Anasayfa / Teknoloji / Tarımda Verimi Artıran Yapay Zeka Teknolojileri

Tarımda Verimi Artıran Yapay Zeka Teknolojileri



Dokar adlı teknoloji şirketi, sensör, algoritma, büyük veri ve yapay zeka ile tarımsal alanların verimini birkaç kat artıran teknolojiler geliştiriyor. Şirketin kurucu ortaklarından Selim Üçer, “Tarımın geleceği bu alanda” diyor.

Doktar ne yapıyor?

Tarımda djjital teknolojilerin ve yapay zekanın kullanılması ile bitkisel gelişimin sanal ortamda simülasyonunu yapmak, en uygun bitki besleme, zararlı koruma ve sulama kararlarını vermek mümkün. Bu sayede zirai verim birkaç kata kadar çıkabiliyor. En verimli, en sağlıklı ve asgari maliyetli üretimin yapılması için gerekli yapay zekayı oluşturmak içinse birden fazla ürün ve teknolojinin kullanılması gerekiyor.

Doktar, sahadan toprak ve hava koşullarını sensörler aracılığıyla ölçüyor. Bu ölçümlerin bitki gelişimi için anlamını ya da bir hastalık oluşumu için oluşturduğu riski değerlendirebilmek için gerekli sensör istasyonu ve buna bağlı servisleri üretiyor. Toprak ve bitkinin uydular aracılığıyla takip edilip görüntü işleme ile bitki türünün, veriminin ve sağlığının anlaşılması sağlanıyor. Yine toprak içerisinde makro ve mikro elementler yakın kızılötesi ışık okuması gibi teknolojilerle analiz edilip buna göre bitki besleme önerileri geliştiriliyor. Son olarak tüm bu verileri tek bir merkezde toplayıp büyük veri analizi ve makine öğrenmesi ile işleyerek bilgi ve aksiyona dönüştürüyor. Tüm bu sensör, fenoloji modellemeleri, görüntü işlemeler ve makine öğrenmesi algoritmaları birleşince ortaya “süper çiftçi”yi oluşturan bir yapay zeka çıkıyor.

ÇOCUKLUĞUMUZDA bolca tükettiğimiz yerli sebze ve meyvelerin tadı hala damağımızda. Ama geleneksel yöntemlerle ürün elde etmeye dayanan tarımsal yöntemlerin devri çoktan geçti. Artık teknoloji dönemi. Günümüzde dünya genelinde tarımdan daha çok verim alabümek için ileri teknolojiye başvuruluyor. İnsanların başa çıkamayacağı kadar çok, milyonlarca veriyi analiz ederek, iklim, toprak, su ve ürün tüm unsurlarla ilgili en uygun seçimi sunan bir teknolojik yöntemin olması sizce de verimi artırmaz mıydı?

“Hangi ürün ve tohumlar bana uygun? Ne zaman ekmeliyim? Ne kadar gübreyi ne zaman atmalıyım? Ne kadar su vermeliyim? Hastalık ya da zararlı riski var mı? Varsa hangi ilacı atmalıyım? Tarlamda sağlıksız bölgeler var mı? Varsa ne yapmalıyım?” sorularının cevabını bilen bir teknoloji olsa, çiftçilerin işi çok ama çok kolay olmaz mıydı?

iyi haber, böyle bir yöntem var ve adı yapay zeka. Bu teknoloji sadece uğrayabüece-ğiniz zararın önüne geçmekle kalmıyor, sizin için en doğru, en uygun tarımsal uygulamaları bularak verimi artırmanızı da sağlıyor.

ÜÇ TEMEL ALANDA KULLANILIYOR

Yapay zekanın tarımsal alanda kullanımı tarımdan elde edilen gelirde adeta roket etkisi yapıyor. ABD’de bu konuda pek çok örnek var. ABD Çevre Koruma Ajansı’na (EPA) göre, 2016’da tarımın ekonomiye katkısı 330 milyar dolar oldu. İklim değişikliği, nüfus artışı ve son yıllarda daha çok gündeme gelen gıda güvenliği konuları çiftçilerin teknolojiye başvurarak inovatif çözümler aramasına neden oldu. Yapay zeka bu yöntemler arasmda en iyi sonuç alman teknoloji olarak biliniyor.




Yapay zekanın tarımsal kullanımı üç ana alanda gerçekleşiyor: Tarım robotları, hasat üe toprağı inceleme ve öngörüde bulunan analizler. Artık toprağı insandan daha hızlı ve daha fazla alanda ekebilen robotlar, derin öğrenim algoritmaları ve hatta insansız hava araçları teknolojisini birleştirerek toprağı ve ürünün ne durumda olduğunu gösteren yöntemler söz konusu. Hava değişikliği gibi çevresel faktörlerin hasat üzerinde nasıl etki edebileceğini gösteren analizler de söz konusu.

Çiftçiyi sonuçlarıyla mutlu eden bu yöntemleri Türkiye’de uygulayan Doktar isimli bir şirket var. Şirketin kurucu ortaklarından Selim Üçer, Türkiye’de tarımda yapay zeka kullanımının hangi aşamada olduğunu şöyle anlatıyor:

“Türkiye açısmdan bu teknolojilerin kullanılması büyük önem taşıyor. Dünyanın en büyük 10 tarım ekonomisinden biri olan ülkemiz, maalesef birim alandan alman verim açısından değerlendirdiğimizde gelişmiş ülkelerin çok gerisinde. Tarımda bu teknolojilerin kullanılması ve diğer yapısal reformlarla tarımsal üretimin 2.5 kat artırılarak 150 müyar dolar olan 2023 hedeflerine ulaşılması mümkün. Şu anda bu teknolojileri kullandırdığımız 20’nin üzerinde kuruluş var. Ürünlerin birçoğunun aktif pazarlamasına yeni başladık. Bu sayının bu yıl içerisinde bini geçmesini bekliyoruz. Öncelikli olarak büyük üretici ve fabrikaların ilgisinin daha yoğun olduğunu görüyoruz. Muhtemelen 300 dekar ve üzeri üretim yapan üreticiler ilk kullanıcılar olacak. Küçük üreticiye geçiş ise 1-2 seneyi bulur.”

TARIMSAL ALANIN YÜZDE 12’Sİ

Altı yıldır hizmet veren Doktar’ın bu süre içinde Türk üretici ve kuruluşlarını dijital teknoloji konusunda daha donanımlı haline getirdiğini, tarım sektöründeki şirketlerin dijital teknolojileri daha yakından takip ettiğini belirten Üçer, “Tahminimiz 2020 yılına kadar Türkiye tarımsal alanının yüzde 12’si-ni yapay zeka teknolojileriyle takip edeceğimiz yönünde” diyor.

Bu teknolojiden faydalanmak için sormak gerek. Yapay zeka Türkiye’de tarım için lüks mü? Maliyeti ne kadar? Üçer bu sorulan şöyle cevaplıyor: “Tüm hizmetlerimizden yararlanmak orta büyüklükte bir mısır üreticisinin senelik tohum, gübre ve ilaç yatırımının yüzde biri civarında. Potansiyel kazanç artışı ise en az yüzde 20’lerde. Başka bir deyişle, bir işletmeci olarak yatırımınızın yüzde l’i kadar bir maliyet karşılığında geri dönüşünüz en az yüzde 20 artacak. Bu durumda bu yatırımı yapar mıydınız? Öte yandan, sulama yapılmayan, ekonomik değeri fazla olmayan tahıl gibi ürünlerin üretildiği küçük alanlarda katma değer düşeceği için bu çiftçiler pek kullanmayacaktır. Bu çiftçiler zaten sadece tohum atıp, hasadı bekliyor; herhangi bir yatırım ya da bakım yapmıyor. Bu nedenle bu yatınım da yapmayacaktır. Ancak alan büyüdükçe, meyve sebze ve endüstriyel ürünlerde ilgi çok daha fazla olacaktır.”

“Üç motivasyonumuz var”

Yaklaşık 30 kişilik bir ekibi bulunan Doktar’ın kurucularından Selim Llçer kullanılan yazılım, donanım, algoritmaların yerli olduğunu, bazı sensör parçalarıyla uydu görüntülerininse yurtdışından satın alındığını söylüyor. Llçer, dijital teknoloji ve yapay zekanın tarımsal alanda kullanımı konusunda hizmet vermelerinin nedenini şöyle açıklıyor: “Birincisi, hali hazırda analitik düşüncenin ve teknolojinin tarım alanında kullanımının çok düşük olması. İkincisi, teknoloji ile yaratılabilecek değerin 2-3 kat kadar yüksek olması. Öte yandan, daha kalıntısız, sağlıklı gıda üretimi ve verimi artırarak açlık sorunu ve gıda fiyatlarının yüksekliği gibi dünyevi ve büyük problemlere çözüm üretmek de bizi sürekli motive tutan unsurlar.”

Dünya argitech’e güveniyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) raporuna göre, dünya nüfusundaki artış ve bu nüfusun zenginleşme ile kalori ihtiyacındaki yükselişten dolayı 20 sene içerisinde tarımsal üretimin yüzde 70 artırılması gerekiyor. BM’nin bu konuda en büyük umut alanının tarımda djjital teknolojiler ve yapay zekanın kullanımı olduğunu belirten Doktar’ın kurucusu Selim Üçer, “Yurtdışında agritech olarak adlandırılan bu alanda arge yapan çok sayıda kurum var. Ancak bunların birçoğu farklı çözümleri birbirinden bağımsız ve tekil servis olarak geliştirmeye çalışan şirketler.

Tüm cihazlardan gelen verileri birleştirerek bütünsel büyük veri analizine bağlı yapay zeka algoritmaları yapan çalışma sayısı oldukça az” diyor.

Şule Güner





Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir