Güncel Ekonomi Haberleri

TCMB’nin sıkılaşma hamleleri

TCMB sıkılaştırıcı, FED genişlemeci

TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası, hafta içinde yaptığı açıklamasında BIST repo pazarında yapılan fonlamanın gerektiği takdirde azaltılabileceğini ifade ederek sıkılaşma işaretlerini devam ettirdi. Bu açıklama sonrasında BIST repo gösterge faizi yükseliş kaydederek son altı ayın en yüksek seviyesini gördü. Bununla birlikte Merkez Bankası geçtiğimiz hafta sıkılaştırma adımları çerçevesinde ilk kez geç likidite penceresi ile fonlama sağladı. Merkez Bankası, bu hamlelerle fonlama yapısını değiştirerek Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyetini (AOFM) artırmaya devam etti.



Hafta içinde açıklanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantı özetinde, “Üçüncü çeyreğe ilişkin anket göstergeleri ve yüksek frekanslı veriler ikinci çeyrekteki sert daralmanın ardından ekonomide belirgin bir toparlanmaya işaret etmektedir” ifadelerine yer verildi. Kurulun 20 Ağustos’taki toplantısına ilişkin yayımlanan özette, temmuz ayında tüketici fiyatlarının yüzde 0.58 arttığı, yıllık enflasyonun 0.86 puan gerileyerek yüzde 11.76 olduğu hatırlatıldı. Özette, yıllık enflasyondaki düşüş bir önceki yılın aynı ayındaki vergi ayarlamalarının oluşturduğu baz etkilerinden kaynaklandığı, döviz kuru ve ithalat fiyatları gibi maliyet unsurlarının yanı sıra kredilerdeki güçlü ivme neticesinde enflasyon eğilimindeki artışın devam ettiği ifade edildi. TCMB’nin enflasyon eğilimindeki artışı bir kez de toplantı notu ile ifade etmiş olması sıkılaşma sürecinin devamı olarak görüldü.

TCMB’nin sıkılaşma hamlelerinin yanında hafta içinde uluslararası bir kurumun dolar sat, TL al önerisi ve Fed Başkanı Powell’ın perşembe günü Jachson Hole’de yaptığı açıklamaların faizlerin uzun süre düşük kalacağını işaret etmesi TL’nin hafta başındaki kayıplarının bir kısmını geri almasını sağladı. TCMB’nin sıkılaşma hamleleri ile birlikte Fed’den gelen genişlemeci yaklaşımlar TL’de istikrarın sağlanmasına katkı sağlayabilecek bir atmosfer oluştururken, başta jeopolitik gelişmeler olmak üzere Türkiye’nin kendine has riskleri yakından izlenmeye devam edilecek.

POWELL’DAN GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE DESTEK

Fed Başkanı J. Powell, hafta içinde Jackson Hole’de gerçekleştirdiği konuşmada, para politikasına yönelik yeni bir yaklaşım açıkladı. Bu yaklaşım, Fed’in enflasyon konusunda daha gevşek bir duruşa geçmesini ve ABD’de işsizliğin ne oranda düşük olması konusundaki görüşünü içeriyor. Bankanın hedefinin ortalama yüzde 2 enflasyon olduğunu ancak hedefi geçmesine izin verilebileceğini söyledi, öte yandan, Powell, güçlü istihdam piyasasına odaklanacaklarını belirterek, istihdam için sayısal bir hedef belirlemenin akıllıca olmadığına inandıklarını söyledi.

Powell, “Maksimum istihdam geniş tabanlı ve kapsayıcı bir hedef’ dedi. Fed’in enflasyon hedefini yüzde 2’den ortalama yüzde 2’ye revize etmesi zaman zaman enflasyonun yüzde 2 üzerine çıkmasından rahatsız olunmayacağını işaret etti.

Diğer taraftan istihdamın öncelikli hedefler arasına girmesi de genişlemeci tutumun devam edeceğini işaret ediyor.

Bu durum düşük faiz ve bol likidite ortamın korunacağını, gelişmekte olan ülkeler üzerinde Fed baskısının uzun süre daha hissedilmeyeceğini işaret etti.

AVRUPA’DA VAKA SAYILARI ARTIYOR

Euro Bölgesi’nde vaka sayılarındaki artış devam ederken, hafta içinde Fransa’da nisandan bu yana en yüksek, Yunanistan ise 284 ile rekor yeni vaka sayısına tanıklık etti. İtalya’da da vaka artışında rekor görüldü. Artan vaka sayıları üzerine Almanya’da çalışanlara işyerinde maske takma zorunluluğu getirilmesi gündeme geldi. Piyasalar tarafında artan vaka sayıları çok fazla fiyatlanmıyor olsa da sonbahar aylarının yaklaşıyor olması mevsimsel grip salgınlarının da baş göstermesiyle birlikte geçtiğimiz kış aylarında olduğu gibi ekonomilerin kapanma riskinin ortaya çıkması ilerleyen dönem için piyasalar üzerinde baskı oluşturabilir. Avrupa bölgesinin yanında ABD başta olmak üzere birçok bölge için salgın yeniden risk oluşturmaya başladı. Kuzey yarımkürede mevsimsel koşulların da etkisiyle sağlanan kazanımlar son zamanlarda yerini vaka sayılarında yeni rekorlara bırakıyor.

Bu sürecin olumsuz etkilerini hafifleten en önemli konu ise aşı kaynaklı haber akışları oluyor. Geçtiğimiz hafta aşı konusunda Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. Ghebreyesus, Covid-19 için çok uluslu COVAX aşı çalışmalarına 172 üye ülkenin dahil olduğunu belirterek, “Bir dizi aşı, şu anda klinik araştırmaların son aşamasında, tünelin sonunda ışık göründü” dedi. Bu tür açıklamalar piyasalar için umut olmaya ve vaka sayılarındaki artışın kısmen göz ardı edilmesine olanak sağlıyor.

ABD – ÇİN GERİLİMİNDE KISMİ RAHATLAMA

Hafta başında çeşitli kaynaklara dayandırılan haberde, Çinli teknoloji şirketlerine karşı yaptırımlar uygulayan Trump yönetiminin ABD’li şirketlerin Çin’de WeChat ile iş yapabilmesinin yollarını değerlendirdiği ifade edildi. Bu haberlerin arından ABD ve Çinli müzakereciler birinci faz anlaşma üzerine görüşme gerçekleştirdiler ve iki taraf da anlaşmayı ilerletecek koşulları oluşturmak konusunda mutabık kaldı. Bu iki haber son dönemde artış kaydeden ABD-Çin arasındaki gerilimin bir miktar yatıştığı yönünde yorumlansa da pürüzler tam anlamı ile ortadan kalmış değil.



Güney Çin Denizi’ndeki faaliyetleri sebebiyle ABD Dışişleri Bakanı ve Ticaret Bakanı, yaptıkları açıklamalar ile Çinli kişilere ve şirketlere vize kısıtlaması getirdiklerini duyurdu. ABD’deki sürecini ve seçim kampanyalarında Çin’i konumlandırdığı yer göz önüne alındığında ilerleyen günlerde bu konuda yeni gerilim başlıkları açılması olası. Buna karşın piyasaların bu gerilimlere karşı bağışıklık katsayısı oldukça yükselmiş durumda. Bu nedenle olası gerilimler zaman zaman piyasa üzerinde baskı oluştursa da tek başına piyasaları bozacak bir katalizör olmasını beklemiyoruz.

YENİ HAFTAYA BAŞLARKEN

Bu hafta içeride haftaya ikinci çeyrek büyüme daha doğrusu daralma rakamları ile başlayacağız. Piyasada inci çeyrek daralmasının çift hanelerde olması yönünde beklenti mevcut. Geçmişe yönelik olması nedeniyle ve ikinci çeyrekten sonra toparlanmanın hız kazanmış olması nedeniyle verinin etkisi sınırlı kalabilir. Dışarıda ise ABD’de haftanın son günü açıklanacak istihdam rakamları takip edilecek. Povvell’ın son açıklamasından sonra daha önemli hale gelen istihdam rakamları haftanın kapanışında volatilitenin artmasına neden olabilir.

BIST-100 de yükselmekte zorlanıyor

Önceki hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı açıklamaya odaklanan ve açıklamalar sonrası Cuma günü realizasyon sürecine giren BIST-100 geçtiğimiz haftaya da satışlarla başladı. Haftanın ikinci yarısına girerken alımlar etkili olsa da bu aiımların zayıf kaldığı ve genele yayılmadığı görüldü. Haftanın son günü de endeks yönünü yeniden aşağıya çevirdi. Endekste kısa vadede geçtiğimiz hafta ve önceki hafta gördüğümüz dip seviyelerin bulunduğu 1.083-1.077 aralığı bu hafta da izleyeceğimiz en önemli destek bölgesi olacak.

Buranın üzerinde kalındığı sürece endeksteki satışlar düzeltme mahiyetinde izlenebilir ancak buranın altında iki hafta önce görülen dip seviyeler yeniden gündeme gelebilir.

Teknik göstergelerdeki zayıflık endeksin bu bölgenin altının test edilme ihtimalini artırıyor. Yukarıda ise haftalık kapanışın kritik direnç olarak izlediğimiz 1.122 seviyesi ve üzerinde önceki hafta görülen 1.141 kritik dirençler olacak.

Son haftalarda teknik görünümde zayıflık devam etse de herhangi bir pozitif haberle bu seviyelerin geçilmesi tarihi zirveleri yeniden gündeme getirebilir.

ÜZEYÎR DOĞAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu