Anasayfa / Makaleler / Osmanlı’da Kadın Haremden İbaret Değildi

Osmanlı’da Kadın Haremden İbaret Değildi




Yrd. Doç. Dr. Irvin Cemil Schick

İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Irvin Cemil Schick, Osmanlı İmparatorluğu ve kadınlar denince batılıların aklına ilk gelenin ‘harem’ olduğunu belirterek, “Halbuki Osmanlı İmparatorluğu’nun dış dünya ile kurduğu ticari ilişkilerde kadınların çok önemli bir rolü var” dedi.  8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle İstanbul Şehir Üniversitesi’nin Altunizade yerleşkesinde düzenlenen ‘ŞEHİR VE KADIN: 8 Mart Etkinlikleri’ kapsamında gerçekleştirilen konferansta konuşan Schick, İş haremle bitmiyor: Üretici, tüketici, yatırımcı, tüccar Osmanlı kadınlarıkonulu bir konuşma yaptı. Konuşmasında Osmanlı’da kadın denince akla sadece haremin gelmesinde şarkiyatçı ressam ve yazarların etkisi olduğunu anlatan Schick; “ Oysa çoğu Osmanlı kadınının hayatı hiç de o kadar egzotik değildi. Aralarında siyasi, iktisadi, toplumsal ve kültürel her türlü meşgalesi olanlar vardı” dedi.

İhraç edilen ipekleri kadınlar üretiyordu



Osmanlılar’ın dış ticarete hep önem verdiğini anlatan Schick; “Kadınlar da üretici yahut tüketici, sermayedar yahut mülk sahibi ve tüccar olarak bu ticaretin içinde yer almışlardır. Örneğin 14. yüzyıldan itibaren Osmanlılar’ın ihraç ettiği ipeklilerin üretiminde kadınlar çok önemli rol oynamıştır. Özellikle Bursa’dan yapılan ipek ihracatı bölgede ipek böceği yetiştiriciliğini geliştirmiştir. 1678’de yapılan bir sayım Bursa’daki 299 çıkrıktan 150’sinin kadınların mülkiyetinde olduğunu yahut kadınlar tarafından işletildiğini göstermektedir” diye konuştu.

Vakıfların çoğunu kadınlar kurmuş

Osmanlı kadınlarının dış ticarete katkısının üretim ve sermaye sağlamakla sınırlı olmadığını vurgulayan Schick, kadınların üretim araçlarının ve mekanlarının da sahibi olduğunu kaydetti. Osmanlı topraklarında kiralık dükkan ve atölyelerin büyük çoğunluğunun vakıf malı olduğunu anlatan Schick şunları söyledi: “ Bu vakıfların birçoğunu kadınlar kurmuştur. Halep’te 1770 ile 1840 arasında kurulan vakıfların yarısından çoğunu kadınların kurduğunu, bunların beşte birinin ise sadece ticari mekanlardan oluştuğunu biliyoruz.”

Konferansta ‘Osmanlı-Türk kadın hareketinin kısa bir bakışkonulu bir konuşma yapan Yazar Yaprak Zihnioğlu ise, Cumhuriyetçi feminizmin en önemli kişiliği olan Nezihe Muhiddin’den başlayarak kadın hareketinin tarihsel gelişimi konusunda bilgi verdi.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir