Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türkiye’de ürettiğiniz ürünleri Çin’e nasıl satabilirsiniz?

Türkiye’de ürettiğiniz ürünleri Çin’e nasıl satabilirsiniz?




Çin’e nasıl ihracat yapılır?

Yıllardır Çin’den sadece ithalat yapan KOBİ’lerimiz artık bu dev ülkeye ihracat da yapıyor. Hatta orada üretim yapmaya başlayanlar var. Peki, Türkiye’de ürettiğiniz ürünleri Çin’e nasıl satabilirsiniz? İşte ayrıntılar…

ÇİN büyük ve gelişen ekonomisiyle tüm dünyanın ilgisini çekerken nihayet Türkiye’nin küçük ve orta boy işletmeleri (KOBİ) tarafından da keşfedildi. Artık işadamlarımız Çin’den sadece ithalat yapmıyor, ihracat, hatta bu ülkede üretim yapanlar da var. Bankalar bu konuda danışmanlık hizmeti veriyor. Yapı Kredi’nin ihracatçı KOBİ’ler için destek paketleri var. Onlardan biri de Necmettin Polat.

Bir zamanlar Çin’den getirdiği bilgisayar parçalarını Türkiye’de satan Necmettin Polat, artık bu ülkede bilgisayar ve cep telefonu üretmeye başladı. Bazı markalar için fason üretim yapan Polat aynı zamanda Çin’de kendi markasıyla bilişim ürünleri üretip ihraç ediyor. Polat, Türkiye’de bir bilgisayar firmasında pazarlama müdürlüğü yaparken başka bir firmadan aldığı teklif üzerine 1994’te Çin’e gitmiş. Çince bilmeden, Çin kültürünü tanımadan bir firma için saha çalışmaları, ürün araştırmaları yapmış. www.myfikirler.com Yaklaşık 5 yılı böyle geçirdikten sonra 1999’da kendi işini kurmaya karar vermiş…

1971 İstanbul doğumlu olan Alp Altun ise henüz üniversite öğrencisiyken Çin’de bir fabrikaya staja gitmiş. Ardından Alman boya şirketi Cristin için Çin’de pazar araştırması için görevlendirilmiş. Bu iş için 6 ay süre verilen Altun, işi beklenen zamandan önce teslim etmiş. İşte gösterdiği titiz çalışması ve yaptığı araştırma Altun’un önünü açmış. Ve bu şirkette 1995’ten 2006’ya kadar çeşitli pozisyonlarda çalışmış. Sonunda kendi şirketi olan ICSME’yi kurmaya karar vermiş. 2007’de kurulan bu şirket halen Şanghay’ın kuzeyindeki Shibei Endüstri Parkı’nda faaliyet gösteriyor.

ICSME, ofis kiralamadan ofis kuruluşuna, insan kaynaklarından pazar araştırmasına kadar çeşitli konularda yatırımcılara hizmet sunuyor. Şirkette halen 6 ülkeden (Türkiye, Almanya, Hollanda, Kanada, Fransa ve Çin) toplam 23 kişi çalışıyor. Çin’deki deneyimlerini Türk girişimcilerle paylaşmaktan kaçınmayan Altun, bu ülkede üretim yapmak isteyenlere şu tavsiyelerde bulunuyor:

“Çin kalitesiz mal imajını değiştirmek istiyor. Bunun için de yabancı yatırımcılara artık daha fazla ilgi ve önem vermeye başladı. Ev ödevine iyi çalışanların büyük başarılar elde edebileceği bir yer burası. Türk girişimciler özellikle gıda ve makine alanlarındaki fırsatları iyi değerlendirmeli. Çünkü Türkiye bu sektörlerde diğer ülkelere göre daha avantajlı. Artık fiyat üzerinden rekabet etmeyi unutun. Kaliteyi ön plana çıkarın.”

Evet, Çin’de üretim yapan Türk girişimcilerin sayısı hızla artıyor. Dış ticaret uzmanlarına göre önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler daha da gelişecek. Çin’de gerek dış ticaret gerekse doğrudan yatırımlar konusunda cazip fırsatlar Türk girişimcileri bekliyor.

Peki bu yeni dönemde Çin’le nasıl iş yapılır? Bu noktada büyük şirketler açısından sorun yok gibi görünüyor. Çünkü onlar muazzam güçleriyle istediklerini zaten elde etme kabiliyetine sahip. Ülker’den Sabancı’ya, Sanko’dan Koç’a hemen hepsinin Çin’de temsilcilikleri var. Hatta bazıları büyük ölçekli üretim yapıyor.

Ancak iş KOBI’lere geldiğinde sıkıntılar başlıyor. Öyle ya. kısıtlı imkanlara sahip KOBI’lerin kolay gidebildiği bir yer değil Çin. Üstelik kültürü çok farklı bir ülke. Atılacak yanlış adımların bedeli çok ağır olabiliyor.. Örneğin, Pekin’de bir Türk girişimci tarafından 400 bin dolarlık yatırımla açılan bir baklava mağazası sadece 3 ay sonra iflas etti. Nedeni ise sadece küçük bir araştırmayla bile tespit edilebilecek yanlış adım… Çünkü Çinliler tatlı sevmez, yemez. Bu kadar basit bir ticari bilgiyi öğrenebilmek için kahin olmaya gerek yok, değil mi? Bu ülkede iş yapmanın temel koşulu uzmanlara göre, küçük maliyetlerle yapılabilecek bir pazar araştırması ya da uzmanlara danışmak…

Biz de bu ülkeyle ilgili ticari planları olan girişimcilerin işlerini kolaylaştırmak, onlara yol gösterebilmek için bir rehber hazırladık. Türkiye’de ürettiğiniz ürünleri Çin’e nasıl satabilirsiniz? Ya da Çin’den bu dönemde hangi ürünleri ithal edebilirsiniz? Oradaki aracı şirketlere nasıl ulaşırsınız? Hangi fuarlara katılmak daha avantajlı?..

İşte bu ve benzeri soruların yanıtını bulabilmek için uzmanlara danıştık. Çin’de üretim yapan ya da orada ofis açan Türk girişimcilerin tecrübelerini ve merak edilen serüvenlerini dinledik…

EN ÇOK TALEP EDİLEN ÜRÜNLER

Uzmanlara göre, Çin’e yüksek teknoloji ürünü pazarlamak şimdilik mümkün değil. İşlenmiş mermere ve doğaltaşa çok talep var. Çin’e makine ihracatımız da artıyor. Genelde balık ve fıstık yağlarının tercih edildiği Çin’de şimdi zeytinyağı modası baş-lamış durumda.



Öyle ki Çin’in zeytinyağı tüketimi son 5 yılda 20 kat artmış. Kısacası zeytinyağında giderek artan bir talep söz konusu. Ancak bu yüksek potansiyele rağmen Çin’in zeytinyağı ithalatındaki payımız sadece yüzde 5. Türkiye’den Çin’e geçen yıl 2 milyon 600 bin milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç edildi. Bu pazarın hakimi ise İtalyan ve Ispanyollar.

Doğal ve sağlıklı beslenmeye önem veren Çinli tüketiciler, bu doğrultuda meyve ve bitki çaylarına yoğun ilgi gösteriyor. Fındık ve mamulleri, kuru meyveler gibi geleneksel ürünlerimize de ilgi var. Yüksek gelir grubuna hitap edebilecek kalitedeki konfeksiyon ürünleri de her zaman ilgi görüyor. Pekin de dolaştığınızda, mağaza vitrinlerinde 500 dolara gömlek, 900 dolara pantolon satın alan Çinlileri görürseniz hiç şaşırmayın. Zira Çin’de orta ve üstü gelir grubuna dahil 200 milyon civarında insan yaşıyor.

ÇİNLİLER RAKIYI SEVDİ

Bira tüketiminde trilyon, viskideyse milyon litrelere ulaşan Çin’de olmayan içki markası yok gibi. Hatta akla gelebilecek uluslararası içki markalarının çoğu Çin’de üretim yapıyor.

Peki Çinlilerin milli içkimiz rakıya düşkünlüğünü biliyor muydunuz? Mey içki, 2007’nin sonunda sadece orada yaşayan Türklerin talebi üzerine Yeni Rakı markasını Çin pazara sunmuştu. Ancak sürpriz bir ilgiyle karşılaşan şirket, rakı dolu konteynırlarını peş peşe Çin’e göndermeye başlamış. Şimdi Pekin ve Şanghay gibi büyük şehirlerin birçok gece kulübünde artık kokteyl halinde Yeni Rakı tüketiliyor.

Çin’de içki tüketiminin büyük bir bölümü 2-3 bin kişilik barlarda ve gece kulüplerinde gerçekleşiyor. Çinliler içkiyi yemeğin ardından tüketmeyi tercih ediyor. Yemekle tüketilen tek içkininse viski olduğunu söyleyebiliriz.

FUARLARA KATILIN

1997’de Hong Kong’a giderek dış ticaret firması kuran ve yıllarca Çin’in çeşitli şehirlerinde ticari faaliyetlerde bulunan İrfan Karslı’ya göre, bu ülkeyle ticaret yapmanın en kestirme yolu, oradaki fuarlara katılmak. Karslı, bu konuda da sadece Çin’in değil dünyanın en büyük fuarı olan Kanton Fuarı’nı örnek gösteriyor.

Söz konusu fuar, ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere yılda iki kez düzenleniyor. Hemen her sektörden üretici ve ihracatçı firmaların katıldığı Kanton Fuarı’nda, Çin’in ihraç ettiği 100 binden fazla ürün sergileniyor. Söz konusu fuar Çin’in en büyük ticaret pazarı haline gelmiş durumda.

Çin ihracat ve İthalat Fuarı Organizasyon Komitesi Genel Sekreter Yardımcısı Çın Çaorın, geçen ay düzenlenen Kanton Fua-rı’na 92 bin yabancı şirket temsilcisinin katıldığını söylüyor. Fuarda en fazla elektronik tüketim mallarına talep gelmiş. Çaorın, sadece bir haftada 15 milyar doların üzerinde ihracat bağlantısı yapıldığını vurguluyor.

Kanton Fuarı’nı Türkiye’den de her yıl yüzlerce işadamı ziyaret ediyor. Hatta bunlar arasında stant açanlar bile var. Bu ve diğer fuarlara katılarak sadece Çinli firmalarla değil dünyanın her köşesinden gelmiş yüz binlerce işadamıyla da tanışma fırsatı yakalamak mümkün. Yine spor giyimden fitness araçlarına kadar akla sporla ilgili gelebilecek her ürünün sergilendiği Çin Sport Show, kozmetik ürünlerinin sergilendiği Dalian International Beauty&Hair Cosmetics, sanayi ürünleri fuarı Autumn Canton ve makine fuarı Ame’ye kadar yüzlerce fuar düzenleniyor. Bunların dışında Çin’in Yi\vu şehrinde yılın her günü açık olan sabit fuarlar var.

Söz konusu fuarlara kendi başınıza da katılabilirsiniz. Ancak çoğu işadamı, yetkili seyahat acenteleri tarafından düzenlenen fuar turlarını tercih ediyor.

Türkiye’de sadece İstanbul ve Ankara’da bulunan yetkili seyahat acentelerine başvurmanız, bu fuarları takip etmeniz açısından iyi bir seçenek olabilir. Örneğin, merkezi İstanbul’da bulunan Ligarba Turizm Seyahat Acentesi’nin birer haftalık fuar tur paketleri var. Vize, bilet, konaklama ve tercümanlık hizmeti dahil böyle bir turun maliyeti ise bin 900 euro.

İTHALAT ARTIK DAHA KOLAY

Çin’de her malın ağırlıklı olarak üretildiği şehirler var. Örneğin, Shenzhen’de elektrikli ve elektronik, Zhejiang’da tekstil, Jinjiang ve Xiamen’de ayakkabı ve ayakkabı yan sanayi, Yi-wu’da hediyelik eşya ve promosyon malzemeleri gibi… Söz konusu ürünleri başka şehirlerde de bulabilirsiniz elbette. Ancak belirli şehirlerdeki üreticilerin ürün portföyü çok daha geniş olabiliyor. Ayrıca kalite konusunda daha iyi oldukları da biliniyor.

Çin’den mal ithal etmek isteyenlerin öncelikle bazı konulara dikkat etmesi gerekiyor. Örneğin, malı alacağınız Çin firmasını ve ürünü iyi tanımanız lazım. Bunun için ürünü mutlaka yerinde görmelisiniz. Üretim aşamasında kalite kontrolünü garantileyebilmek için bu konuda uzman firmalardan hizmet alabilirsiniz.

Uzmanlar sipariş edilen malın yüklenmesi ya da Türkiye’ye gelişinde Çinli firmadan bir kalite kontrol yetkilisinin hazır bulunmasını tavsiye ediyor.Yine peşin ödeme yapmayın. Akredifle çalışın. Eğer peşin ödemek zorundaysanız, karşılığında teminat mektubu alın. Yoksa sizden peşin parayı alıp malı başkasına verir ve sizi oyalayıp bekletebilirler. Yine uzmanlara göre, firma sağlamsa mutlaka teminat mektubu veriyor. Aksine anlaşma yapacağınız belki de ödeme yapacağınız firmanın dış ticaret yetkisi bile olmayabi-ir. Bu durumda hem zaman kaybı hem de hesapta olmayan maliyetler karşınıza çıkabilir.

Zhejiang eyaletine bağlı Yiwu kentinde ticari aracılık hizmeti sunan Barış Saatçi, Çin’de yeni bir gelişmeye dikkat çekiyor: “Daha önce tek fabrikadan konteynır yüklenebiliyordu. Ancak Çinli yetkililer bu sistemi değiştirdi. Birkaç fabrikadan alacağınız ürünleri tek bir konteynıra yükleme imkanı tanındı. Bu sayede tek bir seferde ve tek bir faturayla işinizi çözebiliyorsunuz.

Ersan Çıplak / Para Dergi





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir