Makaleler

Şirket ve Kurumları “Korona” Ne Ölçüde Nasıl Etkiliyor?

Pandemi sürecinde şirket ve kurumların yönetimi

ŞİRKET ve kurumları “Korona” ne ölçüde nasıl etkiliyor; zorunlu değişim gerekli mi? Bu soruya kısaca verilmesi gereken yanıt evet! Tüm dünyada şirketler, kurumlar ve ticari organizasyonlar bu sürpriz salgından büyük ölçüde etkileniyor ve etkilenmeye de devam ediyorlar.



Üretim, ticaret ve hizmet eksenli bazı kuruluşların bu süreçte en büyük zafiyeti durum normal mecrasına girdiğinde her şeyin yine eskisi gibi devam edeceğine olan kimi inançları. Bizde de ne yazık ki bir ölçüde bu anlayış geçerli.

Öncelikle büyük ve orta ölçekli şirketleri ele alalım: Bazıları halka kısmen açık olsa da durumun temelinde şirket kurucu bireylerinin ya da onların ardılı ailelerin hem egemen hem de baskın rolleri var. Sonuçta bu şirketler için stratejik kararlar kimi zaman aile üyeleri ya da onların atayıp kontrol ettiği profesyonel kadrolar tarafından şekillendiriliyor.

Yönetim kurulları

KORONA VE STRATEJİK KARARLAR

Peki, bilebildiğimiz ve duyabildiğimiz kadarıyla şirketlerin çoğunda stratejik kararlar “Korona” gibi ‘fevkalade gelişmeler’ ışığında mı alınıyor? Bulunan çareler ve yeni yaklaşım tarzları yeterli mi? Büyük ölçüde istisnalar olmakla birlikte, genellikle bildik klasik yöntemler geçerli. Çok şükür ki, halka açık büyük organize şirketlerin çoğu bu sürecin epey farkında. Bazıları bir adım öne geçerek karar ve denetim sistemlerini ‘Covid-19’un ufuk çizgisine göre şekillendiriyor, kimileri de yönetim kurullarında uzmanlaşmış bireylere yer veriyor.

Önlem almayı gerektiren değişiklikler belli düzeyde risk almayı gerektiriyor. Evet, biliyoruz ki önlem gerektiren değişiklikleri risk olarak görenler de var. Şimdi bu konuda karar vermekte zorlanan, değişmemekte ısrarlı tutumlar sergileyen şirket, kurum ve kuruluşlara bazı yapıcı ve onarıcı sorularımızı yöneltebiliriz.

ÖNCE BU SORULARA YANIT VERELİM

Bu müthiş salgında hem çalışanlarınızı korumak; hem de ürettiğiniz duyarlı ürünlerin dağıtım ve tüketiciye sunumunda bugüne kadar hangi önlemleri aldınız? İçselleştirerek sormaya devam edelim: Çalışanlarımızı, dağıtım örgütümüzü ve müşterilerimizi korumak için yeni protokoller hazırlayıp hızla uygulamaya koyduk; koyabildik mi?

Mevcut statümüz sarsılır endişesiyle tüm işlerimizi normal zamanlardaki gibi yürüteceğimizi sanıyor ve bu anlayışla yola devam ediyor isek yanılmış olmuyor muyuz? “Korona” dünyayı; dolaysıyla da tüm şirket, kurum ve kuruluşları hızla değişime zorlarken, acaba ne ölçüde bu gerçeğin farkındayız? örneğin üst yönetim toplantılarımızı kendi atadığımız ve yalnız bizi izleyen üyelerin ‘evet efendim çok haklısınız’ gibi tavırlarının ne kadar sahici olduğunu sanıyoruz?

Kendimizi kendimiz için değil, tüketicinin ve iş aleminin değişmekte olan talepleri karşısında en seri şekilde yenilemeye çalışıyor muyuz? Farkmdalık önemli değil mi; “Korona” çoğu kalıplaşmış yargı ve alışkanlıklarımızı inanılmaz biçimde değiştiriyor, alışageldiğimiz ‘rutin’in malum çarklarını hızla devre dışı bırakıyor. Bu sıradışı oluşumun yeterince ayırdında mıyız?

Kalite yönetimi konusunda yeni standartlar ortaya koyan, yaşamını yitirdiği 1993 yılına kadar işletme filozofisinde büyük izler bırakan ‘William Edvvards’ın dediği gibi; olağanüstü durumlarda bizler şirketimizi ya da

topluluğumuzu yine sadece rakamlar, sayılar ve kalıplaştırdığınız ilkeler üzerinden mi görüp yönetmeye devam ediyoruz? “Korona” alışageldiğiniz standart rutin yaklaşımları hızla delip geçiyor farkında mıyız?




Tüm işletmelerimizde sıkça telaffuz edilen, sınai ve ticari bilgeliğin yaldızlı ifadelerinden ‘proactive’ (proaktif) yaklaşımların şimdi acaba neresindeyiz? ‘Proaktif Yönetim Düşüncesi’ aynı zamanda olağandışı olay ve etkilerden ders çıkarma olgusunu da ortaya koyar; süreci tüm karar vericiler olarak yeterince anlayabiliyor muyuz?

‘Biz Büyüğüz!’, ‘Biz Pazar Lideriyiz!’ gibi ifadeleri tüm dünyada “Korona” içten ve dıştan büyük bir hızla çürütmeye devam ediyor. Nispeten yakın tarihteki ‘İspanyol Gribi’nde olduğu gibi tüm dünya ekonomisinde taşların yerinden oynamayacağından nasıl emin olabiliriz?

Hızla evrim geçirdiği düşünülmekte olan olağanüstü bulaşıcı bir virüs çeşidi için yakın zamanda devreye gireceğini ümit ettiğimiz ‘aşılanma süreci’ acaba global etkisini ne zaman ve hangi boyutta gösterecek?

HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK!

Tartışma literatüründe sıkça devreye giren ve giderek kalıplaşan malum cümle burada da geçerli. Evet; hiçbir şey asla eskisi gibi olmayacak! Tekrar etmiş olalım; şu gerçek unutulmamalı: Şirketinizin, topluluğunuzun ya da ticari uğraşınızın konusu ne olursa olsun siz ancak yöneticileriniz, yönetim kurullarınız ve çalışanlarınızın vizyonu kadar güçlüsünüz. Yönetim toplantılarınız bürokrasi yerini bulsun havasında yapılıyorsa “Korona” gibi olağandışı sürprizler sizin için hayati birer bilinçlenme sınavıdır.

Sizi performans ve verimliliğin geleceğine ulaştıran şey çalışan profesyoneller kadar, yönetim kademelerinin uzağı gören ufuk zenginliğidir. Onların değişim ve düşünce konusundaki izdüşümleri çoğu zaman işte böylesi olağanüstü zamanlarda ortaya çıkar.

“Korona” gibi belalar sadece hastalık yaymakla kalmaz; paradoksal olarak performans, yenilikçilik ve kalite düzeylerini yeni baştan var etmek için -anlayana ve uzağı görenlere- bir iksir gibi ‘can suyu’ da sunar. Bu nedenle kimi kuruluş, kurum ve şirketler için bu süreç bir sınav gibidir. Tıpkı geçmiş zamanın ünlü düşünürlerinden ‘Francis Bacon’ın dediği gibi: “Yenilenemeyenler ve yeniliği küçümseyenler bazı belalarla sınanırlar; çünkü zamanın bizzat kendisi en büyük yenilikçidir!”

Tüm ticari kurum, kuruluş ve şirketlere son tahlilde bizim önerimiz şudur: Bu zorlu salgın uzayabilir, kimi zaman kılık değiştirerek devam edebilir. Bu aşamada yönetim yapınızın belli kademelerinde ve yönetim kurullarınızda danışman stratejistlere ve sağlıkçılara özel bir yer ayırın. ‘Yönetim Kurulu Toplantı Gündemi’nizde ilk sırada daima “Korona” bulunsun.

Ürettiğiniz ürün ne olursa olsun sonuçta çoğu şey doğrudan tüketime sunulmaktadır. Hem ürün kaliteniz, hem çalışanlarınız hem de tüketicilerinizin sağlığını çok önemsediğinizi cümle aleme gösterin! Bu duyarlılığınız tüm tüketiciler tarafından satın alınmakla kalmayacak, eğer varsa başta ihracatınız olmak üzere tüm iç ve dış pazarlarda size ve markanıza büyük saygınlık kazandıracaktır.

NUR DEMIROK



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu