Anasayfa / Ekonomi-Finans / Ön Plana Çıkan 41 Hisse

Ön Plana Çıkan 41 Hisse



Türkiye’nin ABD ile arasındaki krizlerden bir tanesi çözüldü. Piyasalarda genel bir rahatlama hissediliyor. Analistler dokuz aylık bilançoların açıklanacağı yeni dönemde ön plana çıkabilecek 41 hisse belirledi…

Brunson sonrası yükselişi destekleyecek hisseler

BRUNSON krizinin piyasa dostu bir senaryo ile geride bırakılması ile diplomatik alanda ABD ile ilişkilerin normalleşme aşamasına geçebileceği iyimserliği de bor-saya olumlu-bir yansıma getirdi. Uzmanlar bu kapsamda, aynı genel Türk varlık fiyat-lamasında olduğu gibi borsa tarafında da orta ve uzun vadede iyimserliğin devamını bekliyor. Borsanm, TL kadar yüksek performans göstermemesi ise piyasaların 25 Ekim’de Merkez Bankası’nm toplantısını ve Kasım ayı başında açıklanacak olan Ekim ayı enflasyonunu beklemesi olarak yorumlanıyor. Bilanço sezonuna gelmemiz ve önümüzdeki haftadan itibaren başlayacak olan dokuz aylık bilançoların da hisse bazında etkili olması ile özellikle piyasa ağırlığı yüksek hisse senetlerinde alımların yoğunlaşması bekleniyor.

Ancak uzmanlar Brunson gitti diye bütün sorunların ortadan kalkmadığını, sadece bir olayın riskinin elemine olduğunu hatırlatmadan geçmiyor. İran yaptırımları konusunun altını özellikle çiziyor. FED’in faiz arttırması, buna gelecek sene Avrupa Merkez Bankası’nın da katılacak olması, gelişmiş ülkelerde faizlerin yükselmesi gibi gündem maddelerine de dikkat çekiyor. Analistler bu dönemde bankacılık, demir çelik, petrokimya, cam, havacılık, teknoloji, makine ve metal ana sanayi ve savunma sanayi sektör hisselerinin ön plana çıkacağını düşünüyor. 100 bin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde orta uzun vadede endeks için 100-110 binleri aşağıda ise 92 bin 500 seviyelerini öngören uzmanlar bu kapsamda kısa ve orta vade için 41 hisseye dikkat çekiyor.

Yükselecek hisseler

“BANKA BİLANÇOLARI RAHATLAR”

Brunson krizinin piyasa dostu bir senaryo ile geride bırakılması ile Türk varlık fiyatlamasmda olduğu gibi borsa tarafında da kısa vadede iyimserlik beklenebileceğini belirten GCM Menkul Kıymetler A.Ş. Araştırma Uzmanı Enver Erkan, ancak borsanın TL kadar yüksek performans göstermemesine dikkat çekiyor.

Piyasaların 25 Ekim’de Merkez Bankası toplantısı ile Kasım ayı başında açıklanacak olan Ekim ayı enflasyonunu beklediğini hatırlatan Erkan, “Enflasyon bacağında, Ekim ayından sonra, biraz da Enflasyonla Topyekün Mücadele programı gereği yapılan asgari yüzde 10 tutarında indirimlerin etkisi kısa vadede görülebilir. Ve enflasyonda düşüş piyasaya rahatlama getirebilir. Bu da Türk varlıklarında toparlanmanın devam edebileceğini gösteriyor. Öte yandan bilanço sezonuna geldik.

Dokuz aylık bilançoların etkisiyle hisse bazlı hareketler görülebilir. Özellikle piyasa ağırlığı yüksek hisse senetlerinde alımlar yoğunlaşabilir” diyor.

Erkan, kredilerin yeniden yapılandırılması sürecinde, bankacılık sektörü için başlayan mali durum tespit çalışmaları ve stres testleri ile TBB’niıı tavsiye niteliğinde kredi vadelendirmeleri kararının da bankacılık sektöründe olumlu yansımalar bulmasını bekliyor. Stres testi sonuçlarının 1-2 ay gibi bir sürede ortaya çıkacağını, sonrasında kredilerin yapılandırılmasına yönelik çalışmaların bankaların bilançolarını belli ölçüde rahatlatarak reel sektöre de nefes aldıracağını düşünüyor.

“HİKAYEYE DAHA MAKRO BAKACAĞIZ”

Brunson’un gitmesi ile bütün sorunların ortadan kalkmadığını, Brunson’dan kaynaklı o köpüğün gittiğini belirten Erkan, ABD ile olan diğer başlıkların, özellikle de diplomatik bacaktaki gelişmelerin oldukça önemli olduğunu söylüyor. Halen ihtilaf halinde olduğumuz konular bulunduğunu (S-400 ve F-35 anlaşmaları, Iran yaptırımları, Türkiye’ye İran’a yönelik yaptırımlarda muafiyet söz konusu olacak mı, Suriye ve Münbiç konuları, Fırat’ın doğusunda terör örgütlerinin varlığı, diplomatik yaptırımların geri çekilmesi, büyükelçi ataması vs.) hatırlatarak şu değerlendirmeyi yapıyor: “Mesela Iran yaptırımları konusunda 4 Kasım bir milat olacak.

Brunson’un gitmesi artık hikayeye daha makro bakma imkanı sağladığı için iyi oldu. Makro bacakta enflasyon dinamikleri önemli olacak ve Ekim ayından sonra düşmesi beklenen enflasyonda, geri çekilme 2019’da devam ettirilebilecek mi, yüzde 10 iskonto dönemi bittikten sonra fiyatların durumu ne olacak gibi başlıklar ön plana çıkacak, öte yandan küresel piyasalarda, özellikle ABD ana endekslerinde yaşanan çalkantı Kasım ayındaki Senato seçimlerine kadar devam edebilir. Seçimler Trump açısından büyük önem taşıyor; ABD siyasetinin 2020 Başkanlık seçimlerine kadar nasıl bir zeminde olacağının göstergesi olacak. Bunun dışında, küresel faizlerdeki artış eğilimi gelişen piyasaların tamamı için negatif. FED faiz artırıyor, buna gelecek sene Avrupa Merkez Bankası da katılacak.

Gelişmiş ülkelerde faizlerin artması, gelişen ülke ligindeki rekabeti de önemli hale getiriyor. Bu konuda da genel makro dinamikler, risk faktörleri ve reel getiri kriterleri belirleyici olacak.”

Erkan, tüm bu gelişmeler ışığında 100 bin üzerinde kalıcılık algısının önemli olduğunu vurgulayarak, “102 bin 500 kısa vadede bir sonraki direnç; bu bölgede kalıcı fiyatlamalar endeksi 100-110 bin patikasına geniş perspektifte yerleştirebilir. Aşağıda majör destek seviyemiz ise geniş vadede 92 bin 500” diyor.

“ERDEMİR, TÜPRAŞ, KARDEMİR”

Bankaların ucuz kaldığını hatırlatan Erkan, bilanço döneminde beklentiden daha iyi gerçekleşmelerin banka hisselerine gelen alımları artırabileceğini söylüyor. Ticari bankaların, bankacılık sektörü içerisinde bu kapsamda ön plana çıkabileceğini; bunun yanı sıra, endekste baskın hale gelmiş Erdemir, Tüpraş gibi sanayi sektörü şirketlerinin olası yükselişlerde başı çekebileceğini ve taşıyıcı etki yapabileceğini düşünüyor.

Demir çelik sektörünü de beğenmeye devam ettiklerini dile getiren Erkan, ön plana çıkmasını bekledikleri sektörler hakkında şu değerlendirmeyi yapıyor: “Operasyonel verimliliğin güçlülüğü çerçevesinde demir çelik sektörüne olumlu bakıyoruz; nitekim ilk yarıdaki karlılık görünümü de oldukça olumluydu. Fiyatlama politikasını maliyetlerdeki ve kurlardaki artışlara endeksleyen demir çelik sektörünün durumu genel olarak iyi. Erdemir ve Kardemir’i bu kapsamda genel olarak beğeniyoruz. Petrokimya tarafında da beklenenden daha iyi sonuçlar açıklandı, Döviz pozisyonunun artıda olması itibariyle cam sektörünü ve Şişecam grubu şirketlerini de beğeniyoruz. Havacılık sektörü trafik verileri ve iyi geçen turizm sezonu itibariyle iyi durumda, doluluk oranları rekor seviyelere yakın. 3. Havalimanı beklentileri de sektör açısından pozitif algıyı ön planda tutacaktır. Devletten iş almaya devam eden ve savunmada yerli üretimin desteklenmesi konusunun da savunma sektörü açısından pozitif olduğunu düşünüyoruz.” Erkan, bu kapsamda Tüpraş, Garanti Bankası, Akbank, Türk Hava Yolları, Turkcell, Sabancı Holding, Halkbank, Emlak Konut GYO, Kardemir, Yapı Kredi, Tofaş Fabrika Soda Sanayi, Vakıfbank, Şok Marketler, Türk Telekom, Enerjisa, Koza Madencilik, Pegasus, Ford Otosan ve İskenderun Demir Çelik hisselerinin kısa ve orta vade de ön plana çıkacağını söylüyor.

“YÜKSELİŞ DEVAM EDER”

Brunson davası sonrası borsada yaşanan yükselişin devam etmesini bekleyen Işık FX Araştırma Uzmanı Yusuf Kavak, “Gerek bu konunun çözümü sonrası ABD ve Türkiye arasındaki krizin aşılması ile iki ülke arasındaki ticaretin yeniden gelişebileceği umudu, gerekse hükümetin açıklamış olduğu enflasyonla topyekûn mücadele programı gibi destekleyici hamleler ile YEP’de (Yeni Ekonomi Programı) belirtilen hedeflerin tutturulma ihtimalinin artması pozitif seyrin devam edebileceğini göstermekte” diyor.

Ancak, bu süreçte yükselişin önünde engel olabilecek bazı olumsuz sayılabilecek gelişmeleri de göz ardı etmemenin faydalı olacağını hatırlatan Kavak, özellikle yaklaşmakta olan ABD’nin İran yaptırımlarına dair belirsizlikler ve içerde İş Bankası hisselerine dair siyasi gelişmelerin yukarı yönlü hareketleri sınırlayabilecek gelişmeler olarak karşımıza çıktığını söylüyor.




Tüm bu gelişmeler ışığında Kavak, işlerin yolunda gitmesi halinde yukarı tarafta 106 bin 500 seviyesi hedeflenebilecekken, olumsuz gelişmelerin ön plana çıkması ile olası baskılanma halinde ise aşağı tarafta 91 bin 500 bölgesinin yeniden gündeme gelebileceğini söylüyor. Pozitifliğin devamı ile endeksi taşıyabilecek sektörler olarak bankacılık, teknoloji, demir-çe-lik, savunma sanayi, makine ve metal ana sanayinin takip edilebileceğini belirten Kavak, bu kapsamda Halkbank, Borusan Manesmann, Akbank, Vakıfbank, Alarko Carrıer, Koza Altın, Alcatel, Aselsan, Tümo-san, Datagate, Ereğli Demir Çelik, Ege Endüstri, Kardemir, İsdemir ve Despec Bilgisayar hisselerinin kısa ve orta vadede ön plana çıkabileceğini vurguluyor.

Enver ERKAN / GCM Menkul Kıymetler A.Ş. Araştırma Uzmanı
“Emlak GYO’da çarpanlar yüksek”

EMLAK KONUT GYO: Geçen yılın ilk yarısına göre satışlarını yüzde 68, net yüzde 81 oranında artıran şirket, ilgili dönemde 1 milyar 131 milyon TL net kar elde etti. Güçlü ihale performansı gösteren şirketin projeleri göz önünde bulundurulduğunda 2018 geneli için satış gelirlerinde 2017’ye göre artışın devamını bekleyebiliriz. Yılın ilk yarısında 2593 adet ön satış yaparak 2.5 milyar TL ön satış geliri elde etti. 2018’in tamamında ön satışlarla hedeflenen tutar ise 7.3 milyar TL. Şirket, ön satışlardan ve gelir paylaşımı projelerinden güçlü nakit akışı sağlamakta.

Devam eden projelerinde de yüksek çarpan değerini sürdürmekte ve gelecekte de bunun sürmesini beklemekte. Şirket önümüzdeki beş sene boyunca toplam 7.22 milyar TL kar elde etmeyi hedefliyor. En son gerçekleştirdiği gayrimenkul satış ihalesinde 16 adet gayrimenkule KDV dahil 472 milyon TL teklif geldi. Bu ve bunun gibi haberler şirketin nakit pozisyonu ve karlılığı açısından olumlu. Emlak Konut GYO hisselerinde yüzde 21 yükseliş potansiyeli ile 2.20 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

AKBANK: ikinci çeyrekte bankanın takipteki krediler rasyosu, yüzde 2.6 olarak gerçekleşti. Donuk alacaklar ve yüksek karşılık oranının karlılığını baskıladığı dikkat çekiyor. Aktif karlılığında ise çok sınırlı bir artış gözlenmekte. Kredilerde yıllık bazda yüzde 13.8 büyüme sağladı. 2018’in ilk altı ayında aktifleri 341 milyar 610 milyon TL seviyesine ulaştı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla mevduatları da yüzde 15 artarak 217 milyar TL’nin üzerine çıktı. Bu dönemde 3 milyar 280 milyon TL net konsolide kar elde etti. Çeyreklik kar olan 1 milyar 602 milyon TL ise piyasa beklentisi olan 1 milyar 527 milyon TL’nin üzerinde, bizim beklentimiz olan 1 milyar 650 milyon TL’nin ise hafif altında gerçekleşti. Banka, 225 milyar TL’si nakdi kredi olmak üzere ekonomimize toplam 285 milyar TL kredi desteği sağladı. Tahsilat tutarında 263 milyon TL’lik artış var, buna karşılık Grup 2 kredilerin oranı yüzde 9.9’dan yüzde 10.7’ye yükselmiş görünüyor. Banka’nın sermaye yeterlilik oranı yüzde 16.8 ile mevzuat ile belirlenen asgari oranın ve sektör ortalamasının üzerinde. Merkez Bankası’nın Nisan ayının sonundan itibaren repo faizinde yapmış olduğu artırımlar bankaların kar marjları üzerinde sonraki çeyreklerde baskılayıcı bir etkiye sahip olabilecektir. Kredi büyümesi ılımlı, ancak yüksek faiz ortamı kredi büyümesini yavaşlatabilir ve üçüncü çeyrekten itibaren kredi mevduat makasının kapanmasına neden olabilir. Bu nedenle ileriye dönük TL ve YP cinsinden kredi büyüme projeksiyonlarında muhtemelen aşağı yönlü revizyonlar söz konusu olabilir.

Bankacılık sektöründe gerek Merkez Bankası’nın para politikası tarafında, gerekse de Yeni Ekonomi Programı’nda bankacılık sektörüne ilişkin yapılandırma çalışmalarının ana hatlarıyla belirtilmiş olması itibariyle görülen proaktif çalışmalar, fiyatlamaları olumlu etkileyebilir. Akbank hisselerinde yüzde 21 yükseliş potansiyeli ile 8.60 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

KARDEMİR: 2017’nin ilk yarısında 72 milyon TL zarar açıklamış olan şirket, 2018’in ilk yarısında satış gelirlerini yüzde 37 artırdı. Karşılaştırmalı dönemde 1 milyar 276 milyon TL olan satışlarını 1 milyar 744 milyon TL seviyesine çıkardı. Küresel bazda çelik fiyatları çeyreklik bazda dolar bazında yatay seyretmekle birlikte, şirketin düşen üretim maliyetleri çerçevesinde karlılık artışı desteklendi ve fiyat/marj rasyosunda artış meydana geldi. Bu sayede brüt kar marjında da seneden seneye yüzde 12.63 seviyesinden yüzde 31.34 seviyesine doğru bir artış söz konusu oldu. Çin alımlarının azalması ve artan arz ise muhtemelen ikinci çeyrek sonrasında demir cevheri fiyatlarında düşüşe yol açacağından şirketin maliyetlerini düşürebilir. Şirket ciddi bir düzelme ile asıl farkı faaliyet karı ve net karda yaratıyor. Kardemir 2018 yılı ilk yarısında 439 milyon TL kara ulaştı.

Çeyreklik bazda ise dönemsel kar ikinci çeyrekte 204 milyon TL olarak gerçekleşerek piyasa beklentisi olan 133 milyon TL ile bizim beklentimiz olan 180 milyon TL’nin üzerinde bir rakam açıkladı. Trump’ın çelik ve alüminyum vergileri sektör için genel anlamda aşağı yönlü risk teşkil etmekle beraber, sektör şirketleri ilk iki çeyrekte karlılıklarını artırabildi. Bilançosundaki dolar ve euro açık pozisyonları, TL’de meydana gelen değer kayıpları nedeniyle şirketin finansal gider yazmasına neden oldu. Şirketin borçluluk oranı azalmakta.

Aynı zamanda bilançosunun geçen seneye göre düzelmesi de finansal sonuçları olumlu yorumlamamızı sağlamakta. Kardemir hisselerinde yüzde 19 yükseliş potansiyeli ile 4.50 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Yusuf KAVAK / Işık FX Araştırma Uzmanı
“Halkbank’ta yeni hedef 9 TL”

HALKBANK: ABD ile yaşanan siyasi ve ekonomik yaptırım krizinden başından beri en çok etkilenen banka hisselerinde Brunson meselesinin çözülmesi sonrası bir rahatlama görüldü. Her ne kadar henüz bankaya dair ABD yaptırım belirsizliği devam etse de iki ülke ilişkilerinin düzelme göstermesi yabancı yatırımcıları ilgisini yeniden cezbedebilir. Ayrıca, bankanın kârlılığında görülen daralma da bu süreçten itibaren yeniden pozitif yönde etkilenebilir.

Bu kapsamda banka hisselerinde görülebilecek alıcılı işlemlerle orta vadeli trendde yüzde 25 yükseliş potansiyeli ile 9 TL seviyelerinin yeniden hedeflenebileceğini düşünüyoruz.

BORUSAN MANESMANN: Başta ABD, Avrupa ve Ortadoğu olmak üzere birçok önemli enerji, petrol ve gaz hattı projelerinin üretimini yapan şirket, Türkiye’nin AB ve ABD ile olan ilişkilerinin yeniden düzelmeye başlaması ile operasyonel faaliyetlerini artırabilecektir. 2018 ikinci çeyrek finansalları itibariyle net döviz pozisyonu açığı nedeniyle kur kaynaklı negatiflik yaşayan şirketin kurlarda yaşanan TL lehine hareketler sonrası bu problemi kısmen çözebileceği de görülmekte.

Teknik olarak Şubat ayından bu yana düzeltme eğiliminde olan şirket hisselerinde yüzde 14’lük yükseliş potansiyeli ile 10 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

ALARKO CARRIER: 2018 ikinci çeyrek finansalları itibariyle 3.17’lik Cari Oran, 2.15’lik Asit-Test Oranı ve 0.32’lik Kaldıraç Oranı rasyoları şirketin mali yapısının gücünü yansıtmakta.

Satışlarını yüzde 18 civarında artıran şirketin net kârının da bu düzeye yakın yükseldiği görülmekte. Ayrıca, birçok önemli ülkeye ihracat yapan şirketin ürün yelpazesinde yapmış olduğu katkılar ile gerek yurtiçi, gerekse yurtdışı iş ağının genişlemeye müsait olduğunu da düşünüyoruz. Teknik olarak son aylarda yatay bant aralığında sıkışma yaşayan şirket hisselerinde yüzde ll’lik yükseliş potansiyeli ile 45 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Fatih Doğan ATEŞ / İntegral Yatırım Araştırma BYurtiçi Piyasalar Genel Müdür Yardımcısı
“Portföylerde hisse oranı yüzde 50’nin üzerine çıkarılabilir”

ABD borsalarındaki satışların devam etmesi ve bu satışların global piyasalara sıçraması borsada yükselişi engelleyecek önemli bir neden olabilir. Öte yandan 4 Kasım sürecini ABD ile ilişkilerimizi yumuşak bir şekilde atlatamazsak piyasa için önemli bir engel teşkil edebilir.

Ekim enflasyonunun alman önlemlere rağmen yüksek gelmesi de piyasa algılarını bozabilir. Tüm bu gelişmeler ışığında endeks için maksimum 104 bin ve minimum 93 bin 700 seviyelerini öngörüyoruz.

Borsada endeksi maksimum seviyelere taşıyacak belli başlı sektörlerin başında banka hisseleri görünüyor.

Risk priminin düşmesi, 10 yıllık tahvil faizlerindeki gerileme ve sektörün iskontolu kalması önemli nedenler. Öte yandan ihracat odaklı sanayi şirketleri, demir çelik, cam, çelik boru, petrol ve petrokimya öncelikli sektörler arasında yer alıyor. Yüksek ihracat kapasiteleri, kur seviyesinden fayda elde etmeleri ve güçlü bilanço beklentileri önemli nedenler. Mevcut koşullarda yatırımcılar portföylerinde hisse oranını yüzde 50’nin üzerine çıkarabilir. Bilanço beklentisi güçlü, geçmişte iyi bilanço açıklayan şirketlerde olmalarını tavsiye ederiz. Yüksek faizlerden dolayı, borç oranı yüksek şirketlerden uzak durulmasında fayda var.

Endekste 93 bin 700 seviyesinin atına düşmedikçe pozisyonlar korunabilir. Endeksin 104 bin seviyesine ulaşması durumunda ise kar satışları yapılabilir. Bu kapsamda da Garanti Bankası, Akbank, Vakıf bank, Tüpraş, Arçelik, Tofaş Fabrika, Jantsa Jant Sanayi, Hektaş, Erbosan Erciyes Boru, Ereğli Demir Çelik, İskenderun Demir Çelik, Kardemir, Trakya Cam, Anadolu Cam, Petkim, Sasa Polyester, Turkcell, Ulusoy Elektrik, Aksa Enerji ve Otokar hisselerinin kısa ve orta vadede ön plana çıkacağını düşünüyoruz.

İDİL TARAKLI




Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bunu da İnceledinizmi ?

Kimler konkordato komiseri olabilir?

Son günlerde konkordato komiserliği meselesi çok gündemde. Konkordato talebinin mahkemece kabulü kadar, komiser olarak atanacak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir