Anasayfa / İş Fikirleri / Organik Kabuklu Deniz Ürünleri Yetiştirmek

Organik Kabuklu Deniz Ürünleri Yetiştirmek




Kabuklu deniz ürünlerinden midye, istiridye gibi yumuşakça türleriyle yengeç, karides, ıstakoz gibi kabuklular ‘ötrofikasyon’ [eutrophication] olarak bilinen su kirliliği nedeniyle organik olmaktan giderek uzaklaşıyor.

Karasal alanlarda kullanılan pestisid, herbisidler yeraltı akıntıları ve akarsularla denize karışıyor, bu canlıların dokularında birikiyor.

En iyi yöntem suyu bir anlamda ekolojik unsurlarla takviye edip bu canlıları organik ortamda yetiştirmek. Şimdi bu yöntemin ilgi çekici örnekleri var. Doğal ortamda yetiştirilen kabuklular organik yemlerle besleniyor, etinde kadmiyum kurşun gibi ağır metal kirleticilerin birikimine izin verilmiyor. Bizim deniz ürünleri kültürümüzde ise inorganik maddeleri bünyesinde toplamayan doğal midyenin özel bir yeri var. Örneğin çıtır sosla kaplanmış tavası çok seviliyor, istiridye ise pek tanınmamasına rağmen çiğ ve pişmiş şekliyle en değerli gıdalar arasında. Yapılacak girişimin ilk adımı bu tür ürünleri kontrol altında yetiştirmek. Su kalitesinin iyileştirilmesi plankton zengini bir ortam yaratılması çok önemli.



Midyeler su içine yerleştirilmiş halatlar vasıtasıyla kontrollü bir şekilde yetiştiriliyor, suya dikey olarak sarkıtılan halatlara yapışan midyeler kontrollü ortamda hızla büyüyor. Deniz sürekli dalgalı ya da gel git benzeri akıntılara sahip ise ekolojik yetiştiricilik daha da kolaylaşıyor. Midyenin bazı toksik maddeleri ve ağır metal olarak bilinen zehirli metalik unsurları depolaması insan sağlığı için büyük risk. Çiftlik yetiştiriciliği bu süreci kontrol altına almakla kalmıyor, hasadın bereketli olmasını da sağlıyor. Çiftlik midyesi sürekli toplanmasına rağmen hızlı üreme nedeniyle hasat yıl boyu devam ediyor. İstiridyeye piyasa dilinde kimi zaman ‘tarak’ adı verilse de ayrı bir tür. Midyeden değerli ve çok daha lezzetlil Gurme restoranlarda, balıkçı tezgâhlarında aranan bir deniz ürünü…

Alışkanlığa göre çiğ ya da pişmiş olarak yeniyor. İstiridyenin biyolojik anlamda çok çeşidi var. Büyüklüklerine ve cinslerine göre sınıflandırılıyor. Genellikle ‘lüks gıda’ olarak değerlendirilen istiridyenin besleyici özelliklerinin yanı sıra afrodizyak niteliklerinin bulunması onu daha da değerli kılıyor. Doğal avcılığı yapılmakla birlikte her yerde rastlanmaması, onu zengin sofralarının lezzeti haline getirmiş durumda. İstiridye ise sürekli temiz su isteyen bir ürün. Kirli sularda ağır metalleri tıpkı midye gibi bünyesinde topluyor. Bu açıdan organik kontrollü endüstriyel yetiştiricilik en sağlıklı yöntem. Sadece istiridyeler özel çanta veya kafeslere konuyor, birkaç aylık süreyle olgunlaşma tankları içinde askıda tutuluyor. Ağ döşenmiş özel tasarımlı konteynırlar bu iş için çok uygun. İşe midyeyle başlayıp zaman içinde diğer türlere geçmek mümkün. Bunun için müsait yerlerde devletten deniz yüzeyini kiralamak gerekiyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir