Anasayfa / İş Fikirleri ve Yeni İş Fikirleri 2018 / Muz Yetiştiriciliği Kazandırıyor

Muz Yetiştiriciliği Kazandırıyor



Yeni bir tarımsal girişim alanı. Muz yetiştiriciliği bölgesel meteorolojiye bağlı çok özel bir tarımsal uğraş. Keşfedilecek yetiştiricilik alanları daha dayanıklı ve daha lezzetli muzların yetişmesini sağlayabilir…

Muz yetiştiriciliğinin sunduğu fırsatlara dikkat!

MUĞLA Köyceğiz’den bir okurumuz birkaç gün önce ortak bir dostumuz aracılığıyla bana ulaştı. Narenciye işinden çok zarar ettiklerini, bunun yerine ikame edilecek bir başka konuda yetiştiricilik yapmak istediklerini söyledi. Ben ziraat işlerinde uzman biri değilim. Yetkin dostlarımdan sorarak araştırarak konunun inceliklerini öğrenmeye çalıştım. Benzer nitelikte çok sayıda yakınma olduğunu biliyorum. Önerim uygun türde muz yetiştiriciliği. Doğru noktalarda yapılırsa bu işin kazancı çok yüksek. Dayanıklı ürünler yakın coğrafyalara ihraç edilebilir. Önemli olan markalaşmak ve markalı ürünlerle rekabet edebilmek.

Dünyanın en eski kültür bitkilerinden muz bizde sadece Anamur ve Alanya hattında yetiştiriliyor. Yerli muz olarak da anılan bu meyvenin halk arasındaki adı Anamur muzu. İthal edilen çeşitlere göre daha küçük ve çok dayanıksız bir tür. Lezzeti ve aromatik özellikleri dünyadaki diğer çeşitlerle boy ölçüşebilecek düzeyde olsa da uzun yıllardır marka olamadığı için fiyatı görece düşük.

Muz yetiştiriciliği

PAZARDA MARKALAŞMAYA DOĞRU

Yaygın inanca göre muz sadece tropik bölgelerde yetişmektedir. Oysa subtropikal iklimlerde yetişen bazı muz türleri çok daha lezzetli oluyor. İhracat olanakları da hayli fazla. Araştırmalara göre subtropik muz çeşitleri zararlılara ve hastalıklara daha dayanıklı.

Son gelişmeler güney illerimizin birçoğu ile Ege’nin güney bölgelerinde lezzetli muzlar yetişebileceğini ortaya koyuyor. Bu yalnız tarımsal açıdan değil, giderek değişen bitki habitatına da uygun bir gelişme. îklim değişikliği ve artan sıcaklık eğrileri bu süreci hızlandırabilir.

Dünyada örnekleri var; son gözlemler Güney Amerika ve Asya’da subtropikal bölgelerde muz yetiştiriciliğinin hızla yayıldığını gösteriyor. Başta Çin yönetimi olmak üzere Paraguay ve Arjantin’in tarım yetkilileri muz yetiştiriciliğine uygun alanları yeniden haritalandırmışlar. 2020 ve 2050 yılları arasında değişecek iklim modellerini kullanarak yapılan projeksiyonlarda yalnız ısı artışı değil, sera gazı emisyon düzeyleri de dikkate alınmış.

Oluşturulan gelecek senaryolarında ortalama 14 ila 33 derece sıcaklık ile yıllık 900 ila 1700 mm.lik yağış ortalamalarına sahip hemen her coğrafya bundan böyle muz yetiştiriciliğine aday. Ilımlı sapmalar makul olduğu sürece sorun teşkil etmiyor. Muz tüm meyveler arasında çok tüketilen ve en çok ihraç edilenlerin başında. Fiyatı ise altın borsası gibi kurallara bağlı.

DÜNYADA YETİŞTİRİLEN İLK MEYVE

Muzun ilginç bir hikayesi var. Bilinen en çarpıcı gerçek kültüre alınan ilk meyve olması. Arkeolojik araştırmalar muz yetiştiriciliğinin M.Ö. 6000’leri aşan bir zamandan bu yana yapıldığını gösteriyor. Muz aslında ağaç değil uzun yıllar yaşayabilen dev bir bitki. Meyveler yerçekimine karşı büyümeye devam ediyor, muza tanıdık kavisli şeklini veriyor. Muzlar geliştikten sonra, zemine doğru büyümek yerine güneşe doğru dönüyor. Kavisli olmalarının nedeni bu.




Muzun ana vatanı Güneydoğu Asya. Bu bölgede yetişen orijinal muzların büyüklüğü yetişkin bir insanın parmakları kadar. Dünyaya ilk yayılışını Arap tüccarlar yapmış. Bazı Arap lehçelerinde parmak anlamına gelen ‘banan’ sözcüğü ona orijinal adını vermiş.

Arabistan, İran, Hindistan ve Endonezya’dan gelen tüccarlar beşinci yüzyıldan itibaren muz ticaretine başlamışlar. Bu ticaret 15. yüzyıla kadar dar bir çerçevede devam etmiş. Portekizli denizciler Kanarya adalarında 16. ve 19. yüzyıllar arasında yeni muz plantasyonları oluşturmuş. Hemen arkasından Latin Amerika ve Karayipler’de muz yetiştiriciliği başlamış.

Muz

ÇEŞİT SAYISI ÇOK FAZLA

Muz, odunsu kökü olmayan dünyadaki en büyük bitki. Zambak, orkide gibi gösterişli bitkiler de aynı aileden. Muzun aile üyelerinden farkı ise 10 metreye kadar büyüyebilmesi ve ağaç halinde görülmeleri. En yaygın çeşitleri 1800’lü yıllarda Okyanusya adaları ve Avusturalya’da yetiştirilmeye başlayan ‘Valery’, ‘Williams’ ve ‘Cavendish’ muzları. (Anamur muzu da büyük ihtimalle bu muzların eskiden çaprazlanmış bir çeşidi)

Diğer muz çeşitleri arasında Apple’ ve ‘Red Jamaica’ önde geliyor. Büyük olan türler ise sert ve nişasta oranı fazla olanlar. Çoğunlukla yemeklerde sebze olarak veya pastacılıkta kullanılıyor. Bugün için ‘Cavendish’ ve ‘Lady Fingers’ en popüler iki çeşit.

Bunlardan bazı orijinal çeşitler Çeşme Yarımadası’nın güneyi, Antalya sahil bölgesi, Adana, Hatay ve Güneydoğu Anadolu’nun uygun bölgelerinde yetiştirilebilir. Örnek verecek olursak benzer uygulamalar bugün Avustralya’nın subtropik bölgeleri ile Güney Amerika’nın Akdeniz iklimine benzeyen noktalarında rahatlıkla gerçekleşebiliyor.

Önerimiz bugün için sayıları giderek artan muz çeşitleri arasından en verimli ve uygunlarını bulup geliştirmek. Bu amaçla bir araştırma birimi kurulabilir,

tıpkı Alanya ve Anamur’da olduğu gibi yepyeni plantasyon alanları oluşturulabilir. Bazı çeşitlerin sera tipi örtü altında yetiştirilmeleri dahi mümkün.

Örneğin orta büyüklükte bir muz çeşidi olan ‘Cavendish’ hastalıklara dayanıklı, meteorolojik koşullara uygun bir tür olarak görülüyor. Kremsi düzgün dokusu ve ince kabuğuyla hemen öne geçmeye aday. Ayrıca mevcut yerli türlerle çaprazlanabilecek nitelikler gösteriyor. Aroması çok yoğun. Dilimlendiğinde hemen okside olup renk değiştirmiyor. Üstelik depolama koşullarına da oldukça uygun.

HIZLI HASAT VE DAYANIKLI KALİTE

Dikimden itibaren ilk muz hasadı için genellikle kısa bir süre gerekiyor. Daha sonra her 8 ila 10 ayda bir ‘hevenk’ sayısı artıyor. Hevenk olarak adlandırılan bir dal muz yaklaşık 30 kilogram ağırlığa kadar çıkabiliyor. Her hasat döneminden sonra hevenk sayısını çoğaltan muzlar sadece toprak bakımıyla giderek verimli hale geliyor. Bir bakıma ölmez ağaç gibi bir yapı…

Toplanan muzlar kalite güvence sürecini geçtikten sonra özel bir olgunlaşma odasına gidiyorlar. Olgunlaşma odası yeşil olarak hasat edilen muzların sarı rengini alması ve kontrol altında aroma ve tat kazanması için hazırlanmış depolar. Kontrollü ortam muzlara aroma ve tat kazandırmakla kalmıyor, normal atmosferde daha dayanıklı olmasını sağlıyor.

Paketleme işi ise çok kolay; genellikle özel hazırlanmış marka baskılı karton koliler kullanılıyor. Muz hevenkleri özel olarak istifleniyor ve katlar arasına separatörler konuyor. Dalların bozulmaması esas. Muzların nefasetini koruması için 14-16 derecede tutmak yeterli. Satış yerlerine sevk etmek için yine aynı prensip geçerli. Sıcaklığı sabit konteynırlar nakliye sırasında olgunlaşma sürecini devam ettiriyor.

Şifalı Bitki Yetiştiriciliği Çok Popüler İşler Arasında

NUR DEMİROK





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir