Kültür Sanat Haberleri

Mural (duvar boyama sanatı)

ASLINA bakılırsa Mural (duvar boyama sanatı) ilk çağlara kadar dayanıyor. Geçmişten günümüze insanoğlu ilk resimlerini duvara yapmış. O dönem kabile hayatı yaşayan ve avcılıkla hayatını sürdürmeye çalışan insanlar, avladıkları hayvanların resimlerini ya da kutsal gördükleri şeyleri mağara duvarlarına resmetmişler. Kısaca bu hikaye binlerce yıla dayanıyor. Bu resim sanatı popülerliğinden hiçbir şey kaybetmeden yoluna devam ederken birçok sanatsever tarafından da hala ilgiyle takip ediliyor.



MERVE YILMAZ GERGİN; Yaklaşık 10 yıldır dünyanın en ünlü murallerine imza atan ve henüz kimliği belirlenemeyen Banksy’nin işleri müzayedelerde rekorlar kırmaya devam ediyor. Mesela son eseri Aşk Çöp Kutusunda 5.5 milyon dolara açık arttırmaya çıkmayı bekliyor. Sotheby’s Müzayedeevi Başkanı Alex Branczik ise eserin 8.3 milyon dolara satılmasını beklediklerini söylüyor. Yazdığımız gibi bir mural ekonomisinden bahsetmek mümkün. Bunun en güzel örneklerinden birini Burcu Aldinç’in sayfalarında okuyabilirsiniz.

Günümüzde birçok kentte, sokakta duvarları artık boş ve gri görmüyoruz. Sanatçılar duvarlara resmettikleri görsellerle şehrin havasını değiştiriyorlar. Üstelik bu sanat artık İstanbul ile de sınırlı kalmıyor. Sanatçılar birçok beldenin belediyeleri ile yaptıkları anlaşmalar çerçevesinde bu sanatı sürdürdüklerini söylüyorlar. Maliyetin çok değişken olduğu bu piyasada tasarım ortaya çıkınca fiyat belirleniyor. Iş süresi, kullanılacak malzeme ve diğer maliyetler de fiyatı etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Buna göre fiyatlar 5 ila 10 bin TL arasında değişiyor.

2012’de ilk defa gerçekleştirilen Mural Festivali dünyaca ünlü konuk sanatçılarla Türkiye’deki sokak sanatçılarını ve sokak sanatı meraklılarını bir araya getirdi. Sanatçılar bu festival ve yarışmaların daha çok düzenlenmesi gerektiğini söyleyerek bu yolla genç yeteneklere de kapı aralayacağını söylüyorlar. Sizler için alanının önde gelen ve ödüllü sanatçılarıyla konuştuk…

duvar boyama sanatı
Mural (duvar boyama sanatı)

PLANLAMALAR DEVAM EDİYOR

“Mural İstanbul” sokak sanatı festivali, Türkiye’de alanında düzenlenen ilk ve en kapsamlı etkinlik olarak 2012’den bu yana devam ediyor. Bu kültürün oluşturucusu olan ve üretimlerindeki süreklilikle kültürü sahiplenen Mural İstanbul, dünyaca ünlü konuk sanatçılarla Türkiye’deki sokak sanatçılarını ve sokak sanatı meraklılarını buluşturuyor. İlki Kadıköy Belediyesi’nin desteği ile “Yeldeğirmeni Mahalle Canlandırma Projesi”ne paralel olarak gerçekleştirilen festivalin, her yıl kapsamını genişleterek dünya çapında bilinen ve takdir gören bir festival haline geldiği gözleniyor.

Geçtiğimiz sene İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İstanbul’da sürdürülebilir bir yaşam için doğayı odağına alan “Yeşil İstanbul” projesi kapsamında “Konuşan Duvarlar” projesinin yürütücüsü ve uygulayıcısı olduklarını söyleyen Mural İstanbul ekibi, içinden geçtiğimiz pandemi sürecinde kültür sanat sektörü adına gölgeli geçen gidişat sebebiyle festival formatlarını bir oluşuma dönüştürdüklerini söylüyorlar, iki senedir çeşitli markalara danışmanlık vererek onlar için projeler üretip uyguladıklarının da altını çizen ekip, gerek İstanbul gerekse farklı kentlerin belediyeleriyle festival planlamalarının devam ettiğini söylüyorlar.

Festival başlığında bugüne kadar 6 kıta, 17 ülke ve 39 sanatçıyla İstanbul’da 37 cephe boyadıklarını kaydeden ekip, “Ekip olarak festivali her düzenlediğimiz sene, o yıl içinde globalde aktif olarak üretim yapan ve özgün tarzlarıyla dikkat çeken isimleri ağırladık. Bunun yanında yerli sanatçılar için yabancı festivaller ve ekiplerle ortaklık kurarak sanatçı rotasyonuna kapı araladık. Mural İstanbul ekibinin arkasında mimar, sanatçı ve tasarımcılar yer alıyor” diyor.

Bir proje fiyatını belirlerken, o projenin ne kadar sürede gerçekleşeceği, kompozisyonun detayları, kompozisyonun kaç sayıda insanla ne kadar sürede gerçekleşeceğini inceleyip ona göre fiyatlandırma yaptıklarını söyleyen ekip, “Talepler doğrultusunda gerçekleşmesini arzuladığımız projelerde taşın altına elimizi ne kadar soktuğumuz bile projelerin ölçeklendirilme-sinde bize aracı oluyor. Bu noktada fiyatlardan çok imece anlayışından söz eden tarzda üretim yaptığımızın altını çizebiliriz.”

duvar boyama
Mural

“DÜNYA İLE REKABET EDEBİLİRİZ”

Max on Duty lakaplı mural sanatçısı Emir Aktunç, uzun yıllardır tasarım, mural ve sokak sanatlarıyla ilgilendiğini söylüyor.

Aynı zamanda Mural İstanbul ekibi ile projeler yürüttüğünün altını çizen Aktunç, bugüne kadar başta İstanbul olmak üzere Ayvalık, Sinop ve Ordu’da mural projelerine dahil olduğunu söylüyor. Mümkün olduğunca farklı şehir ve bölgelerde iş yapmaya gayret ettiğini dile getiren Aktunç, “Çeşitli festivallerde ve etkinliklerde performanslar gerçekleştiriyorum. Yurt dışında ise Lizbon’da bir mural projesine dahil oldum” diyor.

Çoğunlukla bina cepheleri, iç mekan uygulamaları, basketbol sahaları, karavan ve benzeri araçlar üzerine uygulamalar yaptığını da hatırlatan Aktunç, bunların yanı sıra tekstil ve başka yönde ürünler üzerine de uygulamalar yaptığının bilgisini paylaşıyor. Maliyetlerin her projede değiştiğini söyleyen Aktunç, “Uygulama yapılacak alanın büyüklüğü, tasarım süreci ve sayısı, kullanılacak malzemenin çeşidi, uygulama yapılacak şehrin değişkenleri ve tüm bu operasyonun yönetimi tüm maliyeti etkiliyor” diyor. İşin zorlukları hakkında da bilgi veren Aktunç, en önemli konunun süreç yönetimini titiz ve dikkatli şekilde kontrol etmek olduğunu söylüyor ve “Zor hava şartlarında 10-12 saat süren bir çalışma temposu ve kondisyon gerektiriyor.

Her zaman beklenmedik problemler oluşabiliyor ve sabırla çözüm alternatifleri oluşturmak gerekiyor. En önemlisi zamanı doğru yönetmek” diyor. Türkiye’de kendine has bir stili olan veya geliştirme yolunda olan birçok sanatçının olduğunu da sözlerine ekleyen Aktunç, “Global ölçekte dünya ile rekabet edebilecek güçte olduğumuzu düşünüyorum. Bu kültürün içinde olan sanatçıları destekleyerek ve daha fazla kültür alışverişi yaparak sahip olduklarımızı daha da iyi parlatabiliriz” diyor.

duvar boyama sanatı mural
duvar boyama sanatı

“FESTİVALLER DESTEKLENSİN”

Yeditepe Üniversitesi Endüstriyel tasarım mezunu olan mural sanatçısı Sıtkı Doğan, yaklaşık 10 yıldır profesyonel olarak sokak sanatları ile ilgileniyor. Türkiye’nin ilk 3D sokak sanatçılarından olduğunu belirten Doğan, anamorfik resim dalında her yıl Türkiye’yi temsilen Avrupa ve Amerika’da festival ve yarışmalara katıldığının bilgisini paylaşıyor. 3D anamorfik resimlerle tanışıp, yurt dışı festivallere katılımla bu alanda sıçrama yaptığını belirten Doğan, bugüne kadar birçok projede bulunduğunu, mural olarak birçok özel konsept tasarımla sipariş mural yaptığını ve Permolit’in iki yarışmasında birincilik ve üçüncülük ödülü aldığını aktarıyor.

Sanatını ve tasarımlarını genelde evinde ürettiğini söyleyen Doğan, bunun haricinde dijital tasarımlar, tshirt tasarımları, yağlıboya tablolar ve kitap illüstrasyonları yaptığını da dile getiriyor. Fiyatların çok değişken olduğunu belirten Doğan, “Fiyatlar da aslında işin süresi gibi. Biz ortalama şu kadar kazanıyoruz diyemiyoruz veya metrekare birim fiyatı belirleyemiyoruz. Tasarım ortaya çıkınca detaylar, iş süresi, kullanılacak malzemelere ve diğer maliyetlere göre işin fiyatı belirleniyor” diyor.

Ülkemizde yeni yetişen çok kaliteli sanatçıların yetiştiğini ve Türk sanatçılarda genellikle ego sorunu olduğunu dile getiren Doğan, “Bence bu tür yarışmaları ve festivalleri ülkede arttırmak, sanatçılar arasındaki buzları eritecek, bu sanatın da ilerlemesine ortam hazırlayacaktır, ancak o zaman ismimiz dünya tarafından bilinerek bir ana üs haline gelebiliriz” diyor. Doğan, bu yıl Eylül- Kasım ayları arasında Amerika festivallerine de davet edildiğinin bilgisini paylaşıyor.

“DUVARLARA ANLATACAK ÇOK HİKAYE VAR”

Daha çok detay çizim üzerine çalıştığını söyleyen mural sanatçısı Ahmet Enis Gürcan, aynı zamanda Permolit Mural Yarışma birincisi. Son dönemde konsept kafelerden çok teklif aldıklarını söyleyen Gürcan, bir çizime en az bir hafta vakit ayırdığını dile getiriyor. Metraja ve detaya göre fiyat belirlediğini söyleyen Gürcan, ortalama 5 ila 10 bin TL arasında değişen fiyatlar olduğunu da hatırlatıyor. Gürcan, fiyat belirlerken karşısındaki eğer kibar ve resmin kıymetini bilecek birisi ise yüzde elli daha uygun fiyata çizdiğini de sözlerine ekliyor.



Sanatın masraflı bir iş olduğunu da vurgulayan Gürcan, “Boyanın kalitesi fırçanın çeşitleri çizimin geleceği için önemli. Düşük bütçeli bir çizim için o kalitede bir boya seçeceksiniz ya da işçilik maliyetinden ödün vereceksiniz, yani kaliteli bir marka seçip işçilik için alacağınız bedelden taviz vereceksiniz. Metraj çok önemli ama ortalama bir duvar için bütün renklere toplam 5-10 litre boya gidiyor” diyor. Daha önce İngiltere Oxford’da kişisel bir sergi açtığını söyleyen Gürcan, şimdilerde ise birkaç festival için hazırlık yaptığını ifade ediyor.

Toplumda yeterince bu sanatın anlaşılmadığını da düşünen Gürcan, maliyetleri oldukça minimumda tuttuklarını, yeri geldiğinde boya parasının bile kendi cebinden çıktığını söylüyor. Bazı büyük firmaların destekleri ve yarışmaların bu sanata büyük desteği olduğu görüşünü savunan Gürcan, “En önemlisi hocalarımızın bizlere fırsat vermeleri ve bize destek verecek kurumlar ile yan yana getirmeleri ile duvarlara anlatacak çok hikayemiz olduğuna inanıyorum” diyor.

GENELDE BELEDİYELER İLE ÇALIŞIYOR

Kocaeli Üniversitesi Grafik Tasarım dördüncü sınıf öğrencisi olan mural sanatçısı Enes Ömürlü, bu alandaki ilk sıçramasını Balıkesir’in duvarlarını renklendirerek yaptı. Daha çok istinat duvarlarına işler yaptığını söyleyen Ömürlü, genelde belediyeler ve orman genel müdürlükleri gibi kurumlarla çalıştığını da söylüyor.

Ülkemizin son dönemlerde değeri artan bir sanat olma yolunda ilerlediğini söyleyen ömürlü, yine de bunu duyurmak için yapılabilecek festivallerin ve yarışmaların çoğaltılması gerektiğini dile getiriyor. Bu sanat dalında alaylı ya da eğitimli olmanın çok bir şey değiştirmediği görüşünü savunan Ömürlü, “Önemli olan içinden geldiğini susturmadan duvara doğru bir şekilde aktarabilmek, mesajını verebilmek” diyor. Malzeme fiyatlarının pahalı olduğunu sözlerine ekleyen Ömürlü, “Ortalama bir fiyat söylemek gerçekten zor.

Ben spreyle çalışıyorum ve renk karıştırma gibi bir olayım yok. Renge para veriyorum. Malzemelerimi graffiti storelar veya sadece bu sanat için çalışan ve tedarikimizi yapan yerlerden karşılıyorum” diyor, ömürlü, işinin zorluğunun ise hava şartlarından kaynaklandığını dile getiriyor, ömürlü, bu alana yönelmek isteyen genç yeteneklere ise şu sözlerle sesleniyor: “Para kaygısı gütmeden, yapabilecekleri işin en iyisini yapmalarını ve atılgan olmalarını söylemek isterim. Bu alana yönelmek isteyen kişinin de sanata ve kendisini ifade etmeye yönelik araçlara aç olması gerektiğini söyleyebilirim.”

Mahmut KARA – Işıl Büşra UYSAL / Mural Sanatçıları
“Hip-Hop kültürüne katkı sağlıyoruz”

Graffiti camiasında “SHOCKS” lakabı ile tanınıyorum. 2016 yılında Karaköy’de başlayan graffiti serüvenim şu anda aktif olarak Bursa’da devam ediyor. Ekip arkadaşım Işıl Büşra Uysal ise Bahçeşehir Üniversitesi’nde Çizgi Film ve Animasyon bölümünde okuyor. Birbirimizle Bursa Nilüfer Gençlik Meclisi’nde Sokak Sanatları çalışma grubunda tanıştık. Yaklaşık 7 aydır uğraşlarımız sonucunda Bursa Altınşehir Hipodromu’nun bir kilometrelik duvarını legal olarak boyuyoruz ve bu tür sokak sanatlarına ilgi duyan gençleri bir araya getirerek Hip-Hop kültürüne katkı sağlıyoruz.

Bu mural çalışmasını yaparken motorlu taşıt kullanmayarak denize zararı olmayan yelkenli tekneyi; deniz canlıları ve Marmara Denizi’yle bütün halinde yansıtmak, aynı zamanda da insan vurdumduymazlığına dikkat çekerek çevre bilincinin önemini vurguladık. Ayrıca bu çalışmamızla daha fazla genç arkadaşlara ulaşıp, bunların bize Nilüfer Gençlik Meclisi’nde katılacaklarını umuyoruz.

Doç. Dr. Ümit ARPACIOĞLU / Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi
“Keşfedilmesi gereken çok yetenekli sanatçılarımız var”

Mural sanatı, dünyada da yeni algılanmaya başlayan bir sanat dalı aslında, ama ülkemizde tüm
sanat dallarının talep ve halk tarafından benimsenmesinde sosyokültürel sorunlar olduğundan bu akımın da ülkemizde yaygınlaşmasında sıkıntılar var.

Son yıllarda belediyelerin duvarları güzelleştirme çabalan, bu konuda yetenekli sanatçıların ön plana çıkmasına bu sanat dalının daha fazla anlaşılmasına destek oldu. Permolit boya ile düzenlediğimiz iki aşamalı yarışma ise bence ülkemizdeki en iyi yarışma sonuçlarını ortaya koydu. Yarışmada uygulanan eserlerin de bir sergiye dönüşmesi halk tarafından gezilebilmesi önemliydi. Bizim her alanda olduğu gibi çok yetenekli sanatçılarımız var. Bizim ülkemiz, gençlerimiz bu alanı çok sevdiler ve ben ülkemizin yaratıcılık kültürü ile birleştiğinde gelecekte çok iddialı olabileceğimizi düşünüyorum.

Bu sanatı duyurmak için Permolit boyanın düzenlediği gibi etkinlik ve yarışmaların daha fazla yapılması, fırsat eşitliğine de önem veren organizasyonlarla yetenekli arkadaşlarımızı kazanmamız önemli. Sanatın her alanında olduğu gibi bu alanda da gençlerin alım gücü, malzemeye ulaşım imkanları gelişimin önünde engel olabiliyor. Öncelikle fırsat eşitliğine dayanan şartnameler hazırlanmalı ki özgün eserler kazanılabilsin. Türkiye’de her alanda olduğu gibi bir küçük grubun elinde tekrar işlerden, aynı insanlara oluşturulan fırsatlardan kurtulup yetenekli özgün değer üreten kişilere ulaşılabilsin. Bu yönüyle Kalamış Yelken Kulübü’nde Permolit Boya’nın girişimleriyle gerçekleştirilen mural / graffiti yarışmasının farklı olduğunu düşünüyoruz.

MERVE YILMAZ GERGİN / PARA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu