dolayısıyla icranın başında olmak kurumsal yönetime engel değil. Diğer yandan bağımsız yönetim kurulu üyeliği diye de bir kurum oluştu. Türkiye’de de eskiden vardı ama biz farkında değildik. Örneğin Koç Holding’in yönetim kurulunda senelerdir birtakım profesyoneller vardı. Aileden olmayan bir göz, bir şekilde akıl veriyordu. 2012 yılından itibaren halka açık şirketlerde yönetim kurullarında bağımsız yönetim kurulu üyelerinin olması zorunlu oldu.”.

TÜRKİYE’DE 600 BAĞIMSIZ ÜYE VAR

Ali Pandır bu durumun önemini şöyle anlatıyor: “2012’de bağımsız yönetim kurulu üyeliği zorunlu hale geldiğinde ben de ilk bağımsız üyelerden birisiydim. Türkiye’de 600’ün üzerinde bağımsız yönetim kurulu üyesi var. Halka açık olmayan şirketlere de bağımsız yönetim kurulu üyeleri girmeye başlayınca bu bir meslek olmaya başladı. O dönemde birtakım kurslar vardı, onları aldım, TKYD’nin hala devam eden eğitimleri vardı, onlara gittim, biraz da el yordamıyla işi anladım. Biz bugün bu el yordamını ortadan kaldırmak için TKYD olarak çok önemli bir yayın çıkardık, Yönetim Kurulu Üyesi Oryantasyonu El Kitabı. Bağımsız yönetim kurulu üyeliğini hem üye açısından hem de şirket açısından çok yararlı bir sistem. O şirketle ilgisi, menfaati, çıkarı olmayan başka bir kişinin görüşlerini bildirmesi önemli. Ayrıca o kişinin farklı sektörlerdeki deneyimleri o şirketlere çok farklı bakış açıları kazan-dırabiliyor. Bir de bağımsız yönetim kurulu üyeleri özellikle aile şirketlerinde aile fertleri arasında dengeleyici olabiliyor. Bağımsız yönetim kurulu üyeleri aile şirketlerinin kurumsal yönetime geçişinin birinci aşamasını oluşturuyor.”

Volkan Akı





Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir