Ekonomi Haberleri

Leasingciler yenilenebilir enerji yatırımlarına odaklandı

Yeşil enerji

RÜZGAR, güneş, biyokütle, biyogaz gibi yenilenebilir enerji veya daha popüler adıyla “yeşil enerji” yatırımlarına bankalardan sonra son yıllarda leasing firmaları da tam destek vermeye başladı. Özellikle güneş eneıjisi projelerine daha sıcak bakan leasing firmaları, mikro, küçük, orta boy veya dev firma ayrımı yapmadan bu alana yatırım yapan tüm şirketlere finansman sağlıyor. Leasingcilerin firmalardan istediği tek şart ise, şeffaf bilanço ve düzgün bir nakit akışı.



Son yıllarda güneş zengini olan ülkemizde enerji yatırımlarında öne çıkan alan kuşkusuz çatı üstü güneş enerji projeleri. Leasing firmaları da bu yıl olduğu gibi önümüzdeki yıl da yenilenebilir enerji alanına ve özellikle de çatı tipi yatırımlara odaklanmaya hazırlanıyor. Sektörün bu alana sıcak baktığının en önemli göstergesi ise rakamlar…

PAYI YÜZDE 6’YA ÇIKTI

2019’da yenilenebilir enerji projelerine toplam 678 milyon TL finansman sağlayan leasing şirketleri bu yılın ilk altı ayında neredeyse bu rakamı yakalayarak toplam 588.7 milyon TL’lik kaynak aktarımında bulundu. Çok değil daha 2015’te leasing sektörünün kullandırdığı toplam finansman içerisinde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 1 iken, artan ilgi ile bu yılın ilk yarısında bu oran yüzde 6’lara ulaştı. Sektör temsilcileri önümüzdeki dönem enerji ve ağırlıklı yenilenebilir enerjiye daha çok kaynak aktarmak için kolları sıvamış durumda.

Şirketler açısından bakıldığında ise, özellikle de KOBl’le: için leasing ile finansman sağlamak banka kredisine göre daha avantalı. Bunlar içinde en bilineni yüzde l’lik KDV avantajı. Piyasayı yakından takip edenler bilir, bugün makine ve ekipmanlarda KDV oranı yüzde 18 veya yüzde 8 düzeyinde. Oysa ki işleminde leasingi tercih edenlerin KDV’si yüzde l’e iniyor. Bu da maliyet anlamında firmalara çok büyük avantaj sağlıyor. Leasing ile finansman sağlamanın firmalara avantajı bununla da sınırlı değil. özellikle küçük işletmeler için operasyonel yükün tamamen leasing firması tarafından karşılanması da büyük önem taşıyor, örneğin anahtar teslim ithal işlemlerde işletmeler, hiçbir sigorta, nakliye, gümrük, teşvik gibi operasyonel prosedürle uğraşmadan makinasına kavuşabiliyor. Bu sayede işletme son derece karmaşık ve meşakkatli olan finansal ve operasyonel prosedürlerle uğraşmıyor. Bunun dışında leasing firmaları talep eden işletmelere her alanda danışmanlık hizmeti de sağlıyor. Tabii her leasing firmasının kendine özel uygulamaları mevcut. Bu hafta, bugünün ve yarının eneıji kaynağı olan yenilenebilir enerjiye yatırım yapacaklara leasingle – finansmanın yolunu araştırdık. Leasing firmalarının bu ( yıl ve 2021 planlarını derledik…

GARANTİ BBVA LEASİNG
ÖNCELİĞİ YENİLENEBİLİR ENERJİ

Garanti BBVA Leasing, öncelik verdiği yenilenebilir enerji yatırımları için bugüne kadar 100 milyon doların üzerinde finansman sağladı. Kurum bu finansmanla 110 MW civarında kurulum sağladı. Leasing sektöründe enerji yatırımlarının payı yüzde 7 iken Garanti BBVA Leasing’de yüzde 12.5 olduğuna dikkat çeken Garanti BBVA Leasing Genel Müdürü Ünal Gökmen, yenilenebilir enerji konusundaki stratejileri hakkında şunları söyledi:

“Rüzgar, güneş ya da biyokütle gibi yenilenebilir enerji yatırımlarına ayrım yapmadan sıcak bakıyoruz. Son dönemde özellikle güneş enerjisi projelerinin daha ön planda olduğunu görüyoruz. Tarla tipi güneş enerji santrallerinin ardından, çatı üstü güneş enerji sistemi yatırımları da her geçen gün artıyor. İşletmelere elektrik faturası ödemek yerine, nakit akışlarına uygun ödeme planlarıyla kendi elektriklerini üretecek tesisleri kurabilecekleri fırsatlar sunuyoruz ve tüm müşterilerimiz için sürdürülebilir finansman çözümleri yaratıyoruz. Yenilenebilir eneıjideki bakış açımızı ve güneş enerjisi santral finansmanındaki deneyimimizi şimdi de çatı üstü güneş enerjisi santral projelerinde gösteriyoruz. 2021’de de bu alanda kazandığımız deneyimi yatırımcılara sunmaya devam edeceğiz.”

Bugün Türkiye’de 335 adet organize sanayi bölgesi bulunduğunu da hatırlatan Gökmen, buralardaki kapalı alan kapasiteleri göz önüne alındığında çatı tipi kurulacak güneş enerji santral gücünün önümüzdeki yıllarda 5 GW kapasiteye kadar çıkabileceğine dikkat çekiyor.

Firmalar için leasingin banka kredisine göre çok sayıda avantaj sağladığına dikkat çeken Gökmen, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Leasing, bir finansman yöntemi olmasının yanı sıra aslında uçtan uca biz çözüm ortağıdır. Firmaların yatırım ^ taleplerinin başından itibaren kurulum ve son aşamasına kadar olan tüm süreçte finansal ve operasyonel olarak müşterilerimize destek oluyoruz. Ayrıca, bu yatırımların nakit akışına uygun ödeme planı seçenekleriyle de esnek çözümlerle müşterilerimizin yanındayız. Bunun dışında güneş eneıjisi paneli üreticisi ve mühendislik hizmeti veren Türkiye’nin önde gelen firmalarıyla işbirliği anlaşmalarımız var. Bu anlaşmalarla müşterilerimize hızlı ve doğru çözümler üretiyoruz. Bu özelliklerimiz sayesinde leasing’in banka kredisine göre daha avantajlı ve doğru bir finansman yöntemi olduğunu düşünüyoruz.”

YAPI KREDİ LEASİNG
KÜÇÜK BÜYÜK AYIRIMI YOK

Yapı Kredi Leasing 2010’dan bu yana enerji sektörüne finansman desteği sağlıyor. Kurumun hali hazırda 120 adet sözleşme ile 500 MW’a yakın portföy büyüklüğü var. Bu büyüklüğün yalnız ülkemiz için değil dünyada çapında da önemli bir rakam olduğunu ifade eden Yapı Kredi Leasing Genel Müdürü Fatih Torun, bu nedenle yurtdı-şında görüştükleri finansörlerden çok daha rahat finansman sağladıklarını söylüyor, özellikle güneş eneıjisi konusunda çok başarılı projelere imza attıklarını da sözlerine ekleyen Torun, çalışma prensipleri hakkında şunları söylüyor:

“Enerji sektöründe genel olarak projenin henüz fikir aşamasından itibaren içinde yer alıyor, bu alandaki tecrübemizle danışmanlık hizmeti de veriyoruz. Genel müdürlüğümüzde sadece enerji konusuna odaklanan deneyimli ve uzman bir ekibimiz var. Şimdiye kadar güneş ve rüzgâr başta olmak üzere her türlü enerji projesinin finansmanında yer aldık. Bundan sonraki dönemde de çatı üzeri güneş enerjisi projeleri alanında büyümeyi hedefliyoruz.”

Firma özellikle ihracatçı sektörlerde ve yenilenebilir enerji alanında müşteri portföyünü genişletmeyi hedefliyor. Bununla birlikte yatırımın finansmanında sektör bazlı bir ayrım yapmıyor. Doğru projesi olan ve finansal duruşuna güvenen her sektörden yatırımın finansmanında yer alma konusunda iştahlı olduklarını söyleyen Torun, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“2021 yılsonuna kadar portföyümüzü 550 MW ve 140 sözleşmeye yükseltmeyi hedefliyoruz. Bunun önemli bir bölümünü de çatı üzeri güneş enerjisi sistemleriyle tamamlamayı planlıyoruz. Bu alana yönelik yeni bir finansman modeli üzerinde de çalışıyoruz. Küçük veya büyük olarak ayırt etmeden, tüm firmaların çatı üstü güneş enerjisi sistemlerine yönelik finansmana kolaylıkla ulaşmasını amaçlıyoruz. KOBİ ve meslek gruplarına yönelik özellikle 10 KW’a kadar kurulumlar için özel bir çalışma yapıyoruz. Ekim’den itibaren bu alandaki işbirliklerimizi ve kampanyalarımızı duyuracağız.”

Bu sayede, leasing ile firmaların, uzun vadeli finansman ve kira vadesi boyunca sabit taksit ödeme imkanından yararlanabildiğim ifade eden Torun, leasingin diğer avantajlarını ise şöyle sıralıyor:

“Projenin kendini geri ödemesine ve/veya şirketin genel nakit akışına uygun esnek geri ödeme planı seçenekleri var. Sözleşme süresince ekipman mülkiyetinin leasing şirketi üzerinde kalması sayesinde firmalar, asgari teminatlarla uzun vadeli finansman imkânından faydalanabiliyor. Öte yandan leasing işlemine ilişkin tüm satın alma, ithalat, yükleme, akreditif, transfer gibi işlemlerin uzman kadrolar tarafından yönetilmesi sayesinde firmalar, operasyonel kolaylık olanağına kavuşuyor. Firmalar, kira süresi sonunda kiraladığı mal veya ekipmanı dönem sonunda sembolik bir bedelle satın alabiliyor.

Leasingi tercih eden firmalar, KDV avantajı sebebi ile yatırımın hemen ilk gününden itibaren maliyet avantajına kavuşuyor. Leasing ürün olarak orta uzun vadede sabit faizli finansman sunuyor. Lease konusu ürünlerin birçoğunun teminat değerliliği taşıması ve tüm masrafları kiralara yaygın ödeme imkânı sayesinde KOBt’le-re büyük fayda sağlıyor, özellikle anahtar teslim ithal işlemlerde müşteriler, hiçbir sigorta, nakliye, gümrük, teşvik gibi operasyonel prosedürle uğraşmadan makine edinebiliyor.

Web sitemizi ve mobil aplikasyonumuzu tüm paydaşlarımızın bir araya gelebildiği dijital bir iş platformu olarak tasarladık. Bu sayede ülkemiz geneline ulaşarak tüm şirketlere hizmet götürme fırsatı buluyoruz. Canlı ihale ortamı yarattığımız ikinci el varlık satış platformumuz sayesinde mobil aplikasyonumuz ve web sitemiz yurtdışından da yaygın bir şekilde kullanılabiliyor.”

QNB FİNANSLEASİNG
ÖNCELİK YEŞİL ENERJİ

QNB Finansleasing’in, enerji sektöründe toplamda 200’ün üzerinde müşterisi var. Kurumun yıllık yeni işlem toplam leasing hacminin 400 milyon dolar olduğunu açıklayan QNB Finansleasing Genel Müdürü Metin Karabiber, “Enerji sektörünün toplam bilançomuz içerisindeki payı yaklaşık yüzde 15. Enerjide yeşil enerji alanları olan güneş enerjisi, biyokütle, biyogaz, rüzgar türbinleri öncelik verdiğimiz alanlar” diyor. Yeşil enerji konusunda yurtdışı yatırım bankalarından kaynak bulmakta hiç zorlanmadıklarını da söyleyen Karabiber sözlerini şöyle sürdürüyor:




“Yabancı yatırım bankalarının da öncelikleri bu ve benzeri yeşil enerji yatırımlarını finanse etmek yönünde. Avrupa Birliği’nin pandemi dönemindeki son kararlarında yeşil enerjiye yönelik önemli teşvik kararları açıklandı. Biz de finansman kaynaklarımızı bu kaynaklardan temin ediyoruz ve bu şekilde devam edeceğiz. 2021’de imzalayacağımız sözleşmelerin yüzde 15’inin bu tür projelerden gelmesini bekliyoruz. Bu da 60-70 milyon dolar seviyesinde finansman yaratmak anlamına geliyor. Çevre ve iklim konusunda hassasiyetlerin arttığı bir dönemdeyiz. Çatı üzeri güneş enerjisi sistemi yatırımları hem cazibesi giderek artan alanlar arasında yerini alıyor hem de işletme sahiplerine enerji tasarrufu etme imkanı ve nakit akışlarına uygun finansman seçenekleri sunuyor. Yenilenebilir enerji ve güneş enerjisi santrallerinin kurulumu ve tasarımı konusunda,
sektörün önemli Enerji ve Güç Dönüşüm Sistemleri (EPC) üreten firmaları ile sözleşme imzaladık. Bu işbirlikleriyle çatı üzeri güneş enerjisi santrallerinin kurulum ve finansman çözümlerini sağlıyoruz. Ayrıca, özellikle sanayiciler için elektrik faturası öder gibi leasing taksiti ödeyerek vade sonunda elektrik ihtiyacının büyük bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından bedelsiz karşılanması da sağlanmış olacak.”

DENİZLEASİNG
AĞIRLIK GÜNEŞ ENERJİSİNDE

DenizLeasing aktif büyüklüğünün yüzde 20’sini eneıji sektörüne finansman sağlamak için ayırıyor. 2013 yılından bu yana sektöre aktif biçimde finansman desteği sağladıklarını ve yüzlerce müşteri sayısına ulaştıklarını söyleyen DenizBank Genel Müdür Yardımcısı ve aynı zamanda DenizLeasing Yönetim Kurulu Üyesi Hayri Can-sever, grubun bu alandaki stratejisi hakkında şunları söylüyor:

“2013’teki mevzuat değişikliklerinin hemen ardından odak noktasında güneş enerjisi olmak üzere lisanssız elektrik üretimi santrallerinin finansmanında rol aldık. Türkiye’nin ilk lisanssız saha GES finansmanı portföyünü oluşturan finans kuruluşu olarak bugün endüstriyel, ticari hatta akaryakıt istasyonu çatı GES projelerinden biyoenerjiye kadar ülkemizin dört bir yanında projelerin finansmanını sağlıyoruz. Portföyümüz güneş enerjisi kaynaklı enerji santralleri ağırlıklı olsa da yenilenebilir enerjinin kullanımını, doğru enerji verimliliği projelerinin finansmanını her dönemde stratejimizin sac ayakları arasına dahil ettik.”

DenizLeasing önümüzdeki yıl enerji alanında özellikle lisanslı bioeneıji ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklı projeleri, Mini YEKA olarak anılan YEKA 3 (GES), öztüketime yönelik solar çatı projelerle, hibrit projelerin ağırlıklı olacağı görüşünde. Kurum olarak kendilerinin de bu alanlara yönelik planlamalar yaptıklarını söyleyen Cansever, “Bu nedenle ağırlık noktalarımızın da bu başlıklar olması bekleniyor. Makroekonomik koşullar ve pandemi sürecinin etkileri belirsiz olsa da bu alanda 100 milyon dolar üzerinde bir finansman mümkün görünüyor” diyor.

Leasingin avantajları

■ İşletmeler bankalardaki kredi limitleri etkilenmeden makina ve ekipmanlarını leasing ile satın alabiliyor.

■ İşletmeler diğer yatırım yöntemlerine göre orta ve uzun vadede yüzde 100’e varan finansman imkanı ve sabit kira ile borçlanma olanağına kavuşuyor.

■ İşletmeler, leasing yöntemi ile yaptığı yatırımlardan amortisman ayırabiliyor ve yaptıkları faiz ödemelerini bilançosunda gider olarak gösterebiliyorlar.

■ Leasing yatırımcılara hız, operasyonel kolaylık esneklik ve teminat kolaylığı sağlıyor.

■ Yatırıma konu makine ve ekipmanların büyük bölümünde KDV oranı yüzde 18 veya yüzde 8. Oysa ki leasingde bu oran yüzde 1. Ayrıca KDV’yi kira ödemeleriyle birlikte taksitler halinde ödeme imkanı da var.

■ İşletmeler leasing geri ödemelerinde dövize endeksli borçlanmak yerine, doğrudan döviz ile borçlanma seçeneğinden yararlanabiliyor.

■ Leasing yatırımlarına ait ithalat ve teşvik işlemleri leasing şirketlerince gerçekleştiriliyor. Bu da firmalara operasyonel kolaylık sağlıyor.

■ Ödenen kiraların faiz ile ilgili bölümü kiracı (müşteri] tarafından ait oldukları döneme gider olarak yazılabiliyor.

■ Leasing ile yapılan tüm sabit kıymet yatırımlarında firmalar amortisman ayırma ve yeniden değerleme yapma imkanına sahip oluyor.

ESİN ÇETİNEL



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu