Anasayfa / Haberler / Meyve bahçesi kurmanın maliyeti

Meyve bahçesi kurmanın maliyeti




Meyve bahçesi kurmanın maliyeti, Meyve bahçesi kurmak, meyvecilik destekleri, meyvecilikte de gelecek, meyve önerisi, tarım, meyve tarımı

Aslında meyve bahçesi kurmanın maliyeti oldukça makul seviyelerde. Son dönemlerde iki tip ağaç tavsiye ediliyor: Klasik anaç ya da bodur… 1 dönümlük bir araziye klasik anaç olarak, meyvenin türüne göre 20 fidan dikilebiliyor. Klasik anaç fidanlarının tanesi ortalama 5 TL. Bu durumda dönüm başına fidan maliyeti 100 TL oluyor. Bodur ağaçlarda ise durum biraz daha farklı. Bir dönüm araziye 60 ağaç dikebiliyorsunuz. Bodur fidan fiyatı ise 15 TL. Yani yaklaşık 900 TL fidan maliyeti karşımıza çıkıyor. Bu maliyetlerin üzerine tarla, sulama, budama ve en az 4 yıllık ürün yetişme sürecini de eklemek gerekiyor. Uzmanlar, daha çabuk büyüyen ve çok meyve veren bodur ağaçları tavsiye ediyor. Görünüşte pahalı olsa da bodur ağaçların daha verimli olduğu vurgulanıyor. Fidanlar, genelde sonbaharda yaprak dökümü ile ilkbaharda ağaçlara su yürümesine kadar geçen devrede dikiliyor.

Kısacası, 1 dönümlük arazi için fidan, sulama, bakım ve ilaçlama dahil arsa maliyeti hariç 2 bin 500 TL’lik maliyet söz konusu.

Tabii bu işin ekonomik ölçeklerde olabilmesi için uzmanlar en az 50 dönüm arazi tavsiye ediyor. Aksi halde para kazanmanın zor olduğu belirtiliyor. Sanayicilerse 1.000 dönüm ve üzeri ölçeklerde üretim yapılmasını arzu ediyor.

İklim, güneşlenme, su ve toprak açısından dünyanın ender ülkelerinden biriyiz. Tek eksikliğimiz arazi ölçeklemesi. Araziler gerekli ölçeklere ulaştırılabilirse tarım açısından çok cazip bir ülke oluruz. Bilinçli meyvecilik her geçen gün gelişiyor. Konya, İsparta, Çanakkale, Kayseri, Malatya ve Denizli elma diyarı oldu.

Ancak her üründe daha gidilecek çok yol var. Mango Gıda olarak Carrefour, Migros gibi büyük marketlere meyve sebze tedarik ediyoruz. Ciromuzun yüzde 40‘ını meyve ticareti oluşturuyor. Kendi bahçemiz yok ama planlarımız içinde kurmak var. Girişimcilere zirai danışman almadan, pazar araştırması yapmadan bu işe girmemelerini öneriyoruz. Sabır ve emekle bu işte ciddi paralar kazanabilirler. Kolay pazarlama ve ekonomik açıdan değer bulabilmesi için mutlaka sertifikalı fidanları tercih etmeliler.

Tarımın duayeninden 9 meyve önerisi

Alara Tarım, Türk meyveciliği için önemli başarı öykülerinden biri. Bu şirketin kurucusu Yavuz Taner, 2007 yılında işleri oğlu Kerim Taner’e devretmişti. Kerim Taner de bir süre sonra şirketi yabancı yatırımcılara sattı… Yavuz Taner, şu sıralar Alara Fidancılık ve 2007 yılında kurduğu Alanar Tarım’la ilgileniyor. Alanar Tarım, ağırlıklı olarak kiraz, Bursa siyah inciri, kayısı, Japon eriği, nar, nektarin, renkli üzüm, elma ve Trabzon hurması üretiyor. Bu meyveleri hem bahçesini kuruyor hem de fidanlarını geliştiriyor. Manisa, Antalya, Afyon, Bursa, Adana, Çanakkale ve Mersin’de bahçeleri var. Taner, “Kiraz ve Bursa siyah inciri bizim ilk işimiz. Halen 9 çeşit meyveyle uğraşıyoruz. Taze paketlemeye uygun, raf ömrü uzun meyve çeşitleri geliştirdik. Japon eriği bahçeleri kuruyoruz. Aynı zamanda fidanlarını da satıyoruz. Bu meyvenin 60 gün depolama ömrü var. Dolayısıyla sezonu uzatıyoruz. Amerikalıların ‘wonderful’ dedikleri nar çeşidini getirdik. İhracat pazarlarında bu nar çok tuttu. Renkli çekirdeksiz üzüm çeşitlerini getirdik. Renkli üzümler antioksidan özelliği nedeniyle tercih ediliyor” diyor. Yakında yeniden ihracat atağına geçmeyi planlayan Yavuz Taner, meyvecilik yatırımı yapacaklara ise şu önerilerde bulunuyor: “Bu işe hobi gibi değil bir işletme mantığıyla yatırım yapılmalı. Pazar araştırmalarını iyi yapmalı, ölçek ekonomisiyle hareket etmeli, modern teknolojileri kullanabilecekleri fidanları tercih etmeliler. İşi kısmete bırakmamalı, özen göstermeliler. Bu işin uzmanlarından destek almalılar. Bu konuda bir örnek vereyim: Ülkemizde ağırlıklı olarak Hicaz narı yetişiyor. Ancak birçok üretici yetişme sırasında tam olarak ağaca bakmadı, doğru hasat yapmadı ve Hicaz narının yüzde 30’u çöpe gitti. Oysa fire oranı yüzde 5’i geçmemeli. Bu yüzden uzman yardımı şart.”



Sanayi tipi meyvecilikte de gelecek var

Ülkemizde genelde sofralık veya ihracata dönük meyve üretiliyor.

Oysa meyve suyu üretimi ve tüketimi de ciddi boyutlara ulaşmış durumda. 1 milyon tonun üzerinde meyve fabrikalarda işlenip şişeleniyor. Bu alana dönük de üretim yapmak cazip olabilir. MEYED (Meyve Suyu Endüstrisi Derneği) Başkanı Alaaddin Güç, sektörün meyve temininde güçlük çektiğini hatırlatıyor ve meyve bahçeciliğine yatırım yapanların uzun vadede kazançlı çıkacağını düşünüyor: “Sanayici istikrarlı bir şekilde meyve tedariki sağlamak için çalışmalar yapıyor. Meyvesini kendi yetiştiren meyve suyu üreticileri var. İhtiyaçlarının küçük bir miktarını da olsa kendileri yetiştiriyor. İleride her meyve suyu markasının kendi bahçeleri olacaktır. Ancak tamamını kendilerinin yetiştirmesi mümkün değil. Sanayiciyle işbirliği içinde kontrata dayalı sözleşmeli üretimler yapılmalı. Sanayici, bahçe sahibini desteklemeli. Malını satma garantisi ve teknolojik destek vermeli. Şu anda bu söylediklerim kısmen yapılıyor. Ama daha fazla yaygınlaştırılmalı. Tarım Bakanlığı sanayi meyveciliğini teşvik etmeli.”

Tarım Bakanlığının meyvecilik destekleri

■    Sertifikalı fidan desteği: AB içindeki rekabet gücünü artırmak ve modern bahçeler tesis etmek amacıyla, yurtiçinde üretilip sertifikalandırman fidanlarla bahçe tesis eden üreticilere dekar başına olmak üzere uygulanan destekleme çalışmalarına ilk defa 2005 yılında başlandı. Halen dekar başına 50-300 TL arasında destek veriliyor.

■    Mazot desteği: 2003 yılından itibaren üreticilere dekar başına mazot desteği yapılıyor. 2009’da ÇKS’ye (Çiftçi Kayıt Sistemi] kayıtlı üreticilere 2.93, geçen yıl ise 3.25 TL/dekar mazot destekleme ödemesi yapıldı. Bu yılki destekler henüz açıklanmadı.

■    Gübre desteği: Çiftçilere kimyevi gübre desteklemesi, ürün grupları üzerinden yapılıyor. 2009’da ÇKS’ye kayıtlı üreticilere 3.83, geçen yıl ise 4.25 TL/dekar kimyevi gübre destekleme ödemesi yapıldı. Bu yılki destekler henüz açıklanmadı.

■    Organik tarım ve iyi tarım uygulamaları desteklemeleri: 2005’te doğrudan gelir desteğine (DGD] ek olarak, organik tarım üreticilerine dekar başına 3 TL ek destek verildi. Geçen yıl da organik tarım uygulamaları yapan çiftçilere 20, iyi tarım uygulamaları yapanlar ise 15 TL/dekar ödemesi yapıldı. Bu yılki destekler henüz açıklanmadı.

■    İndirimli faizli kredi destekleri (yüzde 25-100 faiz indirimi]: Kırsal kalkınma yatırım destekleri yüzde 50 hibe olarak veriliyor. İşleme, paketleme, ambalajlama, soğuk hava depolan, soğuk taşımacılık gibi yatırımlarda kullanılabiliyor.

■    Sigorta desteği: Tarım üreticilerinin poliçe bedelinin yüzde 50’si bakanlık tarafından karşılanıyor.

Bir diğer konumuzu bu linkten Yatırım Yapılacak Meyveler inceleyebilirsiniz

ÎDRIZ ÇOKAL





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir