Dünyadan ve Türkiyeden Güncel Haberler

Sektörler petrol ve hammadde fiyatlarındaki artışlardan şikayetçi

PETROL fiyatları son 13 ayın en yüksek seviyelerinde seyrediyor. Geçen haftaya 63 dolardan işlem görerek başlayan Brent petrolü hafta içinde 67 dolara dayandı. Eşel mobil uygulaması nedeniyle fiyatlardaki hareketlilik pompaya anında yansımasa da, petrol fiyatlarındaki artış ülkemizde birçok sektörü doğrudan etkiliyor. Petrol türevlerinden üretilen hammaddeye ihtiyaç duyulan imalat sanayinin kullandığı birçok ürüne zam gelmesi üreticileri zor duruma sokuyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, enflasyon, işsizlik, büyüme ve cari açık gibi makroekonomik değişkenler üzerinde de etkisini gösteriyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in ifadesiyle, esnafın ve dar gelirli vatandaşların belini en çok petrol fiyatları büküyor.

“70-75 DOLAR GÖRÜLEBİLİR”

Uzmanlar son gelişmelerin ardından petrol fiyatı beklentilerini 70-75 dolar/varil düzeyine çekti. Canlanma güçlü olursa, OPEC kısıtlamalarıyla fiyatların 80 dolarlar seviyesine çıkabileceği ifade ediliyor. Altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş, petrolde dışa bağımlı olan Türkiye’nin petrol fiyat artışlarından olumsuz etkilendiğini vurgulayarak, dolar/TL kurunun baskılan-ması halinde herhangi bir risk oluşmayacağının altını çizdi. Memiş, teknik olarak 70 dolar seviyesini takip ettiğini söyledi. OPEC üyelerinin üretim açıklamaları ve taahhütlerinin fiyatların baskılanmasında önemli rol oynadığını dile getiren Memiş, “Dış politikanın etkisi de zaman zaman petrol fiyatlarına yansıyabilir. Bu sebeple ABD-Suudi Arabistan, ABD-Rusya ilişkilerini yakından takip etmeyi sürdürüyoruz” dedi.



Tera Yatırım Ekonomisti Enver Erkan, pandemide ekonomilerin küçülmesiyle azalan talebin fiyatlarda önemli bir baskı unsuru oluştururken, üretici ülkelerin arz kesintileriyle fiyatın “düşük talep” döneminde dengelendiğini kaydetti. Erkan, “Aşılama ve mali teşviklerin etkisiyle krizden çıkış konusunda daha olumlu senaryolar üretilebilirken, talep beklentileri de pozitif yönde eğilim göstererek fiyatlardaki artışı destekledi. Emtia fiyatlarında genel olarak yükselişin devam etmesi ve Brent petrolün 70-75 dolar fiyat aralığına yükselmesi beklenebilir” ifadelerini kullandı.

FİYATLARA ANINDA YANSIMIYOR

Fiyatlarda halen eşel mobil sisteminin devrede olduğunu vurgulayan Enerji Petrol Gaz ikmal istasyonları işveren Sendikası (EPGIS) Başkanı Fesih Aktaş, devrede olan sistemle 17 Şubat itibarıyla, benzin satışlarında litrede 38 kuruşluk, motorinde 41 kuruşluk, otogazda ise 70 kuruşluk miktarın ÖTV’den karşılandığını söyledi. 3 Eylül 2020’den bu yana LPG/otogazda eşel mobilin kesintisiz olarak devrede olduğunu ifade eden Aktaş, “Sistem, motorinde 27 Kasım 2020’den beri, benzinde ise bu yıl için . 7 Ocak 2021’den bu yana devrede. Son olarak 7 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere benzinde litre başına 7 kuruş pompaya yansıyacak şekilde zam oldu” diye konuştu.

“PEK ÇOK SEKTÖRÜ ETKİLİYOR”

Türkiye ihracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, ekonomide pek çok sektörün, doğrudan ya da dolaylı olarak petrole bağımlı olduğunu ifade ederek, birbirinden bağımsız veya birbirini etkileyen çok sayıda etkene bağlı olması nedeniyle petrol piyasasında veya petrol fiyatlarında ortaya çıkan değişikliklerin hem ülke hem de dünya ekonomisi üzerinde zincirleme etkileşimler yarattığını kaydetti.

HAMMADDE KRİZİ

Petrol fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilenen plastik sektöründe, şu anda hammadde fiyatlarındaki astronomik artışın ana kaynağı Avrupa’da faaliyet gösteren petrokim-ya firmalarının bir kısmının mücbir sebeplere bağlı olarak üretimi durdurması, kalanının üretimlerini azaltması ve salgına bağlı olarak tedarik zincirinde yaşanan bozulmalar. Önceki hafta “Acil” koduyla toplanan TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi, “Hammadde fiyatlarındaki astronomik artış ve çözüm önerileri” başlığıyla gündeme dair son durumu ele almıştı. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, hammadde fiyatlarında Ağustos ayı itibarıyla başlayan ve yüzde 137’lere varan astronomik zamların üretimi sarsmaya devam ettiğini ifade etti. İç piyasada yaşanan hammadde fiyat krizinin üretimi adeta durma noktasına getirdiğini dile getiren Eroğlu, “Fiyat artışları nedeniyle hammaddeyi çok pahalı almak zorunda kalan sanayicinin işletme sermayesi her geçen gün biraz daha erirken, üretim zinciri sekteye uğruyor, fiyatın sürekli yükselmesi nedeniyle sanayici, müşterileriyle sorun yaşıyor ve pazar kaybıyla karşılaşıyor” dedi.

Prof. Dr. Murat YÜLEK / OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü
“İlk yarıda fiyatlara yansıma sınırlı kalır”



Petrol fiyatları geçen sene Nisan seviyelerinin üç katına ulaştı. Covid-19 durgunluğuna rağmen fiyatlarının yükseliş eğiliminde olması, 2021’de dünya ekonomisindeki olası bir canlanma ile birlikte fiyatların daha da yükselebileceğini gösteriyor. Canlanma güçlü olursa, OPEC kısıtlamalarıyla fiyatlar bu sene 80 dolarlar seviyesine çıkabilir. Petrol fiyatları Türkiye’de fiyatlar genel seviyesinin doğrudan etkiliyor.

Ulaşım sektörünün ana girdisi olduğu için hem tüketim mallarının hem de ara malların fiyatlarını etkiliyor. Güçlü TL, petrol fiyatları yükselirken iç piyasaya fiyat geçişkenliğini sınırlı tutuyor. Yılın ilk yarısında fiyatlara yansıma sınırlı kalacaktır. Petrol fiyatlarındaki artışın ana sebebi OPEC üyelerinden beklenen üretim kısıtlamaları ve talepteki artış beklentisi.

Bendevi PALANDÖKEN / Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı
“Esnafın belini en çok petrol fiyatları büküyor”

Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı yükseliyor. Geçtiğimiz Kasım’da Brent petrolün varil fiyatı 40 dolar seviyelerindeyken, Şubat’ta fiyatı 62-65 dolar bandındaydı. Enflasyonla mücadele ettiğimiz bu dönemde petrol fiyatları lokomotif olarak tüm ürünlerin fiyatına yansıyor. Çiftçinin mahsulünden tutun da esnafın rafına koyduğu ürünlere kadar tüm ürünlerin fiyatını olumsuz etkiliyor. Ulaşım sektöründeki esnafımız başta olmak üzere tüm esnafımızın ve toplu taşıma kullanan dar gelirli vatandaşlarımızın belini büküyor. Enflasyonun en büyük artış kaynağı olan petrol fiyatlarının düşmesi tüm kesimleri rahatlatır.

Ülkü KARAKUŞ / Türkiye Yem Sanayicileri Birliği [TÜRKİYEM-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı
“Yemde fiyat artışı kaçınılmaz”

Covid-19’a yönelik sınırlamaların gevşetilmesiyle artan talep nedeniyle petrol, yağ başta olmak üzere DDGS ve yağlı tohum küspe fiyatlarında keskin artışlar oldu. Türkiye’nin sayılan bu ürünler konusunda kendisine yeterli olmaması dolayısıyla yurtiçinde de yem fiyatlarında artışlar kaçınılmazlaştı.

Petrol fiyatlarının yem hammadde fiyatlarına etkileri dışında nakliye maliyetlerine ve dolayısıyla yem fiyatlarına etkisi söz konusu. Ülkemizde yem hammaddeleri ve yemlerin nakliyesinde karayolu kullanılıyor. Nakliye bedelleri çiftçilerin yem satın almak için ödediği bedelin yüzde 5’ine kadar geliyor. Bunlar dikkate alındığında petrolün dengeli arzı ve talebi, fiyatlarının dengeli bir şekilde seyretmesine ve bu sayede tarım ürünleri ve fiyatları üzerindeki baskının hafiflemesine de yardımcı oluyor.

Prof. Dr. Mustafa ÖZER / Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi
“Cari açığı ve enflasyonu etkileyecek”

Türkiye, başta petrol olmak üzere net emtia ithalatçısı. İhracatımız da yüzde 80‘in üzerinde girdi ve ara malı ithalatına dayalı. Dolayısıyla emtia fiyat artışlarının ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri cari açık ve enflasyonda belirginleşecek. 2020 Eylül’den beri petrol fiyatları ciddi oranda arttı, buna tarımsal emtia fiyatları da eşlik etti. Emtia fiyatlarında artış trendinin uzun süreli olma olasılığı oldukça yüksek. Pandemiyle aksayan tedarik zincirlerinde pay kapmaya çalışan bir ülke olarak Türkiye bu gerçekleri iyi değerlendirmeli. Çin’e alternatif olarak yeni bir üretim üssü olmaya çalışmamız, Avrupa’nın yeni tedarikçisi olma iddiamız başta enerji olmak üzere metallere ve diğer girdilere olan talebimizi artıracak. Artan petrol, metal ve gıda fiyatları ile altın ve enerji dışı cari fazlamızdaki azalmalar, pandemi koşullarının devam etmesi durumunda artmayacak seyahat ve taşıma gelirleriyle birleşince cari açığı ciddi miktarlarda artırma olasılığı taşıyor. Bunun da makroiktisadi istikrarı ve sıkılaştırma politikalarını zafiyete uğratma olasılığı yüksek.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu